in

Alevler arasında kalıp arazözünü terk etmeyen operatör: ’85 milyonun hakkı var’

Alevler arasında kalıp arazözünü terk etmeyen operatör: '85 milyonun hakkı var'
Alevler arasında kalıp arazözünü terk etmeyen operatör: '85 milyonun hakkı var'

Manavgat’taki 28 Temmuz günü meydana çıkan orman yangınının 10’uncu gününde söndürme çalışmaları kısmi noktalarda devam ediyor. Yangına müdahale eden bir arazöz ise geçtiğimiz gün alevlerin aralarında kaldı.

Komuta merkezinden telsizle arazöz operatörü Özgürlük Yıldırım’e, arabulucu terk etmesi gerektiği ve havadan söndürme yapılacağı bildirildi. Yıldırım, buna rağmen aracını ve arkadaşlarını terk etmeyeceği yanıtını vererek aracını terk etmedi.

Havadan müdahale sonucu Yıldırım, arkadaşları ve S30 numaralı arazöz arabulucu, alevlerden zarar görmezken, cesur arazöz operatörünün bu davranışı sosyal medyada herkesin takdirini kazandı.

“85 milyonun hakkı var”

Antalya’daki Duacı Yangın Merkezi’nde görevli Serbest Yıldırım, yangının ilk çıktığı günden bu yana sahada çalıştıklarını, o gün ise yangın başlangıcına müdahale ederken bit kütük yuvarlandığını ve aracıyla kendisini yangının içerisinde bulduğunu söyledi. Yıldırım, o anları şu sözlerle anlatmaya devam etti: “Yollar da kapalıydı ve ateşin içerisinde kaldık. Hava gücünden takviye istedim. Arabulucu bırakın diye anons geçtiler. Ateş bize sirayet etmeye başladı. Arabanın etrafındaki yanıcı maddeleri çekmeye başladık. Hava gücü gelene değin en azından arabayı kurtarmak istedik. Bu otomobil 85 milyonun kişinin vergisi, yetim hakkıyla alınan bir vasıta. Ben bırakamadım. 14 yıldır bu işi severek yapıyorum. Bu vasıta benim çocuğum, arkadaşım, dostum gibi. S30 ile Serbest Yıldırım bir bütündür. İş arkadaşlarımı da bırakamazdım. Biz hepimiz omuz omuza uğraş veriyoruz.”

“Bu da bizim savaşımız, bizim kalemiz ve bizim cephemiz”

Bugün başına yeniden böyle bir durum gelse, yeniden benzer şeyi yapacağını ifade eden Şimşek, “Biz de bir laf vardır. ‘Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez. Mücadelemizi veririz, sonunda baktık olmuyor, savaşta her şey mubah deriz. Sonuçta bu da bir savaş. Bu da bizim savaşımız, kalemiz, cephemiz. Ormanlarımızı, orada yaşayan köylerimizin emniyetimizi temin etmek bizim görevimiz” diye konuştu.

“Eşim ve çocuklarım televizyondan izleyince haberi oldu”

Şimşek, eşi ve çocuklarının olayı televizyondan 1 gün sonrası öğrendiğini de sözlerine ekleyerek, “Morali bozulmasın diye eşime bahsetmemiştim. Sosyal medyaya düşüp bu değin büyüyeceğini hiç düşünmemiştim. İstirahate çekildiğimde sabahtan eşimin telefondaki hıçkırık sesiyle uyandım. Televizyondan görmüş. O evde ben işyerinde olunca tepki de gösterdi. Evde cümbür cemaat ağlıyordu. ‘Ağlamayın düşey durun, bugün olmazsa yarın olabilir. Olmayacak diye bir kaide yok’ dedim” şeklinde konuştu.

“Birbirimize bağlılığımız var”

Yıldırım’in mesai arkadaşı Zülküf Murat Koçan da (39), telsiz anonsu esnasında aracın etrafındaki pürleri temizlediğini ve aracı kurtarmak için çaba harcadıklarını anlattı. Hava desteği doğru arabulucu ve canlarını kurtardıklarını belirten Koçan, “Bir ekip çalışmamız var. Birbirimize bağlılığımız var. Otomobil tutuştuktan daha sonra zaten bir şey yapamazsınız” dedi.

Suat Metin – Ahmet Serdar Eser
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

İstanbul’un ormanlarında havadan ve karadan kontroller devam ediyor

İstanbul’un ormanlarında havadan ve karadan kontroller devam ediyor

Aleyna Çakır’ın babasının Ümitcan Yerinde isyanı

Aleyna Çakır’ın babasının Ümitcan Yerinde isyanı