in

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten önemli talimat!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli talimat!
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli talimat!

Dehşet suçlarının giderek damga vurduğu bir çağın yaşandığını belirten Çelik, “Peygamber Efendimize hakaret edenleri, bu hakaretleri ile baş başa bırakıyoruz. Mevlid-i Nebi haftasında, onun büyük mesajının insanlığa daha çok duyurulması için hepimizin çaba göstermesi gerektiğinin altını çiziyoruz” dedi.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a düzenlediği alçak saldırılara değinen Çelik, “Ermenistan’ın işgalinden 27 yıl sonra kurtarılan bölgelerin haberini elde etmek bizi mutlu etmekte. sırası gelmişken Azerbaycan saldırıya uğrarken sesi çıkmayanların, Ermenistan kendi vatan topraklarını kurtarmaya başlayınca hemen bir takım mütareke girişimi içerisinde bulunmalarını ibretle izledik. Ermenistan’a bahşedilen silahları, safında çatışan teröristleri görmezden gelenlerin, Azerbaycan’ın vatan savunmasına kir sürmek için ne cins kara propaganda yaptıklarını gördük. sırası gelmişken yöntem olarak bazıları ateşkes mekanizmasını kullanmaya çalıştılar. 18 Ekim’de yürürlüğe girmesi gereken mütareke çok eksik bir zaman geçtikten sonradan Ermeniler kadar derhal ihlal edildi. Bu Nedenle bir kere daha Ermenistan’ın burada diplomasi istemeyen siyasi bahis istemeyen taraf olduğu görüldü.23 Ekim itibariyle Ermenistan’ın Azerbaycan’daki sivil yerleşim yerlerine saldırması neticesinde 63 sivil hayatını kaybetti, 298 kardeşimiz yaralandı. Bizim açımızdan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği kırmızı çizgidir. Ermenistan burada saldırgan taraftır. Ermenistan zaten işgal ettiği topraklarda daha da işgali büyütmek için bir hamle gerçekleştirmiştir. Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin enerjik bir şekilde bu saldırıya yanıt vermesi neticesinde geri püskürtülmeye başlanmıştır. Burada soruna çözüm bulmak isteyenlerin başlangıçta Ermenistan’ın işgali meselesini masaya yatırmaları gerekiyor. Ermenistan’ın bu işgalden vazgeçirilmesi gerekiyor. Oralar herkesin kabul ettiği gibi Azerbaycan’ın toprağıdır. Türkiye Azerbaycan’ın bu vatan savunmasında ardına kadar yanındayız” açıklamasında bulundu.

“Arkadaş Canlısı bir münazara isteniyorsa Türkiye’den daha güçlü bir münazara devleti bulunamaz”

Yunanistan’ın sahada fiili durum oluşturmak gibi bir tutumdan vazgeçmesi halinde bahis kapısının her zaman açık olduğunu kaydeden Çelik, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız ‘masadan kaçan taraf olmayacağız’ diyerek müzakerenin ne dek manâlı olduğunu ifade etmişlerdir ve her zaman da şunu söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti bir tartışma devletidir ama sahada fiili durumu oluşturup bir dayatma ortaya koyacakları vakit şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti gereken cevabı verecek kudrete, deneyime ve kararlılığa sahiptir. İstikrarı bozan taraf, müzakereyi istismar eden taraf Yunanistan olduğu için bir fiili duruma hiçbir süre müsaade edilmesi söz konusu olmayacaktır. Münazara isteniyorsa sahici, realist ve dostça bir münazara isteniyorsa Türkiye Cumhuriyetinden daha zinde bir münazara devleti bulunamaz fakat müzakereyi bir istismar arabulucu olarak kullanıp sahada fiili bir durum meydana getirmek gerisinde koşanlar varsa da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin buradaki kararlılığı esastır.

Bizimle olan bu sorunlarının yanı sıra Yunanistan Girit Adası’nın güneyine dürüst bazı çalışmalar yapacağını söyleyerek Libya’nın yargı ve menfaatlerini de ihlal etmeye çalışıyor. Bu Yunanistan devleti için bir alışılmışlık haline gelmiş. Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşma BM’ye de bildirilmiştir ve esastır. Libyalı kardeşlerimizin darbeci Hafter’in işgalinden kurtarılması sürecinde Yunanistan ve Fransa öncelikle almak üzere bütün bunların Hafter’e nasıl yardım verdiklerini gördük. Libya’nın toprak bütünlüğü, Libyalıların sahipleneceği bir çözümün ortaya çıkması konusunda herkesin hassas olması gerekiyor.”

