in

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, insanımıza yuva kazandırıyoruz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, insanımıza yuva kazandırıyoruz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, insanımıza yuva kazandırıyoruz'

Sincan Saraycık’ta TOKİ 1 Milyonuncu Konut Anahtar Teslim Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin yaptığı eserlerden ve kentsel dönüşüm projeleri ile halk müziği bahçelerinden bahsetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin dört bir yanına inşası tamamlanan projelerimizin bugün devlete ait açılışını yapıyoruz. Şehirsel dönüşümden Tarım Köy’e, sosyal konutlardan deprem dönüşümü ve yıkım konutlarına kadar o kadar çok eseri hizmete açıyoruz.

İLGİLİ VİDEO

TOKİ tarafından inşa edilen 1 milyonuncu konutun anahtarı teslim edildiTOKİ göre inşa edilen 1 milyonuncu konutun anahtarı teslim edildi

Bütün bu eserlerin ülkemiz için, milletimiz için şanslı olmasını diliyorum. Türkiye’nin en büyük ev hamlesinin 1 milyonuncu konutunun anahtarını da bu vesile ile teslim etmekten hoşnutluk duyuyorum. TOKİ projelerinden konut sahibi olan tüm vatandaşlarımızın huzurla, güvenle, esenlikle evlerinde oturmalarını temenni ediyorum” diye konuşmaya başlayarak, “ahirette iman, dünyada mekan” sözünü hatırlattı.

Erdoğan, “Ev sahibi olmaya bu derece siklet veren bir milletin mensuplarıyız. Buradaki mekan dünya malının peşinden koşma yok, yaşamsal idamenin en düşük şartlarından birine kavuşma anlamındadır” biçiminde konuştu.

“Maalesef bir dönem bu hassasiyete yeteri dek dikkat edilememiştir”

“Ecdadımız da hüküm sürdüğü her yerde imar ve inşa faaliyetini yürütmüş, zevki selim ürünü eserler ortaya koymuştur. Son devletimiz cumhuriyeti bin bir zorlukla kurduktan sonradan kıt imkanlar ve aralıksız gelişen ihtiyaçlar karşısında maalesef bir dönem bu hassasiyete yeteri değin dikkat edilememiştir” ifadelerini kullanan Erdoğan, kent yöneticisinin en büyük kriterinin güzelliği bilmek, güzelliğin idrakine ulaşmak olması gerektiğinin altını çizdi.
Yıllardan Beri Türkiye’de şehirciliğin keza bütçe, gelir, nizam, talimatname üzerinden tartışıldığını, hepsinin ansızın yerine getirildiği halde eserin çirkin olduğunu, şehirlerin öksüz kaldığını belirten Erdoğan, “Ben şu eserlerimize bakıyorum, mimarımızdan işçisine değin hepsinden Allah razı olsun. Şu Anda burada oturacak ve oturan bütün kardeşlerime Allah mutluluklar versin diyorum” dedi.

Bilhassa köyden şehre göçün yoğunlaştığı 1950’den sonradan Türkiye’nin az daha çirkin bir yapılaşmanın esiri olduğunu, şehirlerin gecekonduların kuşatması altına girdiğini kaydeden Erdoğan, “Fakat şu anda ben Sincan’da bir başka yapılanma görüyorum. 1970’lerin başına geldiğimizde İstanbul ve İzmir nüfusunun yarısı, Ankara nüfusunun yüzde 60’dan fazlası gecekondularda yaşayan insanlardan oluşuyordu. Bağlı burada suçlu olan başını sokacak ev derdine düşen vatandaşımız değildir.

Suçlu, gelişmeleri öngörerek zorunlu ve yeterli imar düzenlemelerini yapmayan, daha aşağı yapıyı kurmayan, vatandaşımıza takviye vermeyen devrin yöneticileridir. Ülkenin en esas ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığı dönemde ideal şehircilik örneklerini beklemiyor olsak da daha tertipli ve planlı bir işlem kesinlikle mümkündür. Şu Ankara’da hamdolsun toplu konut olarak tüm güzel eserleri biz yaptık. Avrupa’da takriben 1 yüzyıl önce başlayan sosyal ev projelerinin insanı bütün ihtiyaçları ile kuşatan bütün özelliklere sahip olduğu söylenemez. Bizim ecdadımız bu meseleyi insan merkezli semt dokusuyla çözmüştür. Şehir nüfuslarındaki fazla artma bir süre sonradan ülkemizde de çabuk ve yaygın konut üretimini zorunlu ülkü getirmiştir. Sincan’daki kimi mahallelerinde önemli örneklerinden biri olduğu inşa kooperatifleri yoluyla kat edilen mesafe ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiğimde bu hoşgörüyle hemen şehrin iki yakasına iki örnek büyük kasaba hazırlamak için kolları sıvadık. Başbakanlık görevini devralır devralmaz da aynı seferberliği bütün ülkeye yaydık. Rahmetli Özal’ın kurduğu TOKİ’yi her tarafta yapılandırarak ülkemizin konut ve halk binası üretim merkezi haline getirdik. Ülkemizde 1964-1979 yılları arasında 250 bin binada 878 bin konut, 1980-2002 yılları aralarında 1 milyon 65 bin binada 4 milyon ev, 2003’den 2019’a dek ise 1 milyon 173 bin binada 11 milyon 320 bin konut üretilmiştir. Bu tablo da göstermektedir ancak, Türkiye’nin konut sorunun çözümünde son 19 yıl kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.

