in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türkiye’nin dış politikalarını eleştirenlere cevap

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkmenistan Devlet Başkanı ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkmenistan Devlet Başkanı ile görüştü

Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda video konferans sistemi ile il başkanlarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye niye Suriye’de, Türkiye niye Libya’da, Türkiye niye Doğu Akdeniz’de, Türkiye niye Afrika’da, Türkiye niye Balkanlar’da, Kafkasya’da, Orta Asya’da?” sorularını soran muhalefete seslenerek, Türkiye’nin Suriye’den, Libya’dan, Doğu Akdeniz’den, Afrika’dan, Balkanlar’dan, Kafkasya’dan, Orta Asya’dan çekilmesi durumunda bu bölgelerde sorunların bitmeyeceğini, Türkiye sınırları içinde ufak bir kesim dışarıya Türkiye’nin bu bölgelerden çekilmesini isteyen kimsenin olmadığını söyledi. Olağan büyük kongre sürecinin korona virüs salgınının yol açtığı birkaç aylık ötelemeye rağmen belirlenen takvime uygun şekilde yürüdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kongrelerimizin tümü de salgınla mücadele kuralları harfiyen uygulanarak, büyük bir heyecan ve coşku ile icra ediliyor. Bugüne kadar 577 ilçemizde, yani bütün ilçelerimizin yüzde 59’unda kongrelerimizi gerçekleştirdik. Bu kongreler sonucuna kadar yüzde 51 oranında yeni ilçe başkanlarımız ve yeni yönetimleri ile yola devam ediyoruz. Son 2 senedeki değişimi göz önüne aldığımızda bu oran yüzde 61’i buluyor” diye konuştu.

Adalet bir dava yolunda bahşedilen mücadelenin seçime değin yok, mezara dek süreceğini gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, il kongrelerini de Ekim ayı ortalarında başlatmayı düşündüklerinin altını çizdi. Erdoğan, “Türkiye’nin 2053 vizyonunu somutlaştıracak zihni egzersizler, beklenti ve talep tespitleri, öneri ve siyasi proje hazırlıkları için de şimdiden bismillah demeliyiz. Başkalarının böyle bir derdi, hazırlığı olmayabilir. Ama AK Parti’nin olmak zorunda. Çünkü biz sadece geçmişin, sadece bugünün değil, geleceğin de partisiyiz, geleceğin de iktidarıyız, geleceğin de umuduyuz” açıklamasında bulundu.

“Milletimiz değer olduğu için kalkındırmaya, geliştirmeye çalışıyoruz”

Türkiye’nin Gezi olaylarından daha sonra yaşadığı olayları andıran ve demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin ülkenin seçimle gelmiş yasal yönetimini yıkma girişimlerine karşısında omurgalı bir konuşma sergilemediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi muhakkak kaynaklıdır ve Amerika’da gelişmiştir. Lakin bugün her iki coğrafyanın da lafsı dışında demokrasi ile uzaktan yakından ilgileri kalmamıştır. Kiminde faşizm, kiminde sömürgecilik, kiminde diğer hastalıklar ülkenin yönetimlerini ve toplumsal yapılarını tıpatıp kanserli hücrelerin bünyeye yaptığı gibi çabucak işgal etmektedir. Biz ülkemizi başkaları öyle istediği ya da sadece onlardan öyle gördüğümüz için değil, milletimiz değerinde olduğu için kalkındırmaya, geliştirmeye çalışıyoruz. Bunun namına ‘demokrasi’ dememiz bütün dünyadaki müşterek kavram olduğu içindir” şeklinde konuştu.

“Bu sorulara akla yatkın olup da ‘evet’ cevabı verebilecek kimseyi görmedim”

Türkiye’nin dış politikalarına karşın iç siyasette yapılan eleştirilere yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti çağrıda bulunmak, bir yana günlük işleyişi yürütür ve sorunları çözerken, öteki yandan da detaylı ve köklü tasavvurların ardından koşmak demektir. Partimiz bu çizgiden ne dek uzaklaşırsa o derece sığlaşır. Bu sığlıkla beraberinde önce milletten kopmayı, ardındaki milletin desteğini kaybetmeyi getirir. Ülkemizde bir kesim kendileri böyle maddesel icraat ve zihni derinlik sahibi olmadıkları için ısrarla bizi kendi sığ sularına çekmeye çalışıyor. 19 yıldır bu tuzağa düşmedik. Defalarca kendi vizyonumuzu, gündemimizin, projelerimizin peşinden gittik. Karşımızdaki zihniyetin çapsızlığını kavramak için sadece son dönemde terör örgütlerine, sınırlarımıza karşın tacizlere, hava ve deniz haklarını koruma gayretlerine aleyhinde verilen tepkiye görmek yeterlidir. Ne diyorlar, ‘Türkiye niye Suriye’de’ diyorlar, ‘Türkiye niye Libya’da’ diyorlar, ‘Türkiye Doğu Akdeniz’de’ diyorlar, ‘Türkiye niye Afrika’da’ diyorlar, ‘Türkiye niye Balkanlar’da, Kafkasya’da, Orta Asya’da’ diyorlar. Velhasıl ‘Türkiye bunca mücadeleyi niye veriyor’ diyorlar. Onların da haklı olabileceğini varsayarak, soruları tersinden sorarak, Türkiye bu mücadeleleri vermezse ne olacağı üstüne gelin defalarca birlikte mantık yürütelim. Mesela, Türkiye en ince ayrıntısına kadar çekilirse Suriye bir anda barışa, huzura ve özgürlüğe mi kavuşur? Örneğin, Türkiye orada kurulan tezgahı görmezden gelirse ertesi gün Kuzey Irak teröristlerden mi temizlenir? Örneğin, Türkiye yaşananlara sırtını dönerse Libya’da darbeciler köşelerine çekilip ülkenin yönetimini yasal idareye mi bırakır? Örneğin, Türkiye her şeyden vazgeçerse; Fransa, başındaki kifayetsiz muhterisin yol açtığı savrulmalardan kurtulup sağduyulu bir siyasete mi yönelir? Mesela, AB, Türkiye tüm haklarından feragat ederse uzunca bir zamandır ülkemize aleyhinde uyguladığı çifte standardı terk edip bize verdiği sözleri tutmaya mı başlayacak? Mesela, böyle bir durumda bölgede hesabı olan devletler her şeyi bir kenara bırakarak çekip gidecekler mi? Mesela, aralıksız ülkemize idareli tuzaklar koymak için çabalayanlar pişman olup bize yardım mi verecekler? Ola Ki bu soruların hepsine gerçekçi ve dostça bir ‘evet’ cevabı verilirse izlediğimiz politikayı gözden geçirmekte üzerimize vacip haline gelir. Ufak bir kesim dışarıda özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde bu sorulara akla yatkın olup da ‘evet’ cevabı verebilecek kimseyi görmedim, duymadım, tanımıyorum” ifadelerini kullandı.

Derya Babasız

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kassanov’u kabul etti

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kassanov’u kabul etti

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

Türkiye-Yunanistan askeri heyetleri aralarında teknik toplantıların 4’üncüsü NATO Karargahı’nda başladı