in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğretmen adaylarına müjde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcü mevkidaşı ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcü mevkidaşı ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Valiliği Eğitim Tesisleri Toplu Başlangıç Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan eğitim öğretim tesislerinin tüm hoca ve öğrencilere şanslı olmasını diledi.

Tek bir açılış töreniyle 326 eğitim öğretim tesisini Ankaralıların hizmetine sunduklarını gösteren Erdoğan, “Bu eğitim öğretim tesisleri arasında; anaokulundan ilk ve ortaokula, güzel sanatlar lisesinden imam hatip lisesine, insanlar eğitim merkezinden bilim ve sanat merkezine değin her türlü kurum mevcut. Bu okullarımızın bir kısmı yeni ihtiyaçlara göre sıfırdan inşa edilirken bir kısmı da ömrünü tamamladığı için yıkılarak yeniden yapıldı. Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen toplam bin 116 derslikli 88 okulumuzu yıkarak yerlerine 2 bin 593 derslikli yeni okullar yaptık. Bugün ama hizmete aldığımız 7 bin 541 yeni derslikle Ankara’daki toplam derslik sayımızı 49 bin 700’e ulaştırıyoruz. Açılışını yaptığımız yatırımlarla birlikte 184 okulumuz daha Ankara’da tekli eğitime geçecektir. Böylece şehrimizde tekli eğitim öğretim yapan okullarımızın oranı yüzde 95’e yükselecektir. Halihazırda yatırım süreçleri süren okullarımızın da hizmete girmesiyle bu oranı yüzde yüze çıkaracağız. Bu şekilde Başkentimizde ikili eğitim öğretim meselesini tamamen kaldırarak eğitim öğretim ile ilgili hedeflerimizde bir eşiği daha aşacağız” ifadelerini kullandı.

Milletin iradesiyle Türkiye’yi yönetme vazifesini üstlendiklerinde Türkiye’yi 4 temel kolon üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini andıran Erdoğan, “Şöyle geriye doğru dönük bir muhasebe yaptığımızda sadece bu 4 alanda yok, savunmadan ulaştırmaya, ticaretten dış politikaya, enerjiye her alanda milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirdiğimizin iftiharı içerisindeyiz” dedi.

Bütçede aslan payı eğitim öğretimin

Son 18 yılda hazırlanan tüm bütçelerde aslan payını eğitim öğretime ayırdıklarının altını çizen Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“2002 yılında milli eğitim bütçesi 7.5 milyar lira iken 2021 yılında bu rakam 147 milyar liraya yükseldi. Yüksek öğrenimi dahil ettiğimizde eğitim öğretim bütçemiz 211 milyar lirayı aşıyor. 18 sene önce resmi özel dahil okul ve kurum sayımız 50 bin 877 iken bugün bu rakam 87 bin 640’a çıktı. Ülkemiz genelindeki sınıf sayısını da 343 binden 600 bine taşıdık.”

Hoca adaylarına müjde
Kadro tahsislerinde de en büyük payı eğitim öğretime ayırdıklarını vurgulayan Erdoğan, 2002 yılından bugüne dek toplam 693 bin öğretmenin atamasını gerçekleştirdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmen adaylarına da bir müjde verdi. Erdoğan, önümüzdeki aylarda 20 bin öğretmenin daha atamasını yapacaklarını kaydetti.

“Eğitimde görünüm açısını da yeniledik”

