in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rasim Öztekin paylaşımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rasim Öztekin paylaşımı

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesine yapılan harekatla ilgili toplantıda teferruatlar üzerinde durulduğunu açıkladı. Bu harekatta şehit düşen 3 asker ile PKK’lı teröristler tarafından katledilen 13 vatandaşa Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine taziye diledi. Türkiye’nin terörle mücadelesine ilişkin data veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye 40 yıldır bölücü terörle çaba eden, bu uğurda öyle çok kayıplar veren, acılar çeken bir ülkedir. Bu süreçte devlet olarak her yolu deneyerek terör bataklığını kurutmaya çalıştık. Ülkemizin siyasi ve sosyal çalkantıyla boğuştuğu dönemler, terörün en fazla azdığı yıllar olmuştur. Örneğin 1990’lı yılların kaotik ortamında terör örgütü, keza askerlerimiz, emniyet güçlerimiz ile diğer millet görevlilerimize, hem de sivil vatandaşlarımıza aleyhinde acımasız saldırılar gerçekleştirmiştir. Örgütün bu dönemde yaptığı katliamlarda bebeklerden çocuklara, kadınlardan yaşlılara kadar fark gözetilmeksizin cümbür cemaat gaye alınmıştır.

Milletimiz birlik ve beraberliğine sahip çıkarak, devletimiz de bütün kurumlarıyla güçlü bir çaba vererek gözünü kin ve kan bürüyen örgütün hedefine ulaşmasını engellemiştir. Alan ülkelerinin ve küresel güçlerin piyonu haline dönüşen örgüt, bir zaman kendi kabuğuna çekilmiştir. Türkiye üzerinde hesabı olan çevreler, 2013 yılından itibaren pek fazla vasıta ile birlikte PKK’yı da her tarafta harekete geçirdiler. Bu dönemde terör meselesini suhuletle çözüme kavuşturmak için bütün risklerini göze alarak farklı alanlara yönlendirilmiş adımlar attık. Hiçbir insanımızın kanı dökülmesin, yüreği yanmasın, analar ağlamasın, çocuklar babasız kalmasın diye her türlü gayreti içtenlikle gösterdik. Buna rağmen milletimizin birliğine, ülkemizin bütünlüğüne göz diken çevrelerle birlikte hareket eden terör örgütü bitmiş eylemlere başladı.

Bilhassa 2015 Temmuz ayından itibaren yoğunlaşan saldırılar çeşitli ilçelerimizin çukurlarla kuşatılmaya çalışılmasına dek vardı. Sur, İdil, Cizre, Silopi, Nusaybin, Derik, Dargeçit ilçelerimizde yaşanan hadiseler emniyet kuvvetlerimizin müdahalesi ile bastırılmıştır. Sadece bununla kalınmamış sınırlarımız içinde ayrıntılı terör operasyonları yürütülmüştür. Bu saldırıların peşinde gelen 15 Temmuz darbe girişimi terör olaylarıyla ülkemizde oluşturulmak istenilen iklimin başlıca amacını ortaya sermiştir. Türkiye’ye terörden darbeye her yöntemi kullanarak diz çöktürmeye çalışanlara karşısında milletimiz, istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıkarak tarihi bir ders vermiştir.

Sadece 15 Temmuz gecesi 251 kardeşimiz şehit olurken, 2 bin 734 kardeşimiz de yaralanarak gazilik unvanı ile şereflendi. Güney sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu zarar vermek için de çok sayda harekat gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı ile başlayan Zeytin Dalı, barıştırma pınarı ve Bahar kalkanı ile süren bu harekatlar sayesinde Suriye sınırlarımızın kayda değer bir bölümünü güvenli ülkü getirdik. Irak sınırımızın ötesinde de terör örgütünün ülkemize sızmasını önlemek üzere daimi üs bölgeleri oluşturduk” dedi.

