in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yüz yüze eğitim açıklaması!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Xiaomi mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Xiaomi mesajı

 

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın peşinde kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüz yüze eğitimde alınan yeni kararları açıkladı. Havaların soğumasıyla birlikte artacak mevsim hastalıklarının Covid-19 ile benzerlikler taşıdığı için süreci çok daha özenli şekilde yürütmeleri gerektiğinin haberdar olduklarının altını çizen Erdoğan, “Bununla Beraber eğitimden ticarete, spordan sosyal faaliyetlere kadar öyle çok hususta ertelenen ihtiyaçların yol açtığı sıkıntıların da bilincindeyiz. Sıhhat önceliklerimizden imtiyaz vermeyecek şekilde bu sıkıntıları da kademeli olarak çözüme kavuşturacak yöntemler geliştiriyoruz. Eğitimde daha önce mektep öncesi ve birinci sınıflarda yüz yüze eğitimi sınırlı şekilde başlatmıştık. Diğer sınıflarda da uzakta eğitim yoluyla eğitim öğretime geçilmesini temin etmiştik. Bugün yüz yüze eğitimin kapsamını genişletme kararı aldık. İlkokul birinci sınıfların yanı sıra ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarda da yüz yüze eğitimi belirlenen kurallar çerçevesinde başlatıyoruz. Bunlara ek olarak ortaokul sekizinci ve lise 12. sınıflarda da tekrar belirlenen kurallar kapsamında yüz yüze eğitime geçilecek. Ayrıca özel eğitim okulları ile İl Hıfzıssıhha Kurullarının yerinde bulduğu köy okullarında da yüz yüze eğitimin önünde herhangi bir engel olmadığı görülmüştür. Öteki sınıflarla ilgili kararı gelişmelere bakarak önümüzdeki haftalarda vereceğiz” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığının uzakta eğitim öğrencilerinden bilgisayar ihtiyacı olanlar için bir çalışma yürüttüğünü bildiren Erdoğan, “İlk etapta 500 bin öğrencimize bedava tablet bilgisayar vereceğimiz bir süreci başlattık. Önümüzdeki haftadan itibaren bu tabletleri öğrencilerimize Ulusal Eğitim Bakanlığı olarak dağıtmaya başlıyoruz. Ülkemizin internet daha aşağı yapısını da bu ihtiyaca uygun seviyeye çıkartmak için farklı bir çalışmayı Ulaştırma Bakanlığımız yürütüyor” biçiminde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Dünya eşkıya devletlerden ve yöneticilerinden kurtarılmalı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın Ermenistan işgali aşağı yer alan topraklarını kurtarmaya karşın yaptığı harekata değinerek, dünyanın haydut devletlerden ve onların haydut yöneticilerinden kurtulması gerektiğini söyledi. İşgalci Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına karşı bitmiş başlattığı saldırıların arkasından yaşanan gelişmelerin son dönemde bölgedeki en kayda değer konu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletlerarası toplum, Karabağ ve Azerbaycan topraklarının bir bölümü Ermeniler kadar işgal edilirken maalesef bu alçaklık karşı sessizliğe bürünmüştü. Bundan Başka Karabağ’da sadece işgal değil, bununla beraber insanlığın yüz karası katliamlar gerçekleştirilmiştir. Ermenilerin çocuk, bayan, erkek demeden yaptıkları ve övünçle anlatmaktan çekinmedikleri katliamları da cezasız bırakıldı. Avrupa Emniyet ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Amerika, Fransa ve Rusya kadar oluşturulan Minsk Grubu sorunu çözmek yerine az daha çözümsüzlüğe mahkum etti. 30 yıla yakındır Minsk üçlüsü bu sorunu ihmalkârlık ettiği içindir fakat bu duruma gelindi. Kardeş Azerbaycan halkı yıllardan beri ayrıca işgalin ayrıca kayıplarının acısıyla yaşadı. Ermenistan geçmişte işlediği cürümlerin bedelini ödememiş olmanın şımarıklığı ile her tarafta Azerbaycan topraklarına saldırınca bu kez hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Azerbaycan ordusu Ermenistan’ın saldırılarına yanıt atamak ve Karabağ’ı işgalden kurtarmak için çabuk harekete geçti. Şu belli başlı dek Karabağ’daki o kadar çok ikâmetgâh birimi işgalden kurtarıldı. Türkiye olarak en başından beri tüm kalbimizle ve imkanlarımızla Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu