in

Bakan Çavuşoğlu: ‘İşgal edilmiş Azerbaycan topraklarının tamamı Azerbaycan’a verilecek’

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Bu vahşete ses çıkarmayanlar barış sürecinden bahsetmesin'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Bu vahşete ses çıkarmayanlar barış sürecinden bahsetmesin'

“Azerbaycan kendi topraklarını azat yapabilmek için uzun yıllar dayanma gösterdi” diyen Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Diplomasiye olan inancını yitirmek istemedi. Lakin sonuçta maalesef defalarca saldıran Ermenistan oldu, ateşkesi bozan Ermenistan oldu. Savaşı çatışmayı, kan dökmeyi isteyen de Ermenistan oldu. Bu sahadaki zaferden daha sonra sizlerin de yakından peşine düşüp takip ettiği gibi Azerbaycan-Rusya-Ermenistan arasında bir mütareke anlaşması imzalandı. Daha önce 3 kere ateşkes girişimi olmuştu ve her seferinde ateşkesi bozan Ermenistan oldu, maalesef. Sahadaki kazanımlarına karşın ve gücünü göstermesine rağmen Azerbaycan ateşkesten yanlamasına olduğunu ve sorunun tekrar diplomatik yolla çözülmesinden yanlamasına olduğunu da göstermiştir. Bu nesil girişimlere hayır dememiştir. Azerbaycan’ın istediği bir şeydi. Yaklaşık 30 yıldır işgal edilen topraklarını geri elde etmek. Son yapılan uzlaşma ile de bugüne değin geri kazandığı topraklara ilaveten 5 pozitif 2 tüm rayonların kardeş Azerbaycan’a yeniden geri verilmesi bildiğiniz gibi takvime bağlandı”

“Azerbaycan’ın takriben 30 yıldır işgal edilmiş topraklarının geri verilmesi fiziksel bir takvime bağlandı”
Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklar ve Karabağ konusunda hangi çözümü tercih ederse Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanına olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “Bu süreçte de aralıksız ateşkes, ateşkes diyenlere de şu cevabı veriyorduk. Evet, mütareke olsun lakin ateşkesi bozanın kim olduğunu görüyorsunuz. üstelik mütareke olduktan sonradan ne olacak? Yani bu sorun çözülmediği sürece Azerbaycanın işgal edilmiş toprakları geri verilmediği sürece kalıcı bir şekilde mütareke olmaz. Sorun çözülmediği sürece de gerginlik ve çatışmalar devam eder. Sonuçta bu anlaşmanın önemi, biraz önce de söylediğim gibi, Azerbaycan’ın takriben 30 yıldır işgal edilmiş topraklarının geri verilmesi fiziksel bir takvime bağlandı. Burada natürel Rusya’nın oynadığı rolü de önemsiyoruz. Her iki taraf arasında girişimlerde bulundular, diyalog devam etti. Ve her iki tarafın da rızası olduğu için bu uzlaşma imzalandı” ifadelerini kullandı.

“Rusya’dan gelecek bir heyetle yarın bu işin detaylarını konuşacağız”

Bundan sonradan atılacak adımların manâlı olduğunu sözlerine ekleyen Çavuşoğlu, “Bu anlaşmanın 5. Maddesi gereği biz de Rusya ile iki taraflı gözlem merkezi, denetleme merkezi ve şubelerin açılması konusunda bir mutabakata vardık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanı Putin ile görüştü. Bizler her zaman Lavrov ile görüştük, Milli Savunma bakanımız Sayın Akar, Şoygu ile. Diğer düzeyde görüşme ve temaslarımız oldu. Ve bu süreci tabii ki kardeş Azerbaycan ile birlikte koordine ettik. Burada bulunduğumuz sürece de, başta Ceyhun Bayramov kardeşim almak üzere ve Azerbaycanın da olur verdiği şekilde daha önce mutabakata vardığımız Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı uzlaşma bazı detayları da emin olduktan sonra dün akşam tekrar Savunma Bakanımız Sayın Akar ile Rusya Fed Savunma Bakanı Şoygu arasında nihai evrak imzalandı. Önümüzdeki günlerde Rusya’dan gelecek bir heyetle yarın bu işin detaylarını konuşacağız” açıklamasını yaptı.

