in

Bekir Bozdağ: CHP’nin Anayasa Mahkemesine başvurmamasını beklemiyordum

Bekir Bozdağ: '3755 terörist etkisiz hale getirildi'
Bekir Bozdağ: '3755 terörist etkisiz hale getirildi'

Hak Bakanı Bekir Bozdağ, özel bir televizyon kanalının canlı yayınında manâlı açıklamalarda bulundu. CHP’nin referandumu Tüzük Mahkemesine götürmeme kararını beklemediğini gösteren Bozdağ, “CHP’nin Anayasa Mahkemesine başvurmamasını beklemiyordum. Çünkü beyanlar esastır. Anayasa değiştirme paketi TBMM’nin gündemine geldikten daha sonra gerek komisyon sürecinde gerekse genel komite sürecinde CHP adına konuşan hatipler ve CHP yetkili temsilcilerin yaptığı pek çok açıklama var. ‘Bu Anayasa Mahkemesine götürülecek bir konu, Tüzük’ya kuraldışılık var, siz ihanet ediyorsunuz, bu büyük bir ihanettir, bunu parlamento yapamaz’ diye hatta meclisi, vekilleri herkesi hainlikle suçladılar. O dönemde hatırlarsanız, meclisin içinde sahiden TV oluşturdular, bütün oylamaları ve görüşmelerin hepini kendileri özel kasete aldılar ve her maddenin oylaması öncesi ya da ardından tutanaklara oylamaların Tüzük’ya yerinde yapılmadığını zapta geçirdiler. Hatta oylamalar sayım yapılırken divanda tutanağa muhalefet şerhi düşmek istediler. Usulüne uygun yapılmadığına ilişkin orada bir sürü tartışmalar oldu. O süre da biz bu yaklaşımın içten olmadığını söyledik. CHP Anayasa Mahkemesine başvuru öncesinde sahte delil üretiyor diye açıklamalarımız oldu. Bütün açıklamalar CHP namına yetkililerin açıklamaları, meclisteki müzakereler, bütün tutumlar Tüzük Mahkemesine götüreceğinin çok net ifadesi. Benim merak ettiğim şu CHP bu kadar yüksek perdeden en üst seviye temsilcileri vasıtasıyla biz bu işi Anayasa Mahkemesine götüreceğiz deyip de sonra neden vazgeçtiler. Bunu CHP genel başkanına ve yetkilerine sormak gerekli” diye konuştu.
Tüzük değişikliğinin AYM’ye götürülmesi halinde mahkemenin bunu reddedeceğine inandığını söyleyen Bozdağ, “Bundan önce de Anayasa Mahkemesine her değişikliği götürdü. Bu bir birincil benim şahsi değerlendirmem şu: Burada Tüzük Mahkemesine götürülecek bir husus yok, Anayasa Mahkemesine götürülmüş olsaydı mahkemenin bu davayı reddedeceği gün gibi apaçık. Bunu kavramak için Tüzük Mahkemesi Başkanı veya üyesi olmaya gerek değil. CHP muhtemelen referandum sürecinde Tüzük Mahkemesi’nin vereceği kararı öngörmek suretiyle bundan vazgeçtiğini düşünüyorum. Bunu referandumda kendi aleyhine kullanacak. ‘Bak işte millete değil de mahkemeye koştu’ gibi bir durumun aleyhine kullanılmasından rahatsızlığı var. Onun için de böyle bir argümanı ‘Evet’ diyenlere vermemek masadıyla, gidince de netice alamayacaklar, hemen plağı çevirdiler, biz halka güveniyoruz diyorlar. CHP’nin gerekçesi ne olursa olsun Tüzük Mahkemesine gitmekten vazgeçmesini ben olumlu değerlendiriyorum. Bizim de dediğimiz tam da budur. Bu konuda hakemliği yapacak halktır, kararı verecek halktır. Halka gidelim, herkes derdini anlatsın, vatandaşımızın vicdan terazisi düzgündür ayarı sağlamdır daima içten tartmıştır. Bu tartının sonucuna kadar hepimiz hürmet duyalım. CHP’nin durumunu olumlu buluyorum ama bunun cana yakın dönüş olduğunu düşünüyorum, hesaba dayalı bir dönüş” ifadelerini kullandı.

