in

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘5. ve 9. sınıflarda yüz yüze eğitim 2 Kasım’da’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: '5. ve 9. sınıflarda yüz yüze eğitim 2 Kasım’da'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: '5. ve 9. sınıflarda yüz yüze eğitim 2 Kasım’da'

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan Kabine toplantısı sonrasında izah etme yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantıda sağlıktan güvenliğe ve yatırımlara değin, Türkiye’yi içinde ve açık havada yaşanan öyle fazla gelişmeyi ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını söyledi.

“Türkiye’nin gösterdiği adaletli ve zinde duruşa Kıbrıs Türkleri de sahip çıkmıştır”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan seçimlerde Kıbrıs Türk halkının teveccühü ile Cumhurbaşkanlığı görevine seçilen Ersin Tatar’ı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçim bölgemizde Kıbrıs Adası’nı aracısız ilgilendiren gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşmiştir. Kıbrıs Türklerinin sandıkta ortaya koydukları tercihin, Türkiye ile birlikte karşılıklı bir gelecek hazırlamak kararlılığının nişanesi olarak görüyoruz.

Rum Kesiminin, Avrupa Birliği’ni de istismar ederek sergilediği adanın diğer hak sahibini yok sayan bencil ve şımarık politikaları bir kere daha Kıbrıs Türkü’nün iradesine çarparak yerle yeksan olmuştur. Doğu Akdeniz’in tamamını kapsayan siyasi ve hesaplı etki alanı mücadelesinde Türkiye’nin gösterdiği adil ve dinç duruşa Kıbrıs Türkleri de sahip çıkmıştır. giderken demokrasiye, haklarına ve özgürlüklerine olan bağlılıklarını sandıkta ortaya koyan bütün Kıbrıslı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın Tatar’a Cumhurbaşkanlığı görevinde başarılar diliyorum. Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan daha sonra da bütün gücü ve imkânlarıyla Kıbrıs Türkü’nün yanına yer almayı sürdürecektir” diye konuştu.

“Türkiye, nihayet kayda değer bir sonuç elde edebilmiştir”

Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahasında Fatih gemisinin Tuna-1 kuyusundaki sondajlarında keşfedilen rezerv miktarının 405 milyar metreküpe ulaştığını bildiren Erdoğan, “Bu konudaki çalışmalarını tamamlayan Fatih gemimiz önümüzdeki ay yine Sakarya Gaz Sahasındaki Türkali-1 kuyusunda sondaja başlayacak. Elimizdeki veriler Türkali-1 kuyusundan da minimum Tuna-1 kuyusu değin kayda değer ve verimli buluş haberleri olabileceğimize muhabere ediyor. Bir asrı aşkın süredir hidrokarbon kaynaklarına sahip olma arayışı içinde bulunan Türkiye, nihayet önemli bir netice elde edebilmiştir.

Dünyanın son bir asrında bu uğurda nice savaşlar çıkartılmış, nice çatışmalar körüklenmiş, nice ülkeler ayrılmış, nice masumların kanı oluk oluk akıtılmıştır. Öyle fazla toplumun böylesine ağır maliyetle elde ettiği bir zenginliğe Bizim yalnızca çalışarak, emek vererek, alın teri dökerek sahip oluşumuz en az kaynağın kendisi dek önemlidir. Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın her metreküpü bu ülkenin ve milletin refahı ve huzuru, güvenliği, geleceği için kullanılacaktır. Gazın sisteme verilmesi ile milletimiz bu hizmete daha idareli şekilde ulaşma imkanı elde edecektir. Benzer şekilde buradan elde edilecek kazancın her kuruşu milletimiz için harcanacaktır” şeklinde konuştu.