“Etkisiz ışık halkası getirilen terörist sayısı 17 bin 750’yi bulmuştur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan son 5 yılda yapılan operasyonlarda terör örgütüne büyük darbe vurulduğuna vurgu yaparak, “Ülkemizin temmuz 2015 yılından bugüne dek sınırları içinde ve sınırları dışarıya yürüttüğü operasyonlarda verdiği şehit sayısı 401’i asker, 443’ü jandarma, 299’u polis, 116’sı güvenlik korucusu olmak üzere toplam bin 259’dur. Yine bu dönemde terör örgütlerinin saldırılarında 770 vatandaşımız hayatını kaybederken, 5 binin üstünde vatandaşımız yaralanmıştır.

Buna mukabil benzer dönemde yurt içinde 6 bin, yurt haricen 6 bin 900 olmak üzere toplamda 12 bin 900’ün üzerinde terörist imha edilmiştir. Bu operasyonlarda bin 300’yakın terörist yaralı, yine bin 300’ü aşkın terörist sağ ele geçirilirken, 2 bin 243 terörist de teslim olmuştur. Bu Nedenle etkisiz ayla getirilen terörist sayısı 17 bin 750’yi bulmuştur. Bir başka açıklama ile terör örgütünün yıllardan beri uğraşarak kurduğu kadronun manâlı bir bölümü bu 5 yıllık süreçte büyük ölçüde bertaraf edilmiştir. Kesinlikle tek bir şehidimizin tırnağını bile bu teröristlerin topuna ansızın değişmeyiz. Ama milletimizin her bir ferdinin ülkesinin istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda karşısındaki ister terörist olsun, ister darbeci, gözünü kırpmadan şehadete yürüyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Burada rakam olarak ifade ettiğimiz her bir şehidimizin, her bir gazimizin, hatta her bir teröristin nihayetinde bir can olduğunu katiyen unutmuyoruz. Biz ne batılılar gibi insanı metalaştıran, ne PKK ve DEAŞ gibi sapkın örgütler gibi körü körüne ölümü yücelten, ne de FETÖ’cüler gibi iradesini tek kişinin eline teslim eden bir anlayışa sahip değiliz. Medeniyetimizin temelinde ‘insanı yaşat fakat, devlet yaşasın’ anlayışı vardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz inancımız ve değerlerimiz yolunda uğraş ederken şehitlik ve gazilikle müşerref olmayı en üstün vasıf olarak kabul ederiz. Bu vasıfları öteki toplumlardan ayırt edici özelliklerimiz olarak iftiharla taşırız. Lakin bizim elimizde tek bir masumun kanı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Bizim geçmişimizde tek bir coğrafyanın veya toplumun sömürülmesinin ayıbı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır.

Bizim sırtımızda kendi çıkarı için dünyanın kalanını ateşe atma bencilliğinin kamburu yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Ne ecdadımızdan böyle bir miras aldık, ne kendimiz böyle bir zillete bulaştık, ne de evlatlarımıza böyle bir utanç bırakacağız. Türkiye’yi kimi süre tarihi ile kimi zaman halen yürüttüğü harekatları ve izlediği politikaları ile yargılamaya kalkanların hiç birinin geçmişi ve bugünü böylesine tertemiz değildir. Katran karasından beter halleri ile ülkemize insanlık, hak, adalet, özgür, demokrasi dersi vermenin peşine düşenlere diyorum fakat, önce siz aynaya bakın ve kendi gerçeklerinizle yüzleşin.

Sırca köşklerinizin en ufak bir krizde, en minik bir sarsıntıda, en minik bir rüzgarda nasıl temellerinden sarsıldığını biz görüyoruz. Eminim sizler de farkındasınız. Biz ise binlerce yıllık köklü geçmişimizde nice fırtınalar atlattık, Allah’ın izni ile nicelerini de sapa sağlam atlatırız. Biz hiçbir süre acımasız olmadık, zalimin yanında yer almadık, zalime teslim olmadık.

