in

‘Afet bölgelerinde ilk yardımı mutlaka görevli baytar uygulamalı’

'Afet bölgelerinde ilk yardımı mutlaka görevli baytar uygulamalı'
'Afet bölgelerinde ilk yardımı mutlaka görevli baytar uygulamalı'

Türkiye’nin çoğu noktasında başlayan orman yangınlarından etkilenen hayvanlarla ilgili İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi göre değerleme raporu hazırlandı. Raporda, “Kriz şartları aşağıda yapılabilecek ilk başvuru hastanın soğutulmasıdır, facia bölgelerinde ilk yardımı mutlaka görevli veteriner uygulamalı. Yangınlarda fazla sayıda hayvan ve arıcılık faaliyetleri hasar görmüştür. Kovanların yangın bitene kadar yangından etkilenmeyecek yüksek yaylalara taşınması arılar için geçici lakin manâlı bir avantaj sağlayacaktır” denildi.

Raporda, “Ülkemizin birçok noktasında aralıksız yangılarda fazla sayıda bitki, ağaç yanmış ve yanan ormanların ev sahipleri konumunda olan çok sayıda hayvan ve arıcılık faaliyetleri hasar görmüştür. Yerleşim alanlarında bulunan büyükbaş ve küçükbaş çiftlik hayvanları ve kaçmayı başaran öteki memeli ve sürüngenler içinde tıbbı yardıma fakir olanlar bulunmaktadır. Yanık hastası, beşeri hekimlikte olduğu gibi benzer şekilde veteriner hekimlikte de acele, planlı ve agresif çare gerektiren en zorlu hasta profilidir. Yangın gibi doğal afetlerde imkanların sınırlı olması, hastaların kurtarılması, tehlikesiz alanlara nakli ve ilk yardımın ulaştırılması en büyük zorluktur. Yanık hastasının en geç ilk 6 saat içinde ivedi ve yoğun bakıma alınması şarttır. Hayvanlardaki yanıklar, deri, deri altı, kas tabakalarında hatta kimi zaman kemikte keza çoğu metabolik ve organik komplikasyona yol açan geniş lezyonları tanımlamaktadır ve yanık hastaları, travma hastası olarak kabul edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

“Facia bölgelerinde ilk yardımı mutlaka görevli baytar uygulamalı”

Raporun devamında yangından etkilenen hayvanlara birincil müdahalenin mutlaka veteriner hekimler kadar yapılması gerektiğine uyarı çekilerek, “Yanık tedavisinde ilk destek, sistemik komplikasyon tedavisi ve lokal yanık yarasının tedavisi edinmek üzere üç aşamalı iyileştirme prosedürü uygulanmaktadır. Doğal facia bölgelerinde ilk yardım bakımı mutlaka görevli baytar hekimler kadar uygulanmalıdır. Kriz şartları altında yapılabilecek ilk dilekçe hastanın soğutulmasıdır. 2 derece ila 15 derece arasında değişen ısıda soğuk su (optimum sıcaklık 15C soğuk su olarak görünmektedir ancak 2C’deki soğuk su, cilt altı sıcaklığında daha seri bir azalma sağlar) ilk elden yanık yarasına asgari 20 dakika süreyle uygulanmalıdır. Soğutma ile sağlanan analjeziye ek olarak, araştırmalar yanık yarası iyileşmesi üzerinde de faydalı etkileri olduğunu göstermiştir. Akut soğutma en iyi sonuçları vermesine rağmen, yanma sonrası 3 saate dek geciktirilen birincil yardımda da ölçülebilir üstünlük hala görülebilmektedir. Buzla soğutma, kontrendikedir. Soğutulduktan sonra, hasta hastaneye nakledilmeden önce yanık mikropsuz, yapışık olmayan bir pansuman ile kapatılmalıdır. Yanığı örtmek ağrıyı azaltır ve yarayı kontaminasyondan ve daha artı travmadan korumaktadır. Serum tedavisi en manâlı konulardan biridir. İlk 24 saatte kolloid taşıyan sıvılar fazla yararlı olmamaktadır. Istikrarsız tedavisi sırasında böbrek fonksiyonu zorunludur ve idrar çıkışı takip edilmelidir. Hastanın genel durumu stabilize edildikten sonradan, bir sonraki büyük endişe yaygın enfeksiyonun kontrolüdür. Yanık sonrası sepsis, ölümün önde gelen nedenidir. Yanık tedavisinde değişik merhemler de kullanılabilmektedir. Kullanılacak olan merhemin su bazlı olması önemlidir; yağlar ve yağlı merhemler doku maserasyonuna neden olur ve iyileşmeyi geciktirmektedir. Oysa hayvansal kökenli yağlardan elde edilen merhemler oldukça faydalı görünmektedir” denildi.

“Yangın sırasında hastaların gözlerinde de değişen derecelerde hasar görülmektedir ve mutlaka teftiş edilmelidir“ denilen raporda, “Belirlenen lezyonlara bağlı değişkenlik göstermekle birlikte akut olarak antibiyotik taşıyan göz damlaları ve suni göz yaşı solüsyonları ile korunmalıdır. Ama doğal yıkım bölgelerinde bu alıcı tıbbı müdahalenin uygulanabilmesi oldukça güçtür, veteriner hekimler tarafından yapılmalı ve uygun yapılan akut tıbbı müdahaleyi takiben hastaların bütün teşekküllü hayvan hastaneleri ve kliniklere sevki elzemdir. Türkiye’de arıcılık her bölgede yapılan dünya genelinde öneme sahip olan tarımsal bir faaliyettir. Ege ve Akdeniz Bölgesindeki Muğla Arısı (Apis mellifera anatolica) çam balı üretiminin yüzde 45’ini sağlar. Gezici arı kolonilerinden Türkiye’de her yıl 3-3,5 milyon arı Muğla’ya çam balı yerine getirmek için gelmekte doğal yaşamın ve ekosistemin devamlılığını sağlanmasında büyük rol oynamaktadır. Kovanların yangın bitene dek yangından etkilenmeyecek yüksek yaylalara taşınması arılar için geçici lakin kayda değer bir fayda sağlayacaktır” ifadeleri yer aldı.

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

İDDEF ekipleri yangın bölgesinde

İDDEF ekipleri yangın bölgesinde

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

Muğla’da yükselen dumanlar gökyüzünü griye boyadı