in

Devlet Bahçeli: ‘Yeni bir anayasa gerçekleştirmek, Türkiye’nin ‘21’inci Yüzyılda Lider Ülke’ gayesine çok büyük bir hizmettir’

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Kıbrıs’ta iki farklı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir'
MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Kıbrıs’ta iki farklı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir'

Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi yeni tüzük konusunda sıkça dile getirdiği çalışmalarını Allah’a şükürler olsun oysa bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır. ‘Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Tüzük’ adıyla ve bu çerçeve içinde 100 maddelik anayasa önerimizin, iftiharla ayrıntıları ile belirtmek isterim ki, hazırlık aşaması tamamlanmıştır. Stratejik hedeflerimizden birisiyle ilgili sözümüz yerine getirilmiştir. Bu kapsamda özenle sürdürülen ön alıştırma derhal elimizdedir. Partimiz, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını yeni tüzük açısından keza bir fırsat hem de tarihi bir dönüm noktası olarak ele almaktadır. Bilindiği üzere, Türk milleti yüz sene önce Kurtuluş Savaşı verirken bağımsızlık yetkisini Büyük Millet Meclisi’ne devretmiştir. Gazi Meclis kurucu iktidar yetkisine dayanarak 20 Ocak 1921 tarihinde Teşkilat-ı Esasi’ye Kanunu’nu kabul etmiş, 29 Ekim 1923 tarihinde de bir tüzük değişikliği ile Cumhuriyet rejimine geçiş sağlamıştır. Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, milletin iradesinden feyzini alarak, Türkiye Büyük Halk Meclisi’nin kabul edip aziz milletimizin takdir ve tensibine sunmasını amaçladığımız sivil tüzük ile ‘Yeni yüzyılı lehimize çevirme’ imkanı doğmuştur. tekrar tekrar millet iradesini ve egemenlik haklarını alan, bu doğrultuda fikri ve siyasi mücadelesini kararlılıkla ifa ve icra eden partimiz ‘Cumhuriyet’in 100. yılında 100 maddelik Yeni Anayasa Önerisi’ni milletimize ve siyasi muhataplarımıza bugün itibariyle duyurmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Yeni bir anayasa gerçekleştirmek, Türkiye’nin ‘21’inci Yüzyılda Lider Ülke’ gayesine kocaman bir hizmettir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi’ne tarafından, ‘Cumhuriyet’in 100. yılında yeni anayasa gerçekleştirmek, yeni bir toplum sözleşmesini milletimize kazandırmak bir tercihten öte tarihi, ahlaki ve milli bir sorumluluktur.’ Biz bu sorumluluk duygusuyla hareket ederek üstümüze düşen siyasi görevi yapmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Eğer istikbalin yol haritasını çizeceksek; ruh kökümüzü yansıtan, sadece bize özgü, bizi anlatan, geçmişle gelecek arasında herkesi kucaklayacak bir köprü kuracaksak yeni bir anayasadan başka bir seçenek kalmamıştır. Bu tüzük önerimiz önümüzdeki yüz yılın demokratik meşalesi, milletimizin geleceği inşa ve ihya hamlesidir. Her şeyden önce bu çağın insan hakları, devlet düzeni, demokrasi kazanımları ve hukuk anlayışına müzahir yeni bir tüzük yapmak, Türkiye’nin ‘21’inci Yüzyılda Lider Ülke’ gayesine koskocaman bir hizmettir” açıklamasında bulundu.

“Türkiye’nin dünyada yükselen dinç rolünü destekleyecek yeni bir anayasaya ihtiyaç ileri düzeydedir”