Erdoğan, eğitimde yalnızca altyapıyı geliştirmekle kalmadıklarını, görüş açısını da yenilediklerini belirterek, “Bizden önce maalesef Türk eğitim öğretim sistemi öğrencilerin yeteneklerini keşfetmekten ziyade onları formatlamak üstüne kuruluydu. Kılık kıyafetten müfredata kadar hemencecik her alanda vesayetçi tek tipçi zihniyetin renkleri hakimdi. Yeni öğretmenlerle kadrolarımızı yenilerken eğitim öğretim sistemimizi de bu jakoben bakış açısının tasallutundan kurtarmaya çalıştık. 28 Şubat ürünü 8 takvim sürekli eğitim öğretim dayatmasına son vererek 4+4+4 ile eğitim öğretimi kademelere bölüp zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarttık. Ortaokullarda lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin kabiliyet, gelişim ve tercihlere kadar seçmeli dersler oluşturduk. Öğrencilerimiz oldukça geniş bir yelpazede ilgi alanları ve kabiliyetlerine tarafından seçmeli dersler alabiliyor. Ülkemizde bir dönem dar gizli yürütülen Kur’an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi eğitimini bütün öğrencilerimiz için erişilebilir ışık halkası getirdik. Üniversiteye girişteki okul katkı maddesi puanlarını, katsayı farklılıklarını, yıllarca marjinal örgütler tarafındın istismar edilen üniversite harçlarını biz kaldırdık. Bu Nedenle eğitim öğretim sistemimizin bütün gücünü ve enerjisini diğer şeyler yerine sadece çocuklarımızın gelişimine odaklamasını tedarik etmenin gayreti içinde olduk” açıklamasını yaptı.

“Utanç tablolarına biz son verdik”

Gençlik yıllarında Türkiye’nin yasakların, yoklukların, korkuların, kuyrukların ülkesi olduğuna uyarı çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eskilerin deyimiyle bu ülke delikli kuruşa muhtaç olduğu kötü günler yaşadı. Eğitim hayatımız 80-90 şahsiyet sınıflarda, şimdiki gibi böyle 20-25-30 kişilik sınıflar yok, hatta hatta öyle okullarımız vardı ki 100-120 kişilik sınıflar vardı. Boyası badanası olmayan yamalı mektep binalarında hayatımızı geçirdik. Benzer sırada minimum 3 öğrencinin oturduğu sınıflarda kara tahtanın önünde tebeşir tozları içinde ders işlemeye çalışırdık. Yaşıtlarımızın çoğu ya abisinin, ablasının kitabıyla ya da komşusundan ödünç alınan ders kitaplarıyla okulunu bitirmiştir. Acilen ise biz kuşe kağıtta kitapları sıraların üstüne koyuyor ve öğrencilerimize teslim ediyoruz. Taşradaki okulların durumu o zamanlar fazla daha vahimdi. Birçok zaman birkaç sınıfın bir arada eğitim öğretim gördüğü köy okullarında öğrenciler ısınmak için yanlarında çantalarıyla beraber yakacakta getirirdi. Servis diye bir hizmet olmadığı için okuluna değin karda kışta saatlerce yürümek zorunda kalan öğrenciler vardı. Benim mesela okuluma yarım saatte giderdim. Kütüphane, laboratuvar, spor salonu gibi imkanlar ise büyükşehirlerdeki okullarda bile lüks kabul ediliyordu. Mesela bizim okulumuzun böylece spor salonu falan yoktu. Çok basık, sıçradığın vakit başının değeceği şekilde gövde eğitimi dersini yaptığımız bir bölüm vardı. Fakat şimdi ısrarla diyoruz fakat, okulumuzu yapı ederken spor salonlarımızı yapacağız. Hatta daha da ileri gidiyoruz, tribün de yapacağız. Bunlar birçok okulumuzda yapılıyor. 18 yılda eğitim öğretime yaptığımız heybetli yatırımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan o utanç tablolarına biz son verdik. Lider ülke Türkiye idealimize uygun bir şekilde eğitim öğretim altyapımızı ayrıntılarıyla yeniledik. Bugün bundan böyle öğrencilerimiz ders kitaplarını nereden ne vakit bulacağız diye endişelenmiyor. İlk ders zilinin çalmasıyla bütün okul kitapları sıralarında kendilerini bekliyor. Köylerdeki 667 bin evladımız okullarına saatlerce yürüyerek değil, kapısının önüne değin gelen servis araçlarına binerek okuluna gidiyor. Okula gidemeyen öğrencilerimize verdiğimiz desteklerle, burslarla, kredilerle onların eğitim öğretim özlemlerini, okul hasretlerini sona erdiriyoruz. Büyükşehirlerden ilçelerimize değin bütün okullarımıza bir kütüphane kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Laboratuvar noktasında da aynen çalışıyoruz. Ülke genelindeki toplam 29 bin adet kütüphanemizle, 2 bin 750 dijital kütüphanemizle öğrencilerimize hizmet sunuyoruz. Spor salonundan mescidine, laboratuvarından atölyelerine değin gereksinim duyulan her şeyin olduğu okullarımızın sayısı artan bir şekilde artıyor. Kara tahtalar yerini etkileşimli tahtalara, 90 karakter sınıflar yerine maksimum 25-30 kişinin bulunduğu sınıflara bırakıyor. Benzer anda birkaç sınıfın aniden eğitim gördüğü mektep manzaraları bundan böyle iyice tarihe kavuştu.”

