in

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı! Ramazanda iki hafta kısmi kapanma

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı! Ramazanda iki hafta kısmi kapanma
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı! Ramazanda iki hafta kısmi kapanma

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı’nın gerisinde açıklamalarda bulundu. Sezonu geçmekte olan soğan ve patates üreticilerine verilen müjdeyi hatırlatan Erdoğan, “Patates ve soğanları TMO aracılığıyla satın alarak gereklilik sahibi ailelere bedava hibeye başladık. Manâlı imal merkezleri olan Niğde Eskişehir ve Ankara’da amacımız, bu iki haftalık sürede olgu ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır. Olur Ya bu iki haftalık dönemde hedeflediğimiz tabloda beklediğimiz oranda iyileşmeyi temin edemezsek devamında çok daha sert uygulamaların gelmesi gerekli hale gelecektir. Aynı şekilde Edirne ilk önce edinmek üzere çeltik üreticilerinin yaşadığını sıkıntıları da tekrar TMO ofisinin başladığı alımlarla çözüme kavuşturuyoruz” dedi.

“Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza talimat verdim”

Gençlerin istihdamı konusunda yeni adımlar atılacağını bildiren Erdoğan, “Dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gençlerle bir araya geldik. Halk Kütüphanesi’nde geçlerimizle birlikteydik. Sohbetimizin başlıklarından biri gençlerimizin istihdamı konusunda yaptıklarımız ve daha neler yapabileceğimizdi Ülkemizde bundan böyle hiçbir evladımız mektep öncesinden üniversiteye kadar her kademede dilediği seviyeye değin eğitim alma imkanına sahiptir. Geçmişte çok büyük sorun kaynağı olan bu safhayı aştığımıza göre artık bütün dikkatimizi ve enerjimizi gençlerimizi bugünün ve geleceğin dünyasında karşılığı olan alanlara yöneltmeye verebiliriz. Bugünkü toplantımızda özellikle Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza verdiğim talimatla tüm organize sanayi bölgelerinde, endüstri bölgelerinde vesaire oralardaki bütün işverenlerle fazla daha yakın, sıcak irtibata geçip gençlerimizin üniversiteyi bitirdikten sonra değil üniversite bitmeden, staj döneminden açılmak üzere istihdamının sağlanmasını, kendilerine talimat olarak verdim” diye konuştu.

“İstihdam edilecek her birey için 100 bin lira kredi imkanı getirdik”

Gençlerin eğitim kurumlarında aldıkları altyapılar üstüne kendi gayretleri ile ilave edecekleri kabiliyetlerle kendilerini geliştirmeleri gerektiğini kaydeden Erdoğan, “Kamudaki sınırlı istihdam yerine özel sektördeki fazla daha geniş çalışma alanlarına yönelen gençlerimize verdiğimiz destekleri artıyoruz. Başlattığımız bir proje ile belirli şartlara sahip özel sektör kuruluşlarında istihdam edilecek her kişi için 100 bin lira kredi imkanı getirdik. Kamunun ve belediyelerin yürüttüğü projeler içinde genç istihdamını gerekli kılıyoruz. Gençlik ve spor Bakanlığımız bu sene sözleşmeli ve işçi kadrosunda toplam 8 bin 121 kişiyi istihdam edecektir” ifadelerini kullandı.

Şehit yakınları ve gazilerin istihdamının en son yapılan 333 ödev ile toplamda 45 binin üzerine çıkarıldığını andıran Erdoğan, iş hayatında gitgide artarak daha etkili ışık halkası gelen kadınlara bahşedilen desteklerin artırılarak sürdürüldüğünü ifade etti. Erdoğan, “Türkiye’yi hizmet ve eser siyaseti ile nice badirelerin üstesinden gelerek hamdolsun bu günlere ulaştırdık. Salgının yol açtığı sıkıntıları çözecek olan da ülkemizi salgın sonrasında şekillenecek, küresel siyasi ve hesaplı sistemde hak ettiği yere çıkartacak olanda yeniden biziz. Milletimizin moralini bozmaya, içini karatmaya, zihnini bulandırmaya karşın hiçbir söz ve eylemin bu ülkeye en küçük bir faydası olmadığı gibi yol açacağı karışıklık da hepimize ilave yükler getirecektir” açıklamasında bulundu.

