in

Bakan Çavuşoğu, İngiliz mevkiidaşı Raab ile müşterek basın toplantısı düzenledi

Bakan Çavuşoğu, İngiliz mevkiidaşı Raab ile müşterek basın toplantısı düzenledi
Bakan Çavuşoğu, İngiliz mevkiidaşı Raab ile müşterek basın toplantısı düzenledi

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab Türkiye’ye gelerek Suriye’de ivedi ve kalıcı ateşkesi münazara etme çabaları kapsamında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüştü. Toplantıda Türkiye’nin Suriye’de ivedi ve daimi ateşkesin tesis edilmesi konusunda uyguladığı diplomasiye İngiltere’nin desteği belirtildi. Her iki bakan sonra iki taraflı basın toplantısıyla gazetecilerin karşısına geçti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, görüşmeye dair yaptığı konuşmasında, “Birleşmiş Krallık güç zamanlarından Türkiye’nin yanında olmuştur. Desteğini açık bir şekilde amasız, fakatsız göstermiştir. Bugün Dominic ile görüşmelerimizde Brexit sonrasında ilişkilerimizi nasıl geliştirebiliriz onları ele aldık. Önce baş başa kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Sonradan heyetlerimizle çalışma yemeğinde bütün konuları ele aldık. Yöresel konular da ele alındı. Ilk Önce PKK’nın uzantıları TAK ve HPG’nin kısa süre önce Birleşik Krallık kadar terör listesine eklenmesini önemsiyoruz. Brexit sonrası dönemde ticari ve idareli ilişkilerimizi daha da desteklemek istiyoruz. Geçiş sürecinin sona ereceği 1 Ocak 2021 tarihi itibariyle geçerli olacak şekilde bir ticaret anlaşması çalışmasını sürdürüyoruz. Gündemimizdeki en kayda değer konulardan bir parça başına Bilhassa Birleşmiş Krallığın ilişkilerini güçlendirme arzusunu gönül rahatlığıyla karşılıyoruz. Aynı arzu Türkiye’de de vardır. Savunma Sanayinde işbirliğini güçlendiriyoruz. Her iki taraftan da firmaların ortaklığı sayesinde kayda değer projeleri hayata dinmek için çalışıyoruz. Bunlardan birisi de muharip uçak TFX muharip uçaktır” diye konuştu.

“Birleşmiş Krallıkla görüşmelerimiz örtüşüyor”

İdlib’deki son gelişmeler hakkında İngiliz Bakan Raab’a bilgiler verdiğini gösteren Bakan Çavuşoğlu, “Rejimin İdlib’in gerginliği azaltma bölgesi statüsünü ortadan kaldırmaya yönelik saldırılarına hemencecik son vermesi, yeni bir insanı krizin engellemesi ve ek göç dalgasının bertaraf edilmesi hususlarında Birleşmiş Krallıkla görüşmelerimiz örtüşüyor. Bahar Kalkanı Harekatıyla, İdlib’te hemen ve sürdürülebilir bir ateşkesin tesisi ile Soçi mutabakatının tamamiyle uygulanmasıdır. Rejimin saldırılarının durdurulmasına ve Soçi sınırlarına geri çekilmesine karşın çalışmalarımıza Birleşik Krallığın yardım vereceğine şüphemiz değil” biçiminde konuştu.

AB uluslararası sorumluluklardan kaçma

Türkiye’nin yeni bir göç dalgası kaldıramayacağını pek çok platformda dile getirdiklerini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, “Milletlerarası toplum bu çağrılarımızı duymazdan geldi. Son kriz, uluslararası toplum için neredeyse uyarı niteliğindedir. Yeni göç akımlarıyla birlikte sığınmacıların bir diğer üçüncü ülkelere gitmelerini biz saygı ile karşılıyoruz. Kimseyi cebren alıkoyma yükümlülüğümüz yoktur. AB’nin ise kapılarına gelen sığınmacıların, uluslararası koruma başvurularını alma ve uygun olanlara koruma sağalma yükümlülüğü vardır. Tıpatıp Türkiye’nin bu yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi. Biz Türkiye olarak da bu yükümlülüklerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Ama ne görüyoruz, sınırlar kapatılıyor, iltica başvuruları milletlerarası hukuka tutarsız bir şekilde askıya alınıyor. Avrupa Birliği ülkelerinin ve Yunanistan’ın milletlerarası sorumluluklardan kaçmasının mümkün olmadığını hatırlatmak isterim” sözlerine yer verdi.