“Bir başka ülkenin toprakları üstünde saltanat sonsuza dek sürmez”

Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Anlaşmayı gördüyseniz açık ve net bir şekilde nerede olacağı yazılmış. Yani Azerbaycan topraklarında Azerbaycan’ın yerinde gördüğü yerlerde olacak. Ve bu, merkez yani yoklama ve gözcülük yapma merkezi natürel fakat manâlı işlevler görecek. Mutabakatı ihlal eden eylemleri saptama ederek gözlem ve yeniden benzer şekilde İHA ve diğer unsurlar ile beraber tamamen sahayı bu şekil denetleyecek. Şikayetler ve ihlaller olduğu vakit bunları inceler aynı şekilde ateşkesi ihlaline engellemeye karşın tedbirler de alır. Ve biraz önce söylediğim gibi, bunun oluşumu ve çalışma esaslarını müşterek çalışma grubu belirleyecek ama burada en önemlisi ev sahibi ülke olarak önce Ruslarla bunun prensiplerini konuştuktan sonradan konut sahibi ülkenin verdiği yetkiler, aynı şekilde gösterdiği yerler ve öteki ayrıntı kardeş Azerbaycanla birlikte belirlenecek. Bu ateşkesin ve sonrasında kurulacak mekanizmaların daimi bir barış ve istikrara vesile olmasını diliyoruz. Umarız Ermenistan geçmişteki hatalardan ders almıştır. Bir başka ülkenin toprakları üzerinde saltanat ilelebet sürmez ve saldırıyı başlatan Ermenistan bütün ateşkes girişimlerine karşın yeniden ateşkesi bozmuştu. Bunlardan da ders aldığını umuyoruz. Samimiyetle söylüyorum, bu sürecin sonunda Ermenistan halkı da faydalanacak bu sonuçtan. Kuşkusuz bu mütareke ile başlatılan süreç sonucunda daimi çözüm kardeş Azerbaycan’ın hudut ve toprak bütünlüğü, bugüne kadar kabul edilmiş kararlar ve uluslararası hukuk çerçevesinde neticelenmelidir. Bu olduktan sonradan da, bölgenin istikrarı ve barışı konusunda da önemli bir adım atılmış olacak ve bundan Ermenistan halkı da dahil herkes faydalanacak. Yarın Azerbaycanın uygun gördüğü şartlarda bu bölgenin istikrarı için atılacak adımları da biz Türkiye olarak tabii oysa destekleyeceğiz. Hangi adımları ne süre atacağımızı da birlikte değerlendireceğiz, birlikte karar vereceğiz. Ilk Olarak söylediğim gibi yalnızca işgal edilmiş toprakların geri alınması değil, bundan sonraki atılacak adımlar konusunda da Azerbaycan nasıl isterse biz onların yanında olacağız ve atılacak adımları birlikte koordine edeceğiz”

“Bundan sonraki süreçte hiçbir ülke haksız Ermenistan’ı destekleyerek bu süreci baltalamasın”

Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Bu süreçte natürel Minsk üçlüsünün de ders çıkarması gerekiyor. Özellikle eş başkanların. Azıcık önce Rusya’nın bu ateşkesin sağlanmasındaki rolüne şive yaptım lakin ABD’de seçimler var ve Fransa’nın bu süreçte benzer başkan olarak son derece yanlı ve negatif bir tavır sergilediğini görüyoruz. Hatta ateşkesten daha sonra da tekrar kenarlı ve olumsuz talimatlar yapıyor. İşte bunlar da 30 yıldır bu benzeyen başkanların sorunu neden çözmediğini veya çözemediğini gösteriyor. Fransa natürel ki nesnel, dengeli bir söylev sergilemedi. Buna rağmen Fransa’nın da ateşkes girişimine Aliyev olumlu cevap verdi. Rusya, Fransa ve ABD’nin 3 girişimi olmuştu fakat Azerbaycan’ın bu olumlu tutumuna rağmen Fransa daima Ermenistan’ı desteklemeyi devam etti. Şu Anda ateşkesin arkasında da aynı olumsuz açıklamalarını sürdürüyor ve hatta Türkiye’yi suçlamaya kalkıyor. Bu tavır devam ederse, bu ülkeler bu süreçten dışlanmak durumundadır. Fransa’nın da aslında içine düştüğü durum bu; histerik ayla gelmesinin sebebi tarafsız ve dengeli olmadığı için saygınlığını da kaybediyor. Süreçlerin dıştan kalıyor, agresifleşiyor ve uzlaştırma çabalarını baltalamaya çalışıyor. Bundan sonraki süreçte hiçbir ülke hileli Ermenistan’ı destekleyerek bu süreci baltalamasın. Biz Türkiye olarak yapıcı yaklaşımımızı devam ettirirken her durum ve halde kardeş Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz”