“Gizlilik ihlal edilmedi”

Adalet Bakanı Bozdağ, şöyle devam etti:
“Oyların gizliliği usule dair bir düzenleme Tüzük’da. Anayasa’da iptal gerekçelerini düzenleyen madde de nelerin iptal gerekçesi olduğu açıkça yazıyor. Diyor ki; öneri verebilme sayısı 184. Yazılmış teklif olacak 184 kişi olacak. İki kere görüşülme olacak, belirtilmiş aralıkla görüşülecek. Üçüncüsünü de karar nisabı. 330 ya da üstü olacak. Bu üçünü denetler Tüzük Mahkemesi. Çok açık. Ama Anayasa’da 1987’de zannedersem yapılan değişiklikle o dönemde oyların rahat kullanılması kuralı getirildi. Bu kuralın gelmesi daha sonradır. Bu kuralı koyan yasama organı o vakit Anayasa’nın 148. Maddesine müdahale etmiyor. Halbuki oraya da oyların kuytu kullanıp, kullanılmadığını da denetler diye bir koymaları gerekli. Esas bahane milletvekillerinin korkudan, baskıdan, endişeden uzakta bir şekilde rahatça oy kullanmasını sağlamak içindir. Bu onun için konulmuştur. Lakin oylamanın gizliliğinin nasıl olacağına dair de iç tüzükte hüküm var. Orada pulu alır getirir sandığın içine koyar diyor. Kabine girer diye bir kural değil. Bu kabin meselesi 1995 yılında bir kavga üzerine o kadar uygulanıyor ama iç tüzüğün hükmü değil. Burada önemli olan oyun dar kullanılmasıdır. Onlar kabine girdi, girmedi, perdeyi çekti, çekmedi, zarfı dışında tuttu, tutmadı. Burada milletvekilinin kullandığı oyun renginin görülmemesi esastır. O rengini göstermeden halk müziği kuytu oy pekala kullanabilir. Kabine girmeden de kuytu oy kullanabilir, girerek de gizli oy kullanabilir, bu tamamıyla o milletvekilinin takdiriyle ilgili, kabine girmeyi durum koşan bir tüzük hükmü yok, dilekçe da yok. Onlar buradan acaba biz bir şey yapabilir miyiz diye baktı Anayasa Mahkemesinin geçmişte verdiği bir karardan hareketle bunu yaptılar sonuca etkili olup olmama konusunda hareketle yaptılar lakin bunun ispatı mümkün yok, çünkü bunu orada cümbür cemaat görüyor, televizyon kaydediyor, herkes peşine düşüp takip ediyor. Eğer oylar açık kullanılmış olsa herkes o açık kullananları görürdü, açıklığı fotoğraf kameralar basın takip ediyor, yakalardı. Televizyonlar çekim yapıyor yakalarlardı, şahsen CHP kendi çekti yakalarlardı. Oyların gizliliğinin ihlal edilmediğini biliyorum. Ama onlar bu iddialarına şiddet kazandırmak için bunu kullandılar. Tüzük Mahkemesi’ne gitmiş olsaydı ayrıca mahremiyet bakımından keza de şekil şartlarına ilişkin Tüzük’nın koyduğu kaide bakımından bunu reddederdi. Çünkü her şey Anayasanın öngördüğü usule ve şekil şartlarına uygun bir şekilde yapıldı. O yüzden CHP gitmekten vazgeçti.”
 

Onur Emre Durak
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Bakan Kurtulmuş: 'PKK/YPG-PYD'ye diz çöktüreceğiz'

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: “Türkiye partili cumhurbaşkanlığını geçmişte yaşadı”

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den Ayasofya açıklaması

MHP’den referandum genelgesi