“Ortaokullarda beşinci sınıflarda, liselerde dokuzuncu sınıflarda yüz yüze eğitim öğretim faaliyetlerini 2 Kasım tarihi itibariyle başlatıyoruz”

Korana virüs ve eğitim ile ilgili konuları Kabine toplantısında ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ulaşım araçları ilk kez elde etmek üzere çok sayıda insanın bir arada bulunduğu mekanlar ile ilgili denetimler etkin şekilde sürdürülecek. Özellikle temaslı şahısların takibi çok daha sıkı şekilde yapılacak. Yerli aşı çalışmalarında iki hafta içinde insan üzerinde deneme safhasına ulaşılacağı görülüyor. Dünyadaki aşı çalışmalarının ülkemize uygulanabilirliği hususunda da kayda değer gelişmeler kaydettik. Bu husustaki maddi adımları yılsonuna atmış olmayı ümit ediyoruz. Hedefimiz önümüzdeki bahar aylarına değin aşı meselesini adamakıllı çözmektir” dedi.

Eğitimde beşinci sınıf ve dokuzuncu sınıfların yüz yüze eğitime 2 Kasım tarihi itibariyle başlanacağını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde yeni bir adım daha atarak ortaokullarda beşinci sınıflarda, liselerde dokuzuncu sınıflarda yüz yüze eğitim öğretim faaliyetlerini 2 Kasım tarihi itibariyle başlatıyoruz. Halen uzakta eğitimin sürdüğü diğer sınıflarla ilgili tarihi gelişmelere bakarak en yakın zamanda kamuoyuna ilan edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Bayrağımıza, ezanımıza, devletimize, vatanımıza uzatılan her eli kıracağız”

İbn-i Haldun Üniversitesine ait külliyenin başlangıç töreni vesilesiyle sosyoloji ilminin kurucusu tarihçi, siyaset bilimci ve devlet adamı İbn-i Haldun’u yad etme imkanı bulduğunu kaydeden Erdoğan, “İbn-i Haldun’un daha sonra pek çok düşünür ve devlet adamı tarafından tekrarlanan tespitlerinden biri de ‘coğrafya kaderdir’ ifadesidir. Yaklaşık 600 sene önce ortaya konan bu analiz, asırlara sari tarihi tartışmaların özetini oluşturur. Tabii buradaki ‘kader’ sözü dini anlamının ötesinde, tarihi ve toplumsal tespitler üzerinden yapılan bir değerlendirmeyi anlatır. Ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyada yaşananlara baktığımızda, bu tespitin lafzi ifadesinin ötesindeki derin manasını daha iyi görebiliyoruz. Türkiye, bir yanı Avrupa’ya, bir yanı Asya’ya, bir yanı Afrika’ya uzanan, kıtaları birbirinden ayıran Akdeniz ve Karadeniz gibi iki kadim iç denizi birbirine bağlayan coğrafyanın tam merkezinde yer alıyor. Bu topraklar insanlığın aşina en eski tarihine, aşina en eski medeniyetlerine, aşina en eski mücadelelerine ev sahipliği yapıyor.

Bilindiği gibi tarih kitaplarının her tarafta yazılmasını gerektirecek öneme sahip en eski yapı topluluğu Şanlıurfa’mızda Göbeklitepe’de bulunuyor. Yeniden tarihin en eski anlaşmaları, paraları, şehir planları, kütüphaneleri, su kanalları, ticaret yolları, farklı inançların ibadethaneleri hep bizim ülkemizin sınırları içindedir. Bugün de dünyadaki siyasi, ekonomik, ideolojik ve askeri çatışmaların fazla önemli bir kısmı çevremizde akıntı ediyor. Türkiye, bütün bu fotoğraf içinde, istikrarlı ve gücüyle az kalsın bir uzlaşma, kolaylık, güven, huzur adası olarak kararlılıkla hedeflerine yürümeyi sürdürüyor. Elbette bölgemizdeki tüm krizleri sınırlarımız içine taşıma senaryoları, planları, gayretleri oldu. Terör örgütlerinin saldırılarından darbe girişimlerine, idareli tuzaklardan siyasi dışlama gayretlerine dek her usul devreye sokuldu. Hamdolsun tüm saldırıları nafile çıkarmayı, bütün oyunları bozmayı başardık.