Anayasa ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yani, Türk Tipi Başkanlık Modeli aralarında onarımı, tamiri ve telafisi imkansız bir çelişki ve ahenksizlik yumağı söz konusu olduğunu ve bu çelişkinin yeni bir tüzük marifetiyle hızla aşılmasının elzem olduğunu vurgulayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Dünya genelinde, 19’uncu yüzyılda hazırlığı üretilmiş 7 ülke anayasası kalmış, 51 ülke ise 21’inci yüzyılda yeni bir tüzük yazmış ve yapmıştır. Değişim dinamikleri ve tarihin hızı bakımından bundan daha doğal bir şey de olmayacaktır. İlk olarak, ulusal ve manevi müktesebatımızla çelişmeyen, yeni yönetim sisteminin doğasıyla asla çatışmayan, bununla beraber Türkiye’nin dünyada yükselen dinç rolünü destekleyecek yeni bir anayasaya ihtiyaç ileri düzeydedir. İkinci olarak, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında ‘Demokratik ve sivil kaliteli bir anayasa’ yapma fırsatı doğmuş, siyaset kurumu ve sivil toplum kuruluşları tarih huzurunda mesuliyet altına girmişlerdir. Cumhuriyet’in 100’üncü yılı, pluralist, iştirakçi, kapsayıcı ve demokratik usullerle yeni bir anayasa hazırlamak için büyük bir ‘Şevk, coşku, ilham kaynağı’ olarak önümüzdedir. Kaldı ancak, bu değerlendirmemizin hilafına manzara açıklama eden henüz hiç kimse, hiçbir siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu da çıkmamış, görülmemiştir. Üçüncü olarak, darbeci bir özelliğe sahip ve parlamenter sistemin mantığına tarafından yapılmış mevcut Tüzük ile 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü sonrası yönetim hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yani, Türk Tipi Başkanlık Modeli aralarında onarımı, tamiri ve telafisi imkansız bir çelişki ve bağdaşmazlık yumağı söz konusudur. Bu çelişkinin yeni bir tüzük marifetiyle süratle aşılması acildir, elzemdir” biçiminde konuştu.

“Türk milleti bu süreçte, tüzük yapılmasıyla ilgili açık iradesini net bir şekilde göstermiştir”

Devlet Bahçeli, “Bahsettiğim bu uyumsuzluğu ortadan kaldırmak, başkanlık sistemini kurumsallaştırmak, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı anısına 100 maddelik yeni anayasa gerçekleştirmek, Türk milletine vefa borcumuz, demokratik görevimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu sorumluluk bilinciyle Cumhuriyet’in 100. yılı anısına, ‘100 maddelik bütün metin tüzük önerisi’yle ilgili çalışmasını milletimizin ve siyasi muhataplarımızın bilgisine sunmaktadır. Partimiz yeni tüzük yapılması gerektiği yönünde ‘Genel rapor hazırlama’ döneminin geride kaldığını düşünmektedir. 1982 Anayasası’nın kabul edilmesinden kısa bir süre sonra başlayan gerilim ve arayışlar günümüze dek hiç azalmadan, bilakis yoğunlaşarak devam edegelmiştir. Bu dönemde 1993, 1995, 2001, 2007, 2010 ve 2017 yıllarında anayasa çalışmaları üretilmiş, geniş katılımlı tartışmalar ve müzakereler yürütülmüş, ama açlık edilen yeni bir tüzük ortaya çıkmamıştır. Demokratik bir tüzük hazırlığı konusunda sayısız ‘Genel rapor’ kamuoyuyla paylaşılmıştır. Türk milleti bu süreçte, tüzük yapılmasıyla ilgili açık iradesini net bir şekilde göstermiştir. Ancak muhtevadaki anlaşmazlıklar mutabakat arayışlarını her defasında sekteye uğratmış, sabote etmiştir” dedi.

“Samimiyiz, taşıdığımız misyon ve yeni tüzük önerimizle elhak hazırız”

Cumhuriyet’in 100. Yılında ümit ettikleri ‘Milli anlaşma’ için tarihi bir fırsat kapısının açılacağını dile getiren MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Bugüne değin yapılan temaslardan, kurulan bahis masalarından, böylece zannediyorum ama, elde edilen kazanımlar, alınan ders ve sonuçlar Cumhuriyet’in 100. Yılında ümit ettiğimiz ‘Ulusal uzlaşma’ için tarihi bir fırsat kapısı açacaktır. Türkiye’de siyasi partiler geçmişte yeni tüzük için araştırmalar yapsa da bu girişimler her defasında yarım ve sonuçsuz kalmıştır. Bu incelemeler anayasal gelişmeler bakımından şüphesiz önemli ve üstünde durulması gereken bir kazanımdır. Geldiğimiz bu aşamada, siyasi partilere düşen ‘Yeni tüzük istiyoruz’ söylemini bir kenara bırakıp, ‘Nasıl bir anayasa’ istediklerini maddi bir öneri halinde ortaya koymalarıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, nasıl bir anayasa istediğini ‘Gerekçeli 100 maddelik fiziksel önerge’yle bir bir belirlemiş, nihayetinde kararlılığını, ciddiyetini, vermiş olduğu söze bağlılığını tevsik etmiştir.Samimiyiz, taşıdığımız misyon ve yeni anayasa önerimizle elhak hazırız.”

