in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan vatandaşlara çağrı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan vatandaşlara çağrı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan vatandaşlara çağrı!

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tüzük teklifleri ve idareli gelişmelere ilişkin manâlı açıklamalarda bulundu.

“Mevcut anayasamızdaki bu arızayı gideremedik”

Yaklaşık 3 hafta önce açıklanan ekonomi reformlarını andıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ekonomisinin potansiyelinin ve esas dinamiklerinin göstergesi ara sıra ortaya çıkan temelsiz ve derinliksiz finans hareketleri yok, işte bu reform gündemidir. Milletimizin de akılcılıktan uzaktan dalgalanmalara aleyhinde artan bir şekilde daha bilinçli bir tavır ortaya koyduğunu, tercihini ve gücünü ülkesinin hedeflerinden yana kullandığını müşahede ediyoruz” diye konuştu.

En manâlı reform başlığının yeni ve sivil anayasa olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye, merkezinde milletin, yani insanın olduğu yeni bir anayasa kazandırmayı amaçlıyoruz. Geçmişte darbelerin veya mucizevi dönemlerin ürünü olarak hazırlanan anayasaların, milletimizin beklentilerine ve ülkemizin ihtiyaçlarına yanıt veremediği kısa sürede ortaya çıkmıştır.

Anayasalar yaşamış metinler olduğu için elbette gerektiğinde değiştirilebilir. Ama Türkiye’deki tüzük değişikliği gayretleri, esas metnin ruhuna zerk edilmiş olan darbeci ve vesayeti maya nedeniyle beklenen neticelere bir türlü varamamıştır. Ülkemizin idare sistemini değiştirmek için en köklü değişimi gerçekleştirmiş olmamıza rağmen mevcut anayasamızdaki bu arızayı gideremedik. Yeni ve sivil bir tüzük konusunu yeniden gündeme getirmemizin sebebi de işte budur” şeklinde konuştu.

“Afet görüntüleriyle hamdolsun karşılaşmadık”

Kritik bir dönemde başlayan korona virüs salgınının Türkiye için hayal edilen yeni başlangıç konusunda önlerine tarihi bir fırsat çıkardığını gösteren Erdoğan, “Muhakkak salgın, uygulamaya konulan tedbirlerden etkilenen kesimler ilk kez almak üzere hepimizin hayatında değişik zorluklara yol açmıştır. Sağlık alt yapımızın gücü doğruca kimi ülkelerde hala etkisini sürdüren afet görüntüleriyle hamdolsun karşılaşmadık. Tedbirleri kimi zaman sıkılaştırarak, kimi zaman gevşeterek salgının olumsuz etkilerini en az seviyede tutmaya çaba ettik. Salgınla mücadelede en kayda değer araçlardan birisi olan aşılama çalışmalarında da oldukça ileri bir seviyedeyiz. Bu süreçte sağlık alanı dek önemli bir öteki başarımızın imal, istihdam ve ihracat tarafını sıkı tutmak olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yatırımcılara çağrı

Şehir Halkı hastaneleri için yapılan eleştirileri andıran Erdoğan, “Bugün niye daha fazla hastane yapmadığımızı sorguluyorlar. Benzer şekilde yıllarca bizi ülkenin kaynaklarını taşa toprağa gömmekle suçlayanlar derhal lafı niye enerjik bir üretim ve ulaşım daha alçak yapısı kurmadığımıza getirmeye başladılar. Dünyada ve ülkemizde yaşanan her gelişme Türkiye’ye 19 yılda kazandırdığımız tüm yatırımların anlamını çok daha iyi gösterecektir. Buradan menşeine, rengine, inancına bakmaksızın tüm yatırımcılara bir kere daha sesleniyorum, gelin Türkiye’ye yatırım yapın.

Dün ülkemize yatırımlar yapanlar, bugün çoğalan pazarları ve çoğalan kazançlarıyla bunun meyvelerini topluyorlar. Bugün yatırım yapanlar da fazla kısa bir sürede benzer kazançları elde edeceklerdir. Artık ülkemizde yapılacak yatırımların ölçek olarak iç piyasayı ya da bölge pazarlarını aşarak küresel düzeyde tasarlanması ve gerçekleştirilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye bölgesinin üretim ve ticaret merkezi olmanın ötesine geçerek küresel bir merkez haline geliyor. Bu vesile ile vatandaşlarımıza evlerinde tuttukları ve ulusal servetimiz olan altınları ve dövizleri finans kuruluşları vasıtasıyla ekonomimize kazandırmaları çağrımı depreşmek istiyorum. Bundan rahatsız olanlar var.