“Aşılamada toplamda 19 milyonu bulan rakamımızla dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz”

Türkiye’nin salgının sıhhat boyutunu başarıyla yürüttüğünü, alınan tedbirlerin olumsuz etkilerini azaltma konusunda da dünyadaki en başarılı misal ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekti. Erdoğan, “Avrupa ilk kez olmak üzere hala yaygın şekilde süren kısıtlamaların aşamalı olarak kaldırılması planlananın ardından kalmamak için çaba gösteriyoruz. Her fırsat bulduğumuzda tedbirleri gevşeterek normalleşeme sürecini başlatıyoruz. Aşılamada toplamda 19 milyonu bulan rakamımızla dünyada birincil sıralarda yer alıyoruz. Tedarik imkanlarını genişleterek bu rakamı çabucak çoğaltmak için tüm kapıları zorluyoruz. Fakat olgu ve ölüm sayılarımızın çoğaltma gösterdiği durumlarda ister istemez tedbirleri sıkılaştırmaya mecbur kalıyoruz. Ülkemizdeki tabloyu yakın ilişki içinde olduğumuz yerler öncelikle edinmek üzere dünyadaki genel gidişatın gerisine düşürmemiz gerekiyor. Somurtkan takdirde salgının önümüze getirdiği fırsatları yeteri kadar değerlendirememe riski ile karlı karşıya kalabiliriz” dedi.

“Her ne değin sağlık sistemimizi zorlayacak bir durumla karşısında karşıya değilsek bile bu gidişata seyirci kalamazdık”

” Son dönemde özellikle büyük şehirlerde gelişen olgu ve ölüm sayıları bizi tedbirleri her yerde sıkılaştırmaya yöneltti” diyen Erdoğan konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Her ne dek sağlık sistemimizi zorlayacak bir durumla karşısında karşıya değilsek bile bu gidişata seyirci kalamazdık. Geçtiğimiz kabine toplantımızda birçok Ramazan ayı ile başlayacak bir dizi tedbirin kamu oyuyla paylaşmıştık. Bugünkü toplantıda süreci tüm boyutlarıyla baştan değerlendirdik. Amacımız, ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmaktır. Bu çerçevede Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri azıcık daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulanmasına geçiyoruz. Amacımız, bu iki haftalık sürede vaka ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır. Belki bu iki haftalık dönemde hedeflediğimiz tabloda beklediğimiz oranda iyileşmeyi tedarik edemezsek devamında çok daha sert uygulamaların gelmesi zaruri ışık halkası gelecektir. Vatandaşlarımın her birinden bitmiş diye açıklama ettiğimiz temizlik, maske ve uzaklık kurallarına riayet ederek bu mücadeleye yardım vermelerini hassaten rica ediyorum” dedi

Aşı sırası gelen vatandaşlara bu imkanı değerlendirmeleri çağrısında bulunan Erdoğan, aşının olgu ve vefat sayılarını düşürmedeki etkisinin gözlemlerle, rakamlarla tespit edildiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte de deneyim ettiği kısmi kapanma çerçevesinde alınacak tedbirlere ilişkin konuşan Erdoğan şunları söyledi:

“Hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürerken hafta içi sokağa çıkma sınırlamasının saatleri akşam saat 19.00 ve sabah 05.00 olarak güncellenmiştir. Sokağa çıkma saatlerinde zorunlu haller açık havada şehirler arası seyahatlere izin verilmeyecektir. Bir zaman önce ara verdiğimiz 65 yaş üstü ve 18 yaş altının büyük kasaba içi toplu nakliye araçlarını kullanım sınırlanmasını her yerde getiriyoruz. Kamuda saat 16’da bitecek şekilde dönüşümlü ve elastik mesai baştan yaygınlaştırılacak. Hamileler ve kronik hastalığı olanlar ile 10 yaş altı çocuğu yer alan kadın personel yönetimle ilgili izinli sayılacak. Şartları uygun olan özel sektör firmaları da bu yönde özendirme edilecektir.”

