in

Başat Bağış: Ben diyorum ancak referandum yüzde 56 ile çıkacak

Başat Bağış: Ben diyorum ancak referandum yüzde 56 ile çıkacak
Başat Bağış: Ben diyorum ancak referandum yüzde 56 ile çıkacak

ABD Başkanı seçilen Trump ile ilgili değerlendirmede yer alan Bağış, “Ilk Önce o şarlatanın Türkiye’ye iadesi almak üzere Trump bir çok konuda Obama’nın yanına bile yaklaşmayacağı konularda Türkiye’ye kulak verecektir. Şahsi egosu ve önderlik kapasitesi yüksek bir birey olarak bu nesil ilişkiler de birebir ilişkiyi önemseyecektir” ifadelerini kullandı.

Siirt Vakfı tarafından düzenlenen “Türkiye ve Uluslararası İlişkiler” konulu programa eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Siirt Vakfı yetkilileri, konuşmacılar ve çok sayıda dinleyici katıldı. Siirt Vakfında düzenlenen programa konuşmacı olarak katılan eski Avrupa Birliği Bakanı Başat Bağış, “Türkiye’nin ‘one minute’ demesi birilerini rahatsız etti. Mayıs 2013’de Avrupa konseyi konsey başkanı birincil kez ülkemize resmi ziyarette bulundu. İMF’ye olan borcumuzun son taksiti ödendi ve İMF’ye borç atamak için müzakerelere başlanıldı. Bir reklam vardı bir zamanlar bu Türkler’de fazla oluyor diye işte biz onu Mayıs 2013’de yaşattık. Onlarda Mayıs ayının son Cuması düğmeye bastılar ve içimizde ki hain FETÖ mensuplarına tarihimizde görünmeyen bir şey yaptırıp çadır yaktırdılar. Bizim emniyet güçlerimizin ara sıra muhabbette seviye şaşırması yaşaması olmuştur. Maalesef tarihimiz de acımasızlık vardır, dayak vardır, elektrik verme vardır, joplama vardır fakat bizim tarihimizde çadır ışıklandırma yoktur. O çadırların yakılması ‘one minute’ den sonra kurgulanan oyunun fitilinin ateşlenmesiydi. Seyahat olaylarıyla başlayarak Türkiye’nin üstünde bazı oyunlar oynanmaya başlandı. Seyahat olayları her ne dek Mayıs 2013 tarihinde gerçekleşmiş olsa da hazırlıkları 2009 yılında başlamış. Gezi olaylarında taksim meydana giden vatandaşlarımızın yüzde 99’u iyi niyetliydi. Fakat yüzde 1’i fazla kötü niyetliydi. Onların asıl amacı Türkiye’de bir hengâme yaratmak Türkiye’de bir hükümet buhranı yaratmaktı. Ama bu memleket ilgi çekici bir memleket oyunları bozan bir memleket Tayyip Erdoğan çıktı bu faiz lobisinin işidir dedi. Insanlar de onun arkasından dimdik durdu. Türkiye’de hükümet o süreçten güçlenerek çıktı. Bunu hazmedemeyen o bayağılık zihin bu sefer 17-25 Aralık yargısal darbe girişimini piyasaya sürdü. Fetullahçı alçak terör örgütünün Türkiye’de ki en büyük mağdurlarından biri olarak söylüyorum o da ayrıntılarıyla bir kumpastı. Çok acıdır bu ülkede irtifa abdesti almayı bilmeyen bir takım muhaliflerimiz bizim imanımızı sorgulamayı kendilerinde adalet gördüler ama bu halk onu da çok şükür bozdu. Kurulum ve yargısal raporlar çıktı. Bize o iftiraları atanların tümü hemen ya hapiste ya da firar da. Çok şükür bizim alnımız ak başımız dik” biçiminde konuştu.