Çünkü biz tekrar tekrar mağdura kucak açtık, mazluma el uzattık, hakkını arayanla birlikte olduk, hukukunu koruyanın safını tercih ettik. Suriye’de, Libya’da, Karabağ’da, Somali’de, Filistin’de, Irak’ta, Bosna’da, Kıbrıs’ta bunu yaptık, velhasıl müdahil olduğumuz her yer de benzer şerefli tavrı gösterdik. Ola Ki bunun için bir bedel ödememiz gerekiyorsa da ödedik. Bu bedeli yeri geldi sokaklarımız karıştırılarak ödedik, yeri geldi siyasi karışıklık denemesiyle ödedik, yeni geldi terör örgütleri sınırlarımız içinden ve dışından üzerimize salınarak ödedik, yeri geldi darbe girişimi ile ödedik, yeri geldi hesaplı tuzaklar ile ödedik, yeri geldi milletlerarası alanda haksız, hukuksuz baskılara maruz kalarak ödedik. Ama hiçbir vakit eğilmedik, hiçbir vakit diz çökmedik, hiçbir süre teslim olmadık. Milletimizle birlikte bir olduk, iri olduk, diri olduk, hep birlikte kardeş olduk, önümüze meydana çıkan bütün engelleri aşmayı başardık.”

“Bize parmak sallama riyakarlığına yönelmeleri sadece midemizi bulandırıyor”

Terörle uğraş meselesinin her türlü siyasi çekişmenin, hesabın, jurnal polemiklerin üzerinde tutulması gereken milli bir konu olduğunun altını çizen Erdoğan, “Ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği ile ilgili böyle kritik bir konuda her siyasi partinin sorumluluk duygusu ile hareket etmesini ummak en esas hakkımızdır. Şöyle kalplerinden gelen bir his ile tam tarifini yaparak amasız, fakatsız, lakinsiz bir şekilde terör örgütünü kınamayan hiç kimse kendini bu ülkenin partisi, bu ülkenin siyasetçisi olarak taktim edemez. PKK ile arasına uzaklık koyamadığı için bizim nezdimizde hiçbir süre hakiki bir siyasi kurum haline gelemeyen bir parti var. Bu parti kendi devlete ait hesabından PKK ile irtibatlarını belgeleyen bir paylaşımda bulunduğu için İletişim Başkanımızı ‘hesap vereceksiniz’ diye tehdit ediyor. Terbiyesize bak. Alçaklıkta demiyorum, çukurlukta sınır tanımayan bu terör örgütü yardakçılarına Cumhur İttifakı olarak diyoruz fakat, asıl bu millet sizden, önce şehidimizin, onca gazimizin hesabını soracak. Ayrıca de pek bir soracak ancak, bir daha kimse aynı ihanetlere girişim edemeyecek. Hadi bunlar kayıtlı terör yardakçısı.

Peki bu ülkenin ikinci büyük partisi durumundaki CHP’ye ne oluyor. Kılıçdaroğlu dün tekrar çıktı tamamı yalan, tamamı yanlış, tamamı hezeyan olan bir sürü zırvayı arka arkaya sıraladı. Arada bize sözde sorular soruyor, bu soruları dünyadan ve ülkemizden haberi olmayan, bütün ömrü bakımlı köşelerde geçmiş bir meczup sonra diyeceğiz fakat mazurdur. Lakin o kadar değil. CHP’nin başındaki adamcağız hayatının bir bölümü memuriyetle, kalan kısmı siyasetle geçmiş, kasetle gelmiş te olsa bunca yıldır CHP’nin Genel başkanlığı koltuğunu cebren ve kandırma ile işgal etmiş bir adamcağızdır.

Buna rağmen böyle sorular sorabiliyorsa biz bunun peşinde diğer niyetler ararız. Söylediklerine bakarak her şeyden önce bu zatın PKK terör örgütünün nasıl bir alçak yapı olduğundan, bu güne değin hangi katliamları yaptığından, kimlerden takviye aldığından, insanlıkla uzak yakından ilgisi bulunmadığından habersiz olduğunu anlıyoruz. Yine bu zatın terörün uluslararası boyutundan, terör örgütlerinin milletlerarası alanda nasıl bir aparat olarak kullanıldığından, milletlerarası ilişkilerin görünen ve soyut boyutlarıyla nasıl yürüdüğünden zerre dek malumatı olmadığını görüyoruz.

