in

Bakan Arslan: ‘Bu gömlek bundan böyle bize gizli geliyor’

Bakan Arslan: 'Bu gömlek bundan böyle bize gizli geliyor'
Bakan Arslan: 'Bu gömlek bundan böyle bize gizli geliyor'

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Yargı ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Çorlu İlçe Teşkilatı tarafından Çorlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen genişletilmiş ilçe danışma meclisi toplantısına katıldı. Bakan Arslan, toplantıda yaptığı konuşmada, “Emaneti ehline verme gereği, ecdattan aldığımız, Peygamber Efendimizin nasihatinden aldığımız bir gelenek. Onun için siz emaneti ehline verdiniz. Ehli 14 yıldır 15 yıldır size hizmet ediyor buna hiç kesin olmama değil. Emanetinizi daha iyi temsil etmek için sizin huzurlarınıza getirdik. Diyoruz ama emaneti daha yukarılara taşımak için daha kuvvetli hizmet vermek için laf sizin, karar sizin, sandık sizin tüzük değişikliği sizin, var mısınız? Var olduğunuzu zaten biliyoruz da bizim bu soruyu sorma sebebimiz, sağır olanlar, duymayanlar sizin ne demek istediğinizi anlamayanlar, bir defa daha sizin ağzınızdan duysunlar diye söylüyoruz. Muhakkak ki varsınız, kesinlikle fakat varız, elbetteki var olacağız. Çünkü bundan böyle kabımıza sığmıyoruz. Çünkü bu gömlek artık bize rahat geliyor. Bizim 2023 hedeflerine 2053 hedeflerine 2071 hedeflerine daha dinç daha güvenli daha belirlenmiş adımlarla yürümemiz gerekiyor. Bu yürüyüşü de sizin inşallah vereceğiniz destekle yapacağımız bir çok değişiklikle gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

“Bir gün hayır dediler, ertesi gün hodri meydan”
Tüzük değişikliği konusunda muhalefet partilerinin tutumunu eleştiren Bakan Arslan, şunları söyledi:
“Pekiyi tüzük değişikliği gerektiğini başka zikreden yok mu? Şu an ancak partilerin tümü zikrediyordu. Tümü diyordu ama evet bu anayasa yok. Kaç milletvekilimiz olmadan hepimiz eşdeğer olalım bu komisyona üçer tane milletvekili verelim, anayasayı değiştirelim dediğimizde işte orada durdular. Orada dün söylediklerini unuttular. Dün söylüyordunuz, gelin bugün yapalım dedik değil dediler. Tüzük değişikliği mecliste görüşülürken hepiniz şahit oldunuz bir gün hayır dediler, ertesi gün hodri meydan, bir sonraki gün vatandaşın tercihi bizim de başımızın gözümüzün üzerine diyenler, aradan bir gün geçmeden bu sözlerini unuttu. Tüzük mahkemesine gideceğiz dediler. Akşamdan sabaha bu değin da karar değiştirilmez. Meydanlarda bas bas bağırdılar, mecliste bas bas bağırdılar, biz buna hayır diyeceğiz dediler. Sonradan sıra oylamaya gelince oy verme kabinine geçtiler, 20 dakika düşünüyorum dediler, yazıklar olsun. Vatandaşa laf verirken düşünmediysen, sana hizmet getireceğim derken düşünmediysen, sorumluluk aldıktan sonra düşünmediysen, eğer sadece bir kabine geçip orada düşünüp benim geleceğimi ona tarafından atama edeceksen, vay bu milletin haline. Allah’tan millet onları dinlemiyor. Allah’tan ahali kime mesuliyet vereceğini biliyor. Çorlulu kime yükümlülük vereceğini biliyor. Çorlulu kimin bu ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağını herkesten iyi biliyor. İyi bildiği için bu ülkede 14 yıldır istikrar var, bu ülkede huzur var, bu ülke büyüyor.”

