in

Kılıçdaroğlu: Terörü tırmandırarak referandumda vatandaşa ‘evet’ dedirtmenin yollarını arıyorlar

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Güner Özkul'a baş sağlığı telefonu
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Güner Özkul'a baş sağlığı telefonu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir televizyon kanalında yayınlanan programa misafir oldu. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen programda, gündemdeki konular hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, önemli açıklamalarda bulundu. Tüzük değişikliğine karşısında olmadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Biz Tüzük değişikliğine karşısında değiliz. Bunu TBMM Başkanı’na yazdığımız mektupla açıkladık. Biz zinde bir Parlamento istiyoruz. Biz darbe hukukundan Türk hukukunun tamamen arındırılmasını istiyoruz. Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Tüzük’da kökü şartların değişmesi biz bunların tamamını istiyoruz. Bunları bir yazı ile bildirdik fakat siz illa ‘Başkanlık istiyoruz’ diyorsanız biz buna karşı olduğumuzu bildirdik. Bizim 140 takvim bir parlamento geleneğimiz var. Biz geleneğimize, örfümüze bağlıyız. Parlamenter sistenim 12 Eylül’den sonradan bozulduğunu biliyoruz. Bazı önemli aksamalar olduğunu da biliyoruz. Mademki darbelere tüm siyasi partiler karşı, daima beraber gelin şu darbe hukukundan Türkiye’yi arındıralım” şeklinde konuştu.

Milletvekili seçimleri öncesinde parti tabanına yönelik ön tercih yapan tek siyasi parti olduklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Halk Müziği kendi vekilini seçmiyor kendimizi kandırmayalım. Sadece biz ön tercih yapıyoruz. Bizim dışımızda hiçbir siyasi parti ön seçim yapmıyor. Lider akşam oturuyor arkadaşlarını topluyor, milletvekili listesini alt alta yazıyor, milletin önüne koyuyor, ‘Bunlara oy vereceksin’ diyor. Kim getirdi bunu darbeciler getirdi. Buna da keza darbeye hem de darbe hukukuna karşısında meydana çıkan bizler karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bir kişiye bu dek zorlama verilmez”
Kılıçdaroğlu, Tüzük değişim teklifinin Türkiye’yi felakete sürükleyeceğini belirterek, “Ben Sayın Bahçeli ile yaptığım görüşmede Tüzük değişikliğinin Türkiye için hangi felaketlere yol açacağını ifade ettim. Güçler ayrılığı ortadan kalkıyor. Camiye, kışlaya, askeriyeye, adliyeye siyaset girecek. Bu fazla güvenli olmayan Türkiye için. Türkiye çok daha derin bir ayrışmanın içine girecek. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmayacak. Cumhurbaşkanı aynı zamanda Başbakan, aynı zamanda Bakan, bununla beraber Genelkurmay Başkanı, bununla birlikte Tüzük Mahkemesi Başkanı, bununla birlikte Meclis Başkanı oluyor. Bu konular içten yok. Bir kişiye bu kadar şiddet verilmez. İnanç açısından da doğru yok, demokratik açıdan da ahlaki açıdan da içten yok. İslamiyet’te istişare vardır. Oturur konuşursunuz, burada böylece bir şey yok. Her şey bir kişiye bağlanıyor. Her şeye kimsesiz karar verecek. Bakıldığı zaman Türkiye’yi tam bir felakete sürüklüyor. Bu tartışma Erdoğan bağlamında yapılıyor gibi görünüyor fakat bu o kadar değil. Bu bundan sonraki yıllarda devam edecek bir işlem. Bütün yetkiyi bir kişiye verdiğiniz süre ilerde Türkiye ne olacak. Diyelim oysa basiretsiz biri seçildi ya da seçtiğimiz birey öldü. Ne olacak, yardımcısı seçimle gelen biri yok. Seçimle gelmeyen birinin Türkiye’yi yönetmesi demokratik ortamdan uzaklaşmak demektir” açıklamalarında bulundu.