Bu operasyonun sorumlusu elbette bununla beraber Başkumandan ve yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanından Ulusal Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına, askerinden polisine ve istihbaratçısına dek tüm mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bunlar kendilerini herhalde bu devletin bir mensubu olarak görmedikleri için, bunun için olsa gerek, geçmişte Suriye’den Karabağ’a, Libya’dan Doğu Akdeniz’e değin yaptığımız hiçbir operasyonu zaten sahiplenmediler. Biz milletimizle birlikte gerektiğinde yeri düvele meydan okuyarak, gerektiğinde büyük çatışmaları göze alarak, gerektiğinde bütün gücümüzle haykırarak, gerektiğinde sessizce bu harekatları gerçekleştirdik. Terör örgütünü arkadaş canlısı bir kınam yapmaya dilleri varmayanların yaşanan acı hadise karşı şahsımızı ve devleti itham konusunda gösterdikleri canhıraş gayreti ibretle takip ediyoruz.

Türkiye’nin terör örgütlerine aleyhinde yürüttüğü mücadeleyi yardım vermeyip, tam tersine her fırsatta alenen veya sinsice teröristlere arka çıkanların acı verici bir hadise yaşandığında kürsüden bize parmak sallama riyakarlığına yönelmeleri sadece midemizi bulandırıyor.

Halbuki dün Ulusal Savunma Bakanımız ve İçişleri Bakanımız şahsen gidip operasyonla ilgili hem CHP’nin başındaki zatı keza de İyi Parti Genel başkanını bilgilendirdiler. Hem bakanlarımız TBMM Genel Kurulunda bütün milletvekillerimize de konu ile ilgili gereken izahatı verdiler. Yapılan bilgilendirme toplantısının hemencecik ardından CHP grup toplantısında sergilenen pespayelik söz konusu zatın rezil karakterinin artık ayrıntılarıyla bildiğimiz, tanıdığımız tezahüründen başka bir şey değildir. Geçtiğimiz Çarşamba günü grup toplantımızda CHP’nin belediyecilikteki başarısızlıklarına dikkat çekmek için söylediğim bir ifadeyi Gara’daki operasyonla ilişkili ayla getirecek dek alçalabilen bu süfli zihniyet karşı hemen hemen sözün bittiği yerdeyiz. İlk seçimde bu zatın hak ettiği dersi son kez alacağına inanıyorum. Böyle bir konuyla huzurlarınıza çıkmak mecburiyetinde kaldığım için bizleri dinleyen her bir vatandaşımdan helallik istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Biz Samanyolu Galaksisi diyoruz, onların aklı hala samanda”

Aya ulaşmanın veya uzaya bir Türk vatandaşını göndermek gibi hedeflerin sadece birkaç adım ötede olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ulusal Uzay Programının ve Türkiye’nin bu alandaki vizyonunun milletimizce büyük bir coşku ve teveccüh ile karşılandığını bakmak bizleri memnun etti. Hem bu milletin derdiyle dertlenemediği gibi heyecanını paylaşamayan, başarılarıyla gururlanamayan nasipsizler burada da derhal kendilerini gösterdiler. Biz Samanyolu Galaksisi diyoruz, onların aklı hala samanda. Dünyanın dört bir yan bilirkişi ve araştırmacılar göre da taktirle karşılanan bu vizyonel atılıma ‘uzay masalı’ diyecek dek küçüldüler.

Geleceğe attığımız her adımı ‘yapamazsınız, başaramazsınız’ diyerek önemsizleştirmeye çalışanları kendi masal dünyalarında bırakıp en iyisini yaparız demeye devam edeceğiz. Bu yolda attığımız manâlı adımlardan bir diğeri olan Türkiye’nin otomobili Projesi de son sürat devam ediyor. Geçtiğimiz sene Gemlik’te temelini attığımız inşaatı gece gündüz sürüyor. Şuana 35 bin zemin kuvvetlendirme kolonu imal edildi, boya, enerji ve cisim binalarının alt inşa çalışmaları tamamlandı. Otomobilimizin teknolojik donanımına ilişkin de geçtiğimiz hafta manâlı bir adım attık. Meteoroloji Genel müdürlüğü ile Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu arasında meteorolojik bahşedilen anlık paylaşımına karşın bir işbirliği gerçekleştirildi.