“Eğer eşim doktora gözükebilmişse, elinde bir reçete varsa bu sefer de eczane kuyruğunda bekliyordum”
“Bu ülke nasıl büyüyor, niye büyüyor, ne yapıyor müsaade ederseniz azıcık da oradan dem vuralım” diyen Bakan Arslan, “14 yıldır AK Parti hükümetleri iktidar. Ondan önce iktidarlarla yok muydu, vardı. Ondan önce bu ülkenin insanı çalışmıyor muydu tekrar çalışıyordu. Bu ülkenin insanı üretmiyor muydu? Yeniden üretiyordu. Değişen bir şey var. AK Parti hükümetleri dedi oysa ben milletten aldığımı, millete hizmet olarak sunacağım, IMF’nin kapısında dilenmeyeceğim, IMF’den aldığım paraları üç beş tane banka sahibine peşkeş çekmeyeceğim. Sadece faiz için uğraşmayacağım. Ülkenin kalkınması için yollarının, yapılmasının için, mektep sayısının artması için, barajlarının sayısının artması için, hastane sayısı artması için harcayacağım dedi. Hastane kapılarında bekliyor muydunuz? Ben gece akşam 12’de gidip sabahleyin 7’ye değin hastanede sıra edinmek için bekliyordum. Sırayı aldıktan sonra de eşime diyordum fakat buyur sen doktora kontrolünü ol, akşama dek olabilirsen, dönüp işe gidiyordum. Sizin benden ne farkınız var, benzer şeyi siz de yapıyordunuz. Ertesi gün akşam hastaneye geliyordum, eğer eşim doktora gözükebilmişse, elinde bir reçete varsa bu sefer de eczane kuyruğunda bekliyordum oysa ilacı alabileyim. Onların bizi mahkum etmek istedikleri ülke bu. Bunu lütfen unutmayalım. IMF kapılarında dileniyorduk. IMF’den 300 milyon, 500 milyon borç bulduğumuz vakit adamları havalimanlarında davul, zurnayla karşılıyorduk. Bugün yalnızca Tekirdağ’ı Hayrabolu’ya bağlayacak yolu ayrılmış yol gerçekleştirmek için bir böylece daha harcayacağız. O da yetmez İstanbul’u Trakya üzerinden Çanakkale’ye, Ege’ye bağlantı kurmak için o konuştuğumuz paraların on mislini bir yola bir köprüye harcıyoruz. Niye, bu bölgeler kalkınsın, Trakya kalkınsın, Tekirdağ kalkınsın. Yanında Kırklareli, Edirne kalkınsın, Çanakkale kalkınsın. Bu bölgenin, Çorlu’nun sanayisi, endüstrisi daha da gelişsin diye. Daha da gelişsin, katma değer oluşturalım, ülkemizin 81 iline hizmet edelim diye” şeklinde konuştu.

“Vesayet rejiminden kurtulmak istiyoruz”
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “Bırakın onlar gibi, FETÖ gibi, PKK gibi, DAEŞ gibi karşımıza hangi hainler çıkarsa çıksın, bu yoldan geri dönüş değil, Cumhuriyetle yönetiliyoruz, rejimin adı belli lakin vesayet rejiminden kurtulmak istiyoruz. Diyoruz ki yasama ile yürütme bir birinden ayrılacaktır. Her ikisi de daha zinde olacaktır. Ne için, benim koltuğum için değil, öbürünün koltuğu için yok, bu ülkeyi daha iyi idare etmek, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini daha iyi gözetmek için. Mahkemeler egemen, değişiklikle diyoruz ama keza egemen keza tarafsız olsun bundan rahatsız oluyorlar. Objektif oldun diyoruz, nesnel başka bir şey demiyoruz. 18 yaşındaki genç oy veriyorsa beni seçiyorsa, seni seçiyorsa, hizmet et diyorsa o genç kendini iyi yetiştirsin gelsin namzet adayı olsun vatandaş da eğer beğeniyorsa meclise göndersin hizmet etsin. Niye korkuyorsun 18 yaşındaki gençten. Bugün bizim değişsin dediğimiz anayasanın Cumhurbaşkanına verdiği sınırsız yetki var. Zaten bu yetkiyi kullanıyoruz fakat mesuliyet değil. Vatana ihanet dışarıda hiçbir yükümlülük açık havada hesap soramıyorsanız. Vatana ihanetin hesabını sormanız içinde yüzde 75 yani dörtte üç milletvekilinin de beraber el kaldırması lüzumlu. Hayır diyoruz böyle yapmayalım. Bugün Recep Tayyip Erdoğan var, cümbür cemaat güveniyor, yarın olur ya başkası gelir, o süre her şeyden sorumlu olsun, yetkisi olsun fakat sorumluluğu olsun her konuda hesap sorabilelim. Kaç milletvekiliyle üçte iki milletvekiliyle yani yüzde 66 ile. Bugün yüzde 75 bile yalnızca vatana ihanetle ilgili sorumluluk varken her şeyle ilgili sorumluluk sahibi olsun. Bundan da kaçıyorlar. Dost, o süre sen ya ne söylediğinin farkında değilsin ya ağzından çıkanı kulağın duymuyor. Keza diyorsun ama tek birey rejimi olmasın biz hesap soralım dediğimiz vakit kaçıyorsun bundan çağırmak oysa ne istediğinin farkında değilsin. İstediğin, geriye dönelim, eskiden olduğu gibi vatandaşın kararı ile yok üç beş kişinin kararı ile bu ülke yönetilsin. O artık geride kaldı. Bu yurttaş 15 Temmuz darbe girişimindeki hainliği yaşadı. 15 Temmuz’u yaşarken bir olarak, beraber olarak ülkenin her uygun göğsünü silahlara siper etti. Göğsünü o hainlere, o silahlara siper eden bu yurttaş, arık başka birine hiçbir şekilde meydanı bırakmaz. Hiçbir şekilde vesayet odaklarına izin vermez. Ulusal iradenin tecellisi ile ilgili temsilcisini seçer ve sonuna kadar arkasında durur” dedi.

