in

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: ‘Paşinyan, Azerbaycan halkından özür dilemeli’

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Horadiz-Ağbend demiryolunun temelini attı
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Horadiz-Ağbend demiryolunun temelini attı

Azerbaycan’ın Ermenistan işgali altındaki topraklarını geri almak için başlattığı operasyonlar devam ederken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Dağlık Karabağ’daki son gelişmeleri ve Türkiye ile ilişkileri ele aldı. Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarmak için başlattığı operasyonlarda her şeyin yolunda gittiğini bildiren Aliyev, “Şimdiye kadarki bütün hedeflerimize ulaştık. Azerbaycan ordusu başarıyla ilerliyor. Çoğu mesken yeri, bir büyük kasaba, birkaç köy işgalden kurtarıldı. şimdi çeşitli yönlerde şiddetli savaşlar yaşanıyor. Bildiğiniz gibi Cebrail şehri dün kurtarıldı ve Cebrail bölgesindeki bazı köyler de kurtarıldı. Umuyorum fakat Azerbaycan ordusu görevini başarıyla sürdürmeye devam edecek ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü tekrar sağlanacaktır. Bu bizim başlıca hedefimizdir. Bu kasıt, tarihsel adaleti sağlayacaktır. Çünkü Dağlık Karabağ ve öteki işgal altındaki topraklar Azerbaycan’ın tarihi topraklarıdır. Milletlerarası hukuk açısından bu topraklar Azerbaycan devletine aittir” dedi.

“PAŞİNYAN, AZERBAYCAN HALKINDAN ÖZÜR DİLEMELİ”

Ateşkesin kesin şartlar altında sağlanması gerektiğini vurgulayan Aliyev, “Çünkü şimdiye dek bize yöneltilen çağrılar yalnızca mütareke karşılamak, savaşı durdurmak ve peşinde müzakerelere sürdürmek içindir. Hangi müzakerelerin devam edeceği, hangi temelde devam edeceği bize söylenmedi. Yaklaşık 30 yıldır bu müzakerelere büyük umutlarla katılıyoruz. Umudumuz olmasaydı muhakkak bu müzakerelere katılmazdık. Müzakereler daima mevcut ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler aralarında Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün her tarafta sağlanması meselesidir. İşgal altındaki toprakların aşamalı olarak bize geri dönmesi ve ardından barışın sağlanması kavga konusu oldu. Ama bugünün Ermenistan’ı en başından beri öğrendiğimiz ilkeleri çiğneyerek bize yeni bir hamle başlattı. Elbette bir aleyhinde hamle başlatıyoruz ve Azerbaycan askerlerinin yardımıyla topraklarımızı kurtarıyoruz. Dolayısıyla ateşkesi tek başına yeniden yapılanma meselesi tartışılamaz. Şartlarımız var. Bunu zaten resmen belirttim. Bize çok ciddi garantiler verilmeli. Uluslararası arabulucular bu garantileri bize teyit etmelidir. aynı zamanda Ermenistan’ın işgal altındaki topraklardan çekilmesi için hangi gün hangi bölgeyi terk edeceği konusunda bize bir takvim verilmelidir. Tabii o vakit savaş sona erecek. Çünkü bu sorunun dostane bir şekilde çözülmesini istiyoruz ama çözülmedi. Bugün şanlı Azerbaycan ordusu başarılı operasyonlarını yürütürken ve atalarımızın topraklarını özgürleştirirken şu çağrılar geliyor; ilerlemeyin, ara verin. Savaşın kendi kuralları, kendi kanunları vardır. Her günün kendine kadar bir anlamı vardır. Ara verirsek diğer taraf toplanacak ve ek güçler toplayacaktır. Konuşmalarından şimdiden bu savaşa Ermenistan dışarıya yaşayan Ermenileri de dahil ettiklerini gösteriyor. Bu Nedenle bu savaşı yöresel arenadan çıkarıp küresel bir savaşa dönüştürmek istiyorlar. böylece mütareke konusunda benzer söze sahibiz. Biz buna hazırız. Lakin benim de duyurduğum belirli koşullar var. Bir yıl önce Ermenistan Başbakanı topraklarımızda ‘Karabağ Ermenistan’dır’ demiştir ve Azerbaycan halkından özür dilemeli. İkinci olarak Karabağ’ın Ermenistan olmadığını söylemelidir. Üçüncüsü, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı göstermelidir. Dördüncüsü Ermenistan güçlerinin hangi gün ve hangi bölgeden ayrıldığını açıklamalıdır. Bu koşullar Minsk Grubu eş başkanları tarafından onaylanmalıdır. Bu durumda tabii ancak ateşkes yeniden sağlanacak ve böylece bu konu müzakerelerle çözülecek ve Azerbaycan halkı memleketlerine dönecektir. Fakat bunun ne zaman olacağını bilmemiz gerekiyor. 30 yıldır beklediğimiz için 30 yıldır bize verilen sözler, söylenen sözler gerçekleşmiyor. Azerbaycan halkı artık buna tahammül edemez, Azerbaycan devleti bunu yapamaz. Bize ne süre ve hangi bölgeden ayrılacağına dair somut, hakiki bir tarih söylenmeli” dedi.