“Azerbaycan bu işin sulh aracılığıyla çözülmesi için fazla sabretti fakat bundan sonra tercih Ermenistan’ın”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, “İşgal edilmiş Azerbaycan topraklarının tamamı Azerbaycan’a verilecek. bundan başka bu anlaşmanın aşağı, Ermenistan Cumhurbaşkanının imzası var mı var. Dolayısıyla en üstteki düzeydeki yöneticinin imzası olduğu vakit o ülkeyi de bağlar. Biz daha önce ateşkes yaptık, yine bozarız derse o zaman 3 kez bozdular. Kaç kere sivillere saldırdılar, bedelini ödediler. Böyle bir durumda da bedelini öderler. Burada Azerbaycan kan dökmeye coşkulu değil. Her ne değin ulusal marşında ‘Keza kadiriz hem hazırız’ diyorsa Azerbaycan bu işin sulh aracılığıyla çözülmesi için çok sabretti ama bundan sonra tercih Ermenistan’ın. Bir ülkenin topraklarına gidiyorsunuz 30 yıldır yaşıyorsunuz, ondan sonradan buraları kendi toprağınız gibi alıştırıyorsunuz, öyle yetiştiriyorsunuz beyinleri böyle yıkıyorsunuz. Ondan sonra kuvvet olur natürel çekilmek yani psikolojiyi açıklamak bakımından söylüyorum. Kolay olmuyor. Burada ya gönüllü anlaşmaya bakarak çıkacaklar veya bugüne kadar olduğu gibi, kahraman Azerbaycan ordusu Azerbaycan topraklarını bugüne dek yaptığı gibi geri alacak. Başka seçenek yok. Burada tercih Ermenistan’ın anlaşmaya uymalılar. Halkın arasında tepkiler olduğunu görüyoruz, meclise bir baskın oldu. Bunlar tabii, bu ortamda olur. Bir taraftan bozgun bir taraftan senelerdir kendi toprakları gibi düşündükleri için çıkmak zor oluyor lakin hayatın gerçekleri var. buna takılacak yerde azıcık önce söylediğim gibi buraya kararlılık ve rahatlık geldiği aman bundan nasıl faydalanacaklar, onu düşünürlerse onlar için daha kolay olur. Bunu candan söylüyorum” ifadelerini kulandı.

“Azerbaycan toprakları geri verilirse ve koridorlar açılırsa bundan herkes faydalanacak”