Eğitimde sınav sürecinde olan 8. ve 12. sınırlar ile okul öncesi eğitim kurumları dışındaki tüm kademelerin uzaktan eğitimle faaliyetlerini sürdüreceğini aktaran Erdoğan, yeme içme hizmeti veren kafe, kıraathane, yerel, çayevi, spor salonu vb. mekanların faaliyetlerine bayram sonrasına kadar ara vereceğini duyurdu.

Restoran ve vb. işletmeler ise Ramazan her tarafında sadece belirlenen saatlerde paket ve gel al hizmeti ile çalışmalarını yürüteceğini söyleyen Erdoğan, nikah, nişan, kına, düğün, genel komite vb. bütün toplantılar ile kapalı alanlarda yapılan etkinliklerin tamamının bayram sonrasına dek ertelendiğini açıkladı. Erdoğan, “Oteller, sadece kendi müşterileri ile sınırlandırılmış şekilde hizmet verebilecek. Sahte rezervasyon ve vb. hilelere göz yumulmayacaktır. Konaklama tesisleri ile evlerde toplu iftar vb. organizasyonlar gerçekleştirilemeyecektir. Konu ile ilgili diğer ayrıntılar içişleri Bakanlığımızca yayınlanacak genelge ile duyurulacak. Dilekçe yarın akşam saati itibari ile başlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Son Kabine Toplantısından bu yanlamasına Türkiye açısından önemli bir dizi uluslararası programa katıldığını kaydeden Erdoğan, önceki hafta Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldığını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Türk Konseyi Devlet Başkanları ile çevrim içi gerçekleştirdiğimiz zirvede; sağlıktan ticarete geniş yelpazede meslek birliğini ilerletmenin yollarını aradık. Tam ve gözlemci üyelerin yanı sıra Türk konseyine katılmak isteyen çok sayıda ülke bulunuyor. Bundan Böyle bu oluşumu uluslararası bir örgüt haline getirmemizin zamanının geldiğini görüyoruz. Konsey bünyesinde kurulan çok sayıda inşa ile üzerinde çalışılan vizyon belgesi çok daha güçlü bir kurumsallaşma ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu hususta diğer devlet başkanları ile mutabık olduğumuzu tatmin ile müşahede ediyoruz. Salgın şartlarının el vermesi halinde Kasım ayında Türkiye’de ev sahipliği yapmayı planladığımız 8’inci olağan zirvede bu doğrultuda maddi adımları atacağız. İstanbul’da prestijli bir tarihi binayı konseyin ve ilerde kurulacak yapının yönetim ihtiyaçlarını karşılamak için hazırladık.”