söylüyoruz. Aslında Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine yardım atamak her onurlu devletin vazifesidir. Dünya eşkıya devletlerden ve onların eşkıya yöneticilerinden kurtarılmadan insanlığın kalıcı barışa ve huzura kavuşması olası değildir. Maalesef özellikle bizim bölgemizde haydut devlet sayısı epeyce pozitif. İsrail’den Kıbrıs Rum Kesimi’ne ve Suriye rejimine kadar uzanan bu eşkıya devletler ayrıca kendi vatandaşlarına zulmediyor hem de dünyanın istikrarını bozuyor. Küresel güçlerin eteği altına saklanarak insanlığın başına adeta bela olan bu devletlerin kullandıkları yöntemlerin devri bundan böyle kapanıyor. Dünya bu zulmü daha fazla taşıyamaz. Türkiye elindeki gücü ve imkanları bu haksız, hukuksuz, çirkin ve kanlı oyunu yarmak için kullanmakta kararlıdır. Bunun için BM’de ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Bunun için Suriye’den Libya’ya değin nerede bir mazlum varsa hepsine de kapımızı ve kalbimizi açıyoruz. Bunun için gerektiğinde yedi düvele meydan okuma pahasına kendimiz ve dostlarımız için hakkın ve hakikatin yanında yer alıyoruz. Azerbaycan’ın Karabağ’ı ve işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesinde yaptığımız da bundan ibarettir. Kafkasya’nın son 30 yıldır en önemli kriz konusu olan Karabağ meselesinin bu şekilde çözüme kavuşması keza tarihin, keza hukukun hem de coğrafyanın gerçeklerinin icabıdır. Somurtkan taktirde bölgedeki huzursuzlukların ve çatışmaların bitmesi mümkün değildir. Bir kere daha Azerbaycanlı kardeşlerimize gazanız kutsal olsun diyor, kutlu mücadelelerinde zafere dek yanlarında olduğumuzu tekrarlıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “5 aşı çalışması insan çalışmaları safhasına yaklaştı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısında korona virüs salgınındaki son koşul, meslek ve dış güvenlik konuları ile spordan ulaştırma yatırımlarına dek öyle fazla konunun görüşüldüğünü açıkladı. Türkiye’nin ve Türk milletinin faydasına olan her çabayı değersiz hale getirme çabasında olan bir güruhun salgın sürecinde de ortaya çıktığını gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sürecinde hem sıhhat altyapımız keza sağlık sistemimiz hem de geliştirdiğimiz tanı ve tedavi protokolleri ile takdire şayan bir çeşitlilik ortaya koyduk. Ülkemizde milletimizin faydasına ve çıkarına olan her çabayı önemsiz ülkü getirme içinde olanlar, daha da önemlisi muarızlarımıza malzeme sağlamayı görev edinmiş bir güruh bu konuda da derhal meydana çıktı. Ülkemiz teröristlerle mücadele eder bunlar teröristlerin yanına yer alır, ülkemiz Akdeniz’de haklarını savunmanın mücadelesine girişir bunlar rakiplerimizin yanına saf tutar, ülkemiz o kadar çok alanda çifte standarda maruz kalır bunlar defalarca karşımızdakilerle birlikte hareket eder, ülkemiz ekonomisine tuzaklar kurulur bunlar yıkım tellallığı ile hasımlarımızın değirmenine su taşır, ülkemiz o kadar fazla bölgede hakkın, hukukun, adaletin, insani değerlerin kavgasını verirken bunları her zaman zalimlerin yanına görürüz. Türkiye’nin karşı kim varsa onunla birlikte olmayı hayatlarının tek gayesi haline getirmiş olan bu kesimin başka yerde de örneği yoktur. Dünyanın sağlık krizi yanında siyasi ve idareli sorunlarla yaklaşık olarak yoğun bakıma girdiği son dönemde bunların kirli yüzleri daha açık şekilde gözükmeye başladı. Hastane açarız beğenmezler, fabrika açarız kulp takarlar, yol, otoyol, metro açarız burun kıvırırlar, ihracatta rekorları kırarız inkar ederler, sanayiyi, ticareti, tarımı ayakta tutacak politikalar geliştiririz, binbir yalan ve iftira ile çarpıtırlar. Halbuki böyle bir dönemde dünyanın her uygun iş kuruluşları, medya, sivil toplum örgütleri gibi yapılar ülkelerinin ve halklarının yanında yer almıştır. Sıhhat ve emniyet gibi konuların günlük siyasi tartışmaların üstünde tutulduğu bu anlayışın ülkemizde de bir an önce tesisini umut ediyoruz. Tıpatıp diğer eserlerimiz gibi ardı ardına açtığımız hastaneleri, oralardaki çağdaş altyapıyı ve hizmet kalitesini görmeyenler aslına bakarsanız bu imkanlardan en fazla da faydalananlardır” diye konuştu.