Iki Taraflı bildirinin peşinde açılacak hol ile Çin’le yolun kısalacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, “Dünya küçüldü, küreselleşme var. Çinin de ortaya koyduğu projeler de var, buna aleyhinde çıkanlar da var lakin bu tarihi İpek Yolu ve Kuşak Yolunda orta antre dediğimiz bu bölgedeki projeler, Azerbaycan ve Türkiye’yi bugüne kadar Gürcistan da pek, Gürcistan’ı bölge ülkeleri bir merkez ayla getirmiştir. Biraz önce anlatmaya çalıştığım da bu. Bu bölgede uzlaşma olursa, Azerbaycan toprakları geri verilirse ve koridorlar açılırsa bundan herkes faydalanacak. Niye uzakta Çin’in menfaatini düşünelim? Onlar yararlanmasın anlamında söylemiyorum, kimsenin aleyhinde bir şey söylemiyorum. Fakat en çok kim yararlanacak alan ülkeleri. Bunun içinde Ermenistan’da var mı, var. Anlatmaya çalıştığım bu. Ermenistan buradaki fırsatları düşünmedi. Komşularla kavga, problem, işgal. Bunların yerine bölgenin istikrarı ve idareli refahını düşünmesi lazımdı. Elbette bu ulaşımda koridorlar, güzergah kısaldıkça maliyetler de düşecek ticaret de artacak. Bundan da cümbür cemaat kazanacak. Ürünün kaynağı olan ülkeler de kazanacak ta uzaklarda bile, transit ülkeler de kazanacak ve ürünün gittiği en son nihai ülkeler de kazanacak. Halklar kazanacak, ahali kazanacak. O yüzden bu nesil koridorlar natürel özellikle şu anda açılacak Nahçıvan’a koridordan Azerbaycanlı kardeşlerimiz de faydalanacak. Ticaret yaparken maliyetler düşecek, Türkiye de bundan faydalanacak. Cümbür Cemaat faydalanacak. Uzlaştırma olduğu vakit cümbür cemaat bundan nimetini alır” ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu gözetim merkezinde Türkiye’nin rolünün ne olacağına ilişkin soruya şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin burada Rusya’nın rolü neyse o olacak. Merkezde beraber işleyeceğiz. Natürel oysa burada ev sahibi Azerbaycan topraklarında olduğu için konut sahibi ülkenin de rolü burada manâlı. Lakin merkezin birazcık önce söylediğim gibi, ihlal olursa bunları saptama eder ve bu ihalelere aleyhinde hangi tedbirler alınacağı dahil bütün konularda detaylı bir şekilde işbirliği olacak, birlikte çalışacağız. Yarın Rusya’dan gelecek heyet ile de bunun esaslarını müşterek egzersiz grubu kurarak esaslarını belirleyeceğiz. Sonra geleceğiz, Azerbaycan ile bunun detaylarını göreceğiz fakat merkezin amacı şu, mütareke var, ateşkes ihlallerini denetleyecek, havadan karadan gözetleyecek. Mütareke olursa bunları raporlayacak ve bu ateşkesi ihlal edene aleyhinde hangi tedbirlerin alınacağını belirleyip gereken yapılacak. Çok manâlı bir işlev yapacak. Burada Türkiye ve Rusya birlikte aynı işlevi üstlenecek. Zaten Azerbaycan halkının da meramı buydu, isteği buydu. En başından beri de Cenap Prezident İlham Aliyev’in de defalarca söylediği buydu, Türkiye’nin de burada olması gerektiğini diyordu. Sonuçta dün bu uzlaşma imzalandı. Üçlü anlaşmanın 5. Maddesi gereği bu merkez kuruluyor”

“Azerbaycan, Türk’ün neler yapabileceğini de gösterdi”

Çavuşoğlu, “Fiilen biz kahraman Azerbaycan ordusu ile Başkumandanın rehberliğinde ve onu destekleyen kahraman Azerbaycan halkıyla gurur duyuyoruz. Gücünü tüm dünyaya gösterdi. Dosta da düşmana da gösterdi ve Türk’ün neler yapabileceğini de gösterdi. O bakımdan yalnızca Azerbaycan’da Türkiye’de değil, tüm dünyadaki Türk’ün öz güveni daha da iyi bir şekilde yükseldi. Netice itibariyle büyük bir başarıdır, zaferdir. Bu zaferden nedeniyle tebrik ediyoruz. Kuşkusuz gazilerimiz var, yaralılarımız var. Onlara ivedi şifa dilerken, kendi topraklarını elde etmek için şehit düşen askerlerimize ve sivil şehitlerimize de, Ermenistan’ın biliyorsunuz sivillere yönelik de fazla saldırıları oldu. Allah’tan rahmet diliyoruz. Ama gerçekte Azerbaycan ordusunun bu galebesi bizleri de gururlandırdı. Sizin burada sokaklardaki sevincinizi Türkiye’de de cümbür cemaat paylaştı, sizler de gördünüz” dedi.

“Fakat yönetimler kazanç geçer, anlaşmalar bakidir”

Rusya ile Türkiye’nin iki taraflı devriyelerinin Suriye’de olduğu gibi geçerli olup olmayacağına, Türkiye’den kaç askerin katılacağına karşın yorumlama yapan Çavuşoğlu, “Devlette devamlılık vardır. Dolayısıyla bu mütareke anlaşması üç ülke aralarında olduğu için geçmişte de bizden önceki yönetimler de farklı ülkelerle anlaşmalar imzalandı. Yeri geldiği zaman gereklilik duyulur, revize edilir. Fakat yönetimler kazanç geçer, anlaşmalar bakidir. Kaldı ancak bu anlaşmanın amacı belirlenmiş. Mütareke ve sorunun geri kalan kısmının sulh yoluyla, diplomasi yoluyla anlaşmada da belirtildiği gibi çözülmesidir. Bu Ermenistan’ın tercihi. Umarız Ermenistan böylece veya böyle içten olanı tercih eder. En nihayetinde Ermenistan halkı da bundan faydalanır. Diğer yandan natürel ki iki taraflı gözetim, teftiş faaliyetlerinden bahsettik. Bunlar denetlenecek, yerinde tespitler yapılacak bunlara karşısında hangi tedbirler alınacak, eğer ihlaller tabii oysa olursa nerelerde ilave olacak. Yalnızca bir merkez olmayacak şubeler de olacak iki taraflı çalışılacak. Bunun usullerini yarın ortak alıştırma grubunda detaylarıyla beraber belirledikten daha sonra sizlerle paylaşmış olacağız” ifadelerine yer verdi.

