in

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘BM salgında sınıfta kaldı’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'BM salgında sınıfta kaldı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'BM salgında sınıfta kaldı'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından kameraların karşısına geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’nin salgında sınıfta kaldığını belirterek, salgınla mücadele için zorunlu tedbirlerin alınması konusunda da varlık gösteremediğini söyledi.

“Haritalarını kabul ettirmeye çalışanlar diplomasi masasına yaklaşmaya başladı”

Karadeniz ve Akdeniz’de süren çalışmalarla keşfedilecek yeni rezervler ile türk milletinin sevincini artıracaklarını gösteren Erdoğan, “Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gaz rezervi, idareli büyüklüğü ve moral yönü ile milletimize umut vermiştir. İnşallah Karadeniz ve Akdeniz’de halen süren çalışmalarla keşfedeceğimiz yeni rezervlerle milletimizin sevincini daha da artıracağız.

Benzer şekilde, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi yok sayıp, ısrarla kendi tezlerini ve haritalarını kabul ettirmeye çalışanlar diplomasi masasına yaklaşmaya başladı. Güney sınırlarımızı güvenli ayla getirmek için yaptığımız harekatları kararlılıkla sürdürüyoruz. Ekonomimiz ikinci çeyrekteki kısmi küçülmenin arkasından üçüncü çeyrek için çok dinç yükseliş mesajları veriyor.

Sanayi üretimindeki yükselme salgına rağmen takvim yüzde 4,4’ü buldu. OSB’lerdeki elektrik tüketiminin Ağustos ve Eylül aylarında salgın öncesindeki dönemin deha üzerine çıkması üretimdeki artışın işaretidir” diye konuştu.Hiç kimsenin ve hiçbir gücün salgının gerisinde siyasi ve hesaplı olarak her tarafta şekillenecek dünyada Türkiye’nin hak ettiği yeri almasını engellemesine izin vermeyeceklerini kaydeden Erdoğan, “Ülkemizin cumhuriyet dönemi boyunca tekrar tekrar maruz kaldığımız karanlık senaryolara, ahlaksız oyunlara, sinsi tuzaklara bir kez daha düşmemesi için ne gerekiyorsa yapacağız.  Bu tezgahın işlemesi için kullanılan terör örgütlerinde siyasi ve sosyal tetikçilere kadar hiçbir kuklaya aradığı fırsatı sunmayacağız.

Darbe ve vesayet eliyle milletimizin değerlerinin çiğnenmesine, zenginliklerinin yağmalanmasına, geleceğinin karartılmasına canımız pahasına da olsa rıza göstermeyeceğiz. Sürekli kriz oyunları ile Türkiye’yi ve Türk milletini kendine kuytu gelen gömleklerin içine hapsederek vaktini ve enerjisini heba edenlere bir kez daha diyoruz ancak, başaramayacaksınız. Bunlar da bundan böyle eski halin muhal olduğunu önünde sonunda anlayacaklar. Büyük ve zinde Türkiye’nin ayak sesleri artan bir şekilde daha yüksek tonda duyulmaya başladıkça ülkemize yıllardan beri müstemleke gözüyle bakanları telaşları da artıyor. Unutmayın, korkunun ecele faydası yoktur” biçiminde konuştu.

“BM, salgın sürecinde bir kere daha sınıfta kaldı”

BM tarihinde ilk kez Türkiye’den bir ismin, Volkan Bozkır’ın Genel Komite Başkanı olarak görev yapacağını gösteren ve Bozkır’a başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belki salgın sıkıntısı olmasaydı biz de yarın Genel Kurul’da ülkemizi temsilcilik edecek heyetin başında olacaktık. Salgın sebebiyle mesajımızı görüntülü olarak yarın akşam saatlerinde, Türkiye saati ile 16.00’da inşallah yayına gireceğiz ve Genel Komite’da bütün dünyaya ileteceğiz. Genel Komite’un öncelikli gündemi hiç kuşkusuz salgın olacaktır. Yöresel ve küresel meselelerde dünyanın en geniş tabanlı bu platformunda konuşulacaktır. Türkiye olarak uzun yıllardır BM Güvenlik Konseyi ilk kez olmak üzere milletlerarası platformdaki haksız, adaletsiz ve çarpık yapıyı dünya 5’ten büyüktün diyerek eleştiriyoruz.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının arkasından oluşan, küresel dengeler içinde kurulan mevcut yapının bundan böyle sürdürülemez olduğu gerçeği yaşanan her hadisede kendini bir kere daha gösteriyor. Bu tespiti birincil yaptığımızda mesafeli duranlar ve hatta aleyhinde duranlar deha geldiğimiz noktada haklılığımızı kabul etmiştir. Suriye’den Yemen’deki insani krizlere, Afrika ve Güney Amerika gibi kırılgan bölgelerdeki gelişmelere dek her alanda çuvallayan BM, salgın sürecinde bir defa daha sınıfta kaldı. Salgının varlığını dahi ama haftalar sonra kabul eden BM, salgınla uğraş için gereken tedbirlerin alınması, ihtiyaçların karşılanması konusunda da hiçbir varlık ortaya koyamadı.