Geçtiğimiz hafta AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i Türkiye’de ağırladıklarını anımsatan Erdoğan, “Gümrük Birliği’nden Vize Serbestisi’ne, Doğu Akdeniz’den Ege ve Kıbrıs’a, 18 Mart Mutabakatından aktüel gelişmelere dek çok geniş bir yelpazeye dayanan bu gelişmenin ilişkilerimiz bakımından yeni bir dönüm noktası teşkil etmesini umuyoruz. Bu iki taraflı konu başlıklarının yanı sıra muhataplarımızın gündeme getirdiği hususlarla ilgili kendilerini detaylıca bilgilendirdik. Türkiye, AB ile ilişkilerinde tekrar tekrar arkadaş canlısı ve transparan olmuştur. En başından beri, AB’ye bütün üyelik için gerekli şartları karşılayacak adımları attık. Demokratik ve ekonomik kriterler bakımından bizden sonradan başvurduğu halde tez birliğe üye yapılan ülkelerin fazla önünde olduğumuz gerçektir. Son olarak 18 Mart Mutabakatı çerçevesinde üzerimize düşenleri yerine getirerek Avrupa’nın önemli siyasi ve idareli krizlere yol açacak bir derme çatma göç akınına uğramasının önüne geçtik. Avrupa ülkelerinde salgın sürecinde yaşanan toplumsal kargaşalar aleyhinde verilen demokrasiye ve hukuk devleti ilkelerine aykırı tepkiler Türkiye’ye karşın çifte standardı bir defa daha gözler önüne sermiştir. Terörle uğraş öncelikle elde etmek üzere Avrupa ile kıyas edilemeyecek o kadar fazla tehditle karşı karşıya yer alan Türkiye’ye yöneltilen ithamların ilkesel temeli olmadığını her fırsatta muhataplarımıza anlatıyoruz. Biz hala Avrupa Birliği bütün üyelik hedefine ve bu çerçevedeki taahhütlerimize bağlıyız. Avrupa Birliği’nden tek talebimiz üyeliği kabul edilen diğer ülkelerle benzer süreçlere ve uygulamalara yan tutulmamızdır. Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, ekonomide güven ve kararlılık gibi hususlardaki gayretleri, ilk önce kendi vatandaşlarının adalet, hür ve huzur seviyesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu süreci AB ile beraber yürütürsek çok daha hoşnut kalırız. Somurtkan halde biz kendi vatandaşlarımız için en iyisi en hayırlısı en faydalısı neyse onu yapmayı zaten sürdüreceğiz” dedi.

Bangladeş’in konut sahipliğinde çevrim içi gerçekleştirilecek Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Teşkilatının 10’uncu Yükseklik Toplantısı’na katıldığını söyleyen Erdoğan, “D-8’i çeyrek yüzyıllık geçmişine rağmen hala adalet ettiği yere gelememiş bir inşa olarak görüyoruz. Bu teşkilat, savaşın yerine barışın, çifte standardın yerine yargı ve kalkınmanın, sömürü yerine paylaşımın, serbest ve demokrasinin hakim kılınması gibi ulvi değerler esas alınarak kurulmuştur. Dünyanın bu değerlere olan ihtiyacı dobra dobra ortadadır. Bu anlayışla Türkiye olarak çoğunluğu gençlerden oluşan yaklaşık 1,1 milyarlık bir nüfusu temsil eden D-8’i yükseltmek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Teşkilatın yeni üyeler ve ortaklarla güçlendirilerek ticari ilişkilerini genişleterek sosyal ve kültürel yakınlaşmayı artırarak keza kendi mensuplarına ayrıca de insanlığa fazla hayırlı hizmetler verebileceğine inanıyorum” diye konuştu.

Geçtiğimiz Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Putin ile turizmden Ukrayna krizine, Suriye’den Karabağ’a kadar o kadar fazla konuyu ele aldıkları verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, “Rusya ile koşullar ne olursa olsun açık tuttuğumuz diyalog kanallarının bölgemizdeki krizlerin güvenli olmayan boyutlara ulaşmadan önüne geçilmesi hususunda başarılı sonuçlara vesile olduğuna inanıyorum. Bu kuvvetli etkili ve yapıcı diplomasi iş birliğinin bölgemizdeki ve dünyadaki birçok sorunun çözümü için de iyi bir misal teşkil ettiğini düşünüyorum” dedi.

Ertesi gün de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i İstanbul’da ağırladıklarını andıran Erdoğan, “Zelenskiy ve heyeti ile Rusya ile arasında tırmanan Donbass krizi ilk kez olmak üzere ikili ve yöresel o kadar fazla meseleyi değerlendirdik. Kırım konusundaki müşterek hassasiyetimizi bir defa daha paylaştığımız bu görüşmede iki ülke arasındaki bağımsızlık ticaret anlaşmasını da biran önce imzalama hususunda mutabık kaldık. Zelenskiy’den, Tatar kardeşlerimizin Kiev’de gerçekleştirmeyi planladıkları konut projesi ve cami ve inşaatı ile ülkemizin yeni büyükelçilik binası hususunda da yardım istedik. Karadeniz’in iki yakasındaki Türkiye ve Ukrayna’nın ilişkilerini geliştirme yönünde atacakları her adımın bu iki ülke yanında bölgenin barışı ve huzuru içinde manâlı olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Pazar günü ise Milletlerarası Demokratlar Birliği’nin bayan ve gençlik kolları yönetimleri ile bir araya gelerek Avrupa’daki vatandaşlara verdikleri hizmetleri değerlendirdiklerini kaydeden Erdoğan, görüşmeye ilişkin şunları söyledi:

