in

Bakan Bozdağ: Tek adamlığı imkansızlaştıran bir teklif

Hak Bakanı Bozdağ: Türkiye olarak ‘Hristiyan terörü’ demedik
Hak Bakanı Bozdağ: Türkiye olarak ‘Hristiyan terörü’ demedik

Hak Bakanı Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Yapılacak olan yeni düzenleme ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) 22 olan aza sayısının 13’e indirileceğini aktaran Bozdadğ, “Şimdi Cumhurbaşkanı mevcut HSYK’nın 4 üyesini atayabiliyor. Yeni düzenleme ne diyor? Yeniden Cumhurbaşkanı 4 üye atar diyor, Cumhurbaşkanına ek bir yetki mi verilmiş? Hayır. Yeni olan şu: Meclis’e birincil kere 7 tane aza seçme imkanı veriliyor, bu 7 üyeyi Meclis seçecek. Son derece kayda değer bir adım, 3’ünü avukatlar, öğretim üyeleri, 3’ünü Yargıtay üyeleri, 1’i Danıştay üyeleri arasından seçecek ama bu seçim usulüne baktığınızda son derece demokratik bir usul öngörülüyor. 7 üyeyi, Meclis 3’te 2 çoğunlukla seçecek diyor. 3’te 2 reşitlik çağırmak ne çağrıda bulunmak? Bizim bugün 316 milletvekilimiz var Meclis Başkanı hariç. Hadi diyelim MHP ile bir anlaşma yaptık, MHP’nin de 39 milletvekili var 355, 3’te 2 yapıyor mu? Yapmıyor 11 milletvekili yetkisiz, 3’te 2 gerçekleştirmek için CHP ile anlaşmak gerekecek veya HDP ile anlaşmak gerekecek. Bugün parlamentoda AK Parti’nin tek başına bu 7 üyeyi tespit yetkisi imkanı yok, MHP ile anlaşarak belirleme imkanı da yok ya CHP ile ya da HDP’yi bu anlaşmaya dahil etmesi gerekiyor. Demokratik bir uzlaşma olur parlamentodan seçilir, uzlaşamadılar ne olacak kilitlenecek mi? Hayır kura çekilecek, adayların adı yazılacak, torbaya atılacak, torbadan kura çekilecek. Burada bir partinin tek başına HSYK üyelerini tespit yetkisi veriyor demek bu teklife iftiradır ve halkı aldatmaktan diğer hiçbir anlamı yoktur. Şimdi 367 milletvekili ile bu yapılabiliyor, 367 ne demek? Anayasayı yapma çoğunluğu demektir. Yeni anaysa da yaptığımız bu değişim yürürlüğe girerse o süre da 400 milletvekili bu kararı verecek. Bir partinin 400 milletvekilini derhal elde etme ihtimali gözüküyor mu? Şu Anda 367’yi elde edebildi mi hiçbir parti? Bu esasında hak bağımsızlığına ve tarafsızlığına bahşedilen önemi gösteriyor. HSYK’ya atanacak üyeleri, anayasayı değiştirecek bir çoğunlukla seçme imkanı getirmek, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına, HSYK’ya anayasanın, Meclis’in ve hepimizin verdiği önemi ve değeri göstermektedir” diye konuştu.

“TÜZÜK DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ İŞİN ÖZÜNDE TEK ADAMLIĞI İMKANSIZLAŞTIRAN BİR TEKLİF”