“Trump, Obama’nın yanında bile yaklaşmayacağı konularda Türkiye’ye kulak verecektir”
Eski Bakan Bağış, “Obama birincil seçildiğinde dünyaya verdiği umuda maalesef bütün tersi bir politika uyguladı. O Obama döneminde Afganistan’da çok büyük cefa yaşandı. Irak’ta Suriye’de Pakistan’da fazla ağır bedeller ödendi. Türkiye’nin de son dönemde ilk önce PKK’nın bağlı kolu olan YPG’nin desteklenmesi olmak üzere FETÖ’nün desteklenmesi dahil, bizim çıkarlarımıza fazla zıt gelecek bazı eylemleri oldu. Bu da ister istemez ilişkileri çok engebeli bir noktaya getirdi. Trump Türkiye’nin İslam coğrafyasının dostudur aramak için bir sebebimiz değil fakat Trump bir iş adamı. Bir iş adamı neye bakar ne getirir ne götürüre bakar. Biz Trump ile bir takım pazarlıkları ticari ve idareli denklemde daha rahat yapabiliriz diye düşünüyorum. Bu süreçte Türkiye ile olan ilişkilerinde İsrail-Filistin denklemi açısından kolay bir süreç olmayacak. Fakat diğer konularda ilk önce o şarlatanın Türkiye’ye iadesi elde etmek üzere bir çok konuda Obama’nın yanına bile yaklaşmayacağı konularda Türkiye’ye kulak verecektir. 

Yaklaşma tarzı olarak Trump sayın Cumhurbaşkanımız gibi Rusya Devlet Başkanı Putin gibi, Sayın Merkel gibi kişiye özel egosu ve liderlik kapasitesi yüksek bir kişi olarak bu nesil ilişkiler de birebir ilişkiyi önemseyecektir. O konularda da sayın Cumhurbaşkanımızın Allah vergisi bir mahareti var. Benim bu güne kadar tanıdığım en iyi İngilizceyi en iyi konuşan Türklerden bir parça başına olan rahmetli Bülent Ecevitti. Lakin sayın Cumhurbaşkanımızın İngilizcesi onun oysa değin iyi olmasa da ondan yüz kat daha iyi ilişki kurabiliyor. Bu farklı bir maharet Allah vergisi bir koşul. Berlisconi gibi bir adamı bile Türkiye’nin Avrupa’da fakat en büyük savunucusu haline getiren sayın Cumhurbaşkanımızın o kişisel ilişki kurabilme kapasitesidir” diye konuştu.

“Ben diyordum ancak halk oylaması yüzde 56 ile çıkacak”
Referandumdan evet çıkacağını söyleyen eski Bakan Bağış, “Halk Oylaması konusunda Allah’ın izniyle evet çıkacak. Hatta bu mecliste görüşülürken ben diyordum oysa halk oylaması yüzde 56 ile çıkacak. Çünkü Siirt’e de o yakışır bize de o uygu. Türkiye geneline de o yakışır diyordum. Lakin şu lahza görüyorum fakat rakamlar yer değişiyor 65’e dürüst ilerliyor. Evet çıkması Türkiye’de istikrarın teminat altına alınması, ilk kez ekonomi ve terörle çaba edinmek üzere bir çok konuda karar mekanizmalarının netleşmesi ve hızlı çözüm alınabilmesini sağlayacak. Evlere festival bir başlıca muhalefet liderimiz var. Adamcağız Somali’ye gidiyorum diyor Kenya’ya gidip geri geliyor. Fakat Somali’ye gittim zannediyor. Yürüyen merdivenlere tersten biniyor. Yaptığı her matematik hesabı yanlış çıkıyor. defalarca defalarca tercih kaybediyor sonra da tercih kaybeden görevi bırakmalı diye başkalarına düşünce öğretmeye kalkıyor. İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oluyor Kağıthane’ye Kağıttepe diyor. Fıki bazı demeçler veriyor, Tüzük başkalaşım paketi İslami değilmiş diye. Zannedersiniz ancak kendisi büyük bir İslam alimi, hangi İlahiyat fakültesinde yıllardan beri profesörlük yapmış lakin hani haddini bilmeyenin diğer bildiklerinin bir anlamı olmuyor” dedi.