“Yaklaşık 60 yıl önce konuk emekçi olarak gittikleri Avrupa’da bugün 6 milyonluk bir temsilcilik gücüne ulaşan vatandaşlarımızın siyasetten ekonomiye, bilimden sivil topluma değin her alanda gösterdikleri başarıyı takdirle peşine düşüp takip ediyoruz. Karşılaştıkları bütün zorluklara, ayrımcı ve ırkçı muamelelere rağmen Avrupa’da daimi olduklarını ortaya koyan vatandaşlarımızın her konuda yanlarında olduk, olmayı da sürdüreceğiz. Milletlerarası Demokratlar Birliği’ni, Avrupa’daki vatandaşlarımızın hukuk, demokrasi ve meşruiyet zemininde yürüttükleri kararlı mücadelenin en kayda değer temsilcilerinden biri olarak görüyoruz.”

Dün ise Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladıklarını gösteren Erdoğan, Libya’nın önemine uyarı çekerek şunları söyledi:

“Libya bizim için herhangi bir ülke değildir. Takriben 500 takvim kadim ilişkilere sahip olduğumuz Libya’nın barıştırma, kolaylık ve esenlik içinde yaşamasını en az kendi bekamız dek önemsiyoruz. Libya ile karşılıklı tarihimizden aldığımız güçle geleceğimizi inşa ediyoruz. Bu ülkenin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine yapılan saldırılar karşı Libyalı kardeşlerimizin yanında yer almaktan hiçbir süre sarfınazar etmedik. Verdiğimiz yardım sayesinde Libya’nın tekrar istikrar ve rahatlık yoluna girmesini sağladık. Dibeybe ile yaptığımız görüşmede kendisine Milli Birlik Hükümeti’nin ülkenin tamamında egemenlik kurması için her türlü desteği vereceğimizi açıklama ettik. Uluslararası toplumdan beklentimi ise darbecileri bir kenara bırakarak Libya’nın meşru yönetiminin yanına yer almalarıdır. Libya’nın yaralarının sarılması, yenide mimarı, kalkınması ve geleceğine güvenle bakabilmesi için kardeşlerimize her türlü katkıyı yapmaya devam edeceğiz.”

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada izlediği yapıcı politikaları tüm taraflar için bedensel ve şanslı neticelere ulaştırmak amacıyla yoğun çaba gösterdiklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke içinde de bir yanlamasına salgınla mücadelemizi devam ettirirken öteki yandan da demokrasi ve kalkınma hedeflerimize dürüst kararlılıkla yürüyoruz. Hukuk ve ekonomi reformlarıyla ilgili takvimleri yakından takip ediyor adım adım hayata geçiriyoruz. Ülkemizi yeni ve sivil bir anayasa kavuşturma gayretlerimizi titizlikle ve sabırla devam ettiriyoruz. Sınırlarımız içinde güvenliği tahkim etmek, sınırlarımızı hassasiyetle korumak ve sınırlarımız ötesindeki önleyici harekatlarımızı devam etmek suretiyle Türkiye’nin yeniden terör tehdidine maruz kalmamasını sağlıyoruz” dedi.

Ekonomide üretim tarafında işlerin gayet iyi gittiğini, ihracatta her ay rekorlar kırıldığını vurgulayan Erdoğan, “Fabrikalarımız mal geliştirmek için çalışıyor. Organize Sanayi Bölgeleri başta almak üzere bütün imal merkezlerinde gözle görülür bir hareketlilik var. Taleplere yetişebilmek için aralıksız yeni yatırımlar, kapasite genişletmeler, ilave istihdamlar yapılıyor. Üreticilerimizin yeni cihaz tedarikindeki lojistikleri, hammadde ve ara malındaki küresel sıkıntılar olmasa çok daha büyük atılımlar gerçekleştirebileceklerini biliyoruz” diye konuştu.