“TÜRKİYE KUVVETLI BİR DEVLET”

Türkiye’nin dinç bir devlet olduğunu vurgulayan Aliyev, “Türkiye dinç ve dünyada büyük potansiyeli olan bir ülke, bizim komşumuz, Ermenistan’ın komşusu, Güney Kafkasya’nın komşusu. böylece natürel fakat Türkiye bu çalışmada aktif olmalı ve giderken benim ve Azerbaycan halkı namına ilk önce sevgili kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan elde etmek üzere tüm Türk kardeşlerimize teşekkür etmek istiyorum. Türkiye’nin birincil saatlerden beri gösterdiği takviye ayrı bir siklet taşıyor. böylece biz tüm Azerbaycan halkı bunun için derin bir minnettarlıkla yaşıyoruz. bununla beraber bu savaşların tırmanmaması için Türkiye’nin kararlılığı fazla önemli. Türkiye, ardına kadar Azerbaycan’layız dedi. Dolayısıyla Türkiye bir sonraki barıştırma sürecinde olmalıdır. Şüphesiz uzlaşma süreci başlayacak, savaş tekrar tekrar yapılamayacak ve ne kadar erken olursa böylece iyi. Bu bizim görüşümüzdür ve böylelikle bölgede daimi bir barıştırma sağlanabilir” ifadelerini kullandı.

“MACRON ÖZÜR DİLEMELİ”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u özür dilemeye ağırlama ettiğini vurgulayan Aliyev, “Fransa bizi var olmayan şeylerden nedeniyle suçladığı için Macron bizden özür dilemeli. Macron, Azerbaycan’ın Türkiye ile birlikte bölgeye terörist getirdiğini ve ‘Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı fethetmek istiyor ve biz buna izin vermeyeceğiz’ dedi. Dağlık Karabağ bizim toprağımızdır. Bir devlet topraklarını fethedebilir mi? Yani benzeşen başkan, Ermenilerin bu topraklara kaçak olarak yerleştiğini ve bütün tarihi anıtlarımızı, camilerimizi, mezarlarımızı ve evlerimizi tahrip ettiklerini bilmiyor mu? Ağdam ve Fuzuli’nin resimlerine bakın. Benzeri yıkılmış camilerimizde domuzları ve inekleri tutuyor. Bütün Müslümanlara hakaret ediyor. Görmüyorlar mı?” dedi.

“TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ İLİŞKİLER DÜNYAYA MISAL”

Azerbaycan bayrağının yanında Türk bayrağının dalgalanmasından kibir duyduğunu ifade eden Aliyev, “Içten. Gurur duyuyoruz. Bu doğaldır. Kardeşliğimiz ebedidir ve kardeşliğimiz her sınavdan geçmiştir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin dünyaya misal olduğunu biliyorsunuz. Bu konudaki sözümü her zaman söyledim. Sevgili kardeşim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığım ortak basın toplantılarında her zaman söyledim, bugün dünyada Türkiye ve Azerbaycan kadar birbirine yakın başka bir ülke değil ve bu yalnızca sözde değildi. Bunlar içten duygulardır. Birliğimiz tarihimize, karşılıklı ırksa kökenimize, dilimize, dinimize, kardeşliğimize dayanmaktadır. Sevgili kardeşim Tayyib Bey ile olan tarihi hizmetim, çok sağlam bir temelde modern bir Türk-Azerbaycan birliği oluşturmuş olmamızdır. Azerbaycan’ın her uygun Türk bayrakları, Türkiye’de de Azerbaycan bayrakları var. Birbirimizden ayrılmadık, birlikteyiz. Bu olaylar bir kez daha bize Türkiye’nin en çok, tartışmasız ve istikrarlı bir şekilde ilk desteği veren ülke olduğunu göstermiştir. Türkiye Cumhurbaşkanının çok cesur ve kararlı açıklamaları çoğu ülkeye bir dikkat oldu, uzak durun, karışmayın, Azerbaycan yalnız yok, Türkiye ile ve Azerbaycan her zaman Türkiye’nin yanında. Her konuda, her pozisyonda birbirimizi destekliyoruz ve birliğimiz sonsuza dek sürmelidir. sırası gelmişken öteki arkadaş ve kardeş ülkelerimize teşekkür etmek istiyorum. Türkiye’den sonradan bizi destekleyen ikinci ülke Pakistan, gerisinde Afganistan oldu ve daha sonra birçok ülke bizi destekledi. parça başına, o ülkelerin başkanlarına teşekkür ediyorum. Bu zorlama dönemde şüphesiz dayanışmaları ve destekleri bizim için fazla önemli ve bize maneviyat veriyor” ifadelerini kullandı.