“Öneri metnimizin maddeleri yazılırken mevcut Anayasa’dan farklı olarak konu bütünlüğü özenle sağlanmaya çaba edilmiştir”

İlk etapta anayasa hukuku alanında uzman bir akademisyen grubu kadar, bilimsel verilere dayalı, ‘100 maddelik yeni anayasa metni’ yazıldığını vurgulayan Bahçeli, “Parti olarak; uzmanlık, görüşme, katılım, çoğulculuk ve şeffaflık ilkelerine uygun bir yöntemle tüzük çalışmalarına bu yılın başından itibaren başlamıştık. İlk etapta anayasa hukuku alanında uzman bir akademisyen grubu tarafından, bilimsel verilere dayalı, ‘100 maddelik yeni tüzük metni’ yazılmıştır. Bu metin bütün bir tüzük olup, ‘Genel gerekçe ve madde gerekçelerini’ içermektedir. Metin hazırlanırken, mevcut Anayasa, geçmiş dönem Osmanlı-Türk anayasaları, dünya anayasaları, milletlerarası insan hakları sözleşmeleri, milletlerarası örgütlerin karar ve raporları, bugüne kadar hazırlanmış anayasa öneri ve raporları, bilimsel yayınlar dikkatle incelenmiş, kuyumcu hassasiyetiyle analiz edilmiştir. Önerge metnimizin maddeleri yazılırken mevcut Tüzük’dan ayrı olarak konu bütünlüğü özenle sağlanmaya çaba edilmiştir. Hatırlatırım ama, yürürlükteki Tüzük’da yapılan eklemeler veya mülga edilen maddelerle birlikte konu bütünlüğü kalmamıştır” ifadelerini kullandı.

“Mevcut Anayasa, yapılan kısmi şansın dönmesi sebebiyle ‘Dil tutarlılığını’ kaybetmiştir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bizim anayasa önerimizde, muhtemel olduğunca her bir konu tek bir madde içinde düzenlenmiştir. Maddeler içinde anayasal değerde olmayan ve tüzük ile düzenlenmesi gerekli olmayan başlıklar ayıklanmıştır. Hem maddelerde sürekli yeniden edilen bir takım hususlar, genel esaslarda bütün maddeler bakımından ortak hüküm haline getirilerek yeni bir tekrara düşülmesi engellenmiştir. Anayasanın maddelerinde fıkralar numaralandırılmamıştır. Osmanlı-Türk anayasalarında öteki kanunlardan ayrı olarak anayasalar için fıkralara numara verilmemiştir. Anayasaları diğer kanunlardan ayıran bu geleneğin sürdürülmesi adına önceki anayasalarda olduğu gibi fıkralarda ‘Paragraf uygulaması’ devam ettirilmiştir. Mevcut Tüzük, yapılan kısmi şansın dönmesi nedeniyle ‘Dil tutarlılığını’ kaybetmiştir. Anayasanın dili bununla beraber öteki mevzuatın dili bakımından yol gösterici olduğundan çok ağırlık taşımaktadır. Misal olarak, mevcut Anayasa’da danışma niteliğindeki organlardan bazıları için ‘Kurul’, bazıları için de ‘Konsey’ kelimesi kullanılmaktadır. Konsey yabancı bir kelimedir ve kurulun muadili olarak değerlendirilmiştir. Bir yanda ‘Milli Emniyet Kurulu’ tanımlaması varken, öteki yanda ‘Hesaplı ve Sosyal Konsey’ ifadesi yer almış, bu suretle kelimeler/kavramlar aralarında bir dengesizlik ve düzensizlik göze çarpmıştır” diye konuştu.