“Türkiye’nin reel ekonomik durumunu asla yansıtmayan parasal dalgalanmaların üstesinden gelecek tedbirlerimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Bu çerçevede verdiğimiz mücadeleyi kısır kampanyalarının arabulucu haline dönüştürmeye çalışanları hiç değilse böyle kritik bir dönemde ülkelerinin ve milletlerinin yanına saf tutmaya ziyafet ediyoruz. Türkiye’nin terör örgütleriyle, darbe heveslileriyle, hesaplı tetikçileriyle, siyaset mühendisleriyle sosyal kargaşa çıkartma gayretleriyle mücadelesinde fiilen kritik bir safhaya geldik. Bundan Böyle 2023 hedeflerinin sembolü haline geldiği bu mücadeleyi kazandığımızda önümüzde daha parlak bir dönemin kapıları açılacak. Somurtkan bir durumda ise Türkiye’yi baştan 1970’lerin, 1990’ların kaotik devrine geri çevirmek isteyenlere gün doğacaktır. Ancak birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, hedeflerimize sahip çıkarak aşabileceğimiz bu mücadelenin önünü engellemek isteyenlere aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Salgın sebebiyle işleri aksayan bütün kesimleri desteklediklerini söyleyen Erdoğan, “Bilhassa de hizmetler sektöründe yaşanan sıkıntıları yakından takip ediyoruz. Salgın tedbirleri nedeniyle faaliyetlerine ara vermek veya sınırlandırmak zorunda kalan esnafımızı böylece fazla başlık aşağıda destekliyoruz. Bugüne dek yalnızca sosyal koruma kalkanı başlığı aşağı verdiğimiz karşılıksız desteklerin tutarı 60 milyar lirayı aşmıştır. Buna karşın esnaflarımızın biran önce eski düzenlerine dönmek istediklerinin de farkındayız. Bilhassa turizm sektörü, tüm hazırlıklarını tamamlamış vaziyette, şartların normale dönmesini bekliyor. Hükümet olarak her kesimden insanımızı destekleyerek bu güç günleri rahatça geçirmelerini tedarik etmenin yollarını arıyoruz. Ciro katkısından kira yardımına, uygun şartlarda kredi imkanından değişik başlıklardaki hibelere dek böylece çok yol ve yöntemle esnaflarımıza sahip çıkıyoruz. İstihdamın sürdürülmesi ve artırılmasını tedarik için verdiğimiz teşvikler doğru bu alanda altından kalkılamayacak yıkımlar yaşanmasının önüne geçtik. Emeklilerimizin durumunu her fırsatta iyileştirecek adımlar atıyoruz. Salgın sürecinde hayata geçirdiğimiz paketlerden biri de geçmişte 66 liradan başlayan asgari emekli maaşını bin 500 liraya çıkarmaktı. Çiftçilerimize bu yıl için 24 milyar liralık destek bütçesi ayırdık. Bununla yetinmedik, sezonu devretmek üzere olduğu için ürünleri depolarda bozulma tehlikesi ile aleyhinde karşıya olan patates ve soğan üreticilerine de geçtiğimiz günlerde bir müjde verdik. Bu ürünlerin kayıtlı bir kısmını Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla satın alarak gereklilik sahibi ailelere bedava hibeye başladık. Kayda Değer imal merkezleri olan Niğde, Eskişehir ve Ankara’da son 3 günde takriben 7 bin 500 ton patates ve kuru soğan alınarak 15 ilimize sevk edilmiştir. Satın alma ve dağılma işlemleri önümüzdeki günlerde de sürecektir” dedi.

Hülya Keklik – İlker Turak
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

AB Yüksek Temsilcisi Borell, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile görüştü

Bakan Çavuşoğlu, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 15 Nisan’da KKTC’yi ziyaret edecek