“RUSYA SORUMLULUK SAHIBI VE BÜYÜK BİR ÜLKE OLARAK HAREKET EDİYOR”

Bu süreçte Rusya’nın tavrına değinen Aliyev, “Rusya bizim komşumuzdur. Rusya ile ilişkilerimiz başarıyla gelişiyor. Bugün Rusya ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler çoğu alanda fazla yüksek seviyede. Rusya bu konuda çok sorumluluk sahibi ve büyük bir ülke olarak hareket ediyor. Rusya’dan olumlu mesajlar geliyor ve herhangi bir tarafı desteklemek gibi bir şart ağız dalaşı konusu değil. Ancak Ermenistan’ın bundan büyük umutları vardı. Ermenistan’ın bu çatışmayı alan dışına çıkarma amacı Rusya’yı buraya çekmektir. Ermenistan niçin hemen Ermenistan topraklarından Azerbaycan’a saldırıyor? Eğer saldırırsak, Rusya ve öteki ülkelerle birlikte katıldığı Toplu Güvenlik Antlaşması Teşkilatı Genel Sekreterine başvurarak Azerbaycan’ın bize saldırdığını söyleyip gelin bize destek etsin çağrısında bulunacak. Temmuz ayında Ermenistan-Azerbaycan sınırında bu provokasyonu niçin yaptılar? Tovuz, Karabağ bölgesinden uzakta. Yani Rusya’yı bu işe dahil etmek istiyor ve bu da diğer bir provokasyon ve eminim başarılı olmayacak” dedi.

“TERÖRİSTLERİN DAĞLIK KARABAĞ’A GETİRİLDİĞİ VE EĞİTİLDİĞİ KONUSUNDA BİLGİMİZ VAR”

Teröristlerin Dağlık Karabağ’a getirildiği ve eğitildiği konusunda istihbarat aldıklarını aktaran Aliyev, “PKK terörist grupları. Bununla ilgili çok pozitif bilgi vardı. Birkaç yıl önce bu konuyu uluslararası platformlarda gündeme getirdik. Eğitilmişler ve bugün de eğitim aldıklarını istisna etmiyoruz. Bunu oysa yüzde yüz gerçekleri öğrendikten sonra söyleyeceğim. Ancak Ermenistan ve diğer bazı ülkelerden ayrı olarak, yüzde 100 doğrulanmamış bilgileri ifşa etmiyoruz. Başka bir örnek verebilirim, Türk F-16’nın Ermeni SU-25’i düşürdüğünü bahis ederek aleyhimize dava açtı. Kanıtla dedim. Bilgiye sahibiz, bu kara propagandanın tüm üyeleri tarafından ortaya çıktı. Şu Anda durumun böyle olmadığını kendileri gördüler. Lakin biri bizden mi özür diledi? Hayır. Bize kötüleme attılar ve daha sonra bunun bir yalan olduğunu gördüler” ifadelerini kullandı.

“TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN ÜRÜNLERİNE SAHİP OLMAMIZ BİZİ GÜÇLENDİRİYOR”

Türk SİHA’larına değinen Aliyev, “Bunun koskocoman bir etkisi var. Bu silahlı uçaklar dünyanın en son teknolojiye sahip cihazlarıdır ve Azerbaycan ordusundaki varlıkları ordumuzu büyük ölçüde güçlendirdi. Bu cihazlar bizim için büyük fırsatlar meydana getirdi ve bununla birlikte insan gücü kaybı pek da büyük olmadı. Çünkü bu imkanlara sahip olmasaydık Ermenistan’ın Dağlık Karabağ ve işgal altındaki topraklarda 30 yıl baştan başa inşa ettiği tahkimatları, tankları, topçuları ve roketatarları yok etmek daha şiddet olurdu. Daha fazla insan ölebilirdi. Dolayısıyla bu çok iyi teknolojik entelektüel mahsul, Türk halkının potansiyelini göstermektedir. Türkiye gibi müttefiki olan bir ülkeyiz. Türkiye gibi bir müttefikimiz ve kardeşimiz olduğu için çok mutlu bir ülkeyiz. Kesinlikle Türkiye’nin bize sağladığı manevi destek kadar Türk savunma sanayisinin ürünlerine sahip olmamız bizi güçlendiriyor ve bütün dünya görüyor. Bugün Türk ordusu NATO’nun ikinci ordusudur. Türk ordusunun önünde kimse duramaz. Cümbür Cemaat gördü, herkes anladı. Ayrıca daha küçük bir Türk ordusu modeli yapı ediyoruz ve umarım bunu birlikte inşa ederiz. Bölgede kimse önümüzde duramaz. Bizim davamız ve Türkiye davası dürüst olanı. Kendimizi savunuyoruz, vatandaşlarımızı koruyoruz, toprak bütünlüğümüzü korumak istiyoruz. Diğer bir ülkenin topraklarında gözümüz değil. Ama bize ait olan bizde kalmalı. Ermeniler 30 yıldır kadim topraklarımızı kullanıyorlar. İnsanların bu topraklara dönmesine müsade verilmiyor. Uluslararası arabulucular aldırışsız kalıyor. Bu durumda Azerbaycan bunu kendisi yapacak” dedi.

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Xiaomi mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yüz yüze eğitim açıklaması!

Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı

Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı