in

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB Zirvesi netice bildirgesi açıklaması

Dışişleri Bakanlığı'ndan AB Zirvesi netice bildirgesi açıklaması
Dışişleri Bakanlığı'ndan AB Zirvesi netice bildirgesi açıklaması

Dışişleri Bakanlığı, AB Devlet ve Hükümet Başkanları Mart zirvesi sonuçları hakkında yazılı bir tanımlama yaptı. Açıklamada, Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Irtifa Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılandığı kayıtlı açıklamada, “AB Zirvesi Sonuç Bildirisinde temel alınan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı/AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilci Borrell ve AB Komisyonu kadar hazırlanan ‘Türkiye ile AB arasında siyasi, idareli ve ticari ilişkilerin durumu’ başlıklı raporun, değerleme bölümünde olumlu gündemin gereği vurgulanmış olsa da, birkaç aza ülkenin rahat görüşlü iddialarının etkisinde ve Türkiye-AB ilişkilerine tek yönü olan bakış açısıyla kaleme alındığı görülmüştür” denildi.

Münazara eden namzet ülke olarak AB ile ilişkilerimizi üyelik hedefi doğrultusunda, işbirliği ve karşılıklı fayda temelinde geliştirmeyi biz de samimi olarak arzu edildiği ifade edilen açıklamada, “ Zira, gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının yeniden işler ışık halkası getirilmesi Türkiye’nin ve sağduyulu birçok AB üyesi ülkenin çabalarıyla olası olabilmiştir.

Bu bağlamda, AB tarafından olumlu gündem temelinde bedensel ve yapıcı adımlar atılması haklı beklentimizdir. Bu adımların Zirve bildirisinde koşullara bağlanması, yalnızca muhakkak alanlara değinilmesi ve Haziran’a ertelenmesinin ise, yakalanan olumlu ivmenin kaybolmasına sebebiyet vermemesini umut ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

AB’nin 23 ve 24. fasılları, yeni genişleme strateji çerçevesine de uygun bir şekilde, açmasını bekliyoruz

AB’nin 23 ve 24’üncü fasılları, fasılları, yeni genişleme taktik çerçevesine de uygun olarak, açmasını beklendiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“18 Mart Mutabakatı’nın göç konusunda işbirliği dahil bütün unsurları ile yenilenerek uygulanmaya devam edilmesi için AB ile çalışmaya hazırlanmış olmamıza ve bu konuda fiziksel öneriler sunmuş olmamıza rağmen, AB tarafının Mutabakatın ayrıntılı içeriğini gözardı ederek seçici adet edinmek ve belirsiz ifadelere yer belirlemek zorunda kalması, birlikte küresel aktöre dönüştürmek istediğimiz AB açısından güçsüz adımlar olarak kalmıştır. Hukukun üstünlüğü ve esas haklar alanlarında diyalogdan öte, katılım müzakereleri çerçevesinde fasıl bazında çalışılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB’nin 23 ve 24. fasılları, yeni genişleme strateji çerçevesine de uygun olarak, açmasını bekliyoruz.”

Müşterek çıkarlarımıza hizmet eden bütün alanlarda yerleşik üst seviye diyalog mekanizmalarının hemencecik başlatılmasından yanayız

Türkiye, Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel krizlerin çözümü yönündeki çabalarını sürdürüleceğinin altı çizilen açıklamada, “Bu konularda AB ile işbirliği, bölgesel uzlaşma ve istikrarın güçlendirilmesi ile iki taraflı çıkarlarımızın ilerletilmesine katkı maddesi sağlayacaktır. Bu bakımdan yalnızca yöresel konularda ve sağlıkta yok, ekonomi, enerji, ulaştırma, terörle uğraş, göç yönetimi ve vize serbestisi gibi ortak çıkarlarımıza hizmet eden tüm alanlarda oturmuş üst seviye diyalog mekanizmalarının anında başlatılmasından yanayız” değerlendirmesinde bulunuldu.

Kıbrıs konusundaki ifadeler ise Kıbrıs Rum tarafının çıkarlarını savunmaya karşın, gerçeklikten kopuk yazımlardır ve muhtemel bir uzlaşıya da katkıda bulunmamaktadır

Yunan-Rum ikilisinin maksimalist tutumunu, tek yönü olan kışkırtıcı faaliyetlerini görmezden gelen veya AB dayanışması ruhuyla engelleyemeyen AB’nin, ülkemizin ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerini illegal olarak nitelendirmesi milletlerarası hukuka tutarsız olduğu vurgulanan açıklamada, “AB’nin bu konuda yetki ve adalet hakkı da bulunmamaktadır.

Kıbrıs konusundaki ifadeler ise Kıbrıs Rum tarafının çıkarlarını savunmaya karşın, gerçeklikten kopuk yazımlardır ve mümkün bir uzlaşıya da katkıda bulunmamaktadır. Bildiride Kıbrıs Türklerine ve meşru adalet ve çıkarlarına yeniden atıfta bulunulmaması da, AB’nin Kıbrıs konusunda kenarlı ve önyargılı tutumunun devam ettiğini göstermektedir. AB’nin ortak çıkarlarımız yönünde atacağı olumlu adımlar, namzet Türkiye kadar olumlu adımlarla karşılanacaktır” denildi.

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı El Menfi, Türkiye'ye geliyor

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı El Menfi, Türkiye’ye geliyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan Sudan ile ticaret hacmi açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay yerli aşı çalışmaları yapan kurum ve kuruluşlarla bir araya gelecek