in

Bozdağ: CHP, AYM’ye sahte delil üretmek için büyük bir uğraş sarf etmiştir

Bekir Bozdağ: '3755 terörist etkisiz hale getirildi'
Bekir Bozdağ: '3755 terörist etkisiz hale getirildi'

Adalet Bakanı Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP’nin anayasa değişiklik teklifiyle ilgili ayrıca usul ayrıca de içerik yönünden Tüzük Mahkemesine başvurmaya hazırlanmasıyla ilgili Bakan Bozdağ, “CHP bu tüzük değişikliğine itirazını rejim değişikliği üzerine oturtuyor. Buna AYM’ye de bu açıdan taşıyacağını açıklama ediyor. İlk 4 maddeyi değiştirdiğini ifade ediyor. Bu kocaman yalan. Yani görüşten öte kasten ve içinden gelerek yapılan büyük bir çarpıtma olduğunu açıklama etmekte avantaj görüyorum. Mevcut değiştirme teklifi devletin idare şekli olan cumhuriyeti değiştirmiyor. İkinci madde de cumhuriyetin nitelikleri düzenleniyor. Bu niteliklerin hiçbirinde doğrudan ya da dolaylı bir değişiklik değil. Üçüncü maddesi de başkenti, devlete ait dili, bayramı, milli marşı, ülkenin bölünmez bütünlüğünü düzenliyor. Onlarda da en ufacık bir değişiklik değil. Aracısız Olarak ya da dolaylı bir değişiklik değil. Dördüncü maddeyle ilgili de bir değişim yok” diye konuştu.

“İlk defa bu öneri aracısız vatandaşa ülkeyi yönetecek iktidarı seçme yetkisi veriyor”
“Burada eğer bir rejim değişikliği olacaksa işin esasını haberdar olan herkesin ifade ettiği gibi rejimin niteliklerinin değişmesi gerekir” ifadesini kullanan Bozdağ, “Cumhuriyet idare şekli bunun nitelikleri var. Bunlarda bir değiştirme olması gerekli. Şuanda hiç kimse cumhuriyetin niteliklerinde doğrudan veya dolambaçlı bir değiştirme olduğunu bahis edemez. Fakat taraf olmuş kişi bunun aksini bahis edebilir. Tersine bu önerge cumhuriyetin niteliklerinden olan demokratik devlet niteliğini hukuk devleti niteliğini güçlendirmektedir. Demokratik devlet niteliğini güçlendiriyor çünkü bugüne dek bizim anayasamız aracısız vatandaşımıza sadece yasamayı seçme yetkisi veriyor. 2007 referandumundan daha sonra ilk elden cumhurbaşkanını seçme yetkisini verdi. Bu egemenliğin aracısız olarak halk kadar kullanılması bakımından son derece önemli. Demokratik hukuk devletinin gereklerine de son derece uygundur. Lakin bugüne kadar Türkiye’nin anayasaları vatandaşa ilk elden yürütme seçme yetkisi vermemiştir. İlk kere bu teklif aracısız olarak vatandaşa ülkeyi yönetecek iktidarı seçme yetkisi veriyor. Bu düzenlemeyle vatandaş aracısız hükümeti seçecek, yürütmeyi seçecek. Yürütme aracısız olarak vatandaşın güvenine dayanacak. Ben sorarım bu demokratik devlet için daha yerinde bir değişim değil midir? Vatandaşın iradesiyle seçtiği parlamentonun içinden çıkması mı daha demokratiktir, yoksa yürütmenin ilk elden vatandaşın iradesiyle sandıktan çıkıp vatandaşın güvenine dayanması mı daha demokratiktir, muhakkak ancak sandıktan çıkması daha demokratiktir. Hukuk devletini de güçlendiren adımlar atıldı. Adalet yetkisinin egemen mahkemelerce kullanılması şimdi ona tarafsızlığı ekliyoruz biz” açıklamasında bulundu.