Bu süreçte uluslararası kuruluşların ve sözde demokrasi bayraktarı devletlerin birçok ülkemize karşısında sergiledikleri çifte standartla reel yüzlerini ortaya koydular. Biz, bir yana karşımızda kim varsa onun yanına yer almayı temel politikaları haline getiren bu yapıların ikiyüzlülüğünü ifşa ederken, diğer yanlamasına kendi çizdiğimiz yolda ilerlemeyi sürdürdük. Türkiye büyüdükçe ve güçlendikçe alaka alanları doğrudan ya da dolambaçlı şekilde müdahil olduğu hususlar natürel olarak genişlemektedir. Bu ilginin bir kısmı tarihi, vicdani ve ahlaki duruşumuzdan, bir kısmı da üzerimize binen yüklerin getirdiği mecburiyetlerden kaynaklanıyor. Mazlumun, mağdurun, hakkın, adaletin yanına dimdik yer almaktan katiyen vazgeçmeyeceğiz. Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Afrika’ya kadar her coğrafyada gözünü ve kalbini bize yöneltmiş her kardeşimizin yanında olduk, olmayı sürdüreceğiz. Irak’ın terör örgütlerinin cirit attığı bir yer haline gelmesine göz yummadık, yummayacağız. Suriye’deki milyonlarca kardeşimizi acımasız rejimin ve terör örgütlerinin pençesine etmedik, etmeyeceğiz. Libya’da bir darbecinin ülkeyi göz göre kadar parçalamasına rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının pervasızca gaspına boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine bütün kalbimizde ve imkanlarımız da destek verdik, vereceğiz.

Merkezinde yer aldığımız coğrafyanın bize yüklediği hiçbir sorumluluktan kaçmadık, kaçmayacağız. Bin yıldır vatanımız olarak gerektiğinde canımız pahasına sahip çıktığımız bu coğrafyadan bizi tasfiye etme hayallerinden vazgeçmeyenlere daha çok kabuslar yaşatacağız. Milletimizden istiklalini ve istikbaline, bayrağımıza, ezanımıza, devletimize, vatanımıza uzatılan her eli kıracağız. Malazgirt’ten Çanakkale’ye uzanan ve günümüzde aralıksız yeni cepheleri açılan büyük mücadelenin her safhasının mesajlarını nesilden nesle aktararak, maziden atiye kurduğumuz köprüyü kesintisiz güçlendireceğiz. Bu süreçte en büyük şiddet ve en büyük güç kaynağımız, milletimizin birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkarak bize verdiği destektir. Ne tarihte, ne kendi siyasi hayatımda beşeri düzeyde milletin gücünün üzerinde bir şiddet, milletin iradesinin üzerinde bir irade tanımadım, görmedim, bilmiyorum. İnşallah, ülkemizi 2023 hedeflerine bu hoş tablo sayesinde ulaştıracak, evlatlarımıza dinç ve müreffeh bir Türkiye bırakacağız. Rabbim bu kutlu yolda emeği, katkısı, desteği, duası olan herkesten razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Demokrasi dışı yollarla ülkemizde idare değiştirme hesabı içine girdiler”

Terör örgütlerinin küresel düzeyde etkinliği artan saldırıları ve bütün hızıyla süren korona virüs salgınının tüm dünyada bir panik haline yol açtığını söyleyen ve zahirde çok kuvvetli gözüken nice devletin terör ve salgın tehdidi aleyhinde kökünden sarsıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha düne dek kimi parasına, kimi silahına, kimi sırtını dayadı küresel yapılara güvenerek efelik taslayan devletler, bugün bundan böyle gitgide artarak derinleşen sosyoekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Demokrasi, özgürlükler, hak ve yargı adına diğer ülkeleri yerden yere vuranlar, her geçen gün kendi içlerine kapanarak tez ırkçılık ve ayrımcılık bataklığına saplanıyor. Küresel ve yöresel tüm dengeler yerlerini yenilerine vazgeçmek üzere şipşak yıkılıyor. Türkiye, yeni küresel ve yöresel arayışlarının enerjik siyasi ve hesaplı yapısıyla yükselen yıldızı konumundadır. Ülkemizin yaşadığı kimi sıkıntılara karşın krizlerden olumlu yönde ayrıştığını izan ve vicdan sahibi cümbür cemaat kabul ediyor. Siyasi ve askeri olarak sahada etkinlik gösterdiğimiz alanı genişlettikçe önümüze meydana çıkan fırsatların tehditlerden daha büyük olduğunu görüyoruz.

