in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na 500 bin liralık manevi tazminat davası

Yüksek İstişare Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'n başkanlığında toplandı
Yüksek İstişare Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'n başkanlığında toplandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Kültürlü tarafından Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine bahşedilen dava dilekçesinde, “Davalının ‘Gara’daki 13 şehidin sorumlusu Cumhurbaşkanıdır’ ifadesi, cinayetlerin faili PKK terör örgütünü aklamaya ve bununla birlikte terör örgütünün işlediği suçların sorumluluğunu sayın Cumhurbaşkanımıza atfederek, sayın Cumhurbaşkanımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik bir çabadır. Ilk Olarak şu hususu anlatmak gerekir ama sayın Cumhurbaşkanımız, devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte yürüttüğü etkili ve cana yakın çabalara rağmen alıkonulan vatandaşlarımızın kurtarılamamasından ve bu şekilde vahşice katledilmesinden nedeniyle derin bir üzüntü duymuştur. Ve yine önemle tasvir etmek gerekir fakat uzun bir zaman önce vatandaşlarımızı zorbalıkla alıkoyan, senelerdir mağaralarda insanlık dışı koşullarda rehin tutan ve rehinelerin kurtarılmasına karşın operasyonun birincil saatlerinde silahsız ve savunmasız günahsız vatandaşlarımızı infaz eden örgüt, PKK terör örgütüdür” ifadelerine yer verildi.

“PKK’yı aklamaya karşın çabalar açık bir şekilde görülmektedir”

Kılıçdaroğlu’nun yaklaşık 1 saat süren konuşmasının hiçbir uygun PKK terör örgütüne ve yaptığı eylemlere dair en minik bir eleştiride deha bulunmadığı vurgulanan dilekçede, “Tavır bir bütün olarak değerlendirildiğinde PKK’yı aklamaya yönelik çabalar da açık bir şekilde görülmektedir. Esasında davalının rehinelerin kurtarılmasına yönelik PKK’ya müzahir örgütleri muhatap göstermesi, açık açık ifade edilmese de rehinelerin kurtarılmasına karşın operasyonun yanlışlığına, bu tarz bir operasyon nedeniyle rehinelerin öldüğüne yönelik bir düşünceyi de ortaya koymaktadır” denildi.

“HDP’yi siyaseten rahatlamaya çalışmaktadır”

Dilekçede şunlar kaydedildi:

“Takriben 40 yıllık uğraş süresince hiçbir belli başlı muhalefet partisi lideri, terör örgütlerinin işlediği cinayetler sebebiyle terör örgütünün adını anmadan ve terör örgütüne hiçbir eleştiri getirmeden terörle mücadele eden hükümeti ve yetkililerini, terör örgütünün cinayetleri sebebiyle suçlamamış ve sorumluluk sahibi tutmamıştır. Davalının savrulduğu yer, esasında hiçbir demokratik hukuk devletinde mazur görülemeyecek, terör örgütünün siyasi unsurlarıyla yaptığı meslek birliğinin dramatik bir sonucudur. Davalının sayın Cumhurbaşkanımızın kişiliğini amaç bölge açıklamaları da bu iş birliğinin sonucudur. Sanık, siyasi meslek birliği içinde olduğu HDP’ye terör örgütünün işlediği cinayetler nedeniyle yönelen dikkati sayın Cumhurbaşkanımızı kasıt alarak dağıtmaya ve HDP’yi siyaseten rahatlamaya çalışmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız, terör örgütü göre alıkonulan vatandaşlarımızın sağ salim kurtarılması için yıllardır değişik kanallarla ve değişik yöntemlerle uğraş sürdürmektedir. Oysa bu girişimlerden bu esas kadar bir netice alınamamıştır. Son olarak alıkonulan vatandaşlarımızın da kurtarılması amacını da içeren sınır ötesi engebeli ve emsalsiz bir operasyonla, vatandaşlarımız kurtarılmaya çalışılmış, fakat operasyonun birincil saatlerinde PKK’nin vatandaşlarımızı infaz etmesi sebebiyle, alıkonulan vatandaşlarımız kurtarılamamıştır.”

Dilekçede, “Tüm bu olgusal temeller ışığında davalının 13 vatandaşımızın şehadetinden sayın Cumhurbaşkanımızı sorumluluk sahibi tutması temelsiz ve dayanaksız bir değerlendirmedir. Keza PKK terör örgütünün işlediği vahşetten sayın Cumhurbaşkanımızın sorumlu tutulması, PKK dahil bütün terör örgütleri ile tarihin hiçbir döneminde olmadığı dek uğraş eden ve önemli neticeler bölge sayın Cumhurbaşkanımızın övünç, itibar ve saygınlığına ağır bir saldırıdır. Terör eylemlerinden dayanaksız ve mesnetsiz bir şekilde terörle etkili bir şekilde mücadele eden kişileri sorumluluk sahibi yetişmek, olgusal temeli olmayan bir isnat ve yakıştırmadır. bununla birlikte hukuken mazur görülemeyecek nitelikte şahsiyet haklarına ağır bir saldırıdır. Davalının sayın Cumhurbaşkanımızın kişiliğine yönelik sarf etmiş olduğu ifadelerin herhangi bir üstün yararla himaye edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla dava konusu konuşmadan dolayı yasa uyarınca manevi tazminata hükmedilmesinin tüm şartları oluşmuştur” ifadelerine yer verildi.

Abdullah Sarica
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü!

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Kıbrıs’ta iki farklı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir'

MHP Genel Başkanı Bahçeli: ‘Terörizm insanlığın ortak düşmanıdır’