in

Devlet Bahçeli’den Barzani açıklaması

MHP lideri Bahçeli: 'Akdeniz’in güvenliğini korkutma eden yegane ülke Yunanistan’dır'
MHP lideri Bahçeli: 'Akdeniz’in güvenliğini korkutma eden yegane ülke Yunanistan’dır'

MHP lideri Bahçeli, sosyal ağ hesabından yaptığı açıklamada, “Denge için duruş, duruş için dağınıklığın ve durgunluğun aşılması, aşınması, buruşturulup bir kenara atılması gerekir. Hareketin olduğu yerde istek, arayış, çaba, devamlı yenilenen, devamlı yükselen bir çaba azmi görülür ya da beklenir. Uyumsuzluk ve karamsarlık; hareketin engeli, denge ve düzenin ekarte edilmesi gereken hendeğidir. Engele ve hendeğe takılmak akılsızlıktır. Altını üstünü bilmem; ama devlet düşünce ve Türk adayışıdır” ifadesini kullandı.

“Ahali beşeri bir anıt, bayrak ise milli varlığın serbest arı ve aminidir” diyen Bahçeli şunları kaydetti:
“Bayrak derken egemenliği anlarız. Özgürlük yaşamayı anlamlandırırız. Bağımsızlığın sembol ve timsali olduğunu anlatırız. Bayrak;ulusal namus ve şerefin göklerde dalgalanan asalet ve görkemidir. Peki 26-27 Şubatta İstanbul ve Ankara’ya astırılan bez parçası nedir? Türkmenlere kan kusturmuş, teröre destek vermiş, işlenmiş kabahat ve cinayetlere müşterek olmuş birisinin bayrağı olsa ne yazar, olmasa ne çıkar? Türk vatanında sözde Kürdistan bayrağı dalgalanıyorsa, buna niçin sessiz kalalım, bunu nasıl sineye çekip görmezden gelelim? Çok şükür ulusal onurumuzu kaybetmedik, geçmişi ve gerçekleşmiş ihanetler serisini zihnimizden kazıyıp atmadık.Ucuza tartma, küçüğe azizlik,değersize kavrayış olmaz. Olur diyen varsa ya aklını yoklama ettirmeli,milli müktesebatını gözden geçirmelidir. Nasıl övelim umulan fena kişiyi? Nasıl dileyelim yapılan kötü işi? İstanbul-Ankara’ya iddiaya göre bayrak asılıyorsa, Türk bayrağı inmiştir! Sayın Başbakan, talihsiz şekilde, ‘bugünlerde bir sancak hikayesidir gidiyor’ dedi. Bilmelidir ki, bayrak öykü değildir, haya ve hakikattir.Bu realite ise onurlu Türk bayrağıdır; ona eş tutulmaya kalkılan ise kolay bir bez parçasıdır.”

Bahçeli şöyle devam etti:

“Irak Anayasa’sına kadar Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıymış. Dürüst, anılan Anayasa’nın 117. maddesi buna amirdir. Söz konusu yöresel yönetimin parlamentosu, başbakanı, bakanları, farklı bir bayrağı varmış. Ben de diyorum ama, bu Türkiye’nin meselesi değildir. Irak Anayasası’nı açtım baktım; Barzani’ye özgü bir bayrak tanımı görmedim. Olsa bile bizi bağlamaz, bağlayamaz görüşündeyim. CHP sözcüsü, konuyla ilgili anlatacağımız şeyleri merak ediyordu. Ama kendi liderinin suskunluğunu görmemiş olacak ama es geçmiştir. Biz dün konuştuk, yeniden konuşur; inanmışlıkla eleştirilerimizi yaparız. CHP sözcüleri siz gidin PYD, PKK, FETÖ’yle dertlenin, derdinize yanın. Bize laf sokuşturmaya, parmak sallamaya çalışanlara bir baksanız arı gibiler, ağızlarından bal damlıyor, ama kuyruklarında da zehir. Sayın Başbakan Barzani paçavrasını gündeme getirmenin iyi niyetlilik olmadığını söylüyor.Kötüye kötü demenin neresi iyi niyetlilik değildir? Ne oldu da Barzani Türkiye’de, keza de şu kibar ve hassas dönemde ağırlandı? Hangi yöresel ve küresel politikanın yörüngesine girildi? Eğer Barzani, bize tercih ediliyorsa, ama bu da bir tercihtir, başlıca bunu iyi niyetle yorumlayamam, samimi olarak okuyamam. Sayın Başbakan’a millilik övgüleri yaparken, mahcup olacağımız, yüzümüzü kara çıkaracak örnek ve eylemlerle karşılaşmaktan üzülüyoruz. Güzele güzel diyoruz naz ediyor; çirkine hoş diyoruz zevk ediyor. Nasıl iştir, anlayışlı olmak, anlam atamak mümkün değil? Barzani’nin kumaş paçavrası daha önce de asılmış! İyi ya o zamanda aynı şiddetli ve tavizsiz tepkiyi göstermedik mi? Uyuşup karanlığa mı uyalım? Cenap Şehabettin diyor ama; yuvasını yakmadıkça yılanın kökü kesilmez. Yuva da bellidir yılan da. Bunları değil saymak yenilgi ve yıkımdır. Uyarı edelim; bir çivi yüzünden bir nal, bir fren balatası yüzünden bir at, bir at yüzünden bir süvari sınıfı, bir süvari yüzünden bir ordu kaybedilebilir. İbni Sina derki: Süre acıları unutturur, intikam duygusunu söndürür, öfkeleri yatıştırır, kinleri boğar,geçmişi unutturur. Fakat biz unutmadık.”

“MHP’yi, Kürt kökenli kardeşlerimin karşı göstermeye çalışan bir zavallı kalem yobazı da, şahsımı mahkemeye verecekmiş. Durmasın” diyen Bahçeli şunları açıklama etti:

“Yok bu dünyada, Mahkem-i Kübra’da bile bin takvim kardeşliği bozmaya çalışanlardan belli başlı ben davacıyım.Bunlarla da halk adına yüzleşeceğim.Türk-Kürt ayrımını kışkırtanlardan, MHP’ye kara çalanlardan alacaklıyım. Toprak olsam tekrar peşlerindeyim, yakalarından tutacağım. Yusuf Has Hacib’in; “dayanıklılık erenlerin tavrı, sabırlı ol.Sabreden insan göğe bile bulur yolu” sözü aklımdadır.Ama sabrın da bir sınırı vardır. Kalemini yüreklere batırıp vicdanlara saplayanlarla; cümlelerini tabanca gibi kullanıp bozgunculuğa heves edenlerle hesabım mahşere kadardır.Biz 16 Nisan’da millet için evet, devlet için evet, Türklüğün bekası için evet diyeceğiz. Ve hakkın hukukun safında evet diye yağacağız. Ant ettik, dönmeyeceğiz. Döndürmeye çalışanlara bakmayacağız. Kapan kuranlara aldanmayacağız, üzerimize oynayanlara kanmayacağız.“Telaş yapılan ham olur, acele pişen aşı yiyen hasta olur” diyor Yusuf Has Hacib. Telaş etmedik, hasta değiliz, sadece haysiyetliyiz.”
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Gelin ile güvey Başbakanın mitingi esnasında sahnede 'Evet' dedi

Gelin ile güvey Başbakanın mitingi esnasında sahnede ‘Evet’ dedi

'İlahiyat' mezunlarına büyük müjde!

Bakan Bozdağ’dan ‘Deniz Yücel’ açıklaması