“Oylamalar bakımlı yapılmıştır, CHP AYM’ye sahte kanıt üretmek için büyük bir mücadele sarf etmiştir”
CHP’nin usül yönünden itirazlarına ilişkin ise Bozdağ, şunları kaydetti:

“CHP burada yeniden rejim konusundaki itirazı gibi haksız itiraz yapmaktadır. Türkiye’nin bu anayasa değişikliği rejimi elbette değişmemekte. Yalnızca hükümet sistemine dair bir değişiklik öngörüyor. CHP AYM’ye bu meseleyi götürmek istiyor. Götüreceği zaman elinde destek olması lazım. Rejimle ilgili iddiaların takviye olmayacağını kendisi bizden çok daha iyi biliyor lakin bunu halka dönük propaganda için azıcık kullanmak için köpürtüyor ve AYM’ye taşıyor. Oyların kullanış şekline ilişkin ise CHP şekil yönüyle bir denetim malzemesi üretmeye çalıştı. Tüzük diyor oysa; ‘tüzük değişikliklerinin oylaması rahat yapılır’ diyor. Bu gizliliğe ilişkin usül de TBMM iç tüzüğünün 148’incisi maddesinde düzenlenmiş. Değişikliğin gerek tümünün oylanması lüzum maddelerin oylanması gerek birinci tur, gerekse ikinci tur oylamalarının tamamı gizlilik kuralına uygun bir biçimde yapılmıştır. Lüzum AK Partili milletvekilleri lüzum MHP’li milletvekilleri gerekse öteki partili milletvekillerinin tamamı oylarını tüzük ve iç tüzüğün öngördüğü gizlilik kuralına yerinde bir şekilde kullanmışlardır. Oysa CHP, AYM’ye açacağı davaya sahte delil üretmek maksadıyla daha ilk günden başlayarak oylamalar gizliliğe riayet edilmeyerek yapılıyor diye itirazlarda bulunmuştur. Neredeyse her maddede CHP’nin grup başkanvekili ya da milletvekili bu yönde ifadeleri zapta geçirmeye çalışmış, oylama sonuçlarını ifade eden divan tutanaklarına şerhler düşmeye kalktılar. Bunların tamamı divandaki üyenin iradesiyle yok, grubun o üyeye talimata üstüne tamamlanmak istenen işlerdi. Kamera getirdiler içeri hukuka tutarsız bir şekilde orada kamerayla herkesin nasıl oy kullandığını tescil altına aldılar. Buradan AYM’ye bak işte oylamalar gizliliği ihlal edilerek yapılıyor demek için bunu yaptılar. Oylamalar gizli yapılmıştır. CHP, AYM’ye sahte kanıt üretmek için büyük bir mücadele sarf etmiştir. Lakin bu uğraş nafile biri çabadır. Çünkü AYM zaten oylamanın gizliliğini kendisi de kayıt edecektir. CHP’nin yaptığı bu kamera kayıtlarının tamamı da esasında hukuka aykırıdır fakat öte taraftan da oylamanın gizliliğini bildiren de bir yönü vardır. Ben AYM’den bu yönde bir olumsuzluk çıkacağı kanaatinde değilim. Bu bir iddiadan öteye geçmeyen CHP’nin delil üretme gayretinden başka bir şey yok.”