“Türkiye NATO’daki en vefalı müttefiklerden birisi”

İngiliz Bakan’dan yardım açıklaması

İngiltere Dışişleri Bakanı Raab ise İdlib’te yaşanan saldırıda şehit olan 34 Mehmetçik hakkında endişe duyduğunu belirterek, “On yıllardan beri Türkiye NATO’daki en sadık müttefiklerden birisi olmuştur. Biz Türkiye’nin ateşkes çabalarını destekliyoruz. Rusya’nın askeri saldırıları ve Suriye Rejiminin saldırını milletlerarası hukuka aykırı olduğunu biliyoruz. Bu saldırıları kuvvetle kınıyoruz. Bizim pozisyonumuz epeyce net. Bu anlamda savaşın sona erdirilmesine yönelik ilk mesuliyet bizlere aittir. Suriye halkının ödediği bedelin de dikkate alınması gerekiyor. Türkiye uzun senelerdir göçmenlere ev sahipliği yaptı. Her iki tarafın zorlama altında olduğunu biliyoruz insani yardıma erişilebilir olmasını önemsiyoruz. Suriye rejiminin ve Rusya’nın İdlib’te gerçekleştiği zalimane saldırılar en zarar verici ve yıkıcı saldırılardan birileri olmuştur. Biz bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz. Yöresel kararlılık ve emniyet için birlikte çalışıyoruz. Terörle çaba konusunda meslek birliği konusunda Birleşik Krallık, Türkiye’nin yanında duruyor” sözlerini kullandı.

“Çiftçilere av tüfeği dağıtıyorlar ama abuk subuk atsınlar göçmenlere”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan her iki bakan, Suriyeli göçmenlere yapılan ve insanlığın utandığı görüntüler çerçevesinde Yunanistan’ın 18 Mart mutabakatının öne sürmesine yönelik yöneltilen soruya Bakan Çavuşoğlu, “Türkiye ortalama 4 Milyon mülteciye konut sahipliği yapıyor. Biz Türkiye sınırına gelen düzensiz göçmenlere insan gibi davrandık. Ne için ve neden geldiğiniz demedik. Suriyelilerin niçin Türkiye’ye gelmek zorunda kaldığını hiçbir zaman unutmadık. Maalesef muhalefetteki siyasi partiler insani olmayan bir şekilde bunu siyasete malzeme ettiler. Hepsini suçlamıyorum lakin yapanlar oldu özellikle tercih vaktinde daha çok yapan oldu. Bu mültecilerin kayda değer bir kayda değer bir kısmı başka destinasyonlara ve 3. ülkelere gidiyor. Bundan Böyle bunu durdurmamız olası yok. Zaten böyle bir yükümlülüğümüz de yok. Bize kimse 18 Mart anlaşmasını hatırlatmasın, 18 Mart anlaşmasını bütün zorluklara karşın Türkiye’nin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini AB’nin ise hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini cümbür cemaat söyleyebilir. Bugün geldiğimiz noktada bunları durduracak noktada değiliz. İnsan haklarında her fırsatta Türkiye’ye ders vermeye çalışan ve Demokrasinin beşiği olan Yunanistan’ın benzer yaklaşımla uluslararası hukuka uygun şekilde kapısına dayanan göçmenlere yararlanmak zorundadır. Lakin bir taraftan ne görüyoruz. Üç tane göçmen öldü. Birisi kaçarken sırtından vuruluyor. Oradaki bütün çiftçilere av tüfeği dağıtıyorlar ama abuk subuk atsınlar göçmenlere. Dayanışma uğruna üye ülkelerin bu cins insan hakları ihlallerini ne sorguluyor ne de eleştiriyor. Yine suçlu Türkiye yine hatalı Türkiye bu sorun ortaksa külfetini de karşılıklı paylaşmamız lazım. Paradan bahsetmiyorum para sadece bunun bir ayağıdır. Biz onlarla defalarca tekrar işbirliğine hazır mıyız hazırız fakat cümbür cemaat arkadaşça olsun” cevabını verdi.

“Rejim ve Rusya bu ayla getirdi”

İngiliz Bakan Raab da aynı soruya, “Bu insani dram da ilk sorumluluk Suriye ve Rusya’nın sorumluluğudur. içtenlikle daha realist bir yaklaşımla birlikte çalışmamız gerekiyor. Gözden kaçırmamız gereken şey Rusya ve Suriye’nin bunu daha kötü bir ışık halkası getiriyor olmasıdır” sözlerini kullandı.

İrfan Işine Düşkün – Cem Geçim
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

İdlib için kritik oturum

İdlib için kritik oturum

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han ile görüştü