in

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Yıldırım ve Devlet Bahçeli’ye çağrı

Kılıçdaroğlu'nun 'çatı' adayı emin oldu
Kılıçdaroğlu'nun 'çatı' adayı emin oldu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada siyaset kurumunun görevinin vatandaşın sorunlarını çözmek olduğunu belirterek, “Vatandaşların kredi kartı ve alıcı kredisi borcu 424 milyar lirayı aştı. Bu borçla ilgili olarak iktidar kanadından bir Allah’ın kulu çıkıp da sevgili vatandaşım seni bu borçtan kurtaracağım diyor mu? Diyemiyor, söyleyemez. Onlar da emin olun sonunda hayır diyecekler göreceksiniz. Bu söylediğim 424 milyar lira az önce daha icra safhasına gelmemiş sayı. üstelik başkaca icra dairelerine intikal eden var. Onun miktarı 18 milyar lira. Vatandaşın derdi bu. Yalnızca bu mu? Vatandaş borç batağına teslim edildiği gibi, faiz yüküne de teslim edilmiş. Yalnızca geçen yıl vatandaşın ödediği faiz miktarı 48 milyar 932 milyon lira. Son 13 yılda ödenen faiz miktarı 321 milyar lira. Vatandaşın derdi bu, bu dertten kurtulmak istiyor. İcra dairelerindeki dosya sayısı, 26 milyon 178 bin dosya var icra dairelerinde. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşların yarısı icralık. Bunlar işsizliği doğuruyor” diye konuştu.

“Siyasi Partiler Yasası’na göre bir üniversite hocası özlem ettiği siyasi partinin üyesi olabilir”

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Her Zaman beraber Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız. Her Zaman beraber Türkiye için şanslı bir meslek yapacağız, hiç kimse merak etmesin. Tüm bunlara rağmen 15 Temmuz’da darbe girişimi oldu, her zaman beraber tepede olan durduk ve darbeyi püskürttük. Lakin 20 Temmuz’da bir başka darbe oldu. OHAL ilan edildi. Binlerce insan hapislere tıkıldı. 1 milyondan artı aile mağdur edildi. 12 Eylül darbesinde Kenan Evren’in darbe yapıp başkan olduğu dönemde ihraç edilen hoca sayısı 3 bin 854 kişi. 20 Temmuz darbesinden sonradan 160 günde ihraç edilen öğretmen sayısı 30 bin 470. Banka hesaplarına el koydular, ömür boyu kamuda çalışmayacak. Kenan Evren’in bile yapamadığını bunlar yapıyorlar. 12 Eylül döneminde ihraç edilen akademisyen, 120 akademisyen ihraç edildi. 20 Temmuz darbesinden sonraki dönemde ihraç edilen akademisyen sayısı 4 bin 811. Siyasi Partiler Yasası’na kadar bir üniversite hocası arzu ettiği siyasi partinin üyesi olabilir. Siyasette kalite yüksek olsun diye. Akademisyenler beğendikleri siyasi partilerde ya ödev üstlenirler ya da doğrudan doğruya düşünsel olarak hizmet verirler. Derhal siz kalkıyorsunuz düşüncesini beğenmediğiniz üniversite hocalarını bir Kanun Hükmünde Kararnameyle kapı önüne koyuyorsunuz. Bizim inancımızda da, ahlakımızda da bilim insanına hürmet vardır. Bilim insanını her zaman el üstünde tutarız. ‘Alimin ölümü alemin ölümü gibidir’ deniyor. Hangi gerekçeyle bu üniversite hocalarını kapı önüne koyuyorsunuz?”