Bakan Çavuşoğlu, “Ermenistan unsurları zaten işgal edilmiş topraklardan çekilirken bu unsurlar gelecek sizin bahsettiğiniz. dahası biz anlaşmaya ne koyduk? Azerbaycan topraklarında Azerbaycan’ın tespit ettiği, bize verdiği yerlerde merkez kurulacak. Ruslara da söyledim. Zaten bu mesele işgal edilmiş topraklar ve yukarı Karabağ merkezi dahil hepsi Karabağ problemi olarak adlandırılıyor. O yüzden Karabağ bizimdir derken Azerbaycan halkı da tüm anlamında söylüyor fakat spesifik olarak hangi şehirde hangi bölgede merkez ve şubelerin olacağını ev sahibi ülkeye de derin saygı ederek, onun gösterdiği yerlerde şüphesiz biz kendi aramızda istişareler edeceğiz. Nerede faydalı olabilir, nereye yerleşebilir, nerede olursa daha iyi gözetlenebilir. Bunu ilk kez konut sahibi Azerbaycan, Türkiye ve Rusya Federasyonu olarak bunları teknik ekiplerimiz, askerlerimiz ve sahadaki halk değerlendirecek. Beraber istişare edecek. Ondan sonradan Azerbaycan’ın oluru ile oralarda spesifik olarak kurulacak. Yani Karabağ tabiri genel bir tabirdir, spesifik yerleri Azerbaycan ile birlikte belirleyeceğiz” açıklamasını yaptı.

“Hukuki boyutlarını natürel fakat mecliste beraber değerlendiririz”

Bakan Çavuşoğlu, Azerbaycan’a yönelik bir tezkerenin verilip verilmeyeceğine ilişkin soruya, “Yurt dışına görev gönderildiği vakit bunun çerçevesi emin olduktan sonradan gereksinim duyulursa bu tezkere meclisten geçer. Daha önce bildiğiniz gibi, en son olarak Libya’ya, Suriye ve diğer ülkelere de gerek barıştırma gücü gerekse terörle çaba dahil askerimizi göndermek durumunda kaldığımız yerler için meclisten tezkere geçti. Bunu hukuki boyutlarını natürel ancak mecliste beraber değerlendiririz, ondan daha sonra karar verilir. Çerçevesi muhakkak olduktan sonradan gereksinim duyulursa zaten meclisimiz de böyle durumlarda hele ki söz konusu Azerbaycan olduktan sonradan büyük bir şevkle ve hevesle böyle bir talebi destekleyeceğini düşünüyoruz” yanıtını verdi.

Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev’in kurtarılmış topraklarda yönetimlerin oluşması için zaten gerekli talimatları verdiğini ve gerekli belgeleri imzaladığını biliyoruz. Yoğun bir çalışma olduğunu da biliyoruz. Yıkım var, buralarda önemli sorunlar var, altyapı sorunları var, su problemleri var. Fakat Sayın Aliyev’in ve Cumhurbaşkanımızın konuşmalarını takip ediyoruz. Her şeyin en iyisini, daha iyisini yapacaklarını söylüyorlar. Dün hastanede gazilerimizi de ziyaret etmişti, orada da söylerken dikkatlice dinledim. Natürel Azerbaycan kendi idaresini, oralardaki yönetimi nasıl oluşturacak o konuda benim bir şey söylemem dürüst yok ama en kısa zamanda bunları yapacaklarını da söylüyorlar fakat bundan da şüphemiz yok. Azerbaycan’ın da bu gücü var en kısa sürede gerek halka hizmet konusunda, lüzum öteki konularda. bu vesileyle, orada yaşayan Ermenilerden de bahsetmiştik daha önce, sayın Cumhurbaşkanının da bu konudaki açıklamaları da son derece olumlu. Yani sonra yasadışı bir şekilde yerleştirilmiş insanlardan ve son zamanlarda getirilmiş tanıdık olmayan terör savaşçılarından bahsetmiyorum. Bizim de Ermeni vatandaşlarımız var, kastetmek için gelenlerden yok de 100 yıllardır yaşayan Ermeni vatandaşlarımız var. Siyasetin içinde varlar, Markar Eseyan geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti, milletvekilimizdi. Öteki partilerde de var. Burada yaşamış Ermeniler de var. Onların geri dönmesi, kendi evlerinde yaşayabilmesi için ne gerekiyorsa onu da yapacaklarını söylediler. İşte Türk’e yakışan budur zaten. Sorunların, çatışmaların birçok bizim bölgemizde”