“Kişiye endeksli bir düzenleme Türkiye’yi felakete götürür”
Kılıçdaroğlu, mevcut düzenlemenin kişiye bağlı olarak gerçekleştirildiğini fakat bu durumun daimi ışık halkası getirilmesinin Türkiye’nin felaketi olacağını açıkladı. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Anayasayı değiştiriyoruz. Bir kanunu değiştirsek dürüst. Anayasanın değişmesi kolay değildir. Hele bu kabul edildikten daha sonra değişmesi fazla daha kuvvet. Kişiye endeksli bir düzenleme Türkiye’yi felakete götürür. Fiili şart Anayasa’ya aykırı uygulamadır. Bir siyaset adamı hukuka, yasalara uyar. Sadakat adına yemin ettik her zaman beraber. Biri Anayasa’ya uymadı diye biz uymayanın kurallarına göre mi uyduralım. Anayasallar bakidir. Bunlar dürüst yok. Erdoğan’ın taleplerine kadar yapılıyor şuan fakat hiçbirimiz ölümsüz değiliz bugün buradayız yarın yokuz.”

“Bunlar darbecilerin üvey çocuklarıdır”
CHP olarak Anayasa görüşmelerinde en başından beridir tutarlı bir tavır sergilediklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Darbeye karşısında olduklarını söyleyenler, darbe hukukunu tahkim eden adımlar atıyor. O zaman bunlar darbecilerin üvey çocuklarıdır” dedi.

“Bir CHP’li de seçilse biz ona da karşı çıkarız”
Cumhurbaşkanlığı sistemi içerisinde CHP’li birinin seçilmesi halinde de karşısında olacaklarını açıklayan Kılıçdaroğlu, “Sistemin kendisi sakat, bir CHP’li de seçilse biz ona da karşı çıkarız. Bu sistem doğru yok. Tüm yetkiler bir kişiye verilemez. Partili Genel Başkan olacak. Ondan sonra parlamentoda ‘ben nesnel davranacağıma dair ant ediyorum’ diyecek. Bir partinin genel başkanı nesnel olabilir mi? Bu milletin aklıyla alay etmektir” diye konuştu.

“Ankara Garı’nda tedbir alınmadı, tedbir alınmadığı için o bombalar patladı”
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Referandumda ‘Evet’ çıkarsa terör olayları son bulur” söylemini değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Biz bu filmi fazla gördük. 7 Haziran’la 1 Kasım arasındaki süreçte gördük. Patlayan bombaları gördük. 12 Mart 1971 öncesinde gördük, 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde gördük. Terör tırmandı tırmandı geldiler, darbe yaptılar ardından. Terör tırmandı 7 Hazirandan daha sonra cümbür cemaat malını canını unuttu gittiler oylarını verdiler. 15 yıldır tek başlarına iktidardalar. 15 yıldır arzu edip de çıkaramadığınız bir kanun var mı, yok. Olmak isteyip de alamadığınız bir karar var mı? Tüzük değişikliği ile terör duracak mı, nasıl duracak? Terör örgütleri vazgeçecek. Bu olayda da terörü tırmandırarak referandumda vatandaşa ‘evet’ dedirtmenin yollarını arıyorlar. 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi. Ankara’da Gar’da patlayan bombada 103 kişi hayatını kaybetti. Önlemleri de alınmıştı. Sıhhıye’de, peki niye Gar’da alınmadı? Kimdi iktidar, kim izin verdi buna? Şundan eminim polisi bağımsızlık bıraksınlar tüm suçluları yakalar. Çıksınlar ‘biz Ankara Garı’nda önlem aldık’ desinler. Ankara Garı’nda tedbir alınmadı. Tedbir alınmadığı için o bombalar patladı” ifadelerini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, referandum sürecinde hedeflerinin MHP tabanının mı olacağı yönündeki bir soruya, “Hayır, hedefimiz, ülkesini seven, demokrasiyi, özgürlüğü savunan tüm insanları bu Anayasa değişikliğine ‘Hayır’ demeye gösteri ediyoruz” cevabını verdi.