Pandemi döneminde yapılan yüksek kapasiteli hastaneleri andıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen kinleri akıllarının ve vicdanlarının önüne geçmiş bir kesim, ihanet derecesindeki husumetinden vazgeçmedi. Şu hususun altını bilhassa çizmek istiyorum, bizim her türlü yapıcı tenkide, teklife, değerlendirmeye sonuna kadar saygımız vardır. Bu şekilde önümüze gelen hususlardan akla yatkın ve uygulanabilir olanları hayata geçirmekten de asla imtina etmeyiz. Siyasi rekabet ile ülke ve ahali menfaatlerini farklı tutmayı ahlaki bir yükümlülük olarak görüyoruz. Amacımız bağcıyı dayak atmak değil üzüm yemektir. Karşımızdakilerin de benzer anlayışa sahip olmaları şartıyla herkese kapımız da, kalbimiz de açıktır. Nitekim bir zamanlar beri siyasi rekabet içinde bulunduğumuz öyle çok çevreyle ülkenin ve milletin ali menfaatleri söz konusu olduğunda birlikte hareket etmekten asla çekinmedik, çekinmeyiz. Dolayısıyla karşımızdaki en nahoş manzaranın sorumlusunun biz olmadığımızı da gayet iyi biliyoruz“ biçiminde konuştu.

Salgının sağlık boyutu yanında öteki tüm etkilerini azaltmayı amaçlayan böylece çok tedbiri, desteği, teşviki hayata geçirmeyi sürdürdüklerini bildiren Erdoğan, ”Gerektiğinde yeni tedbirleri, gerektiğinde yeni normalleşme adımlarını devreye alıyoruz. Böylece ülkemizin salgının yol açtığı bütün olumsuzlukları en kısa sürede geride bırakmasını sağlayacak bir taktik ile bu süreci yönetiyoruz. Salgınla birlikte hayata geçirdiğimiz sosyal koruma kalkanı dahilinde çalışanlarımıza ve kuytu gelirli kesimlere yaptığımız karşılıksız ödemelerin tutarı 38 milyar liraya ulaştı. Normalleşme desteği kapsamında prim desteği olarak 154 bin işyerindeki 1 milyon 186 bin çalışan için 934 milyon liralık kaynak kullanılmıştır. Kısa alıştırma ödeneğinden faydalanan 3,5 milyon çalışanımıza bugüne değin 20 milyar liranın üstünde kaynak aktarılmıştır. Nakdi ödenti desteği zarfında 1 milyon 976 bin kişiye 4,4 milyar lira ödeme yapılmıştır. İşsizlik ödeneği olarak da 847 bine yakın kişiye 4 milyar liraya yakın kaynakla yardım verilmiştir. Bunlara ilave olarak Covid-19 teşhisi nedeniyle tedavi gördüğü ya da karantinada bulunduğu için çalışamayanlara yönelik meslek göremezlik ödeneğini devreye soktuk. Bilgileri filyasyon ekipleri tarafından sisteme girilen çalışanlar hastaneye gitmelerine gerek kalmaksızın bu kapsama alınabilecek. Türkiye Eczacılar Birliği ile SGK arasındaki protokolün yenilenmesiyle salgın döneminde üzerlerine oldukça ağır ağırlık binen eczacılarımıza yapılan ödemelerde yıllık ilave 235 milyon liralık iyileşme sağladık. Devlet korumasındaki 640 gencimizi de bu dönemde kamuda işe yerleştirerek mağduriyetlerinin önüne geçtik. Bu Nedenle devlet korumasındaki gençlerimizin istihdam sayısı toplamda 54 bine yaklaştı. Salgın döneminde huzurevlerindeki yaşlılarımıza verdiğimiz hizmetler ve gösterdiğimiz ihtimam Dünya Sağlık Örgütü göre ‘iyi tatbik örneği’ olarak duyuru edildi. Geçtiğimiz aylarda baştan artış eğilimi belirten olgu, hasta ve ağır hasta sayısındaki artışın düşme eğilimine girmiş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Öyle fazla ülkenin baş etmekte zorlandığı hususlarda şu belli başlı dek kriz düzeyinde bir görüntü ile karşılaşmadık” ifadelerini kullandı.