Tek adam ve otoriterlik eleştirileri ile ilgili ise Bakan Bozdağ, tüzük değişiklik teklifinin işin özünde tek adamlığı imkansızlaştıran bir öneri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Hiç kimse bundan sonra Türkiye’de tek adamlık gerçek dışı kuramaz, tek adam da olamaz. Tek adam, diktatör dediğiniz vakit, yasama, yürütme, yargıyı tamamıyla onun elinde toplayacaksınız demektir. Biz diyoruz fakat; yasamayı yürütmeden, yürütmeyi yasamadan bütün ayıralım. Acilen yasama ayrı seçilsin ilk elden halk göre oysa o kadar, yeni olan nedir? Yürütme de ilk elden ırk göre seçilsin diyoruz. Bu bir defa tek adamlığı önleyen en kayda değer mekanizmalardan biri ama bağımsız olsun birbirine karşısında. Bugün parlamentoda kabul edilen kanunların yüzde 99’u hükümetin hazırladığı kanun tasarısıdır, yüzde 1’i de hükümetin hazırlayıp vekile verdiği teklif ya da hükümetin onay verdiği tekliftir. Bugün ya da bugüne kadar Türkiye Büyük Ahali Meclisi’nde hükümetlerin tasdik vermediği bir kanunun değişmesi, değiştirilmesi, kabulü muhtemel değildir. Esasında yasalaşma süreci derhal da geçmişte de hükümetin tekelinde. Şimdi ne getiriyoruz? Diyoruz ancak, hükümet dizayn vermeyecek, komisyonlarda oturmayacak, Genel Kurul’da oturmayacak, yasalaşma teklifini aracısız olarak milletvekilleri verecek ve yasalaşma sürecini de milletvekilleri yapacak. Cumhurbaşkanı yalnızca rica gönderecek, ‘benim şu kanuna ihtiyacım var’ diye, şimdiyse yürütme ne yapıyor? Oturuyor vekillerle beraber bunu çıkarıyor, bu da tek adamlığı önleyen en önemli mekanizma. Acilen yargı denetimi getirdik. Cumhurbaşkanının kimsesiz yaptığı işlemler, re’sen imzaladığı dikte ve kararlar, her türlü eylem ve işlemleri, cezai sorumluluğu tüm bunları getiren adımlar atılıyor, tek adamlığa müsade verir mi? Her tarafını denetiyor, yasama denetimi, yargı denetimi, millet denetimi getiriyorsunuz ve Cumhurbaşkanını Ulu Divan’a sevk edip görevine de son verebiliyorsunuz: ulu Divan’dan karar çıkarsa görevi de sona eriyor, daha da önemlisi Meclis tercih kararı alarak Cumhurbaşkanının görevine son verebiliyor. İlk kere Türkiye Büyük Ahali Meclisi’ne Cumhurbaşkanının görevini sonlandırma yetkisi veriliyor. Yani tek adam nasıl olacak diktatör? Senin görevine Meclis son veriyor, seni Ulu Divan’a gönderiyor, her türlü işlemini adalet denetliyor, Meclis’e ricacı pozisyonundasın, böyle bir şey olabilir mi? Bir kişinin halktan Cumhurbaşkanı yetkisi alabilmesi için takriben yüzde 51 oy alması gerekiyor ve 5 yıllığına seçiliyor, çok başarılı olursa 10 yıl. Ondan sonra ırk onu gerisin geriye gönderiyor, hür seçimler var, rekabetçi bir etraf var, bu tamamıyla tek adamlığa, diktatörlüğe engel olan, kendi içinde de mekanizmaları olan bir sistem. Bunun aksini bildirmek halkın gözünde bu sistemi karalama kampanyasının argümanlarını dillendirmekten başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Bu sistem tek adamlığı, otoriterliği, diktatörlüğü engelleyen bir sistemdir ve buna dair mekanizmaları barındırmaktadır.”

HALK OYLAMASI KAMPANYALARI NASIL OLACAK?

Halk Oylamasi kampanyalarına ilişkin ise Bakan Bozdağ, halk oylamasi tarihini az önce kavrama imkanları olmadığını söyleyerek, “Tahminlerimiz var lakin Sayın Cumhurbaşkanımızın değişikliğe dair kararını verip bunu Devlete Ait Gazete’de yayınlanmasını peşine düşüp takip eden 60. günden sonra birincil Pazar yapılacak. Bu hangi tarih olacak onu göreceğiz fakat partiler şimdi kampanya hazırlıklarına başladı. AK Parti’de kendi hazırlıklarını sürdürüyor. Bu hazırlıklar nihayetlendikten sonradan Sayın Başbakanımız bu kampanyanın asıl parametrelerini paylaşacaktır ve milletimize yapılan işin ülkemizin ve milletimizin istiklali, bekası, istikrarı için ne değin manâlı olduğunu ve bunun Türkiye’ye neler kazandıracağını anlatacağız. Büyük bir Türkiye’yi bu sistemle nasıl inşa edeceğimizi milletimize anlatma gayreti içerisinde olacağız. Buradaki başlıca sloganları ne olacak neler yapılacak? Bunlar partinin içi çalışmaları tamamlandıktan sonradan açıklanacak. Şuanda arkadaşlarımız bu konudaki çalışmaları sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

GÖZALTI SÜRELERİ VE AVUKAT İLE RÖPORTAJ YASAĞINDAKİ DÜZENLEMELER

Yayınlanan KHK’lar ile göz altı sürelerindeki ve avukat ile mülâkat yasağına ilişkin değişikliklerin sorulması üstüne Bakan Bozdağ, “Darbe teşebbüsü olayından daha sonra Mucizevi hal ilan edildi. O sırada sahiden büyük bir aşırılık var. Bizim kanunlarımıza kadar 4 gün içerisinde terör suçlarında bunların nezaret sürelerini sonlandırılması gerekiyor. Sonlandırmadığınız zamanda hak ihlali oluşuyor. Derhal bir imkansızlık var. Aşırılık nedeni ile o dönemde biz gözaltı sürelerini uzatmak sureti ile ifadelerin dinç alınması, sorguların hukuka yerinde bir şekilde yapılması süre baskısının kaldırılarak işin daha iyi bir şekilde yapılmasını sağladık. Yahut kişilerin savunma haklarını sınırlamak veya zora sokmak için değil, onların bu haklarının daha iyi kullanılmasını ihtiyacı karşılamak maksadıyla o dönemde yaptık. Böylece çok gözaltılar olduğu için baya bir aşırılık oluşturuldu. Bu geçici bir tedbir olarak düşünüldü. Avukat ile görünüm yasağını adamakıllı kaldırdık. Buna da bir ihtiyaç kalmadı” yanıtını verdi.