“IŞİD’e bunar destek verdi”
AK Parti iktidarının IŞİD dahil pek çok terör örgütüne yardım veren politikalar yürüttüğünü iddia eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “IŞİD’e bunar destek verdi. Önce IŞİD’e yardım verildi. 70 ilden IŞİD’e militan katıldı. Bunu defalarca söyledik. IŞİD militanlarından yaralananlar getirildi hastanelerde çare edildi. Bunların hastaneleri, silahlı eğitim kampları vardı. El-Nusra terör örgütüne açık açık yardım verdiler. Tabanca gönderdiler Suriye’ye. Bir diğer ülke bizim ülkemizde terör örgütünün eline tabanca verdiğinde hepimiz kızmıyor muyuz? Adama sormazlar mı 3 milyon birey Türkiye şuan. O insanların günahı kimin boynuna, deniz kenarından ölen o çocuğun günahı kimin boynuna? Türkiye olmasaydı tablo bu dek derin olmazdı.”

“Arkadaşlarımız yeni getirilen Anayasa ile Suriye’de uygulanan Anayasanın bire bir benzer olduğunu ortaya koydu”
Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Anaysa değişim teklifinin Suriye Anayasası’ndan farkı bulunmadığını kaydederek, “Oturup uygarca bir masanın civarda uygarca konuşabilmeliyiz. Şimdi 15 yılda Türkiye devasa bir ayrışma noktasına geldi ve bu kutuplaşma Türkiye’yi tehlikenin içine sürüklüyor. En büyük endişem de iç çatışma çıkar. Toplum iç çatışmaya içten koşar adım gidiyor. Bu ülkeye yazıktır. Silahlanmaya bakın, hangi gerekçe ile silahlanma olur. Tüzük değişikliği konusunda konuşmak lüzumlu. Siz bir rejimi değiştiriyorsunuz. ‘Bizde cumhuriyet var’ diyorlar. Libya’da, Mısır’da, İran’da da cumhuriyet var. Türkiye’de de cumhuriyet vardı. Bizim rejimimizle onlarınki aynı mıydı, hayır. Şimdi Suriye Anayasasını kopyaladık, aynısını getirdik. Arkadaşlarımız parlamentoda yeni getirilen Tüzük ile Suriye’de uygulanan Anayasanın bire bir aynı olduğunu ortaya koydu. Hem ‘Biz Esad rejimine karşıyız’ diyorsunuz, keza de o rejimi Türkiye’ye getiriyorsunuz” dedi.

Referandumdan ‘Hayır’ sonucunun çıkması halinde yaşanabileceklere değinen Kılıçdaroğlu, değişen bir şeyin olamayacağını, Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, parlamentonun görevinde kalacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, terör konunda önemli bir çaba olursa bitirilebileceğini kaydetti.

“Gazi meclis malulen emekli ediliyor”
Kılıçdaroğlu, yeni düzenlemenin kabul edilmesi halinde TBMM’nin malulen emekli edileceğinin altını çizerek, “Biz bu meclise ‘Gazi Meclis’ diyoruz. Bu Meclis Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yöneten bir Meclis, bu meclis 15 Temmuz darbe girişimini bombalar yağarken savuşturmuş bir Meclis. Şu Anda malulen emekli ediliyor” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, referandumdan ‘Evet’ çıkması ve başkanlık seçimleri geldiğinde aday olup olmayacağı hakkındaki soru üzerine, “Referandumdan ‘evet’ çıkmayacak, ‘hayır’ çıkacak, adım gibi eminim. Bu ülkenin vatandaşları nasıl Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Meclise sahip çıkmışlarsa, tekrar kendi Meclislerine sahip çıkacaklardır” dedi. 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Medya kuruluşlarının ekonomi müdürleri ile bir araya geldi

Medya kuruluşlarının ekonomi müdürleri ile bir araya geldi

Karaoba: Kılıçdaroğlu bile Cumhurbaşkanı olsa yine 'hayır' diyorum

Karaoba: Kılıçdaroğlu bile Cumhurbaşkanı olsa yine ‘hayır’ diyorum