in

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım'

Beştepe’de 3,5 saat süren Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin kayda değer açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “28 Şubat sürecinin ülkemize hem adalet ve özgürlükler alanında keza de ekonomiden siyasete uzanan geniş bir yelpazede ağır faturaları olmuştur. Sermayenin renklere bölünmesi, esnafından holdingine bu ülke için üreten, çalışan şirketlerin ötekileştirilmesi ekonomimizde derin yaralar açmıştır. Türkiye, tarihinin en büyük soygunlarından birini bu dönemde yaşamıştır. Milletimizin milyarlarca dolar parası bankalar vasıtasıyla hortumlanmış, ülkemiz sözde görülmemiş bir buhranın içine sürüklenmiştir. Anayasal suç işleyenlerle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi darbecilerden kısa toplantı alan hak tablosu yargı sistemimize olan güveni sarsmıştır. Binlerce, onbinlerce insanımız sırf inançlarından, fikirlerinden, siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuzluğa ve zulme maruz kalmıştır” diye konuştu.

Kılık kıyafetinden dolayı okullarından atılanları, derece ile hak ettiği diplomasını elde etmek için çıktığı sahneden ağzı kapatılarak indirilen genç kızları, başındaki örtüsünden dolayı evladının ant törenine katılamayan anneleri, kimliğindeki fotoğraf sebebiyle kanser tedavisi göremeyen nineleri andıran Erdoğan, “Üniversite kapılarına başörtülü kızlarımız için kurulan ikna odaları bu dönemin alametifarikası olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır. Dün ikna odaları ile üniversitelerimizi az daha Nazi kamplarına çeviren kimi faşist üniversite yöneticilerinin geçen hafta yayınladıkları ilan ile özgürlükten bahsetmesi tam bir kara espri örneğidir. Ne milletimiz ne de üniversite kapılarında gözyaşı döken evlatlarımız bu benekli zihniyetin yaptıklarını asla affetmemiştir, affetmeyecektir. Tarih her türlü baskıya rağmen iradesine sahip çıkanlar ile vesayete selamlama duranları unutmayacaktır. Attıkları manşetlerle, köşelerinde yazdıkları iğrenç yazılarla, sergiledikleri ilkesiz duruşla darbe şakşakçılığı yapanlar, üzerinden değil 24 sene, bin sene bile geçse alınlarındaki kara lekeyi silemeyecektir” şeklinde konuştu.

”Gelin, cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir tüzük ile karşılayalım”

İnsan hakları eylem planını kamuoyu ile paylaşacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eylem planında 9 başlık aşağıda yüzlerce etkinlik yer alıyor. Attığımız her adımda olduğu gibi İnsan hakları Eylem Palanı hazırlıklarında da anında her konunun dönüp dolaşıp darbe anayasasının yol açtığı sıkıntılara dayandığını gördük. Bir vakit önce milletimizin taktirine sunduğumuz yeni tüzük hazırlama teklifimiz, bu eylem palanının da hemen hemen çatısını, yani tacını oluşturuyor. Biz tüm samimiyetimizle siyaset kurumunun en manâlı sorumluluklarından birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe anayasası prangasından kurtarmak olduğuna inanıyoruz. Cumhur İttifakı çatısı aşağıda bu konuda vardığımız kavrama birliğinin arkasında yeni ve sivil tüzük meselesi bütün platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını edinmek üzere bir yola çıkıyoruz. Aslında 10 yıldır bu konuyu ülkemizin gündemine müteakip defalar getirdik.

