in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan partilere yeni anayasa çağrısı

Yüksek İstişare Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'n başkanlığında toplandı
Yüksek İstişare Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'n başkanlığında toplandı

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tercihimiz, tüm siyasi partilerin bu sürecin içinde yer almasıdır. Bunun için sonuna kadar dostça bir gayret göstereceğiz. Fakat, şu ya da bu sebeple, kimi siyasi partiler kendini sürecin dıştan tutsa bile, biz milletimizin bütün kesimleriyle oturup konuşarak, yeni anayasa çalışmalarının içinde olmalarını mutlaka temin edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Miçotakis’e tokat gibi yanıt!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben buradan Miçotakis’e bir şey daha andırmak isterim, sen bazı dağlara güveniyorsun, o güvendiğin dağlara kar yağdı. Hiçbirinden sana menfaat gelmez. Ama biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz, yola da böyle devam ederiz. Onun için deli Türkleri iyi tanıyacaksın” dedi.
TBMM'(de AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşın eleştirilerde bulundu. Erdoğan konuşmasının sonunda, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de “Çılgın Türkleri iyi tanıyacaksın” ifadeleriyle cevap verdi.

“Çılgın Türkleri iyi tanıyacaksın”

Kıbrıs meselesinin Türk ve Kıbrıs halklarının karşılıklı davası olduğunu, Rum tarafının kanlı saldırılarıyla tırmanan sıkıntıların, bütün çabalara rağmen daimi ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulamadığını kaydeden Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i uyardı, haddini bilmesini istedi. Erdoğan, “Ada’daki iki taraf arasında 1968’de başlayan, Türk tezinin lokal özerklik şeklinde ortaya konduğu birincil görüşmeler, 1971 yılı sonuna kadar sürdü. Türkiye ve Yunanistan’ın da katılmasıyla devam eden görüşmeler, 15 Temmuz 1974’te yaşanan Rum-Yunan darbesiyle son buldu. Kıbrıslı kardeşlerimizin can güvenliğini sağlamak için gerçekleştirdiğimiz 1974 Kıbrıs Uzlaştırma Harekâtı ve ondan sonradan, 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Bu süreçte de müzakereler, devamsız de olsa defalarca devam etti. Egemenliğini adanın kuzeyine de yaymaya çalışan bir politika izleyen Rum tarafı, müzakerelerde devlet yapısını bu doğrultuda şekillendirmek istedi. Rumlar, Türk tarafının buna razı olmamasını da çözümsüzlüğün sebebi olarak göstermeye çalıştı. Halbuki, 1960’larda Kıbrıs Türk tarafına otonomi hakkı bile tanımayan Rumlardı. 1970’li yıllarda iki kesimli, iki toplumlu federasyonu kabul etmeyen yeniden Rumlardı. Avrupa Birliği üyeliği perspektifi güçlenince federasyon fikrini savunur görünen Rumlar, asıl niyetlerini daha sonra ortaya serdiler. Amaçları, bu süreçte Kıbrıs Türk tarafının elde edebileceği hakları, Türkiye’nin üye olmadığı bir Avrupa Birliği içinde kolaylıkla aşındırarak, adayı tek başlarına yönetmekti. Değil böyle yağma” diye konuştu.

İLGİLİ VİDEO

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Miçotakis, çılgın Türkleri iyi tanıyacaksınCumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Miçotakis, deli Türkleri iyi tanıyacaksın’