“Erişilemeyen, hizmet götürülemeyen hiçbir kesim bırakmadık”

Ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerinde evvela hakkaniyete uygun tasarlama dediklerini ve istismarı durdurduklarını, alt yapısız ve ulaşımı sıkıntılı bir şehirciliğin olmayacağını söylediklerini, alt inşa, otopark ve toplu ulaşımda İstanbul’dan başlayarak 81 ile çağ atlattıklarını söyleyen Erdoğan, “Tek müşteri sıradanlaşmış uygulamaları kabul etmiyoruz dedik. Şehirsel dönüşüm uygulamalarıyla milletimizin ihtiyaçlarını gözeten çözümler getirdik. Fiziki dönüşüm yetmez diyerek şehirsel dönüşümü kültürel, hesaplı ve sosyal boyutlarıyla birlikte kasten yepyeni bir hoşgörüyle ele aldık.

Benzersiz şehirler, akıllı şehirler dedik. Her şehrin kendi dokusunu öne çıkarttık. Teknolojinin imkanlarını şehrin ve milletimizin emrine verdik. Sosyal belediyeciliğe, kimsesizlerin kimsesi olma anlamını yükleyerek belediyelerin ödev alanını genişlettik. Erişilemeyen, hizmet götürülemeyen hiçbir kesim bırakmadık, bırakmayacağız. Yalnızca başını sokacak bir çatı, aralıksız su, elektrik, yol arayan milletimizi en ileri şehircilik hizmetlerine kavuşturduk.

Zamanın ruhu anlayışıyla insanımızın her alanda yaşam kalitesinin yükseltilmesi talebini karşılamanın gayreti içinde olduk. Bugün de milletimiz yatay şehirleşme istiyor, değerinde üreten, medeniyetimizi yaşatan, çevreye saygılı şehirler, saydam şehir yönetimi istiyor, şehri belediye başkanı ile birlikte yönetmek istiyor. Bu ihtiyaçlardan hareketle TOKİ geçtiğimiz 19 yılda 81 ilimizin, 922 ilçemizin tamamında şantiye kurmuş, ev ve kamu binası yapı etmiştir.

Bugüne değin TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 100 bin konut, işyeri, stadyum, hastane, okul, öğrenci yurdu, cami, millet binalarından oluşan 24 binin üzerinde tesisi ülkemize kazandırdık. Bir başka ifade ile 5 milyon vatandaşımızı sıcak bir yuvaya, milyonlarca insanımızı güvenle çalışacakları, eğitim görecekleri, spor yapacakları, ibadet yapacakları eserlere kavuşturduk. Burada 1 milyonuncu konutumuzun anahtar teslimini yapacağız” dedi.

“Sosyal devlet anlayışı işte budur”

Kimilerinin tutarsız eleştirilerle kara çalmaya çalışmasına rağmen TOKİ vasıtasıyla dünyada kimsenin başaramadığını başardıklarını gösteren Erdoğan, “Yaklaşık 200 milyar liralık yatırım ile her kesimden insanımızı, şehit ve gazi ailelerimizi, engelli kardeşlerimizi ev sahibi yaptık. Birilerinin dilinden düşürmediği, fakat hiçbir süre başarmayı hayal bile edemeyecekleri sosyal devlet anlayışı işte budur. Elde edilen bu sonuç büyük bir galibiyet olmasının yanında milletimizin devletine olan itimadının da en güzel ispatıdır. Bu kapsamda son olarak 100 bin sosyal konut kampanyasını başlattık.

Yatay mimari esasla, mahalli kültürünü yansıtan bir anlayışla yürüttüğümüz bu kampanyada şuana dek 12 bin sosyal konutun yapımını tamamladık. Halen 76 bin sosyal konutun inşasına devam ediyoruz. Kentsel mutasyon, konut politikalarımızın bir öteki kayda değer başlığıdır. Geçtiğimiz 9 yılda ülkemizde şehirsel dönüşüm projeleri ile 2,5 milyon konutun dönüşümünü tamamladık.

Geçtiğimiz yıl 80 bin konutu dönüştürdük. Hali hazırda 300 bin konutun dönüşümü de sürüyor. Şehirsel dönüşüm nedeniyle 61 ilde yürütülen 122 projede yatırım maliyeti, bu rakama dikkat edelim, 30 milyar lira olan 258 bin ev için kolları sıvadık. Bunların 10 binini teslim ettik, 63 bininin yapımı sürüyor. Diğerleri de proje aşamasında. Yeniden TOKİ vasıtasıyla 44 ilimizdeki 79 tarihi şehir merkezini yeniliyoruz. 30’dan fazla sanayi alanımızı, şehir dışarıda yapı ettiğimiz modern ve geniş alanlara taşıyoruz.

