in

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten MYK toplantısı sonrası kayda değer açıklamalar!

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Erdoğan-Biden görüşmesine ilişkin yorumlama
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Erdoğan-Biden görüşmesine ilişkin yorumlama

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MYK toplantısının peşinde kayda değer açıklamalarda bulundu. Çelik, dünyada Covid-19 salgını ile ilgili tatsız gelişmeler olduğunu belirterek, “Mutasyona uğramış bir virüsten bahsediliyor. O ülkeler laf konusu olduğunda uçuş yasakları gündeme geliyor. Aşılama çalışmaları devam ediyor. 3 milyon dozluk aşıdan daha sonra 6.5 milyon dozluk aşı da geldi. Bütün bu süreçte Sağlık Durumu Bakanlığı Covid-19 aşısı bilgilendirme platformunu aktive etti. Cümbür Cemaat buradan gerekli bilgilere ulaşıyor. Vatandaşlarımızın çabuk aşılanmasına belli bir sistemli içerisinde devam ediliyor. Sağlık Durumu çalışanlarımız bütün fedakarlıkları ile vatandaşlarımıza sahip çıkmaya devam ediyor. Onların bize ilettiği talepleri yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Aşılama çalışmaları enerjik bir şekilde devam ediyor”

Çelik, aşılama çalışmalarının kuvvetli bir şekilde devam ettiğine uyarı çekerek, “Vatandaşlarımızın korunması için çok yönlü paketler, çok yönlü eylem planları devreye sokulmaya devam edecek” dedi.

Kongre sürecinin devam ettiğini belirten Çelik, sürece ilişkin şunları söyledi:

“Doğaüstü bir coşku var. Covid sürecinde kısıtlı sayıda insan alabiliyoruz. Buna karşın gördüğümüz coşkudan memnuniyet duyuyoruz. Vatandaşlarımız, teşkilatlarımız önümüzdeki dönemlere hazırlık için, zamanında yapılacak seçimler konusundaki iradelerini yüksek bir biçimde tutuyorlar. Cümbür Cemaat zamanında yapılacak seçimlerin süresi gelene dek Türkiye’deki demokratik iradeyi ayakta yakalamak, birlik beraberliğimizi güçlendirmek konusunda kongrelerimiz bir demokrasi bayramı havasında gerçekleşiyor. AK Parti teşkilatlarına baktığımızda demokratik bilincin, motivasyonun bu kadar yüksek olduğundan gurur duyuyoruz. Deneyim ve yenilenme arasındaki dengenin hassasiyetle korunduğu kongreler gerçekleştiriyoruz. AK Parti bir defa daha geleceğin partisi olduğunu, Türkiye’nin geleceğine yön verecek esas parti olduğunu kuvvetli bir şekilde ortaya koyuyor.”

“CHP’nin bu dilinin muhalif bir siyaset olmadığını, bir facia siyaseti olduğunu anlatmak istiyorum”

Türk devlet hayatında ve siyaset hayatında soyut bir facia siyaseti ile karşısında karşıya olduklarının altını çizen Çelik, “İlk kere bir siyasi partinin bu derece meşruiyet sınırlarının dışına çıktığını, Cumhurbaşkanımız hakkında, Türkiye Cumhuriyetinin kurumları hakkında bir facia siyaseti ile hareket ettiğini görüyoruz. CHP’nin bu dilinin rakip bir siyaset olmadığını, bir afet siyaseti olduğunu söylemek istiyorum. Bugün Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından anlıyoruz ama, nefret siyaseti ve husumet siyaseti CHP’de Kılıçdaroğlu kadar bir yazılım haline getirilmiştir. Bu yazılım her gün yeni aplikasyonlar üreterek nefreti ve husumeti artırmak şeklinde bir konuşma ortaya koyuyor. Avrupa’daki sosyal demokrat partilere benzemek, oradaki siyasetin bir parçası olmak şeklindeki CHP motivasyonu ayrıntılarıyla yok olmuştur. Artık Avrupa’daki fazla sağcı partilerin liginde bir CHP yönetiminin söylemiyle karşı karşıyayız. CHP’ye yardım veren vatandaşlarımızın beklentisi açısından da büyük bir haksızlıktır.