“Soyu sopu belirlenmiş olmayanlar benim imanımı sorgulamaya kalktılar”
Eski Bakan Hakim Bağış, Metehan Demir ile ilgili ortaya meydana çıkan tapelerle ilgili soruya şöyle cevap verdi:
“Benim soyum belirlenmiş sopum belirlenmiş kimden nereden geldiğim kesin. Fakat soyu sopu belli olmayanlar benim imanımı sorgulamaya kalktılar. 17 Aralıkta yolsuzluk adı aşağıda bize atılan iftiraların temelinin boş olduğunu gördüklerinde bir ses montajıyla bizim imanımız sorgulatmaya kalktılar. Benim internet siteme girerseniz orada farklı kurumların verdiği raporlar var hepsi bunun kurulum olduğunu belgeliyor. Benim ağzıma yerleştirilen o kelimelerin maka ve ra hecelerinin frekansları bile farklıdır. Başka konuşmalardan alınıp birleştirildiklerini iki profesör ve bir doçentten oluşan bir komite belgelemiş ve raporunu yazmış. Ben bunla da yetinmedim. Avrupa’nın en büyük ses laboratuvarı Londra’da onlara da gönderdim. Onlardan da bir kurulum raporu aldım. Fazla enteresandır bahsi geçen gazetecinin bu kumpasın içinde olup olmadığını ben bilmiyorum fakat kendisiyle geçmişten olan muhabbetimden nedeniyle yurt dışına gösteri ettiğimde malum. FETÖ’cü gazetecilerin de ismini vererek onları da gösteri etmemi talep ederdi. En yakın arkadaşlarıydı. Seyahatlerde de Adem Yavuz Aslan ve Mustafa Ünal ile birlikte elde etmek istediğini her zaman vurgulardı. O ses kaydının çıkmasından sonradan kendisi bir açıklama yaptı. O açıklamada da bir montaj olmasına rağmen adım böyle bir şeyle anıldığı için özür diliyorum diye bir izah etme yaptı. Bu FETÖ’cüler o özür dilediğine kadar kabul etti Egemen Bey kabul etmiyor dediler. Ben ertesi gün dava açtım bu ses kaydı 18 Mart 2014 tarihinde internete kondu. Yani 30 Mart seçimlerine 12 gün kala lakin fazla ilgi çekici o ismi geçen gazetecinin Bağımsızlık Gazetesinin Ankara Temsilciliği görevinden alındığı tarih ise 16 Aralık 2013 yani 17 Aralık darbe girişiminden bir gün önce alınıyor. Ondan üç ay daha sonra ses kaydı internete konuyor. Seslenmek ki onu görevden alanlar ertesi gün bir darbe kalkışması olacağını biliyorlar ve bu isimle ilgili de darbecilerin bir malzeme piyasaya süreceğini evvelden biliyorlardı. Bizim soyumuz kesin sopumuz belirli inancımız muhakkak ben bu konuda açık, net söylüyorum beni eleştirenleri şirk yapmakla eşit bir statüde görüyorum. Benim imanımı sorgulamak hiç kimsenin haddi değildir. Hele hele Peygamber efendimizi kamyon kasalarına bindirmeye kalkan bunu senaryolaştıran onu rüyasında gördüğü yalanlarıyla insanlara hükümete hakaret eden tweetlerini ikiye katlamalarını söyleyen o zihniyetin haddi hiç değildir. Türkiye’nin esas muhalefet partisinin lideri olan şaklabanın hiç haddi değildir. Benim ne olduğum kesin ben birincil günde söyledim alnım ak başım düşey. Ben bugün buradayım bana o iftiraları atanlar o montajları yapanlar ya hapiste ya da yurt dıştan firardalar. Çok acı bir şeydir benim kendi partimde zeka dava arkadaşı olduğunu zannettiğim bir çok arkadaşım bana bu soruyu senin kadar cesaretli sorma erkekliğini gösteremedi. Lakin arkamdan rivayet yaptılar günaha şirke girdiler. Haşa Allah yerine koyup beni cezalandırmaya kalktılar. Ama bana bu soruyu soran tek bir kişi oldu o da benim o günkü Başbakanım, bugünkü Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan oldu. Nedir bu işin aslı dedi bende anlattım kendisi de ben zaten bunu varsayım ettim dedi. Çünkü aynı iftiraya o da uğradı. Onun içinde Cuma’ya gitmiyor dediler. Hepiniz şahitsiniz bu adamın inancına illaki Türkiye’de Müslümanlığından belirsizlik edilmeyecek bir birey sayın desek büyük ekseriyet Recep Tayyip Erdoğan der. Ona bile iftira attılar.”
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Bakan Özhaseki'den terör mağdurlarına müjde

Bakan Özhaseki’den terör mağdurlarına müjde

Bakan Özhaseki: Anadolu’da bir deprem olursa altından kalkarız ama...

Bakan Özhaseki: Anadolu’da bir deprem olursa altından kalkarız ama…