Ben bunları merkezin tümüyle ağına yüklemelerini ve buradan ‘win win’ esasına tarafından hem ülkeye keza kendilerine kazanmanın yolunu gösteriyorum. Türkiye’nin yatırımcılar için cazip bir ülke haline geldiği sözümüz afaki bir temenniden ibaret değildir. Bu tespitimiz bedensel verilere dayanıyor. Mesela, geçen yıl ülkemizde 103 bin yeni şirket açılırken, kapanan şirket sayısı 16 bini zeka bulmadı. Yeni kurulan şirketlerin de kayda değer bir bölümü milletlerarası sermayelidir. Ülkemizde son 10 yılda kurulan 75 bin 700 adet uluslararası sermayeli şirketin 11 binden fazlası geçtiğimiz yıl faaliyete başladı. Türkiye iş yapma kolaylığı endeksinde önceden 175 ülke arasında 84. sıradayken artık 190 ülke aralarında 33. sıraya çıkmış bulunuyor. Bu tablo bilhassa yatırımcıların ülkemize olan inançlarının, yapı ettiğimiz enerjik daha alçak inşa ve sağladığımız güven tamamen giderek arttığına sinyâl ediyor.

Alt ülkemizde facia tellalları her dönemde olduğu gibi bugünlerde de yine işbaşındadır. Siyasetten medyaya değin her alanda kendi ikballerini ülkenin ve milletin felaketinde arayanlar defalarca olmuştur ve olacaktır. Milletimiz bir tarafta istiklal harbini verirken diğer tarafta bir kesim manda savunuculuğunu yapıyor. Boğaz köprülerinden barajlara kadar kalkınmamızın gerdanlığı olan her yatırıma karşısında birileri ‘istemeyiz’ diye ortaya dökülüyor. Ülkemizde terörle mücadele ederken terör örgütlerinin diliyle konuşanlar hiç yetkisiz olmuyor. Hatta 15 Temmuz gecesi milletimiz canı pahasına darbecilere direnirken darbe şakşakçılığı yapanları da unutmadık. Her krizde insanların sokağa dökülüp ortalığı yakıp yıkması umuduyla sabahlayanlar olduğunu biliyoruz. Biz bunların hiçbirine itibar etmedik. Su üstünde yürüseniz bile ‘yüzme bilmiyor’ diyerek bu durumu aksine çevirmeye çalışanları hükümlü-u adem ederek bugünlere geldik”açıklamasında bulundu.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki dönemde pek çok alanda uğurlu gelişmeleri beraberce yaşayacak ve bunu göreceğiz. Cumhur İttifakı olarak Türkiye’yi ve kendimizi bu hayırlı dönemde daha iyi aranje etmek için her zamankinden çok daha artı çalışacağımıza biz inandık. Cumhur İttifakı olarak bu dayanışmamızı da her geçen gün güçlendirerek devam ettiriyoruz. İnşallah 2023’e varmadan bu başarıya ulaşacağımıza da inanıyoruz ve yeni anayasamızla bunu taçlandıracağız.”

“Herkesin polisi kendi vicdanı ve aklı olmak mecburiyetindedir”

Özellikle salgın döneminde işleri azalan esnafın, rezervasyonları iptal olan turizm sektörünün, okullardaki yüz yüze eğitimin aksamasıyla programları aksayan öğrencilerin durumlarını yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, “Devletimizin tüm imkanlarını sıkıntıya düşen kesimleri teşvik etmek, üretimi ve istihdamı teşvik etmek için sonuna kadar zorluyoruz.

Şartların elverdiği her durumda normalleşme adımlarını atarak kısıtlamalardan bunalan milletimize nefes aldırmaya, can sıkıntısı yaşanan esnafımıza yol açmaya çalışıyoruz. Avrupa başta almak üzere dünyadaki öyle çok ülkeye kadar tedbirleri en akılcı ve akılcı seviyede uygulayan ülkeler arasındayız. Buna karşın olgu, hasta ve ölüm sayıları arttığında milletimize karşısında sorumluluklarımız gereği tedbirleri güncellemek durumunda kalabiliyoruz. Ülkemizi bir lahza önce salgının yol açtığı cendereden kurtarabilmenin yolu, kurallara hassasiyetle riayet ederek salgını korkutma olmaktan çıkartmaktan geçiyor.

Her konuda olduğu gibi, lakin özellikle salgının tedbirleri hususunda herkesin polisi kendi vicdanı ve aklı olmak mecburiyetindedir. Olgu, hasta ve vefat sayılarını yakın insani ve ticari ilişkiler içinde bulunduğumuz ülkelerden daha çabuk bir şekilde düşüremezsek küresel normalleşme sürecinin peşinde kalırız. Bunun ülkemize maliyeti ticaretten turizme değin her alanda çok daha ağır olacaktır” dedi.

Derya Babasız
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Bakan Çavuşoğlu, Tacikistan'daki Türk vatandaşları ile bir araya geldi

Bakan Çavuşoğlu, Tacikistan’daki Türk vatandaşları ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kısıtlamaları açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kısıtlamaları açıkladı