Bugün Kılıçdaroğlu çok kötü bir grup konuşması yaptı. Ayrıntılarıyla düzensiz bir zihinle, kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle ama iki taraflı bir noktası var. Korku siyasetini olası olduğu dek üretmek, Avrupa’daki sosyal demokrat partiler liginden biran evvel fazla sağcı partiler liginin en üstteki sıralarına tırmanmak biçiminde bir siyasi tutum sergiliyor. Ilgi Çekici bir fikir yoksunluğu ile yapılmış bir basın toplantısıydı. AK Parti ne yapmak istedi de biz engel olduk diyor. AK Parti ne gerçekleştirmek istediyse bu memleket için hangi iyiliği üretmek istediyse karşımızda oldunuz. Gücünüz yetseydi hepsine engel olacaktınız.

Irk, AK Parti’nin reform iradesine, milli siyasetine, demokratikleşme, reform, Türkiye’yi büyütme iradesine destek verdiği için sizin bütün bu girişimleriniz berhava oldu. İktidara ulaşmak üzere kurgulanmadığınızı sizde mükemmel biliyorsunuz. İktidara varmak yerine milletin oyuyla iktidara gelmiş olanlar üzerinde bir kontrol iktidarı kurmak, bir engizisyon yerine getirmek üzere bu tavrı gerçekleştirdiniz” diye konuştu.

“Valilere, kaymakamlara, hak mensuplarına militan diyenlerin kendisi faşistin ta kendisidir”

Valilere “militan” diyerek hakaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine ilişkin Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’deki valilerimize, kaymakamlarımıza militan diyerek büyük skandallara imza atmaya devam etti. Türkiye’nin mülki idare geleneği fazla köklü bir gelenektir. Osmanlı’dan bugüne değin, Osmanlı’da son derece köklü bir idare geleneği oluşmuştur, Türkiye Cumhuriyeti bunu taçlandırarak daha ileri noktaya götürmüştür. Devlet adamları olarak valiler, kaymakamlar, yargı mensupları ellerinden geleninin en iyisini milletin emrinde almak anlayışıyla gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Bir Takım faaliyetlerini beğenmeyebilirsiniz, beğenmediğiniz süre tenkit getirirsiniz. Lakin vali ve kaymakamlara militan diyenlerin Türk yöneticilik geleneğini yok sayan, Türk devlet geleneğini yok sayan bir tavır içerisinde adamakıllı bir yıkım siyaseti ardındaki, barbarca bir konuşma içerisinde olduklarını görüyoruz.

Bu eğer tekrarlanmasaydı bu cümleleri kurmaya lüzum kalmayacaktı. Bu yanlıştan dönülseydi, hadi dönülmedi diyelim tekrarlanmasaydı tekrar susulacaktı. Fakat açık ve net bir şekilde söylüyorum; valilere, kaymakamlara, adalet mensuplarına militan diyenlerin kendisi faşistin ta kendisidir. Bu Nazi ağzıyla konuşmayı bırakmaları gerekli. Bu millet en şiddet şartlarda, bazı yerlerde de ölümle göz göze gelerek bu faaliyetleri gerçekleştiriyorlar. Şehit kaymakamlarımız, adalet mensuplarımız var. İnsan birazcık bunlardan utanır. Bir tenkit getirecekseniz bakın biz siyasetçiyiz burada gelin bize konuşun. Size cevap veremeyecek durumdaki valilere, kaymakamlara, adalet mensuplarına, askerlere bunu söylemenizin sebebini biliyoruz. Çünkü biz sizin siyasi zihniyetinizin tomografisinde neler var biliriz. Kurmaya çalıştığınız denetim iktidarıyla milletin verdiği yetkiyle iktidara gelemediğiniz için Türk mülki idaresini zorlama altına almaya çalışıyorsunuz. Kendiniz iktidar değilsiniz, mülki idareyi baskı altına alıp orada iktidar gibi davranmaya çalışıyorsunuz, adalet mensuplarını baskı altına almaya çalışıyorsunuz.”

“Kılıçdaroğlu şunu unutmasın, kendisinin 6 aylık mesaisinin toplamını o vali ve kaymakamlar bir günde veriyorlar”

“Hiç kimse Türkiye’nin mülki idaresini, valileri, kaymakamları, hak mensuplarını, askeriyeyi yönlendirebileceğini, baskı altına alabileceğini sakın belki düşünmesin” diyen Çelik, “Mülki idaremizin kapasitesiyle, geçmişiyle, birikimiyle ve bugünüyle gurur duyuyoruz. Eleştireceğiniz bir şey varsa bize söyleyin, biz de size cevabını verelim. Kendi görevinin başındaki devletine hizmet eden Anadolu evlatlarına bu şekilde saldırmanıza katiyen müsaade etmeyiz. Kılıçdaroğlu şunu unutmasın, kendisinin 6 aylık mesaisinin toplamını o vali ve kaymakamlar bir günde veriyorlar” dedi.