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in yaptığı açıklamalara cevap veren ve haddini bilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben yorumlama yapıyorum, Miçotakis ile görüşebiliriz diyorum. Ben bu açıklamayı yapıyorum diğer taraftan baktım Miçotakis meydan okuyor. Eski istikşafi toplantılar başlasın dedik ve geçen hafta İstanbul Dolmabahçe’de başlatıldı, ikincisi Atina’da yapılacaktı, Miçotakis şu anda meydan okudu, sen bu meydanı okuduktan daha sonra biz seninle nasıl bir araya gelelim. Önce haddini bileceksin. Gerçekten bir barıştırma arayışı varsa sende bana meydan okuma, haddini bil. Haddini bilmezsen masayı sen tekmeledin, masadan kaçtın, biz masadan kaçmadık, biz masadaydık. Bu şekilde gitmesi halinde biz seninle masaya oturamayız. Adalarda yaptıklarınız apaçık, neyinize güveniyorsunuz. Bir yerlerden yine size destekler gelecek, buna mı güveniyorsunuz? Eğer buna güveniyorsanız yanılıyorsunuz. Nerden ne gelirse gelsin Türkiye dimdik ayaktadır, yerindedir, gereğini de gerektiği süre yapmasını bilir. Ben buradan Miçotakis’e bir şey daha hatırlatmak isterim, sen bir takım dağlara güveniyorsun, o güvendiğin dağlara kar yağdı. Hiçbirinden sana avantaj gelmez. Fakat biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz, yola da böyle devam ederiz. Onun için çılgın Türkleri iyi tanıyacaksın. Yunan ve Rum tarafının son günlerdeki açıklamalarına baktığımızda, Kıbrıs Türkünü yok sayan tutumlarında en küçük bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Artık iki devletli çözümden diğer Kıbrıs’ta çıkış yolu kalmamıştır, ister kabul edersiniz, ister etmezsiniz. Artık federasyon diye bir şey yok, geçin bundan böyle o işi. Hidrokarbon kaynakları konusunda da Kıbrıs Türkleriyle masaya oturmaktan ısrarla kaçıyorsunuz. Siyasi ve hesaplı her alanda Türk tarafına uygulanan ambargoları ağırlaştırarak sürdürüyorlar. Bundan Böyle bu adaletsizliğe dayanma etmemiz olası değildir. Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır Ada’da süren çözümsüzlüğün mağduru olmasına daha artı müsade vermeyeceğimizi tüm dünya bilmelidir. Bugün yardımcım Fuat Bey ile beraber geniş bir takım Kuzey Kıbrıs’a gidiyor ve geniş bir çalışmayı başlatacağız. Çabucak bu çalışmalarla inşallah Kuzey Kıbrıs’ı her tarafta farklı bir şekilde ayağa kaldıracağız. Adadaki Türk toplumunu değil sayan Rum ve Yunan zihniyetinin 50 yıldır müzakereleri başarısızlığa hükümlü etmesi aleyhinde eski çözüm formüllerini bitmiş konuşmanın anlamı kalmamıştır. Kıbrıs meselesi yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde, bundan böyle çözüm odaklı bir hoşgörüyle ele alınmalıdır. Bundan sonradan Kıbrıs’ta konuşulabilecek tek konu, iki devletli çözümdür. Kıbrıs Türk kesimindeki kardeşlerimizin de böyle düşündüğünü ve hareket ettiğini biliyoruz. Geçmişin gölgesinde kalmadan, ama geçmişten ders çıkararak, Ada’da uzlaştırma ve istikrarın hâkim olduğu bir geleceği fakat bu şekilde inşa edebileceğimize inanıyorum. Kıbrıs konusunda masaya oturulacaksa, ancak bu şartlarda oturulabilir, somurtkan takdirde herkes kendi işine bakacaktır” diye konuştu 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Halk Meclisi (TBMM) grup toplantısında konuştu.
Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda yer alan Erdoğan, ulusal iradenin gücünü yansıtacak yeni anayasanın, Cumhuriyetin 100’üncü yılı için belirlenen hedefleri taçlandıracağına inandığını söyledi.
Türkiye’nin, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu noktaya aniden gelmediğinin besbelli olduğunu açıklayan Erdoğan, “Tek parti dönemi faşizminin arkasından, önce 1960 darbesinin, gerisinde 1980 darbesinin gölgesinde hazırlanan anayasaların yol açtığı sorunların ülkemize ağır maliyetleri olmuştur. Vesayeti ve bürokratik oligarşiyi besleyen, darbelere çanak tutan, milli iradenin etkisini sınırlayan bu anayasaların ruhuna sinen eğrilik, tüm değişikliklere rağmen giderilememiştir. Milletimizin desteğiyle sağlanan uzun süreli iktidar dönemleri bile bu sıkıntıları çözmeye yetmemiştir. Hatırlarsanız, iktidarımızın birincil dönemlerinde vesayetin kanlı ceza oyunlarından vesayet kurumlarının ve medyanın küçük düşürücü meydan okumalarına değin nice demokrasi ayıbıyla aleyhinde karşıya kalmıştık. Adını utanmadan cumhuriyet mitingleri koydukları gösterilerle, savcısından rektörüne değin kendini devletin ve milletin üzerinde gören nice kibir abidesinin saldırılarına tanık olduk. Demokrasiye ve milli iradeye alenen kast eden faşist zihniyetle yol yürümekten çekinmeyenlerin, siyaset kurumuna ve yüce Meclise nasıl akort verme yarışına girdiklerini unutmadık. Partimize kapatma davası açıldığında, buna karşı omurgalı bir duruş belli olmak yerine dava dosyasına belge üretme peşine düşenleri de kesinlikle unutmadık” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin son 7-8 yılda sınırlarının içinden ve dışından sayısız yeni işgal girişimiyle aleyhinde karşıya kaldığına dikkat çeken Erdoğan, “Terörün, teröristin, sinsiliğin, alçaklığın, riyakârlığın her türlüsünü yaşadık. Hamdolsun, bu ihanetlerin hepsi aziz milletimizin sinesine çarparak paramparça oldu. Bir yana istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkarken, öteki yandan aralıksız sorun üreten idare sistemimizi de rehabilite etmek için çalıştık, çırpındık. Sonunda, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardındaki, Cumhur İttifakı olarak ülkemizi yeni bir idare sistemine kavuşturmayı başardık” dedi.

