in

Bakan Çavuşoğlu’ndan ABD ile ilişkiler ve Doğu Akdeniz değerlendirmesi

Bakan Çavuşoğlu: 'Kıbrıs tarafı Cenevre'de sonuç odaklı bir teklif gündeme getirdi'
Bakan Çavuşoğlu: 'Kıbrıs tarafı Cenevre'de sonuç odaklı bir teklif gündeme getirdi'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı ve bağılı kuruluşların bütçe görüşmelerine katıldı ve milletvekillerine Bakanlık faaliyetleri hakkında sunum yaptı. Çavuşoğlu, Bakanlığın covid-19 salgını ile ilgili olarak yaptığı etkinlikler hattında bilgi vererek, “Bakanlığımın koordinasyonunda tüm kurumlarımızla yakın eşgüdüm yaparak, Cumhuriyet tarihimizin en büyük terhis operasyonunu gerçekleştirdik. 141 ülkeden 100 bini aşkın vatandaşımızın yurda dönüşünü sağladık. Bütün bu çalışmaları Bakanlığım bünyesinde kurduğumuz Destek ve Koordinasyon Merkezi vasıtasıyla yönettik. İlk misyonunu başarıyla tamamlayan anılan Merkezimizi kalıcı ışık halkası getirdik. Bundan sonraki sözde krizlerde de bu tecrübeden istifade edeceğiz. Bu güç süreçte, vatandaşlarımızın dış temsilciliklerimize daha kolay ve seri ulaşabilmeleri için ilave önlemler aldık. Nöbetçi telefon uygulamasıyla vatandaşlarımız, mesai saatleri içinde veya dışarıya, her günün her hemencecik temsilciliklerimize kolayca ulaştılar. Günün her saatinde hizmet sunan Konsolosluk Çağrı Merkezimiz, vatandaşlarımızdan salgın bağlamında gelen 141 bin çağrıyı yanıtladı. Sorunlarının çözümüne asistan oldu. Vatandaşlarımız Bakanlığıma sosyal ağ hesapları üzerinden de ulaştılar. 30 bini aşkın mesaja anında yanıt verildi. Yılbaşından bu yanlamasına, 235 vatandaşımız ambulans uçaklarla ülkemize getirildi. Keza, yaşamını yitiren bin 99 vatandaşımızın cenazelerini ülkemize getirdik. Allah rahmet eylesin. 91 ülkeden 37 bin 682 yabancının ülkemizden tahliyesine de takviye verdik. Terhis uçuşlarımızla ayrıca, yurtdışında mağdur durumda kalan 67 ülkeden 5 bin 500’den pozitif yabancıyı da ülkelerine kavuşturduk. Böylece uluslararası dayanışmada dünyaya örnek ve öncü olduk” ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginliğe ilişkin olarak ise Bakan Çavuşoğlu, “Malumunuz, bu bölgede Türkiye ve Kıbrıs Türkleri aleyhine atılan tek yanlı ve hakkaniyetle bağdaşmayan adımlar aleyhinde tepkimizi açıklama etmiş ve diyalog çağrılarımızı sürdürmüştük. Oysa, bu çağrılarımız karşı her zaman dışlayıcı ve provokatif adımlar gördük. Bunun üstüne, diyalog kapısını kapatmadan haklarımızın korunması için sahada inisiyatif aldık. Doğu Akdeniz’den uzun kıtasal kıyı şeridine sahip ülke olan Türkiye’nin kendi kıyılarına hapsedilmesini kabullenmemiz muhtemel değildir. Yunanistan, ülkemize 2 kilometre, Yunanistan anakarasına 580 kilometre uzaklıkta yer alan, 10 kilometrekare yüzölçümündeki adaya 40 bin kilometrekare deniz alanı istiyor. Bu, uluslararası hukuka, hakkaniyete ve izana sığmaz. Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkleri’nin parçası olmadığı hiçbir girişimin başarıya ulaşması mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Doğu Akdeniz konulu konferans önerisi üstüne AB’yle çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün sebebinin Rum tarafının uzlaşmaz ve eğri zihniyeti olduğunu gösteren Çavuşoğlu, “Bu zihniyet Kıbrıs Türklerini eşit müşterek yok, azınlık olarak görmekte, ne iktidarı ne de Ada’nın doğal kaynaklarını paylaşmak istemektedir. böylece artık federasyonun değil, iki devletli çözüm modelinin konuşulması gerekiyor. Kıbrıs Türkü’nün iradesi de son seçimlerde bu yönde tecelli etmiştir. Bu iradeye herkesin hürmet göstermesini bekliyoruz. Çalışmalarımızı da Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle bu yönde, tam bir eşgüdüm ve işbirliği içinde yapıyoruz. Bu tutumumuz, Sayın Cumhurbaşkanımızın Lefkoşa’ya son ziyareti esnasında her iki Cumhurbaşkanı göre dobra dobra ortaya konulmuştur. Doğu Akdeniz ve Ege’de bu özetlediğim çerçevede yaşanan gelişmeler maalesef AB ile ilişkilerimize de etki ediyor. Yunanistan ve GKRY ikilisi yalnız yok. Bazı üyeler, ülkemizle ikili sorunlarını AB’ye taşımakta. Iddiaya Göre bir üyelik dayanışması maskesi takmışlar. Sürekli aleyhimize suistimal ediyorlar” biçiminde konuştu.