“Hazırladığımız tüzük önerisinde, insan haklarının dinamik yapısı göz önüne alınarak temel yargı ve hürriyetler anlayışı güncellenmiştir”

Anayasaların başlangıcı, anayasal düzenin ‘Vizyon ve misyon’ bölümleri olduğunu söyleyen MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bir başka uyumsuzluk da, Anayasa’nın genelinde ‘hürriyet’ kavramının kullanılması, bir takım maddelerde de ‘özgürlük’ kelimesinin geçmesidir. böylece anayasa önerimizde anayasanın dil tutarlılığı ve Türkçeye riayet en fazla ölçüde tahkim ve takviye edilmiştir. Hazırladığımız tüzük önerisinde, insan haklarının enerjik yapısı göz önüne alınarak esas yargı ve hürriyetler anlayışı güncellenmiştir. Dikkatle üstünde durduğumuz bir diğer konu da şudur: Anayasalarda başlangıca yer devretmek yaygın uygulamadır. Dünyada ilk yazılmış anayasa kabul edilen 1787 Amerika Birleşik Devletleri Anayasası’nda da başlangıç yer almaktadır. Günümüzde 193 ülkenin anayasasının 164’ünde başlangıç kısmı bulunmaktadır. Genel uygulama anayasaların başlangıcında anayasal düzenin benimsediği esas değerlerin öne çıkmasıdır. Bu değerler aralarında; milli kimlikler, dini değerler, devlet ideolojileri, tarihi ve kültürel olaylar, devletin kurucu liderleri, devlete ve hukuk sistemine ilişkin esas ilkeler, anayasayı kabul eden kurucu irade ve kurucu meclislere yer verilmektedir. Yerleşik hukuk düzeninin değerlerden mahrum olması düşünülemeyecektir. Yasa piramidinin en üstündeki esas metin olan anayasaların da değerlerden ayrı ve kopuk olması muhtemel değildir. Anayasaların başlangıcı, anayasal düzenin ‘Vizyon ve misyon’ bölümleridir. Hukuk düzeninin ‘ruhu’ başlangıç kısmında yansıtılmaya çalışılmaktadır. Anayasanın ‘Toplumsal sözleşme’ boyutu dikkate alınarak değerler aralarında bir uzlaşma ortaya konulmaktadır. böylece açılış metinleri ‘Normatif dille’ kaleme alınamayacaktır” şeklinde konuştu.

“Ulusal irade görüşüne tarafından ‘Tüzük devleti kurmaz, halk müziği anayasayı yaparak devleti kurar.’”

Bahçeli, “Hazırlığını tamamladığımız 100 maddelik anayasa hazırlık önerimizi ilk kez Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Cumhur İttifakı’nın ana paydaşı olan AK Parti’yle paylaşmak hedefimizdir. Peşinde yapılacak bahis ve görüşmeler doğrultusunda diğer partilere de tüzük önerimizi sunmamız söz konusu olacaktır. Çalışmamız son olarak ‘şeffaflık ilkesi’ doğrultusunda ‘kamuoyunun tartışmasına’ da açılacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’ne göre, Türk Milleti, kurucu iktidar yetkisine dayanarak tekrar tekrar yeni bir anayasa yapmaya bütün yetkilidir. Dünya örneklerinde ve tarihimizde görüldüğü gibi anayasayla ne devlet kurulacak ne de devlet yıkılacaktır. Milli irade görüşüne tarafından ‘Tüzük devleti kurmaz, halk anayasayı yaparak devleti kurar.’ Devlet belli bir toprak parçası üzerinde irk olmuş bir insan topluğunun egemenliği tesis ve teminiyle teşekkül etmektedir. Tarih boyunca kurulan Türk devletleri de böyle hayat bulmuştur. Uyarıyorum fakat, millet olma bilincinin ortadan kalkması, ülkenin bölünmesine ve devletin yıkılmasına dek gidecek karanlık yolu açacaktır. Bu itibarla anayasalar çağın ihtiyaçlarıyla birlikte, milletin ruh köküne, milli kimliğine, milli dokusuna, milli ve manevi değerlerinin üzerine yapı edilmek durumundadır. Ulusal değerlere dayanan, çağdaş anayasacılığın kabullerine yerinde, 21’inci yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hükmüne ve hükümdarlık haklarına çevirmen olan, yeni idare sistemiyle bütünleşip birleşen bir teşkilat düzeni belirlemek gaye ve muradıyla Milliyetçi Hareket Partisi anayasa önerisini hazırlamıştır” açıklamasında bulundu.