“Iki Taraflı saygıya dayanan bir müttefiklik ilişkisine yaslandığımız zaman çözemeyeceğimiz sorun olmadığını ifade ediyoruz”

Çelik, Biden yönetiminin 20 Ocak’ta pürüzsüz bir şekilde iş başına geçmesinin tatmin verici olduğunu aktardı. Çelik, Patriotlar verilmediği için S-400 hava savunma sistemi aldıklarını bir kere daha yineleyerek, “Bununla ilgili olarak yaptırımlarla karşısında karşıya kalıyoruz. Bu yaptırımlar laf konusu olduğunda müttefikimiz ilkeli mi davranıyor? Maalesef çifte standarttan uzakta durduklarını söylemek muhtemel yok. Hasım ülkeler olarak gördükleri Rusya ve Çin’den silah alanlara F-35 satmakta bir mahsur görmüyorlar lakin NATO müttefiki Türkiye’ye bu F-35’ler konusunda ve Patriotlar konusunda zorluk çıkartmaya devam ediyorlar. Sayın Biden’ın müttefiklerle yeni dönemde daha yoğun çalışılacağı sözünün kayda değer olduğunu açıklama ediyoruz. Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Afganistan’da, beraber yapacağımız terörle mücadele konusunda çok kayda değer işler var. Bu işler konusunda çalışabilmek için ilkeli bir müttefiklik ilişkisine, karşılıklı saygıya dayanan bir müttefiklik ilişkisine yaslandığımız zaman çözemeyeceğimiz sorun olmadığını ifade ediyoruz. Biz sahada yargı ve menfaatlerimizi korumak konusunda güçlü bir devletiz fakat bununla beraber da zinde bir diplomasi devletiyiz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de azınlıklara dönük olarak atılmış adımlar fazla dinç adımlardır”

Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değinen Çelik, şunları söyledi:

“Diplomasiyi çalıştırmaya çalışıyoruz. Bu işlem gerçekleşirken Yunanistan Dışişleri Bakanının maalesef Türkiye’deki Rum azınlıkla ilgili fazla negatif bir takım ifadeleri laf konusu oluyor. Dışişleri Bakanının bu negatif yaklaşımlardan azıcık uzak durması gerekiyor. Akdeniz’de, Ege’de ilan ettikleri notalar, denizde ve havada kendi egemenlik alanlarını haksız yere maksimalist bir biçimde çoğaltmak üzere ortaya koydukları faaliyetler içten faaliyetler yok. Silahsızlandırılmış adaları silahlandırmaları dürüst faaliyetler yok. Türkiye’de azınlıklara dönük olarak atılmış adımlar fazla enerjik adımlardır. Batı Trakya’daki Türk azınlığın haklarının ihlali konusunda defalarca AİHM göre cezaya çarptırılmasına rağmen Yunanistan aynı tutuma devam etmektedir.”

“Terörün aması, meselası olmaz”

İstanbul’da HDP’nin Esenyurt ilçe teşkilatı binasına yapılan hakim ile ilgili sorulan bir soru üstüne Çelik, “Terör insanlık düşmanı bir organizasyondur. Bahsettiğiniz o yapı bir terör örgütü propaganda merkezi haline gelmiş. Bu terör örgütünün Kandil’deki bir ofisine gidilse orada her hâlükarda bu kadar fazla propaganda malzemesi yoktur. Bir siyasi parti açısından kabul edilemez bir durumdur. Bu yanlıştır demesi gerekenler, burada kabahat olmayan resimlerden, bayraklardan bahsediyorlar. Bunların hepsi suçtur. Terör örgütü propagandası, teröre yardım vermek şeklindeki bir yaklaşımdır. Terör amasız, mazeretsiz, şerhsiz bir şekilde lanetlenmelidir. Terörün aması, meselası olmaz. Kim ama bir siyasi partinin binasında bu şekilde terör örgütü propagandasını yapan malzemeler bulunduruyorsa, böyle bir organizasyon içerisindeyse demokrasimize, hukuk devletimize düşmanlık eden bir tavır içerisindedir” açıklamasında bulundu.