“Osmanlı’yı da bilmiyorlar”

Soner Demirsoy’un Yavuz’un Çamurlu Kaftanı diye bir kitabı olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, kitaptan bir bölümü anlattı. Kılıçdaroğlu, Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ın Osmanlı hanedanına katıldıktan sonradan İstanbul’a geri dönüşü sırasında yanında Anadolu Kazaskeri Kemal Paşazade’yi davet ettiğini ve beraber gittikleri esnada Kemal Paşazade’nin atının bir su çukuruna bastığını ve oradan sıçrayan çamurun Sultanın kaftanına geldiğini aktararak, “O bir görevliyi çağırır ve sakin bir ifadeyle şunu söyler, ‘Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir, öldüğüm süre bu kaftanı bu nedenle sandukamın üstüne koysunlar’ der. Yavuz Sultan Selim öldüğü süre bu çamurlu kaftan onun sandukasının üstüne konur. Alime bahşedilen, ilim adamına verilen değere bakın. Bunlar hani diyorlar ya Osmanlı Osmanlı, Osmanlı’yı da bilmiyorlar. Alime, bilim insanına verilen değeri de bilmiyorlar. Kendisi gibi düşünüyorsa el üstünde, kendisi gibi düşünmüyorsa koyun kapının önüne” dedi.

“Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve hoş bir nefes alacak”

12 Eylül’de tutuklanan gazeteci sayısının 31 olduğunu, 20 Temmuz darbesinden sonra tutuklanan gazeteci sayısının 150’yi aştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Zalimlikte rekor kırdılar. 15 jurnal çocuğu annesinden ayırdılar. Acilen diyorlar fakat, ‘Kim hayır derse bunlar terörist sayılır.’ Akla bakın. En hoş cevabı bir şehit annesi veriyor, diyor oysa ‘Ben hayır diyorum, ne yapacaksın bana? Sen benimle tabuta mı sarıldın? Benim oğlum nişanlıydı, düğünü olacaktı. Sen beni tehdit edemezsin. Bende seni korkutma ediyorum. Hakkım haram olsun’ diyor. Biz ne diyoruz? Onlar ‘hayır’ diyenleri terörist, 15 Temmuz yanlısı olarak gösteriyorlar. İster evet de, ister hayır de vatandaşımızın başımızın üstünde yeri var. Aramızdaki fark siyahla beyaz kadardır. Bizde sevgi, onlarda kin var. Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve güzel bir nefes alacak. Şuanda vatandaşa sandığa git ayın 16’sında evet oyunu kullan diyemiyorlar. Çünkü gerekçe yok. Ne diyecekler? Hayır diyeni terörist diye tanımlarsan söyleyecek bir lafın yok demektir” biçiminde konuştu.

“Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum”

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Sayın Binali Şimşek’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum. Buyurun arkadaşlar gelin sizin istediğiniz televizyon kanalı olsun, sizin istediğiniz gazeteciler olsun. Gelin oturalım konuşalım. Bana 15 dakika versinler, onlara yarım saat versinler, ben buna da razıyım. Vallahi soru da sormayacağım. Yeter ki oturalım, uygar millet gibi konuşalım. Yurttaş değişikliğin ne getirip, ne götürdüğünü tam bilmiyor. Neden bilmiyor? Televizyonları yasakladılar, görüşmeleri kısıtladılar. Tüm vatandaşlarımızdan tek bir şey istiyorum, Nisan’ın 16’sında yapılacak halk oylaması bir parti seçimi değil, bir demokrasi seçimi. Demokrasiden yanlamasına mı tavır takınacağız, otoriter yönetimden yana mı söylev takınacağız? O nedenle tüm vatandaşlarımdan istirham ediyorum, sandığa bu vesileyle düşünün. Her şeyden önce kendi vicdanımızla tartalım, ölçelim. Sorun Türkiye sorunu, sorun demokrasi sorunu. A partisi, B partisi, sağ sol olayı yok. Bu bir demokrasi olayı.”

“Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır”