Maalesef bugüne değin milletimize değerinde yeni ve sivil bir tüzük hayalimize kavuşamadık. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Kendi hazırlık çalışmalarımıza şimdiden başladık. Korkularla, önyargılarla, ideolojik atgözlükleri ile hareket edersek ne tarih ne de insanlar bizi affeder. Türk demokrasisinin sıfırdan bir tüzük yapma olgunluğuna eriştiğine kimse itiraz edemez. Siyasi yelpazedeki tüm partiler ilk kez almak üzere bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir hoşgörüyle yer almaya ağırlama ediyoruz. Gelin, ülkemizi darbe anayasalarına mahkumiyet utancından kurtaralım. Gelin, Türkiye’yi tarihinin en kuşatıcı anayasası ile buluşturalım. Gelin, cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım. Hiç kimse bizimle bu yolda yürümese bile Cumhur İttifakı olarak yeni ve sivil anayasa metnimizi tamamlayıp milletimizin taktirine sunmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

“2020 yılı çoğalma oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en bedensel örneğidir”

Türkiye’nin salgın dönemindeki zorlu süreci izlediği planlı, kararlı ve elastik politikalar baştan sona başarı ile yürüttüğünün altını çizen Erdoğan, “Bugün açıklanan ve yüzde 1,8 olarak gerçekleşen 2020 yılı büyüme oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en fiziki örneğidir. Türkiye büyürken İngiltere yüzde 9,9 oranında, Hindistan yüzde 8, Almanya yüzde 4,9, Japonya 4,8 oranında ve Amerika yüzde 3,5 oranında küçüldü. 2021 yılına iyi bir açılış yapan ihracatımız, Şubat ayında önceki yılın aynı ayına tarafından yüzde 9,6 artışla 16 milyar doları aşmıştır. Böylece yılın ilk iki ayı itibariyle dış ticaret açığımız yüzde 15,3 azalmış, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 82,9’a çıkmıştır. Bunlar taktir edilmesi, örnek gösterilmesi gereken başarılardır. Bizim için asıl önemli olan hesaplı büyümenin toplumun tüm kesimlerine ulaşması, istihdamın oluşmasıdır. Ama böyle bir durumda nitelikli ve daimi bir büyümeden söz edilebilir” diye konuştu.

”Sözde Avrupa değerleri adına utanç vericidir”

Avrupa’da yükselen ırkçılığa da uyarı çeken Erdoğan, “Anında her gün Avrupa’da yaşamış vatandaşlarımızı niyet bölge ırkçı, faşist bir saldırının haberini alıyoruz. Protesto kılıfı aşağı Kur’an’ı yakmalar, mescitlerimizin kapılarına affedersiniz domuz başı bırakmalar, Müslümanlara ait işyerlerini, dernekleri, kuruluşları fişlemeler sıradan vakalar haline geldi. Her ne dek Avrupalı yöneticiler yüzleşmekten kaçsa da istatistikler tehdidin ulaştığı seviyeyi ortaya koymuştur. Geçtiğimiz sene nefret suçları önceki seneye kadar iki kat artmıştır. Avrupa’da en çok vatandaşımızın yaşadığı üç ülkede göçmenlere yönelik saldırıların sayısı 3 bini aşmıştır.

Sadece 2020 yılında Almanya’da 400’ü bizim insanlarımıza yönelik elde etmek üzere 900’ün üstünde atak kayıtlara geçmiştir. Geçen yıl salgının getirdiği kısıtlamalara karşın cami ve cami derneklerimize yönelik 121 eylem yapılmıştır. Rapor edilmeyen saldırıların mevcut istatistiklerin 4-5 katı olduğunu tahmin ediyoruz. Batılı politikacılar kendi basiretsizliklerinin faturasını göçmenlere veya Müslümanlara keserek toplumsal huzursuzlukları perdelemeye çalışıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir Fransız televizyonunda Fransız İçişleri Bakanının, ırkçı bir partinin genel başkanı ile kim daha pozitif İslam düşmanı yarışına girmesi insanlık ve sözde Avrupa değerleri namına utanç vericidir” açıklamasında bulundu.

Derya Babasız
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Price, İdlib’de şehit düşen 33 Türk askerini andı

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kontrollü normalleşme sürecini açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kontrollü normalleşme sürecini açıkladı