in

Baykal: ‘Erken seçim konusu…’

Baykal: 'Erken seçim konusu...'
Baykal: 'Erken seçim konusu...'

Baykal, Tüzük değiştirme paketi 7. Maddesi üstüne CHP Grubu adına konuştu. Baykal, teklifin 7. Maddesinin seçilecek olan Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda partiyle ilişkisini sürdürmeye devam etmesini ve partisinin Genel Başkanı olarak görev yapmasını olası kılan bir anlayışı düzenlediğini söyleyerek, “Cumhurbaşkanlığı parti genel başkanlığıyla birleşmektedir. Bu doğrusu, canım, herkesin bir siyasi anlayışı var; o siyasi anlayışını içinde taşıyor olmasının ne sakıncası var? Geçmiş Cumhurbaşkanları’nın da bir siyasi görüşü vardı; o bakımdan, bir sakınca oluşturmaz gibi bir hoşgörüyle değerlendiriliyor. Durum böylece böylece değil değerli arkadaşlarım. Kesinlikle herkesin bir siyasi tercihi vardır. Hâkimin de bir siyasi tercihi vardır, Cumhurbaşkanının da bir siyasi tercihi vardır; daima vardır, daima vardır, yeniden vardır. Buradaki mesele, bir makamda bulunan kişinin subjektif siyasi tercihe sahip olup olmaması meselesi değil, bir makamda yer alan kimsenin kurumsal bir düzenlemeyle bir siyasi partiyi resmen temsilcilik etme kimliğine sahip olarak aynı anda Cumhurbaşkanı olarak tahsis yapıyor olmasıdır. Bu, subjektif bir olay değil, nesnel, kurumsal bir tablodur; bu, kuvvetler ayrımını, cumhurbaşkanının konumunu, siyasi partiler arası ilişkileri temelden çok önemli şekilde etkiler. Doğrusu bir siyasi parti başkanı Millî Emniyet Kuruluna girecek demektir ama bir tek siyasi parti başkanı girecektir, öteki siyasi parti genel başkanları Millî Güvenlik Kuruluna girmeyecektir, giremeyecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı’nın Meclisi feshetmesi dürüst olmadığını söyleyen Baykal, “Başkanlık rejimlerinde böyle bir kullanım yoktur, yanlıştır fakat bir siyasi parti genel başkanının Meclisi belirlemesi hepten yanlıştır. O Meclis ki millî iradenin yegâne ve reel temsilcisidir, tüm milletin temsilcisidir; o Cumhurbaşkanı ama seçime katılan çoğunluğun, yalnızca seçime katılan çoğunluğun bir fazlasının oyuyla seçilmiş olan insandır. Yani en fazla katılanların çoğunluğunu temsilci, yüzde 50’nin altında olan bir siyasi ağırlığı, millî iradenin tamamını, milletin yüzde 100’ünü temsilcilik edenin yetkisini elinden alır şekilde bir düzenleme getiriyoruz. Ve bunu hemen bir siyasi parti kimliği içinde de kullanacaktır. Cumhurbaşkanı, bu da yanlıştır, böyle bir yetki yok, dünyada yok, öteki başkanlık rejimlerinde yok. Mucizevi hâlde kararnameyi çıkaracak, mucizevi hâl kararnamesi yapacak. Daha önce de açıklama ettik, mucizevi hâl kararnamesiyle Tüzük’yı değiştirse ona “dur” diyecek bir merci değil”

Baykal şunları kaydetti:

“’Türkiye’de rejim değişmiyor, 1920’de ‘cumhuriyet’ dedik, devam ediyoruz.” E, canım 1920’de “cumhuriyet” dedik de 1930’da da cumhuriyet, 1950’de de cumhuriyet, 1970’de de, 2010’da cumhuriyet. Bu, böyle mi? Böyle bir şey olabilir mi? Elbette, bizim devletimiz bir cumhuriyet olarak kuruldu. Dünyada öyle çok cumhuriyet var. İran’daki de İslam Cumhuriyeti, Mısır’ınki de Mübarek’in zamanında da bir cumhuriyetti, acilen de bir cumhuriyet, Libya’da Cemahiriye’ydi cumhuriyetlerdi, Irak’ta cumhuriyet, Suriye’de cumhuriyet. Yani cumhuriyetiz diye ‘Gerekeni hayata geçirdik, mesele değil’ mu diyeceğiz? ‘Rejim meselesi kalmadı’ mı diyeceğiz? Cumhuriyet elde etmek vasfı devam ediyorsa ‘Bir rejim sorunu yoktur’ diyebilecek miyiz? Böyle bir şey söylenebilir mi? Tek parti cumhuriyet, fazla parti cumhuriyet. Kıymetli arkadaşlarım, önemli olalım. Anayasalar gerçekte bir medeniyet tercihidir. Bu Tüzük paketi Türkiye’nin yüzyıllık uygarlık tercihini değiştirmeye yöneliktir. Bu paket, bildiğimiz örnekleriyle bir Orta Doğu dikta rejimini Türkiye’ye taşımanın tüm hukuki, anayasal altyapısına sahiptir. Bu getirilen paket, Türkiye’yi bildiğimiz bir Orta Doğu dikta rejimine döndürmenin tüm yasal, anayasal altyapısını ortaya koymuştur. ‘Bizde dikta olmaz’ sözünü teminat olarak kabul etmemizi istiyorsunuz. Bunları söyleyince ‘Bizde dikta olmaz’ deniliyor. İyi, peki, olmazsa mesele değil diyeceğiz.”

Baykal, Saddam’dan Muaviye’ye, Esad’dan Yezid’e değin nice isimlerin kendilerine tanıdık olmayan olmayan bir kültürün ürünü olduğunu gösteren Baykal, “Dünden beri Tüzük tartışmaları bir seçim olasılığıyla zenginleştirildi. Tüzük tartışmaları getirilen paketin faziletine birbirimizi ikna etmekten çıktı, korkutma ve şantaj anlayışının alenileştiği bir ortama geldik şu anda. Erken tercih konusuyla ilgili olarak anlatmak istediğim şudur: Eğer bu bir korkutma ise yakışıksızdır, eğer bu bir saptama ise zamansızdır; eğer bu bir tehdit ise böyle bir tehdidi Meclisimize de bu Meclisimizdeki hiçbir milletvekiline de yakıştıramam” dedi. 

Ahmet Umur Öztürk

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri’nden Özbekistan’daki seçimler hakkında açıklama

Dışişleri Bakanlığı’ndan Rauf Raif Denktaş’ı kutlama mesajı

Anayasa değişikliği teklifinin 6. 7. ve 8. maddeleri kabul edildi!

Anayasa değişikliği teklifinin 6. 7. ve 8. maddeleri kabul edildi!