Çavuşoğlu şöyle devam etti:

“AB’nin bu yanlıştan dönmesi gerekli. Bunu başarırlarsa işbirliğimizden bütün Avrupa kazanır. Başaramazlarsa da bütün Avrupa hasar görür. AB’nin yaptığı hataları anlaması ve Türkiye’nin üyeliğinin Birliğe katacağı değeri görmesini bekliyoruz. O durumda her iki taraf için de daha verimli bir ilişki kurulabileceğine inanıyoruz. AB ile temaslarımızda, bu doğrultuda yapıcı bir diyalog içinde olma arzumuzu vurguluyoruz. Yalnız da değiliz. AB üyeleri arasında bu uyarılarımızın haklılığını algı eden ve Türkiye’yle diyaloğun Avrupa’nın istikrarı için öneminin bilincinde olan ülkeler çoğunlukta.”

Yukarı Karabağ sorununun alevlendiğini andıran Bakan Çavuşoğlu, “Krizin başından itibaren yoğun bir diplomatik seferberlik başlattık. Temaslarımızda Ermenistan’ın PKK/PYD/YPG teröristlerini Yukarı Karabağ’da konuşlandırdığını, tüm dünyadan Ermenilerin savaşa katılmasını özendirme ettiğini, sivilleri kasten kasıt aldığını gösterdik. Bu ülkenin Türkiye karşı yaptığı kara propagandayı da gözler önüne serdik. Minsk Grubu’nun 30 yıldır süren ataleti karşı Azerbaycan’ın haklı davasını uluslararası planda layıkıyla müdafaa etmek için biz de devreye girdik. Ilk Kez Sayın Cumhurbaşkanımız edinmek üzere, benim ve teşkilatımın gerçekleştirdiği temaslarda, muhataplarımıza gerçekleri anlattık. Ermenistan da zaten çıkıp diplomatik çözüm yoktur dedi. Neticede, Azerbaycan dirayetli liderliği ve kahraman ordusuyla sahada kazandığı başarıyla 30 takvim statükoyu değiştirmeyi başardı. Ermenistan da sahada pes etmek zorunda kaldı. Son dönemde Azerbaycan tarafıyla her düzeyde yakın istişare halinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanlarımızın temaslarına ilaveten ben ve Milli Savunma Bakanımız her zaman Bakü’ye gittik. Azerbaycan’a hem sahada hem masada tam yardım verdik. Sizler de gördünüz, anlaşma Azerbaycan halkı kadar coşkuyla karşılandı. Ben de bu coşkuya Bakü’de bizzat tanık oldum. Azerbaycan göre kabul görebilen anlaşmayı, daimi çözüme gidebilecek unsurlar içerdiği için de destekliyoruz. bir kere, Azerbaycan’ın haklılığı ve toprak bütünlüğü bu anlaşmayla bir kez daha tasdik edildi. İkincisi, Azerbaycan takriben 30 yıldır işgal aşağı olan topraklarını geri alıyor. Bir kısmını karşı harekatı ile aldı, bir kısmını da Mutabakat çerçevesinde geri alıyor. Üçüncüsü, işgal altındaki Azerbaycan topraklarından kaçmak zorunda kalan kardeşlerimiz evlerine geri dönebilecek. Dördüncüsü, Nahçıvan ile Azerbaycan arasında bağlantılar tesis edilecek” diye konuştu.