S-400

S-400 hava savunma sistemi tartışmaları ile ilgili de kayda değer açıklamalarda yer alan Çelik, Türkiye’nin etrafındaki tehditlerden doğan hava savunma sistemi ihtiyacının net olduğuna uyarı çekerek, “NATO’nun, Türkiye’nin bu ihtiyacı söz konusu olduğunda Türkiye’nin yardımına etkili bir şekilde koşamadığı da bellidir. Türkiye başta NATO içerisinde bir sistem arayışına gitti ve Patriot temin etmeye çalıştı fakat gerek zaman gerek iki taraflı egzersiz lüzum miktar konusunda lüzum finansman konusundaki koşullar Türkiye’yi hoşnutluk eden bir şart ortaya çıkarmadı.

Bununla ilgili olarak S-400 tedariki bir tercih olarak değil, Türkiye’nin güvenliğinin bir gereği olarak önümüze gelmiştir. şu anda da deneme ve sistem kontrolleri planlandığı şekilde devam etmektedir. bazı aşırı üslup sahipleri Türkiye’nin NATO üyeliğini sorgulamaya çalışıyor. Türkiye bir NATO üyesidir, bu tartışılmaz bir gerçektir. NATO içerisinde fazla kayda değer bir güçtür ve NATO savunma sistemine şimdiye dek en kıymetli katkıları vermiş ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye’nin S400’leri kullanması bu kendi emniyet ihtiyaçları açısından bir zorunlulukken NATO’nun bunlar komuta ve kontrol sistemlerinin altyapısına entegre edilmeyecek ve diğer NATO ülkelerinde örneğin Yunanistan’da S300 örneğinde olduğu gibi NATO denetleme sisteminden öbür bir şekilde müstakil olarak kullanılacaktır.

Bu Türkiye’nin NATO üyeliği ile çelişen bir duruma sahip değildir. Burada tüm müttefiklerimizin Türkiye ile bu konuyu konuşurken müttefiklik dili içerisinde konuşması gerekiyor. Dünyanın her tarafında beraberce teröre aleyhinde uğraş ediyoruz. Şimdi müttefiklerimizin herhangi bir şekilde korkutma ya da taciz diliyle konuşması bu müttefiklik ilişkisinin ruhuna ve şimdiye kadar olan kazanımlarını yerinde bir tablo ortaya çıkartmıyor” dedi.

“Macron’un, ‘Erdoğan’ı uyardım’ dediği sözler hakiki değil”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İslam karşıtı açıklamaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kullandığı dile ilişkin ise Çelik, Macron’un, sistematik olarak takıntılı bir şekilde gerilimi tırmandırma politikası izlediğini söyledi. Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Macron, zaman zaman konuşmalarında ‘Sayın Erdoğan’ı şöyle uyardım’ gibisinden cümleler kuruyor. Bu cümlelerin hiçbiri doğru değil. Macron, Cumhurbaşkanımıza herhangi bir şekilde o cümleleri kurmamıştır, kuramaz. Cumhurbaşkanımızı kapalı bir ortamda ya da açık bir şekilde uyarması diye bir şey laf konusu yok. Macron, kendi kafasında bir senaryo yazıyor ve o akıcılık çerçevesinde Cumhurbaşkanımız ile olan görüşmelerini bir propaganda gibi kullanmaya çalışıyor. Libya’daki politikası çöktükten daha sonra Macron, Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi hedefe koyan bir politik tutum içerisine giriyor. Hatta Türkiye ile aynı politikalar uygulayan bir takım ülkelere tarihin yanlış tarafındasınız gibisinden taciz dili kullanan bir üslup içerisine giriyor. Macron’un, ‘Erdoğan’ı uyardım’ dediği sözler hakiki olmadığı gibi şu anda uyguladığı dış politikada realist bir dış politika değildir.”

“Macron’un bu sözleri DEAŞ gibi örgütlere ideolojik cephane sağlıyor”

En son ‘İslamcı radikalizm ile çaba’ adı aşağıda bir terör yasasını Bakanlar Kurulu’na göndereceğini söyledi. Kendi kafasına göre dinleri, insanları bir mühendislik faaliyetinden geçerek öbür formlara sokabileceğini düşünüyor. Tüm bu sözler ırkçılığı, korku suçlarını, İslam düşmanlığını kışkırtan yaklaşımlardır. Macron’un bu sözleri DEAŞ gibi örgütlere ideolojik mühimmat sağlıyor. Yaptığı şey gerçekte Fransa toplumunun da huzurunu bozacak bir şey.