Türkiye kimsesiz 146 ülkeye tıbbi malzeme desteği vererek el uzatırken, BM’nin bu şekilde etkisiz kalması tespitimizin doğruluğunu bir kere daha onaylama etti. Diğer Taraftan biz yaptığımız yardımları, verdiğimiz destekleri her hangi bir siyasi ya da diplomatik çıkar gayesi ile yapmadık. Medeniyetimizin mazluma ve mağdura yardımı tavsiyesi doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetleri zaten her alanda yürüten bir ülkeyiz. Türkiye böyle bir ülke. Emperyalist ve soykırımcı bir geçmişe sahip olan batı, kaşıkla verip kepçeyle alma alışkanlığı nedeniyle Türkiye’nin bu hasbi yaklaşımını anlamakta zorlanıyor.

Tıpatıp terör örgütleri ile mücadelede, tıpkı darbeye direnmede, tıpkı sığınmacılara sahip çıkmada olduğu gibi afiyet alanındaki bu dayanışmada da dünyaya misal olmaktan hoşnutluk duyuyoruz. Suriye’de, Libya’da, Yemen’de ve hala devamlı böylece fazla insani krizde riyakarlığını, ilkesizliğini, çıkarcılığını ispatlayan ülkelerin dünyaya hak ve yargı dağıtamayacağını burada bir kez daha tekrarlıyoruz. Ermenistan’ın, Azerbaycan topraklarına yönelik saldırılarını önlemek için kayda değer adım atılmıyor olması bunun örneklerinden biridir. Suriye’de ülkemize verilip tutulmayan sözlere karşı, mutabakatlarımızda zaten var olan hareket tarzlarını hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Salgın karşısındaki çaresizlikleri, gelişmiş ülkelerin hazırlıksız yakalandıkları bir krizde kendilerine bile hayırlarının olmayacağını göstermiştir. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz sorununda birkaç ülkenin çıkarını koruma uğruna tarihi gerçeklere, uluslararası anlaşmalara, teamüllere, gözle görülen hakikatlere sırtlarını dönenlerin dünyaya söyleyecek sözü kalmaz.

Sırf Türkiye’ye olan husumetlerinden nedeniyle bölgemizin ve dünyanın dengelerini daha alçak üstteki etmeye kalkanlar kendi sonlarını kendi elleri ile hazırlıyorlar. Artık hükmü kalmamış, fiiliyatta geçerliliği olmayan, kendi siyasi ve toplumsal gerçekliklerine de aykırı vehimleriyle nara atanların yaptıkları, kabristan yanından geçerken ıslık çalanların psikolojisiyle aynıdır. Türkiye, bugüne kadar söylediği her sözün de, yaptığı her fiilin de bedelini ödemiş bir ülkedir. Milletimiz bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da gireceği mücadelelerde ortaya çıkacak sonuçları bilmekte ve direncini ona tarafından geliştirmektedir. Bu topraklarda bin yıldır kendini sürekli yenileyerek, kökünü derinleştirip, genişleterek yaşamış ulu çınar bir kez daha uyanmış ve harekete geçmiştir.

Karşımızda diklenenler ise tıpkı doğru çürüyen ağaçlar gibi çıkacak birincil fırtınada yıkılma tehlikesiyle karşısında karşıya olan kabuktan ibaret birer kütük gibidir. Kıbrıs’ta, Akdeniz’de, Ege’de ve ihtilafa konu hiçbir yerde biz kimsenin hakkına, hukukuna, onuruna el uzatmıyoruz. Yalnızca kendi hakkımıza, hukukumuza, kazanımlarımıza saygı gösterilmesini istiyoruz. Bu ülkelerin halklarını gerçekleri öğrenmeye ve ona göre tutum takınmaya davet ediyoruz.

Gerilimden ve husumetten beslenen bir avut muhterisin siyasi ve hesaplı kazanç için ülkelerini felakete sürüklemelerini biz de istemeyiz. Yaşamayı ve yaşatmayı dünyaya bakışının merkezine yerleştirmiş bir ülke olarak bugün de barışı, huzuru, cümbür cemaat için refahı özlem ediyoruz. 83 milyon nüfusu ve 780 bin kilometrekare toprağı olan bir ülkeye karşısında yürütülmeye çalışılan, ‘her şey benim olsun, sen verdiğime razı ol’ dayatması ne gerçekçidir, ne de mümkündür.

Biz besbelli diyalogla, müzakereyle, uzlaşma ile çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyoruz. Alt, bu girişim hakkaniyete ve hakikatlere yerinde tekliflerle karşımıza gelinmesi şartıyla geçerlidir. Somurtkan taktirde ataların, ‘pilavdan dönenin kaşığı kırılsın’ dedikleri gibi biz de hiçbir mücadeleden kaçınmayız. Bu söylediklerimizin kuru bir retorik olmadığını ispata, bırakınız 2 bin yıllık devlet geçmişimizi, coğrafyamızdaki bin yıllık serencamımızı, sadece son dönemdeki mücadelelerimiz dahi yeterlidir” açıklamasında bulundu.

Derya Babasız – Musa Erdoğan
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

ABD Ankara Büyükelçiliği: 'ABD, Sevilla Haritası’nın yasal bir öneme sahip olduğunu düşünmemektedir'

ABD Ankara Büyükelçiliği: ‘ABD, Sevilla Haritası’nın yasal bir öneme sahip olduğunu düşünmemektedir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tedbirleri açıkladı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tedbirleri açıkladı!