“ABD ADALET BAKANI İLE YENİ BİR MÜLÂKAT OLABİLİR”

Bakan Bozdağ, Fethullah Gülen’in iadesi için Amerika Birleşmiş Devletleri yönetimi ile temasların olup olmayacağına ilişkin ise “Sayın Trump’a ve ekibine görevlerinde başarılar diliyorum. Önceki idare döneminde terörist başı Gülen’in iadesi ve geçici tutuklanması konusunda görüşmelerimiz oldu. Bizim dışımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Başbakanımızın, Dışişleri Bakanımızın da temasları oldu. Ayrıca orayı ziyaret eden bakanlarımızın da görüşmeleri oldu. Bakanlıklar arasında bilirkişi düzeyinde temalar oldu. Amerika’dan bir heyet geldi. Türkiye’de araştırmalar yaptı. Bizden de arkadaşlarımız benimle beraber ABD’ye geldiler. Kanımca ABD Hak Bakanı ile bu konuları yüz yüze görüştük. Türkiye’nin bu konuya verdiği önemi ve terörist Gülen’in Türkiye’ye iadesinin Türkiye-Amerika ilişkilerine sağlayacağı faydayı anlattık. İade etmemesinin doğuracağı sıkıntıları kendileri ile paylaştık ve bu konudaki beklentimizin altını çizdik. Maalesef konuşmadan öte bir mesafe alamadık. İş vakit yayıldı. Normalde aramızdaki anlaşmaya kadar yapılması gereken şeylerden bir kısmı da yapılmadı. Biz bu konudaki şeyleri kendilerine ilettik. Ancak yeni idare ile birlikte biz bu konudaki umudumuzun arttığını ve beklentimizin yükseldiğini tarif etmek isterim. Sayın Trump’tan ve yeni Yargı Bakanı’ndan bu konuda yeni bir bakış açısı geliştireceklerine dair inancımızın yüksek olduğunu tarif etmek isteriz. ABD Adalet Bakanı ile yeni bir mülâkat olabilir” biçiminde konuştu.

“BÜYÜK SALONLARA SANIK SAYISI AZLIĞI NEDENİ İLE İHTİYAÇ GÖZÜKMÜYOR”

FETÖ yargılanmaları için yeni hazırlanan binalar ve suçlama süreçleri için ise Bakan Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şuanda yargılamalar ile ilgili çalışmalar sürüyor. Böylece fazla soruşturma var. Bu soruşturmalardan davaya dönenler var. Davaların bazılarının birincil duruşmaları yapıldı. Bazıların ikinci duruşmaları yapıldı. Devam ediyor. Keza darbe teşebbüsü ile ilgili açılmış davalar var. Hem de terör örgütü üyeliği ve terör örgütü üyeleri ile beraber terör örgütü namına bitmiş başka suçlarla ilgili çözülmüş davalar var. Bunlar yürüyor. Çok pozitif birey var. Bunların hepsi toplu dava olarak açılmış olsa süreç fazla uzayacak, ayrıca de adli yargılanma hakkı zedelenebilir. O nedenle Cumhuriyet Savcıları genellikle daha eksik sanıklı davalar açma yolunu seçim ettiklerini görüyoruz. Açılan davalardan bunu görüyoruz. O nedenle büyük salonlara sanık sayısı azlığı nedeni ile gereksinim gözükmüyor. Ankara’da bir gereksinim olabilir. Onla ilgili hazırlıklar yapıldı ve bir noktaya gelindi. Birkaç tanede başka ilimizde var. Artı yok. Benim bildiğimi 3 veya 4 yerde böyle bir egzersiz var. Öteki illerimizde diğer yargı çevrelerinde böyle bir salona gereklilik şuanda değil.”

“ŞU LAHZA EPEY BİR UZAKLIK ALINDIĞINI SÖYLEYEBİLİRİM”

Bakan Bozdağ, Reina saldırısına ilişkin ise soruşturmanın sürdüğünü belirterek, “Soruşturma kapsamında saldırgan yakalandı. Gözaltında. Onunla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler de gözaltında ve fazla boyutlu bir şekilde yürüyor. Geçenlerde de bir basına yansıması oldu. FETÖ’cü bir asker birey ile telefon irtibatı olduğuna dair basına yansıyan şeyler de var. Bunlar da inceleniyor. Diğer terör örgütleri ile irtibatları bütün boyutları ile ele alınıyor. Şu an epey bir uzaklık alındığını söyleyebilirim. Soruşturmanın gizliliği nedeni ile veri verme imkanım yok” açıklamasında bulundu.

(İHA)

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

'Tarihi zirvede' kritik gelişme

‘Tarihi zirvede’ kritik gelişme

Topbaş, Mecidiyeköy- Mahmutbey metro tünelini hattını inceledi

Kadir Topbaş’tan İstanbullulara müjde