Terör örgütlerine karşın mücadelelerinin devam ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, “PKK/PYD/YPG’nin yurtdışındaki propaganda, eleman toplama, lobi, finansman gibi faaliyetlerinin engellenmesi çabalarımız sürüyor. Bu bağlamda, ikili ve çok kenarlı platformlarda çalışmalarımız devam ediyor. Aynı şekilde, FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasının çökertilmesi için de yoğun mesai içindeyiz. Bugüne dek, yurtdışı teşkilatımın FETÖ’nün reel yüzünü ve bu örgütün bulunduğu ülke içinde korkutma teşkil ettiğini açıklamak için yaptığı girişimlerin sayısı 16 bini geçti. Bu ay ABD’de FETÖ okullarına bahşedilen para cezası örneğinde olduğu gibi bu konuda somut sonuçlar alınmaya devam ediliyor” ifadelerini kullandı.

ABD ile ilişkiler konusunda Çavuşoğlu, “Suriye ve özellikle Libya gibi yöresel barışma ve güvenliği ilgilendiren konularda bir takım gösterme ayrılıklarına rağmen NATO müttefikimiz ABD ile istişare ve eşgüdüm içinde hareket etmeye çalışıyoruz. Oysa ilişkilerimizi gölgeleyen bir takım olumsuz unsurlar gündemimizden çıkmadı: ABD, FETÖ’ye aleyhinde adım atamadı, PKK/PYD/YPG ile ortaklığını sonlandıramadı, yaptırım ve korkutma dilini bir kenara bırakamadı. S-400 tedarikimizi F-35 programına katılımımız ve CAATSA yaptırımlarıyla ilişkilendirmeye devam ederek savunma ilişkilerimize zarar verdi. ABD’deki seçim dönemi ve siyasi kutuplaşma da sorunlarımızın aşılması için zorunlu diyaloğun etkili şekilde hayata geçirilmesini güçleştirdi. ABD’de seçimler yapıldı. İlişkilerimizi iki ülkenin de stratejik çıkarına olacak şekilde tekrar olumlu bir mecraya sokmak için gereken çabayı göstereceğiz. Bu yeni dönemde de idareli, siyasi ve güvenlik işbirliğimiz açısından ilişkilerimizde yeni sayfalar açabilmemiz kayda değer olacak. Yeni dönemde Ulu Meclisimizin Kongre’yle ilişkileri ve parlamenter diplomasi de özel siklet taşıyacak” dedi.

Çavuşoğlu şunları da kaydetti:

“Rusya ile ilişkilerimiz dış politikamızın kayda değer bir boyutunu teşkil ediyor. İlişkilerimiz, iki taraflı çıkar ve karşılıklı saygı temelinde, olumlu seyrini koruyor. 8 Ocak’ta açılışını yaptığımız TürkAkım boru hattı ve ilk reaktörünün 2023’te işletmeye alınmasını hedeflediğimiz Akkuyu Nükleer Santrali gibi projeler, ikili ilişkilerimizin öne meydana çıkan başlıkları. Son dönemde birçok bölgesel mesele iki taraflı gündemimize taşındı. Suriye ve Libya’ya ilaveten Yukarı Karabağ da Rusya’yla yakın diyalog gerektiren bir konu olarak öne çıktı. Bunlarda Rusya’yla anlaşamadığımız hususlar olsa da diyaloğu canlı tutup karşılıklı paydalarda buluşmaya tartı veriyoruz. Diyaloğumuz en son Yukarı Karabağ krizinde olduğu gibi maddesel sonuçlar vermeye devam ediyor. Bu stratejik yaklaşımımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.”
 

Ahmet Umur Öztürk
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: 'Türkiye’nin yükselişi yeni reform dönemiyle devam edecek'

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: ‘Türkiye’nin yükselişi yeni reform dönemiyle devam edecek’

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e sert ayıplama

Dışişleri Bakanlığından AB, İtalya büyükelçileri ve Almanya maslahatgüzarına nota