“Hiçbir valimizin, kaymakamımızın, adalet mensubumuzun ve silahlı kuvvetler mensubumuzun Kılıçdaroğlu’nun söylediklerini ciddiye alması gerekmez”

Bir gazetecinin, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘militan’ açıklaması AK Parti MYK toplantısında bu gündeme geldi mi?” sorusuna Çelik, “Bu MYK’mızda değerlendirildi. CHP yönetiminin kullandığı dilin sistemli bir şekilde mülki idaremizi, askeri unsurlarımızı, adalet mensuplarımızı zorlama altına almaya çalışan bir tavır içerisinde olduğunu, Türk devlet ve mülki yöneticilik sistemi üstünde paralel bir iktidar alanı oluşturmaya çalışan bir etkinlik içerisinde olduğunu görüyoruz. MYK’mız buna karşı en güçlü tepkinin verilmesi konusunda hemfikirdir. Hiçbir valimizin, kaymakamımızın, adalet mensubumuzun ve silahlı kuvvetler mensubumuzun Kılıçdaroğlu’nun söylediklerini ciddiye alması gerekmez. Biz gereken cevabı veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz” cevabını verdi.

“Ekonomi ve yargıyla ilgili olan reformlarda içeriye doğru bir çalışma yapılıyor”

Bir diğer gazetecinin, “Adalet ve ekonomi reformlarında hangi aşamaya gelindi? Ne süre tamamlanması öngörülüyor?” şeklinde yönelttiği soruya Çelik, “Ekonomi ve yargıyla ilgili olan reformlarda içeriye doğru bir alıştırma yapılıyor. Geçmişte yapılan reformların sahadan dönüşlerini tedbirli bir şekilde değerlendiriyoruz. Yargı mensuplarının, vatandaşların, avukatların şimdiye dek fakat uygulamalardan geri dönüşlerini alıyor Bakanlıklarımız ve bunları değerlendiriyor. Şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz mesela seri duruşma, kolay yargılama, e-duruşma gibi uygulamalarla ilgili tepkiler nasıldır, yurttaş memnuniyeti nedir, avukatların değerlendirmeleri nedir bunlar değerlendiriliyor. Bağlı bu reform süreci 2019-2023 arasını kapsıyordu, onun yarısı tamamlanmış durumda. Acilen ise İnsan Hakları Eylem Planı tamamlanmak üzere. Bunların hepsi detaylı bir şekilde MYK’mızda değerlendiriliyor. Bunlarla ilgili olur ya birkaç görüşme daha yapmak gerekecek. Bu çalışıldıktan daha sonra bütün bu değerlendirmeler tamamlandıktan sonradan İnsan Hakları Eylem Planı, Cumhurbaşkanımız kadar kamuoyu ile paylaşılacak. Peşinde da bununla ilgili olarak yönetimle ilgili ve hukuki düzenlemeler gerçekleştirilecek. Ekonomi alanında atılacak konular da MYK’mız göre değerlendirmeye devam ediliyor” dedi.

“Bir başarı istiyorsanız gidin teröre karşı kazanın, annelerin elini öpün”

“Diyarbakır annelerinin devam eden evlat nöbetleri sırasında bir HDP’li milletvekilinin zafer işareti yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Çelik, “Çok üzücü koşul. Bir insanın zafer işareti oluşturacağı kesimin Diyarbakır anneleri olması son derece dramatik ve ahlaki olmayan bir koşul. Bir galibiyet galip gelmek istiyorsanız gidin teröre aleyhinde kazanın, annelerin elini öpün” yanıtını verdi.

Türkiye-Yunanistan aralarında gerçekleşen istikşafi görüşmelere ilişkin ise Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:

“60 tur boyunca yani bu istikşafi görüşmelerin doğası Yunanistan’la tüm sorunların tek bir dosya olarak düşünülüp ele alınmasıydı. Bunlar 60 turdan sonradan Yunanistan tarafının isteksizliği yüzünden kesilmiştir. Türkiye daima bu istikşafi görüşmelerden yana olduğunu söyledi. Ege’deki sorunlar, kıta sahanlığı, hava ve denizde laf konusu olan sorunlar ve şimdi bunlara hidrokarbon konuları da eklendi. Tüm bunlar çerçevesinde yine bu ayrıntılı bir dosya olarak ele alınacaktır. Dosyaların parçalarının birbirinden ayrılıp öbür bir istikşafi görüşme yapılması söz konusu değildir. Açılış olarak iyidir. Türkiye masaya fazla bir gündemle oturmuştur. Beklentimiz şudur, diplomatik yoldan siyasi aklı çalıştırarak çözülmeyecek sorun yoktur. Yunanistan’ın bölgesel istikrara katkı sağlayacak bu diplomatik görüşmelere katkı maddesi vermesini bekliyoruz.”

İlker Turak
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e sert ayıplama

Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’ı kasıt bölge füze saldırısını kınadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tablo için teşekkür etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tablo için teşekkür etti