Esas olarak laik devlet kavramı Fransız siyasetinde çok merkezi vurguya sahip bir kavramdır. Laik devlet kavramına bu dek referans verilen bir ülkede çıkıp Fransa İslam’ı üretileceğinden bahsetmesi veya İslam’ı terörle ast yanlamasına kullanan bir metni terörle uğraş yasası adı aşağıda bakanlar kurulundan geçireceğini söylemesi büyük bir basiretsizliktir. Oradaki Müslümanları taciz etmek, Avrupa’daki Müslümanların yaşam tarzlarını kısıtlamaya kastetmek, camilere hücum etmek sadece ve sadece oradaki ırkçıların işine fayda, Avrupa demokrasilerini imha etmek isteyen faşistlerin işine fayda ve diğer taraftan DEAŞ gibi zalim örgütlerin daha çok ideolojik cephane ve lojistik elde etmesine yol açar.”

Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşmesine de değinen Çelik, “Normalleşme kararının ardındaki Batı Şeria’da, Netanyahu hükümeti 5 bin 400 ilave illegal yerleşime tasdik verdiğini açıkladı. Bu normalleşme çabalarının Netanyahu’yu bu radikal siyasetlerden hiçbir şekilde vazgeçirmediği, bu süreçlerin tek yönü olan çalışan bir işlem olduğu, iki devletli çözüm perspektifini zedeleyen bir netice olduğu net bir şekilde görülmektedir” dedi.

“Bunun hafıza özgürlüğü ile ilgisi yoktur”

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’e karşın saldırılar ve Hollanda Özgürlük Partisi Genel Başkanı Geert Wilders’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşın paylaşımı gibi konuların, Avrupa demokrasileri üzerinde hassas olan herkesin titizlikle izlemesi ve takip etmesi gereken konular olduğunu vurgulayan Çelik, “Bu kavramların arkasına Avrupa’ya çok büyük acılar çektirmiş olan faşizmin yeni bir türünü saklıyorlar. Bugün İkinci Dünya Savaşından sonra yaptıkları soykırımın aynısını Müslümanlara yerine getirmek isteyen faşistlerin gerçekte kendileri için bir bölge açma çabasıdır bu. Buna direnmek her demokratın görevidir.

Fransa’daki öğretmenin öldürülmesinden de büyük bir endişe duyduğumuzu, o hunharca cinayeti kınadığımızı açık bir şekilde ifade ediyoruz fakat Macron’un tutup halk binaların o çirkin ve asla kabul edilemez karikatürleri yansıtması bize tarafından bir kışkırtmadır, bunun zihin özgürlüğü ile ilgisi yoktur. Macron’un ortaya koyduğu söylev Avrupa’da nasıl yanlış davranıların en keskin örneği olarak değerlendirilmelidir. Bundan oysa birbirinin siyasi ikizi olan Avrupa’daki ırkçılar ve DEAŞ gibi terör örgütleri memnun olur” diye konuştu.

“Türkiye bir münazara devletidir”

Ulusal günlere denk gelen iki Navtex’in iptal edilmesi ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki istikşafi görüşmelere karşın sorulan bir soruyu yanıtlayan Çelik, şunları dedi:

“Görüşme mekanizması fazla verimli işlemiyor. Burada Yunanistan’ın, birkaç defa Türkiye’yi suçlamasına karşı da yorumlama yaptık. İstikşafi görüşmeler sahiden yıllar evvel Yunanistan’ın masadan çekilmesi ile sona ermişti. Türkiye bir tartışma devletidir, dostça bir şekilde masaya oturulması açlık ediliyorsa sorunların çözümü için ve dosyaların tamamının ele alınması için İstikşafi görüşmeleri hiçbir vakit tek bir konunun ele alınması için biz kullanmadık. Yunanistan bunu da istismar ediyor.

Navtex ilanları konusunda, Yunanistan’ın bunları bir siyasi mücadelenin parçası olarak duyuru ettiğini görüyoruz. Lakin defalarca söyledik, onlar Navtex duyuru ettiği vakit biz de ediyoruz. Fakat bizim bir hassasiyetimiz var. Biz milli günlerde bu şekilde herhangi bir tatbikat yapmıyoruz. O ülkelerin milli günlerine hürmet çerçevesinde. Bunu muhatabımız olan devletlerden de bekleriz. Şu aşamada onlar bunu kaldırdığı için bizim de kaldırmamız gayet adi. Bundan sonradan görüşme masasına kapsayıcı bir dosya ile ve dostça bir şekilde oturmak eğer söz konusu ise Yunanistan açısından Türkiye buna hazırdır.”