“Birçok ülke Türkiye’nin eğitim öğretim imkanlarını örnek alıyor”

Türkiye’nin son 18 yılda eğitim öğretim altyapısını dünyada en hızlı geliştiren, en hızlı yenileyen ülkelerin başında geldiğine dikkat çeken Erdoğan, “Daha önce biz diğer ülkelerin eğitim öğretim şartlarına imrenme ile bakarken şimdi çoğu ülke bizim eğitim öğretim imkanlarını örnek alıyor” dedi.

“Değişime dayanmak esinti değirmenlerine meydan okumaktan farksızdır”

Hayatın her alanında olduğu gibi eğitimde de ihtiyaçların, taleplerin, beklenti ve yönelimlerin zamanla değiştiğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“20 yıl öncesinin Türkiye’si nasıl bugünden farklı ise 20 yıl sonrasının Türkiye’si de bugünden bambaşka olacaktır. Zamana aleyhinde durmak ve değişime direnmek yel değirmenlerine meydan okumaktan farksızdır. Buraya nereden, hangi şartlardan geldiğimizi unutmayacağız. Anne ve babalarımızın bugün bize gayet alt gelen imkanlar için neler çektiğini, ne nesil bedelleri ödediğini de aklımızdan çıkarmayacağız. Geçmişten ders alarak fakat geçmişe de takılıp kalmadan geleceğe yürümemiz gerekiyor. Eğitim öncelikle elde etmek üzere politikalarımızı belirlerken maziden atiye uzanan geniş bir vizyonla hareket etmeliyiz.”

“Rehavete kapılamayız”

Korona virüs salgını ile beraber eğitim öğretimde dijitalleşmenin hiç olmadığı değin öne çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tarafta kaybederken öbür taraftan da bana göre dijitalleşme ile fazla ayrı bir mesafeyi aldık. Vaktinde teknolojiye, iletişim altyapısına yatırım yapan ülkeler salgın sürecini diğer ülkelere nazaran daha basit atlatıyor. Türkiye olarak işte en son dünya afiyet örgütü bir izah etme yaptı, 2022’nin başında korona virüsün, inşallah bu salgının sona ereceği müjdelerini veriyor. İnşallah dedikleri gibi olur. Biz buna da hazırlığımızı yapmamız lazım fakat rehavete kapılamayız” dedi.

“Dünyada aşılamayı en başarılı yürüten Türkiye’dir”

Dünyada aşılamayı en başarılı şekilde yürüten ülkenin Türkiye olduğunu bir defa daha yineleyen Erdoğan, dün itibariyle 7.5 milyon kişinin aşılandığını söyledi. Bu süreci kararlı ve ciddi bir şekilde sürdürdüklerinin altını çizen Erdoğan, “Gevşeme değil. Yeni yeni takviyeler alıyoruz. Çünkü herhangi bir rehavet bize çökerse Allah göstermesin bir aksilik altından kalkamayız, bedelini de ödeyemeyiz” diye konuştu.