“Elini vicdanına koy ve şu soruyu kendi vicdanında tart. Cumhurbaşkanı cepheli mı olsun tarafsız mı?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Niçin nesnel olması lazım? Çünkü cumhurun başkanıdır. Görüşü, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun 80 milyonu temsil ettiği için nesnel olması gerekli. Tarafsız olmasını istiyorsan hayır oyunu kullanacaksın. Bir partinin de genel başkanı cumhurbaşkanı olursa cumhurun başkanı olamaz. Cumhurbaşkanı bize göre nesnel olmalı. Kışlaya, camiye, adliyeye siyaset girmesin diyoruz. Siyaset buralara girdiği süre Türkiye’nin çivisi çıkar. Bir başkan çıkıp Meclisi tek yanlı bir iradeyle feshediyorum desin mi demesin mi? Feshetmesin diyorsan gideceksin hayır oyu vereceksin. Böyle bir yetki bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e verilmemiştir. Bir birey kalkıp milli iradenin yüzde 100 temsilcilik edildiği bir Meclisi feshetmemelidir. Feshederse demokrasi bere alır. Referanduma gidecek tüzük değişikliği çıkarsa başkanın kaç yardımcısı olacak ve kaç bakan olacak? Bu sorunun cevabı değil. İstersen bin başkan yardımcısı, 50 tane bakan olabilir. Elini vicdanına koy ve düşün vatandaşım. Bu tatbik Türkiye Cumhuriyeti’ni maceraya sürükler mi, sürüklemez mi? Bu yetki şuan TBMM’de. Referandumda size sunulan tüzük değişikliğinde güvenoyu yok. Kurulacak hükümet diyor oysa, ‘Ben niye Meclise gideyim.’ Bir hükümet 550 milletvekilinden güvenoyu istesin mi istemesin mi? İstemelidir diyorsan buna hayır diyeceksin. Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarıyorlar. 550 milletvekili bile fazla. Normali 450 milletvekilidir. Oturacak maaşını alacak. Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır. 5 takvim maliyeti 187 milyon 950 bin lira. Bu vatandaşın cebinden çıkacak. Türkiye’de en şanslı işi yapacaksın. Toprak rengindeki kahverengiye seçim damgasını vuracaksın. Bu bir rejim değişikliğidir diyorum. Daima beraber itiraz ediyorlar. Libya’da, Suriye’de, İran’da, Mısır’da, Irak’ta cumhuriyet var mı? Var. Bizim cumhuriyetimizle onların cumhuriyeti benzer yok. Bir tek adam rejimi getiriyorsun. ‘Çift başlığı önlemek için bunu getiriyoruz’ diyorlar. Acilen çift başlılık var mı? Hayır. Binali Yıldırım Bey, Erdoğan’ın söylediğinin aksine bir tümce kullanabilir mi? Olası yok, 500 metre öteden görse 80 düğmesini 10 saniyede ilikler” ifadelerini kullandı.

“’CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar, hiç de karşısında değiliz”

Bunun bayağı bir referandum olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bekası, geleceği için, huzurumuz, barışımız için önemlidir. Hayır çıkarsa Türkiye derin bir nefes alır. Herkes görevinin başında olur. Hayır çıkarsa ne olur? Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı, Sayın Binali Şimşek başbakan, bakanlar görevlerini yapmış olacaklar. Millet diyecek fakat ‘Anayasal sınırlarına çekil.’ Sayın Başbakan, ‘Otur Türkiye’yi adam gibi yönet’ diyecek. Herkes görevine dönmüş olacak. ‘CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar. Hiç de karşısında değiliz. Gençlerin oyunu olmak için onları kandırıyorlar” açıklamasında bulundu.

“Provokasyona karşısında hepimiz itinalı olmalıyız”

“Provokasyona aleyhinde hepimiz titiz olmalıyız” diyen Kılıçdaroğlu, “Tahriklerde bulunabilirler. Bir minibüste başörtülü kızımızın başının zor kullanarak açıldığı söyleniyor. Biz CHP olarak, herkesin giyim kuşamının güvencesiyiz, teminatıyız. Referanduma sunulan tüzük değişikliği gerek içerik, gerekse röportaj usulleri açısından birçok yönüyle anayasaya da, hukuka da aykırıdır. Egemenliği milletten alıp tek adama veren bu değişiklik hukuk devletini imha etme projesidir” dedi.

öte yandan CHP’nin grup toplantısına Ankara Üniversitesinden ihraç edilen akademisyenler de katıldı. 

Pelin Üzek

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

AK Parti İstanbul adayı Binali Şimşek projelerini açıkladı

Başbakan Yıldırım: ‘Türkiye 5G teknolojisinin üreticisi olacak’

MHP’li eski Belediye Başkanı Mutluer, Vatan Partisi’ne geçti

MHP’li eski Belediye Başkanı Mutluer, Vatan Partisi’ne geçti