“Birileri ulaştırmanın yaptığı büyük projelerin aleyhinde duruyor”
“Birileri ulaştırmanın yaptığı büyük projelerin aleyhinde duruyor” diyen Bakan Arslan, “Bu projeleri niye istemiyor. Üçüncü havalimanını yaptık, karşısında çıktılar, niye aleyhinde çıktılar biliyor musunuz. Üçüncü havalimanı demek, Amerika’dan kalkan bir uçağın yolcusuyla beraber diğer ülkeye gitmek yerine Türkiye’ye gelmesi çağırmak. Türkiye’den de Uzakta Doğu’ya gitmesi çağırmak. Bundan bana ne diyebilirsiniz. Bu uçak hava sahamızdan geçerken biz para ödüyor. O yolcu ülkemize para veriyor. O gezgin havalimanımızdan kalkarken para veriyor. O gezgin havalimanımızda ülkemize para bırakıyor. Bu pastayı paylaşmaya alışkın olan ülkeler o pastanın Türkiye’ye gelmesini istemiyor. Onların istememesi adi de onlara maşalık eden, bizim içimizdeki hainlere ne demeli. Demiryolu yapıyoruz. Biliniz ancak Halkalı’dan giren bir yabancı tren ülkemizi boydan boya kat ederek, Orta Asya’ya gittiğinde, ülkemizden geçtiği her bir kilometre için bize para veriyor. Ülkemizden geçen, bölünmüş yoldan geçen her TIR, her kamyon ülkemize para ödüyor. Alışverişte para bırakıyor. Yollar, havayolları, demiryolları artınca dış güçler dediler oysa eyvah, senelerdir kendi aramızda paylaşmaya alıştığımız pastaya iki taraflı çıktı, kim Türkiye. O süre Türkiye’nin önünü kesmemiz gerekli. Türkiye’nin önünü keserken de Türkiye’nin büyümesine sebep olan birey kim, Recep Tayyip Erdoğan. Onun için üçüncü havalimanına, onun için üçüncü köprüye, onun için İstanbul – İzmir köprüsüne onun için 1915 Çanakkale köprüsüne velhasılı kelam bütün projelere karşısında çıkıyorlar. Allah’ın izniyle onların karşı çıkmasının hiçbir ehemmiyeti yok. Projeleri bir bir hayata geçirmeye devam edeceğiz. Kimin doğruca 15 Temmuz’da bir olup, beraber olup kurşunlara, tanklara, aleyhinde göğsünü siper eden siz kıymetli milletimizin tamamen. Sizin desteğiniz bizim yanımızda olduğu sürece biz de inşallah daha enerjik bir şekilde size hizmet edeceğiz. Siz hizmetkarlarınızı biliyorsunuz. Hizmetkarlarınız, size hizmeti, halka hizmeti hakka hizmet diye yapıyorlar. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz bir birimizden eminiz. Dolayısıyla başkalarının ne düşündüğünün başkalarının emellerinin ne olduğunun hiçbir önemi değil. Allah’ın izniyle biz kesin adımlarla sağlam adımlarla 2023’e de 2053’e de 2071’e de yürüyeceğiz. Bu kutlu yürüyüşte tek bir engel kaldı 2, 2,5 ay sonradan referandum sandığı önünüze geliyor. Şöyle yapın demek bizim haddimize yok. Ahali en iyisini biliyor. Bugüne değin en iyisini yaptı, bundan sonradan da en iyisini yapacaktır. Bize verdiğiniz sorumluluğun gereğini biz mecliste arkadaşlarımızla yaptık. Bundan sonradan laf de sizin, karar da sizin, ne karar verirseniz biliyoruz oysa siz kararları hainlerin emellerine göre değil bugüne değin taş üzerine taş koymamış olanların beklentilerine kadar değil, sizin hizmetkarlarınızın beklentilerine çocuklarınızın, torunlarınızın gelecekleri neyi gerektiriyorsa ona göre yapacaksınız. O kadarı da inşallah biz o günden daha sonra da çok daha çalışarak çok daha koşturarak uygulayacağız. Bugünümüz elbetteki dünden iyi kimse kıyaslamaya kalkmasın lakin Allah’ın izniyle yarınımız bugünden daha iyi olacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Desteklerinizden, birliğinizden, beraberliğinizden dolayı hepinize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Serdar Şahin – Yakup Güler – Halil Dağ

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

İçişleri Bakanlığı'ndan terörle mücadeleyle ilgili izah etme

İçişleri Bakanlığı’ndan terörle mücadeleyle ilgili izah etme

Bakan Çelik, CHP'ye yüklendi

Bakan Çelik, CHP’ye yüklendi