Erdoğan, aralıksız yeni reformlarla sistemi iyileştirme çabasında olmalarına rağmen, darbe anayasasının ruhundan kaynaklanan anaforların bir türlü sona ermek bilmediğini sözlerine ekleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini çalışırken karşımıza daima anayasa meselesinin çıktığını gördük. Daha sonraki harmoni çalışmalarında da benzer durumla karşılaştık. Hak Bakanlığımızca hazırlanan Adalet Reformu Strateji Belgesi hazırlıklarında da buna şahit olduk. Cumhurbaşkanlığı Yardımcımız kadar yeni idare sisteminin birinci yılının gerisinde yapılan detaylı çözümleme çalışmalarında da bununla yüzleştik. Yakında kamuoyuyla paylaşacağımız İnsan Hakları Eylem Planı hazırlıklarında da bunu gördük. Elbette Meclis’te yürütülen öyle çok çalışmada da bu reel daima karşımıza çıktı. Attığımız her adımda meselenin, eklektik yöntemlerle, yamalarla, restorasyonlarla çözülemeyeceği gerçeğiyle bir kere daha karşılaştık. Bilindiği gibi, geçmişte aynı tespitler ve ihtiyaçlarla Meclis’te yeni bir tüzük çalışması başlatmıştık. Meclis çoğunluğu bizim partimizde olmasına rağmen, tüm partilerden eşit sayıda üyenin katılımıyla bir komisyon kurarak, yeni tüzük için ilk adımı atmıştık. Bu arkadaşça adımımız, CHP’nin işi kesintisiz yokuşa sürmesi ve nihayet masayı devirmesiyle akamete uğramıştı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş aşamasında her yerde bu hususu değerlendirmeye aldık. Ancak, darbe girişiminin şokunu demin üzerinden atamamış bir Türkiye ikliminin buna uygun olmadığını gördüğümüz için, konuyu gündeme getirmedik.”

“Yeni anayasayı sıralamak için şartlar yerinde”

Bugün bundan böyle, hem vesayetin gücünü kırmış, ayrıca darbe niyetlilerine mesajını açıkça vermiş, keza uluslararası alanda özgürce hareket etme iradesini ortaya koymuş bir Türkiye’nin olduğunu gösteren Erdoğan, yeni anayasayı konuşmak ve hazırlamak için şartların gayet uygun olduğunu söyledi.

“Milletimiz yeni tüzük hazırlama teklifimizi kamuoyuna sunma konusunda bizi cesaretlendirdi”
Küresel siyasi ve hesaplı kuvvet dengelerindeki değişimde yargı edilen yeri alma fırsatını kamil manada değerlendirebilmek için daha sağlam bir çatıya ihtiyaçlarının bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, “Milletimizin reform gündemimize olan cana yakın ilgisi ve yüksek beklentisi de, bizi yeni Tüzük hazırlama teklifimizi kamuoyuna sunma konusunda cesaretlendirmiştir” dedi.