“Bu koskocoman bir çelişkidir”
Bozdağ, partili cumhurbaşkanı tartışmalarına ilişkin, belediye meclis üyelerinin, belediye başkanlarının, milletvekillerinin, başbakanın, meclis başkanının partili olduğunu ve bunların egemen ve tarafsız devir yaptığının kabul edildiğini açıklama ederek “‘Türkiye’nin Cumhurbaşkanı partili olursa o herkese eşit olamaz herkesin cumhurbaşkanı olamaz tarafsız olamaz diye itirazda bulunacağız’ bu koskocoman bir çelişkidir. Cumhurbaşkanları bugüne dek Türkiye’de gelmiş geçmiş bütün cumhurbaşkanları bir partinin kağıt üstünde olmasa bile gönülden bağlısıdır. Takvimi referandumdan sonradan o kendi içerisinde ortaya çıkaracak takdire kadar olacak. Şimdiden kalkıp hemencecik şöyle olacak, böyle olacak demeyi ben doğru görmüyorum. Referandumdan geçtikten sonradan işlem zaten kendiliğinden işleyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“Tarafsızlığı siz eserlerinize yansıtacaksınız”
Cumhurbaşkanlığı yemin metninin değişip değişmeyeceğiyle ilgili Bozdağ, “En Ince Ayrıntısına Kadar çarpıtma bir değer biçme. Muhalefet partisi bunu söylüyor. Belediye başkanı seçiliyor İstanbul’a İzmir’e. İzmir’in CHP’li, İstanbul’unki AK Partili, Adana’nın ama de MHP’li bunlar seçilirken parti namına propaganda yapmadı mı partinin adayı olarak çıkmadılar mı? Seçilirken propaganda yaparken kullandığınız dille, seçildikten daha sonra yaptığınız iş birbirinden ayrıdır. Tarafsızlık kağıt üzerinde bir lafı söylemekle yok, icraatlarla olur. Eserlerinizle yaparsınız bunu. Biz hükümet olarak geldiğimiz günden bugüne Türkiye’nin belediyesi bizde olsun olmasın lokal yönetimi farklı elde olsun hepsine eşdeğer muamele yaptık. Hizmetleri Türkiye’nin her tarafına götürdük. Tarafsızlığı siz eserlerinize yansıtacaksınız. Süleyman Demir, Özal partisiz miydi? Amerika’da Donald Trump seçildi, partili mi? Partili. Tüm Amerikalılara başkanlık yapıyor, hizmetini yapıyor, kimse orada tarafsızlık tartışması yapmıyor. Fransa’da devlet başkanı partili, Fransa anayasası partili, orada bu ağız dalaşı yapılmıyor. Türkiye’ye gelince başbakan için yapılmıyor. Belediye başkanı için yargı gördüğünüze o yapar objektif hizmetini, başbakan bunu yapar fakat cumhurbaşkanı olursa bunu yapamaz aramak karalama kampanyasının değirmenine su taşımaktan ve halkı aldatmaktan diğer bir şey değildir. Siz icraata bakacaksınız. AK Parti’nin icraatları ortada” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanının tüm eylem ve işlemleri idari yargının denetimine de sınırsız açılıyor”
Cumhurbaşkanına bağlı bir adalet oluşacağı iddialarına değinen Bakan Bozdağ, şöyle konuştu:
“Mevcut anayasada yargının bağımsızlığı var fakat tarafsızlığı yok. Biz tarafsızlığını anayasal müessese olarak anayasal güvenceye kavuşturuyoruz. Cumhurbaşkanını bugün sadece vatana ihanetle suçlandırabilirsiniz. Cumhurbaşkanına siyasi sorumluluk getiriliyor. Vatana ihanet dışında işlediği bütün suçlarla ilgili cumhurbaşkanına cezai sorumluluk getiriliyor. 600 vekile çıkmasına karşın 400 vekille. 550’de 413 vekilin kararıyla oluyor. Cumhurbaşkanının resen imzaladığı emir ve kararlar ile tek başına imzaladığı işlemler aleyhine yargı yoluna zeka başvuru değil. Şu Anda cumhurbaşkanı resen imzaladığı dikte ve kararlar ve tek başına yaptığı işlerin tamamına karşısında yargı yolu açılıyor. Tüm bunlar hukuk devletini güçlendiriyor. Cumhurbaşkanının tüm eylem ve işlemleri yönetimsel yargının denetimine de sınırsız açılıyor. Yargıyla ilgili kısma gelince yüksek yargıyla ilgili kısma gelince burada yeni bir değişiklik değil. HSYK’nın Meclis göre üye seçimi dışında yeni olan bir şey yok. 17 üyesi vardı, bunun 2’si azalıyor, gerisi aynen muhafaza ediliyor. Bugüne kadar nasıl seçiliyorsa böylece seçiliyor. Cumhurbaşkanı kendisine öneriler arasından seçiyor. Danıştay üye seçiminde tüzük cumhurbaşkanına yetki vermiş dörtte birini seçebilir. Burada bir değişim yok.”
 

Pelin Üzek – Goncagül Özcan – Benan Özben
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Topbaş, Mecidiyeköy- Mahmutbey metro tünelini hattını inceledi

Kadir Topbaş’tan İstanbullulara müjde

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Güner Özkul'a baş sağlığı telefonu

Kılıçdaroğlu’ndan Kurtulmuş’a yanıt