Bütün il merkezlerimize şehir halkı otoparkları yapıyoruz, Tarım Köy projeleri kapsamında 45 bambaşka projede 7 bin konutun yapımı tamamladık. İllerimizin tamamında köy evlerimizin inşaatları devam ediyor. Tarihinin en büyük yer sarsıntısı dönüşümünü yürüttüğümüz Elazığ’da, Malatya ile birlikte 26 bin konutun üretimine başladık. Bunların 14 bin 341’ini teslim ettik. İzmir’de yapmakta olduğumuz 5 bin konutun teslimlerini yakında başlatıyoruz. Türkiye genelinde bitirdiğimiz afet konutu sayısı da 70 bindir” diye konuştu.

“Hemen önümüzde iki gaye var”

Halk bahçeleri projesi ile 81 ilde 81 milyon metrekare alanı Türkiye’ye kazandırmak üzere yola çıktıklarını andıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 ay önce 5 Haziran Dünya Çere Günü’nde hizmete açtığımız 10 tane ile birlikte 76 ırk bahçemizi tamamlamış olduk. Halen 264 ahali bahçesi ile ilgili çalışmalarımız çeşitli aşamalarda devam ediyor. Bu halk bahçelerinden 200’ünü TOKİ, 4’ünü de Emlak Konut eliyle yapıyoruz.

Amacımız, bu projelerle Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan cumhuriyete şehircilik anlayışımızın tacı olan bahçe kültürünü yeniden ihya etmektir. İnsanı merkeze bölge, medeniyetimizin bize yüklediği bir sorumluluğu bir hakkı yerine getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz.

Türkiye’nin dört bir yanında devlete ait en kıymetli alanları herhangi bir rant kaygısı gütmeksizin vatandaşlarımızın emrine veriyoruz. Bundan 25 sene öncesine kadar şehirlerimizin en güzel alanlarının, belediyelerin sosyal tesislerinin milletimize kapatıldığını hatırlarsak millet bahçelerimizin önemi daha iyi ortaya çıkacaktır. Şimdi önümüzde iki hedef var; bir, şehirsel dönüşüm dahilinde acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutun 300 binini Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız kendi eliyle yapmaktadır.

İki, 2023 yılına kadar 81 ilimizde 340 ahali bahçemizi tamamlayıp milletimizin hizmetine sunmaktır. İnşallah her iki hedefimize de ulaşarak milletimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dönemimizde milletimizi yalnızca konut sahibi yapmakla kalmadık, yapı ve ev niteliklerini de fevkalade yükselttik. Günümüzde bundan böyle binalar çok daha geniş, ferah, fonksiyonel karşılıklı alanlara sahip. Konutların içindeki standartlar da 20-30 yıl öncesine tarafından epeyce ileri seviyededir.

Doğal gazdan internete kadar böylece çok imkanla donanan evlerimiz eskisine tarafından içinde yaşayanlara çok daha pozitif hizmet sunmakta, hayatı fazla daha kolaylaştırmaktadır. Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, sadece betondan tuğladan ibaret binalar yapmıyoruz, biz insanımıza huzurla yaşayacağı bir yuva kazandırıyoruz. Yaptığımız her konutla mutlu aileler, dinç bireyler ve dolayısıyla huzurlu toplum hedefimize ilerliyoruz. Piyasa şartlarıyla konut almayacak olan vatandaşlarımıza konut sahibi olma imkanı sağlıyoruz.

Evlatlarımızın dinç, tabiatla iç içe ve güvenli yerleşim alanlarında büyümesini istiyoruz. Bunun için konut projelerimizi camisi, meydanı, okulu, çarşısı, yeşil alanı, bina cepheleri ve öteki özellikleri ile geleneksel mahalli kültürümüzü yaşatacak şekilde yapıyoruz. Yaptığımız her binayı bulunduğu şehrin iklimine, kültürüne, topografyasına ve coğrafi özelliklerine kadar projelendiriyoruz. Bu Nedenle her projede şehirlerimizi estetiği ile silueti ile tarihi dokusu ve kültürel alanları ile yaşamış mekanlar haline getirerek geçmişle geleceği buluşturuyoruz.

Milletimizin her şeyin en iyisine layık olduğuna yürükten inanıyoruz. Bu ülkede insanlara yıllardır iki anahtar, yani bir ev, bir araba sözü verildi ama bu sözler tutulmadı. Biz yönetime gelirken böyle bir laf vermedik fakat yaptıklarımızla bunu katbekat sağladık. İnşallah bundan sonradan da benzer anlayışla milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Hani Ziya Paşa’nın bir sözü var ya, ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ İşte buyurun eserler. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Bu hizmetlerin devamı için 2023 seçimleri kritik öneme sahip. Sizlerden şimdiden 2023 için çalışmaya başlamanızı istiyorum.”

Derya Babasız – Hülya Keklik

 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, KKTC’deki Kuzey Çevre Yolu’nda incelemelerde bulundu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, KKTC’deki Kuzey Çevre Yolu’nda incelemelerde bulundu

Litvanya, Belarus’tan gelen mülteciler için Türkiye’den yardım istedi

Litvanya, Belarus’tan gelen mülteciler için Türkiye’den yardım istedi