Anayasaların, doğaları gereği, mümkünse toplumun tamamının ama mutlaka kahir ekseriyetinin desteğini almak mecburiyetinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun da ancak, yeni anayasanın ülkedeki bütün kesimlerin kendilerini içinde bulabileceği bir formülle hazırlanmasıyla muhtemel olabileceğini kaydetti.

“Tercihimiz tüm siyasi partilerin bu sürecin içinde yer alması”

Erdoğan, tercihlerinin, tüm siyasi partilerin bu sürecin içinde yer alması olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bunun için sonuna kadar samimi bir gayret göstereceğiz. Fakat, şu ya da bu sebeple, kimi siyasi partiler kendini sürecin açık havada tutsa bile, biz milletimizin bütün kesimleriyle oturup konuşarak, yeni anayasa çalışmalarının içinde olmalarını mutlaka tedarik edeceğiz. Bunun için sonuna kadar acele etmeden, her kesimle gereken istişareleri yaparak, önümüzdeki asrın ihtiyaçlarını karşılayacak bir tüzük metni ortaya çıkartmalıyız. Hatta bu böylece bir metin olsun ama, Türkiye Cumhuriyetinin 150’nci, 200’üncü yılları kutlanırken, bu tüzük çalışması tarihi dönüm noktalarından biri olarak gösterilsin. Bu pek bir metin olsun oysa, Tüzük hukuku literatüründe bütün dünyada örnek gösterilsin, öteki toplumlara da ilham versin. Türkiye’ye 18 yılda cumhuriyet tarihinde görülmemiş eserler ve hizmetler kazandırmış bir kadro olarak, 2023’e dışarı giden yolda milletimize birincil sivil yeni anayasayı kazandırma şerefine de defalarca birlikte nail olacağız. Hiç kuşkusuz bu konuda en önemli görev Türkiye Büyük Halk Meclisimize, onunla birlikte Cumhur İttifakımıza ve AK Parti grubumuza düşecektir. Sizlerden bu sürece özellikle sahip çıkmanızı istiyorum.”

“Cumhur İttifakı olarak yeni tüzük çalışmalarına en yapıcı katkıyı sunacağız”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, lüzum daha önce yaptığı açıklamayı, lüzum partisinin dünkü grup konuşmasında ortaya koyduğu çerçeveyi memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Erdoğan, “Bu konuda Cumhur İttifakı olarak bütün bir anlayış birliği içinde olduğumuzu görüyoruz. Yakında kamuoyuyla paylaşacağımız İnsan Hakları Eylem Planımızda, öteki başlıkların yanısıra yeni tüzük meselesiyle ilgili de özet bir çerçeve ortaya koyacağız. Buradan siyasi partilerimize, akademisyenlerimize, üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, medya mensuplarımıza, velhasıl tüm akıl ve aksiyon insanlarımıza seslenmek istiyorum. Gelin, defalarca birlikte yeni Anayasa konusundaki tekliflerimizi sene içinde hazırlayalım ve tartışmaya başlayalım. Hiç kimseyi ve hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan, vizyoner bir görünüm açısıyla, hüsnü niyetle, yapıcı bir yaklaşımla bunları milletimizle paylaşalım. Iki Taraflı yönlerde zaten bir sorun yok. Bambaşka görüşleri her zaman konuşalım, tartışalım. Nihai olarak milletimizin önüne olası olan en kapsayıcı, en ufku geniş, ülkeyi en uzun zaman taşıyacak metni koyalım. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını darbe anayasasıyla yok, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir tüzük ile karşılayalım. Biz Cumhur İttifakı olarak yeni tüzük çalışmalarına en yapıcı katkıyı sunmakta kararlıyız. Nihai karar kesinlikle milletimizin olacaktır. Yeni anayasamızın çoktan ülkemize ve milletimize şanslı olmasını diliyorum” dedi.

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, yarın KKTC’ye geliyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, KKTC’de

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Xiaomi mesajı

Vatandaşın gözü kulağı müjdede…