“Bu eğitimin PKK içerisinde gerçekleşmesi olası değil”

Hatay İskenderun’daki terör saldırısına ilişkin bir gazetecinin yönelttiği soruyu yanıtlayan Çelik, şu bilgileri verdi:

“Bunu yakından takip ediyoruz. Burada ilk olarak güvenlik güçlerimizi bu dikkatleri, fedakarlıkları ve kahramanlıkları için tebrik ediyoruz. belli ki bunların yaptığı hazırlık büyük bir katliama imza atmak üzereydi. Orada paramotor denilen bir cihazla geliyorlar. Bu eğitimin PKK içerisinde gerçekleşmesi olası değil. Onlara bu cihazları ve bu cihazları faydalanma eğitimini kim veriyor bu tabi ama Türkiye’nin bilgisi dahilindedir. Bunlarla ilgili bir şey söylemek istemiyorum.

Ayrıca güvenlik güçlerimiz çalışmalarını bakımlı bir şekilde yapabilsinler keza de netice itibariyle sonuçları alalım diye. Çok uzun süre evvel özellikle PKK’nın Amanoslar tarafından antre yapması ile ilgili fazla adaleli bir çaba verildi. Amanoslar PKK’dan büyük oranda, tamamına yakını temizlenmiş durumdadır. PKK burada yeni bir hat oluşturma imkanına kavuşamadı. Bu şekilde geliş biçimleri arkalarında bir yardım olduğunu gösteriyor. Bu belirli bir devletin desteği olmadan söz konusu olabilecek bir şey yok. Hem bu cihazların eğitiminin de verildiği anlaşılıyor. Bu eylem püskürtülmüştür ve bunlar gerekli karşılığı almışlardır. Bundan sonrasında da her türlü eylem biçimine karşısında hazırlığını Türkiye sürdürecektir.”

“Bir siyasetçiye hanımefendi üzerinden siyaset yerine getirmek yakışmıyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız ürünlerine boykot çağrısını, “Emine Hanım’ın 50 bin euroluk bir çantası var onu da Saray’ın bahçesinde yaksın” sözleriyle eleştiren Kılıçdaroğlu’na da yanıt veren Çelik, “Kılıçdaroğlu bir siyasetçidir. Bir siyasetçiye bayan üzerinden siyaset yapmak yakışmıyor. Maalesef en temel değerlere riayet etmeyen bir tavır içerisine girebiliyor. Bugün hanımefendi ile ilgili kurduğu cümleler son derece yakışıksız cümleler. Siyasi mücadeleyi, polemikleri aileye taşımak son derece hoş olmayan bir durumdur ve bunu kuvvetle kınıyoruz. Aileler, kadınlar üzerinden siyaset yapma tavrı aracısız şiddettir. Saygısızca bir yaklaşımdır ve kınanması gereken bir davranıştır” ifadelerini kullandı.

“Valimize aleyhinde Kılıçdaroğlu’nun kullandığı üslup son derece hoş olmayan olmuştur”

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya yönelik kullandığı sözlere de tepki bildiren Çelik, “İstanbul Valisi ile ilgili, Bir siyasetçinin dil haznesi, anlatma kabiliyeti bu değin çelimsiz olabilir mi? Bir derdi varsa, söyleyeceği bir şey varsa, eleştirisi varsa bunu son derece kişiselleştirmeyen, saygısızlık yapmayacak bazı cümleler ile ortaya koyabilir ama tutuyor aracısız hakaret ediyor. İstanbul Valisi fazla tecrübeli bir arkadaşımızdır. Yanlış bulduğu bir şey varsa Kılıçdaroğlu tabii oysa eleştirebilir fakat eleştirmiyor, aracısız hakaret diline kaçıyor. İstanbul Valisi son derece tecrübeli, birikimli ve iyi bir halk idarecisi arkadaşımızdır. Sayın Valimize karşısında Kılıçdaroğlu’nun kullandığı üslup son derece yakışıksız olmuştur” açıklamasını yaptı.

İlker Turak
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Milletvekili Enginyurt, korona virüse yakalandığını duyurdu

Milletvekili Enginyurt, korona virüse yakalandığını duyurdu

2021 Merkezi Idare Bütçe ve 2019 Belirli Hesap Kanun Teklifleri kabul edildi

TBMM’de AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti’den Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a ortak tepki