“En kısa zamanda öğretmenlerle öğrencilerimizi buluşturmak için yoğun gayret sarf ediyoruz”

Türkiye olarak sıhhat gibi eğitim öğretime yapılan yatırımların meyvelerini bu engebeli süreçte toplama imkanı bulduklarını söyleyen Erdoğan, yüz yüze eğitime ilişkin de mesajlar paylaştı.
Salgının sebep olduğu sıkıntılara karşın eğitim öğretim faaliyetlerini ülke çapında aralıksız sürdürebilen birkaç devletten birinin Türkiye olduğuna kaydeden Erdoğan, “657 bini salgın döneminde olmak üzere bugüne dek toplam 2 milyon tablet bilgisayarı öğrencilerimize ulaştırdık. Bu dönemde eğitim bilişim ağı, yani EBA televizyon ve internet platformlarıyla da uzak eğitimi başarıyla yürüttük. TRT EBA Ortaokul ve TRT EBA Lise kanallarından eğitimin devamını sağladık. 13 bambaşka stüdyoda sayısını binin üzerindeki öğretmenimizle yaptığımız çekimlerle on binden fazla televizyon ders içeriği oluşturduk. 12 bin 500 saat yayın yaptık. Uzaktan eğitimde çocuklarımızın kendi öğretmenleriyle benzer sınıftaymış gibi ders yapabilmesi için EBA canlı dersleri devreye aldık. EBA canlı sınıf uygulamamızda günlük 3 milyon canlı ders kapasitesini yakaladık. Uzaktan eğitime başladığımız 23 Mart 2020 tarihinden bugüne kadar 180 milyona yakın canlı ders yapıldı. EBA internet platformumuzda öğrenci ve öğretmenlerimize bin 900’den pozitif ders ve yüz binlerce içerik sunuyoruz. Bu platform 2020 yılında dünyada en fazla ziyaret edilen eğitim sitesi olmuştur. Türkiye’deki bütün cep telefonu abonelerine aylık 8 gigabyte kadar EBA’ya ücretsiz erişim sağladık. EBA’ya erişimi olmayan öğrencilerimiz için 14 bin 700 EBA yardım noktası ve 176 EBA mobil takviye arabulucu oluşturduk. aynı zamanda hiçbir şeyin yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağını gayet iyi biliyoruz. Vaka ve hasta sayılarının azalmasına tabi olarak an be an okullarımızda yüz yüze eğitimi başlatıyoruz. Köy okullarımızda ve bağımsız anaokullarında 15 Şubat itibariyle yüz yüze eğitime başladık. 1 Mart’tan itibaren de ilkokullarda haftada 2 gün, özel eğitim okul ve sınıflarında ise haftada 5 gün yüz yüze eğitime geçiyoruz. Tekrar 1 Mart’tan itibaren 8’inci ve 12’nci sınıflarda seyreltilmiş sınıf uygulamasıyla yüz yüze eğitime başlıyoruz. Olgu sayılarındaki düşüşle orantılı bir şekilde önümüzdeki dönemde yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Hem öğretmenlerimizin öğrencilerini ayrıca de öğrencilerimizin öğretmen ve arkadaşlarını özlediğinin farkındayız. İnşallah en kısa zamanda öğretmenle öğrencilerimizi buluşturmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. O güne dek sizlerden CILALI diye ifade ettiğimiz temizleme- maske – uzaklık kurallarına riayet etmenizi bekliyorum” dedi.

İlker Turak – Hülya Keklik
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Özhaseki:" 13 şehidimizin katilleri PKK’dır’ diyemeyen siyasi tutumu sertçe kınadım"

Özhaseki:” 13 şehidimizin katilleri PKK’dır’ diyemeyen siyasi tutumu sertçe kınadım”

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

Bakan Selçuk:’Çocukların gelişimlerini olumsuz etkileyebilecek internet ortamındaki içeriklere hemencecik müdahale ediyoruz’