“İnsan çalışmalarından biri için önümüzdeki hafta bin doz aşı üretilmiş olacaktır”

Yerli aşı geliştirme çalışmalarında epeyce ileri bir düzeye gelindiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu alanda ülkemizde yapılan yatırımların, bahşedilen desteklerin, hazırlanan yol haritalarının birer birer icraata dönüşmesinin haklı kıvancı içindeyiz. Ülkemizde 13 farklı aşı geliştirme çalışması başlatılmıştır. Bunlardan iki öbür kategorideki 5 her birine insan çalışmaları safhasına yaklaştı. Yalnızca bu tablo zeka ülkemizin sağlık daha aşağı yapısına yapılan yatırımların ne kadar stratejik olduğunu göstermeye yeterlidir. Araştırma kuruluşlarımızın yaptıkları planların ve verdikleri desteklerin önemi gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek alt yapı ve insan kaynağı gücümüzle yeniden bu süreçte ortaya çıkmıştır. Üretim konusunda da daha alçak yapısı yerinde bir firmamızın ayda 20 milyon doz kapasitesi bulunuyor. İkinci bir firmamızın da imal daha alçak yapısını tamamlamasıyla bu sayı ayda 50 milyon dozun üstüne çıkabilecektir. İnsan çalışmalarından biri için önümüzdeki hafta bin doz aşı üretilmiş olacaktır. Hem kuduz, suçiçeği, kırım Kongo, verim aşılarının geliştirilmesinde de oldukça ileri bir safhaya ulaştığımızı spesifize etmek istiyorum” açıklamasında bulundu.

“Türkiye, alan ve dünya siyasetinde şerefli, ilkeli ve etkin bir konumda bulunuyor”

Türkiye’nin terörle mücadele tarihinin en başarılı dönemini yaşadığını gösteren Erdoğan, “Çevremizdeki kuşatmanın zincirlerini birer birer kırıyoruz. Daha düne kadar ülkemize aleyhinde buyurgan bir dille konuşmayı adet haline getirmiş olanlar bundan böyle bizimle eşit şartlarda müzakere noktasına gelmiştir. Ülkemizi bölgesel anlamda ve küresel bütün meselelerde dıştan bırakıp sadece alınan kararlara alt kılma politikalarını büsbütün çökerttik. Yıllardan Beri Türkiye’ye verdikleri hiçbir sözü yerine getirmeyenler üzerine bundan başka bizi suçlayanları artık lafta yok icraata bakılan bir çizgiye çektik. Bugün Türkiye, alan ve dünya siyasetinde şerefli, ilkeli ve etkin bir konumda bulunuyor. Bugün Türkiye ekonomisini çökertmeye yönelik saldırıları göğüsleyebilecek ve hedeflerine içten kararlılıkla yürüyebilecek bir yere gelmiştir. Bugün Türkiye insanlığın iki taraflı vicdanı olarak her konuda söz söyleyebilecek ve bunu dinletebilecek bir iradeye sahiptir. Bugün Türkiye siyasi ve hesaplı politikalarını sahada aktif askeri destekle uygulayabilecek bir güce kavuşmuştur. Bugün Türkiye kendisi ile beraber tüm dostlarına ve kardeşlerine destek verebilecek ve bunun arkasında durabilecek seviyeye kavuşmuştur” dedi.

Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz rezervini hatırlatan Erdoğan, ”İnşallah Akdeniz’den de yakın zamanda güzel haberler bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Derya Babasız – Ömer Çetin
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Bakan Kurum'dan 19 Mayıs paylaşımı

Bakan Kurum’dan TOKİ müjdesi: Yüzde 20 indirim yapıyoruz

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Horadiz-Ağbend demiryolunun temelini attı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: ‘Paşinyan, Azerbaycan halkından özür dilemeli’