Hazırlanan 100 maddelik yeni tüzük önerinin esas özellikleri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Cumhuriyetin 100’üncü yılı vizyonuyla hazırladığımız 100 maddelik yeni anayasa önerimizin esas özellikleri özet halinde şu şekilde sıralanabilecektir:
– Anayasa önerimiz, ‘Açılış, Genel Esaslar, Esas Yargı ve Ödevler, Cumhuriyetin Temel Organları ve Son Hükümler’ şeklinde dört kısım ve 100 maddeden oluşmaktadır.
– Şekli bakımdan kısa ya da uzun bir tüzük değil, ‘Kaliteli esas kanun’ anlayışı ile çatısı örülmüştür.
– Anayasanın başlangıcı, dünyada 164 ülke anayasa başlangıçları incelenerek, Türk milletinin karşılıklı değerlerini kucaklayan ve muasır devlet olmanın gereklerini dikkate bölge bir yaklaşımla yazılmıştır.
– Başlangıca, ‘Allah’ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisiyle varlık bulmuş biz Türk Milleti’ düsturu ile antre yapılmıştır.
– Devletin genel esasları ilk beş maddede düzenlen, ‘Devletin şekli ve nitelikleri’ tıpkı korunarak birinci maddede ele dargın, maddenin son fıkrasında ‘Bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi öneri edilemez’ denilmiştir.
– Tüzük’nın ikinci kısmında ‘Esas Hak ve Ödevler’ düzenlenmiş, birinci bölümde bütün haklara dair ortak rejimi belirleyen ‘Genel Hükümler’ yer almış, ikinci bölümde ‘Haklar ve Hürriyetler’ başlığı ile temel hak ve hürriyetler “sınıflandırılmadan” en geniş şekilde güvenceye kavuşturulmuştur.
– Esas haklara dair genel rejimde ‘Hakların bütünlüğü’ yaklaşımı başlıca dargın, sınırlama rejimi tek bir maddede düzenlenmiş, esas adalet ve hürriyetlerin korunması kenar başlığı aşağı yeni bir madde eklenmiştir.
– Hakları düzenleyen tüm maddelerdeki sınırlama sebepleri kaldırılmıştır.
– Temel adalet ve hürriyetlerin kapsamı, taraf olduğumuz insan hakları sözleşmeleri baz alınarak kanunla belirlenmesi öngörülmüş, hakları düzenleyen maddelerde yalnızca ilave güvencelere yer verilmiştir.
– Hürriyetin başlıca, sınırlamanın istisna olduğu girişim reel anlamıyla buluşturulmuştur.
– Anayasa’nın üçüncü kısmında, üç bölüm halinde ‘Cumhuriyetin Esas Organları’, yasama, yürütme ve yargı başlıkları ile düzenlenmiş, Yasama organı için ‘Ulusal birliği sağlama’, yürütme için ‘Kurumsallaşmış başkanlık sistemi’, adalet için ‘Egemen ve nesnel yapılanma’ anlayışı ön plana çıkarılmıştır.
– Türkiye Büyük Insanlar Meclisi’nin, yüz yıl önce kuruluş felsefesinde var olan ‘Ulusal birliği sağlama’ misyonu daha da güçlendirilmiştir.
– Bu kapsamda TBMM Başkanı’na ‘Nesnel konumuyla’ milli uzlaşmanın sağlanmasında ve siyasi krizlerin çözümünde aracılık işlevi yüklenmiştir.
– TBMM’nin yetkileri; kanun yapımında, antlaşmaların onaylanmasında ve sona erdirilmesinde, bütçenin kabul edilmesinde, anayasal kurum ve kuruluşlara aza seçmede, meclis soruşturması açılmasında kuvvetlendirilmiştir.
– Milletvekillerinin dokunulmazlığıyla milletvekilliğinin düşme sebeplerine dair belirsizlikler giderilmiştir.
– Yürütme organı ‘Başkan’ ve ‘İdare’ biçiminde iki başlık aşağı düzenlenmiş, Başkanlık Sistemi, yeni anayasa bütünlüğü içinde ‘kurumsal yapıya’ kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık Kabinesi anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclise sunulması yöntemi getirilmiş, Başkanlık Kararnameleri ile kanunların münhasır yetki alanları çatışmayacak şekilde belirlenmiştir.
– Türkiye’nin üniter yapısına uygun bir şekilde, idarenin kuruluşunda ‘kanunilik ilkesi’ sağlam ve dinç bir içeriğe taşınmıştır.
– Üniter devlet ilkesine anayasada açık açık yer verilerek, yönetimle ilgili yapılanmada “il esası” korunmuştur.
– Anayasal kurumlardan Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Kurumu varlığını sürdürmüş, Diyanet İşleri başkanlığı ‘Türkiye Diyanet Kurumu”’olarak her yerde yapılandırılmış, Yükseköğretim Kurulu’nun oluşumunda TBMM’nin yetkileri artırılmış, yeni bir kurum olarak ‘Türkiye Liyakat Kurumu’ önerilmiş ve Türkiye Merkez Bankası anayasal kuruluş haline getirilmiştir.
-Yargı organının yapılanmasında, ‘Yargı ayrılığı sistemi’ devam ettirilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu, ‘Adalet Yüksek Kurulu’ adıyla baştan ele dargın, avukatlık ve aracılık mesleklerine anayasal statü ünlü, Anayasa Mahkemesi yüksek duruşma değil, özel bir statüde düzenlenmiş, Yüce Divan yargılaması ve siyasi parti kapatma davaları ‘Yüce Divan’ adıyla oluşturulan yeni bir mahkemeye verilmiş, Yüksek Mahkemeler başlığı aşağı Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu’nun statüsü açıklığa kavuşturulmuş, yargıya ilişkin aza seçiminde TBMM’nin yetkileri genişletilmiştir.
– Tüzük’nın son kısmında değiştirilme usulü genellikle korunmuş, Tüzük değişikliklerini halkoyuna sunma konusunda Türkiye Büyük Halk Müziği Meclisi’ne yetki verilmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin, yukarıda başlıca hatları açıklanan 100 maddelik anayasa önerisi, genel bahane ve madde gerekçeleri ile bir bütün olarak hazırdır.”