Girdiğimiz mücadelelerden başarı ile çıktıkça bölgemizle birlikte bütün dünyaya umut aşılıyor, umut veriyoruz. Bu tablo elbette birilerini rahatsız ediyor. Karşılarında geçmişte iki çift lafla veya bir kaç minik atak ile sindirdikleri Türkiye’nin olmadığı gördükçe de öfkeleri artıyor. Kimileri bu öfkeyi içlerinde tutup siyasi manevralarla üzerimize gelirken, kimileri de kendilerini, kinlerini ve nefretlerini dobra dobra sergilemekten alıkoyamıyor. Dışarıdan yapabildikleri her şeyi zaten yapıyorlar. Bunun yanında içeride de kendilerine takviye olacak kişiler devşirmeye, yapılar kurmaya çalışıyorlar. Dahası bunu dobra dobra söylüyorlar. Yıllarca Türkiye’deki yönetimleri demokrasiyi yeterince uygulamamakla suçlama edenler, hemen demokrasi dışı yollarla ülkemizde idare değişiklik hesabı içine girmiştir.

Biz ülkemizde darbeler ve vesayet döneminin kapandığını söyledikçe birileri buna eski Türkiye’nin hastalıklarını hatırlatan imalı hezeyanlarla cevap veriyor. Biz ulusal iradenin üstünlüğüne, demokrasiye, hukuka aksan yaptıkça darbe ve vesayet heveslilerinin çirkin yüzleri ve aşağılık üslupları ile karşılaşıyoruz. Bunların hepsini de eski tayin alışkanlıkları ile yapılan son çırpınışlar olarak değerlendiriyoruz. Allah’ın izni ve milletimizin feraseti ile bundan böyle bu ülkede hiç kimsenin vesayeti milli iradenin üstüne çıkartmaya da, demokrasiyi tankların aşağı çiğnetmeye de gücü yetmeyecektir.

Millete söyleyecek sözü, anlatacak projesi, kuracak müşterek hayali, paylaşacak sevinci olmayanların son ümidi dışarıdan gelen yardım vaadidir. İşte bunlara fena bir haberimiz var, yardım bekledikleri yerler bundan böyle kendi canlarının derdine durumdadır, bunu böyle bilsinler. Oralardan belki umdukları sözleri duymaya devam edebilirler, fakat bekledikleri fiziki desteği asla bulamazlar. Kendilerine tavsiyemiz, eski ödev alışkanlıklarını bir kenara bırakıp, bizim yaptığımız gibi gözlerini ve gönüllerini yalnızca milletimize çevirmeleridir. Halkımızın 2023 seçimlerinde bu değerlendirmeyi en güzel şekilde yapacağın ve herkesi hak ettiği yere yerleştireceğine inanıyorum” diye konuştu.

“Türkiye’nin bugüne dek gerçekleştirdiği yapı reformlar fazla daha büyük hamlelerin temeliydi”

Jurnal meselelerle uğraşırken, gençlere itimat edilecek gelecek vizyonunu şekillendirmeyi de dikkatsizlik etmediklerini gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bir sonraki safhada 2053 vizyonumuzla milletimizin karşısına çıkacağız. Bu vizyonu kısa, orta ve uzun vadede hedeflere dönüştürecek çalışmalara başladık. Her alanda yürüyen bu hazırlıklar tamamlandığında inşallah önümüzdeki 30 yılın haritası elimizde olacak. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeler, ülkeler ve milletler için böyle bir vizyonun ne kadar önemli olduğunu bize bir kere daha gösterdi. Küresel düzeyde yaşanan kalkınma sürecinde ülkemizin hangi alanda bütünüyle nereye yöneleceğinin kararını işte bu alıştırma ile belirleyeceğiz,.