“Hakça paylaşımdan yanayız”

“Çözümleri dondurulmuş ihtilafların da çoğu bizim bölgemizde” diyen Bakan Çavuşoğlu, “Karabağ bunlardan bir parça başına, inşallah bu çözülecek. dahası Gürcistan, Ukrayna, Kırım, Moldava ve bölgemizde öteki sorunlar da var. diğer taraftan yanı başımızda Suriye var. Daha güneye gidersek yine Libya var, Yemen var daha altında. Irak’ta aynı şekilde geçen yıl ciddi gerginlikler oldu. Biz Türkiye olarak dikkat ettiyseniz bu sorunların siyasi olarak çözülmesi için gayret sarf ediyoruz ve tek çözüm yolunun siyasi çözüm olduğunu söylüyoruz. Suriye dahil, Libya dahil. Fakat bizim bu söylememiz sahada tekrar tekrar karşılık bulmuyor. Hafter’ın Trablus’a saldırması ve tekrar son zamanlarda İdlib’te rejimin saldırıları veya teröristlerin hücum. Böyle bir durumda da sahada gerekli adımları da atıyoruz. Lakin Orta Doğu bölgesi gerçekten Filistin ve İsrail meselesi, Kudüs meselesi. Bunlarda sürekli stres var. İsrail’in ihlalleri var. Tüm bu sorunların çözümü konusunda biz sadece eleştiri yapmıyoruz, tepki vermiyoruz; adım atıyoruz, inisiyatif alıyoruz, öncülük yapıyoruz. Ve önümüzdeki süreçte de bu tutumumuz devam edecek. Doğu Akdeniz’de bugüne kadar Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkünün haklarını gasp etmeye çalışan ülkelerin attığı adımlara karşısında biz de adımlar attık ama sonuçta şunu da söyledik, biz hakça paylaşımdan yanayız ve bunun için de tüm ülkelerin katılacağı bir konferans teklifinde de bulunduk AB’ye. Sorunların çözümü konusunda sahada da adım atıyoruz ama benzer şekilde diplomasi yoluyla çözülmesi için de öncülük yapıyoruz. Türkiye, önümüzdeki dönemde de bu bölgeye barışın gelmesi için, sorunların azalması için tamamını hemen çözeriz diye bir iddiada değiliz hayatın gerçekleri var ya da politik var, gerekli adımları atmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

“Atılan adımların nihai hedefi işgal edilmiş toprakların geri alınmasıdır”

Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarının tamamının Azerbaycan’a verilmesiyle bu sorunlar çözülebilir ve Üçlü Anlaşmada da tekrar çok böyle teferruat yok, ama bu topraklardan çekilme konusu takvime bağlanmış. Karabağ’ın statüsü ile ilgili araştırmalar da önümüzdeki süreçte devam edecek ama işgal edilmiş toprakların Azerbaycan’a verilmesi konusu takvime bağlandı. Sizin söylediğiniz ufak detaylar konusunda natürel ki Azerbaycan yetkilileri sizlere daha spesifik detaylar verebilir. Ama bu anlaşmaların ve atılan adımların nihai hedefi, tek hedefi bizim açımızdan işgal edilmiş toprakların geri alınmasıdır. Bugüne değin sahada kahraman ordumuz, gerekeni yaptı. Şimdi diplomasi aracılığıyla da takvime bağlanmış bir şekilde o toprakların tamamının geri alınması söz konusu.

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Biden'ın seçilmesinin Türkiye-ABD ilişkilerine etkisini değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Biden’ın seçilmesinin Türkiye-ABD ilişkilerine etkisini değerlendirdi

TBMM tatile girdi

İşsizlik Sigortası Kanun Teklifi kabul edildi