“Parça parça yapılan bu değişiklikler sebebiyle Tüzük’nın sistematiği ve konu bütünlüğü temelinden bozulmuştur”

Bahçeli, “Hedefimiz, geçmiş yüzyılın tecrübelerinden istifade ederek, gelecek yüzyıla hitabeden yeni bir anayasa yapılmasına katkı sunmaktır. Osmanlı-Türk Anayasacılığında, parlamenter sistem, yüz yılı aşkın bir zaman uygulanmış, oysa Türkiye’de başarılı sonuçlar vermemiştir. Her kanun gibi anayasaların da bir sistematiği ve konusu bulunmaktadır. Ancak her kanun gibi anayasaların da sistematiği ve içeriği zamanın peşinde kalabilmektedir. 1982 Anayasası’nda bugüne dek 19 defada 184 değişim yapılmıştır. Parça parça yapılan bu şansın dönmesi nedeniyle Anayasa’nın sistematiği ve konu bütünlüğü temelinden bozulmuştur. Türk milletinin muhkem ve muteber beklentisi, Cumhuriyet 100. yılında ‘Parlamenter sistemle geriye gidiş’ yok, gelecek yüzyılı ulusal ve vizyoner bir bakışla kavrayan ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin kökleşmesi, bunun yanı sıra huzuru, refahı, birlik ve kardeşlik bağlarını tahkim edecek yeni bir tüzük yazılması ve yapılmasıdır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Yunus Emre Kartal

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

ABD’nin öncülüğünde “Defender Europe 2021” tatbikatı Arnavutluk’ta başladı

Bakan Çavuşoğlu, İslam Toplumu (Meşihat) Başkanı Müftü Grabus’u kabul etti

Bakan Çavuşoğlu, İslam Toplumu (Meşihat) Başkanı Müftü Grabus’u kabul etti