Acilen birilerinin çıkacağını, birkaç rakam sıralayarak ‘siz daha 2023 hedeflerine ulaşamadınız, hangi 2053’ten bahsediyorsunuz?’ diyeceğini biliyoruz. Çünkü biz bu zihniyeti ciğerlerine değin tanıyoruz. Bunlardan, güzergah dürüst olduktan daha sonra diğer hususların er veya geç gerçekleşeceği gerçeğini görmelerini, kabullenmelerini ve ikrar etmelerini beklemiyoruz. Lakin realite budur, bunu bilmeleri gerekli. Türkiye’nin bugüne değin gerçekleştirdiği yapı reformlar çok daha büyük hamlelerin temeliydi. Bu temel üstünde 2053 vizyonumuzun esasını oluşturacak olan büyük ve zinde Türkiye’nin inşasına yeni başlıyoruz” dedi.

“Türkiye, BM verilerinde artık yüksek insani gelişmişlik seviyesine sahip ülkeler aralarında yer alıyor”

Salgın döneminde sosyal destek, kısa egzersiz ödeneği, işsizlik ödeneği, normalleşme desteği gibi başlıklar altında vatandaşa sunulan kaynak tutarının 39 milyar lirayı bulduğunun altını çizen Erdoğan, “Bilindiği gibi 17 Ekim, BM tarafından Yoksullukla Mücadele Günü olarak kabul edilmiştir. ‘İnsanı yaşat ama devlet yaşasın’ düsturu ile ülkemizde yoksullukla mücadele konusunda en kapsamlı programları biz hayata geçirdik. Hükümete geldiğimizde yılda 2 milyar lirayı bulmayan sosyal yardımları geçtiğimiz sene 55 milyar liraya çıkarttık. Bu Nedenle sosyal yardımların ulusal gelirimiz içindeki payını yüzde 0,38’den yüzde 1,27 seviyesine ulaştırdık. Türkiye, BM verilerinde bundan böyle yüksek insani gelişmişlik seviyesine sahip ülkeler arasında yer alıyor. Dul, kimsesiz, yetim, ihtiyar, hasta, asker ailesi, öğrenci gibi kesimleri özellikle destekliyoruz. Milletimiz de bu çabalarımıza her türlü katkıyı sağlıyor. Mesela, ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyasında toplanan, asıl muhalefete ve diğerlerine özellikle sesleniyorum, toplanan 2 milyar 80 milyon liralık kaynağı hane başı bin lira olarak gereksinim sahiplerine dağıttık” diye konuştu.

Şehit çocukları ile harp ve vazife malullerinin kendilerine ve çocuklarına verilen eğitim öğretim yardımı rakamlarını ifade eden ve toplamda 19 bin 440 öğrenciyi kapsayan ödemelerin herhangi bir müracaata lüzum kalmaksızın bu hafta içinde yapılacağını gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite öğrencilerine müjde verdi:

“Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TUBİTAK vasıtasıyla Stajyer Analist Burs Programını başlatıyoruz. Lisans eğitiminin her seviyesindeki bin gencimiz TUBİTAK enstitülerinde ya da TUBİTAK tarafından desteklenen araştırma projelerinde tayin olmak suretiyle bu programdan faydalanabilecek. Ülkemizde birincil kez hayata geçen bu denli büyük proje tabanlı lisans burs programının gençlerimize bahtı açık olmasını diliyorum.”

Derya Babasız – Ömer Çetin

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

TBMM Başkanı Şentop'tan HDP'li Gergerlioğlu hakkında açıklama

TBMM Başkanı Mustafa Şentop: ‘Minsk Grubunun beyin ölümü gerçekleşmiştir’

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e sert ayıplama

Dışişleri Bakanlığından Vietnam ve Kamboçya’ya baş sağlığı mesajı