Bu sayede TOGG meteorolojinin hemen olan verilerinden yararlanarak sürücüyü uyarırken, suni akıl ara yüzü baştan sona kendisini de geliştirecek. Fikri mülkiyet haklarının tamamı size ait olan bir otomobile sahip olduğunuzda işte bu şekilde hangi teknolojiyi isterseniz onu aracınıza ekleyebiliyorsunuz. Eğer bu vasıta Türkiye’nin yerli ve milli otomobili olarak geliştirilmeseydi böyle bir imkanı da elde edemeyecektir. İnşallah bu ve benzeri birçok yenilikçi teknoloji ile TOGG hedeflediğimiz tarihte milletimizin hizmetine sunulacak” dedi.

“IMF Türkiye’nin yüzde 1,2 büyüyeceğinde önceki tahminini güncellemek zorunda kaldı”

2020 yılının son ayına ilişkin sanayi imal verilerinin açıklandığını, buna göre sanayi üretiminin beklentileri aşarak bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9 artma gösterdiğini söyleyen Erdoğan, “Bu Nedenle 2020 yılının son çeyreğinde sanayi üretimini en çok artıran G-20 ülkesi olmayı başardık. Sanayi üretimindeki bu zinde çoğalma Türkiye’nin 2020 yılını pozitif artma ile kapatacak nadir ülkelerden olduğunu bir defa daha doğrulama etti. Hatırlayacaksınız, salgın başladığında IMF Türkiye’nin 2020’de yüzde 5 daralacağını öngörmüştü, bugün geldiğimiz noktada IMF Türkiye’nin yüzde 1,2 büyüyeceğinde önceki tahminini güncellemek zorunda kaldı. Bu süreçte üreterek gelişen Türkiye için durmak bilmeden çalışan sanayicilerimizi ve emekçilerimizi tebrik ediyorum.

Arz zincirlerinde yaşanan bütün aksaklıklara rağmen imal sektörümüz bırakın yurt içi talebi karşılamayı, uluslararası taahhütlerde tüm dünyaya örnek olacak bir gayret ortaya koydu. Nitekim bu galibiyet ihracatımıza da yansıdı. Geçtiğimiz yıl 169,5 milyarlık bir ihracat rakamına ulaşarak küresel ihracat içerisindeki payımızı birincil defa yüzde 1’in üzerine çıkarttık. Küresel doğrudan yatırımların yüzde 42 gerilediği bir dönemde Türkiye takriben 8 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım çekmeyi başardı. Sermaye piyasalarından otomobil ve ev satışlarına kadar her alanda umut verici yükselişlerin yaşandığı bir yılı geride bıraktık. Ekonomimizin bu dönemde gösterdiği performans inşallah salgın sonrası süreçte ülkemize duyulan güveni fazla daha üst seviyelere taşıyacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde

Kısa çalışma ödeneğinin süresini son kez olarak Mart ayı sonuna, en az ücretteki yükselme miktarı dek yükseltilen nakdi aidat desteğinin süresini de 17 Mart’a kadar uzatıldığını belirten Erdoğan, çiftçilere gübre desteği ile ilgili 2 müjde verdi. Erdoğan, ”Bay Kemal çok heyecanlanıyor, acaba bu müjde neydi diye, yeniden edeyim, gübre desteklerini küresel emtia fiyatlarında yaşanan gelişmeleri göz önünde bulundurarak yüzde 100 artışla 2 katına çıkartıyoruz. Buğday, arpa, çavar, yulaf gibi hububat ürünlerinde dekara 8 lira olan desteği 16 liraya yükseltiyoruz Bay Kemal. Organik ve organomineral gübre kullanan üreticilerimize ise ek olarak dekara 10 lira olan destekleme ödemesini dekara 20 liraya yükseltiyoruz Bay Kemal. Bu yardım ödemeleri çiftçilerimizin kaynağa en çok gereksinim duydukları ilkbahar döneminde hesaplarına yatırılacaktır. Çiftçilerimiz üretmeye devam ettikleri müddetçe biz de onları desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Derya Yetim – İlker Turak
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri'nden Nijerya halkına ve hükümetine başsağlığı mesajı

Dışişleri’nden Nijerya halkına ve hükümetine başsağlığı mesajı

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: 'Rum tarafının şartlarına boyun eğecek değiliz'

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: ‘Rum tarafının şartlarına boyun eğecek değiliz’