in

MHP Lideri Bahçeli: ‘CHP Genel Başkanı HDP’nin hemen hemen benzeşen başkanlığına taliptir’

MHP Lideri Bahçeli: 'CHP Genel Başkanı HDP’nin hemen hemen benzeşen başkanlığına taliptir'
MHP Lideri Bahçeli: 'CHP Genel Başkanı HDP’nin hemen hemen benzeşen başkanlığına taliptir'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Çeteler CHP’nin yoldaşı, uyuşturucu baronları CHP’nin yandaşı, DHKP-C, PKK, FETÖ CHP’nin fiili ortağıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, “‘Türk milleti’ tanımını yeterince kapsayıcı bulmayıp başka kimlik arayışlarının büyüme göstermesi ve bunun da bilhassa zillet ittifakı eliyle yasal ve siyasi bir karşılığa oturtulma çabası Türkiye’nin yıkımına açık çektir. Bunun gerçekleşmesi halinde, toplum fertlerinin Türk milletine olan mensubiyet bağlarını kopartmadan gözetmek ve benzer geleceği, benzer coğrafyada, aynı devlet çatısı aşağı paylaşma arzusunu diri yetişmek imkânsızdır. Bu korkunç durumun hayata geçmesi halinde ise; apaçık ne üniter devlet, ne ulusal devlet, ne Türk milleti kavramı ve birliği kalacak, Cumhuriyet’in kurucu değerler sistemi bütünüyle ortadan kalkacaktır. Karşılaşılan tehdit, milletimizin bin takvim kardeşliğini ve milli kimliğini ayrıştırmaya yönelik sosyolojik kırılma sorunudur. Hem üniter devletimize yönelik egemenlik paylaşımı ve topraklarımızın bir bölümünü yönetememe riskinin baş göstereceği siyasal ufalanma tehlikesidir. HDP’yle destek edilmiş zillet ittifakının gizli gündemi bize tarafından budur” ifadelerini kullandı.

“Kardeşliğimizin heba edilmesi ulusal felakettir”

Bahçeli, “Cumhuriyet’in kuruluşu ile elde edilen kazanımların, devlet ve insanlar hayatımızın temelini yaratıcı kurucu ilkelerin ve bizi bir arada tutan kardeşliğimizin heba edilmesi milli felakettir. Bu koşul karşısında, kalbinde Türkiye sevgisi ve telaşı taşıyan cümbür cemaat namuslu, dürüst ve istikrarlı bir tavır göstermek, duruşunu ve tarafını belirlemek zorundadır. Imtiyaz ve çözülmede tedavi arayışı Türk milleti ve elbette oysa Milliyetçi Hareket Partisi için hiçbir durum ve zeminde kabul edilmeyecektir. Türkiye’nin ulusal devlet niteliği, üniter yapısı, toprak bütünlüğü ve ulusal birliği her türlü tartışmanın üzerindedir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Cumhuriyeti adı ile temsilcilik edilen siyasi, beşeri, bedensel, kültürel, coğrafi ve hesaplı varlığı bir ve iyice korumaya yemin etmiş ve bu konuda her bedeli ödemeyi göze almış siyasi anlayışın onurlu temsilcisidir” biçiminde konuştu.
“Ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada, ayrışmada, küçülmede, farklılaşmada çözüm ve mutabakat aramamız muhtemel değildir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türk milleti kimliğinde birleşerek ulusal varlığa birlikte vücut veren tüm vatandaşlarımızı milletimizin eşit ve şerefli evlatları olarak görüyoruz. Kimsenin ırksa kökeniyle, diliyle, diniyle ve mezhebiyle ilgilenmeyen, bunları sorgulamayan bir yaklaşımı öteden beri savunuyoruz. Türkiye’nin milli birliğini korumada gösterdiğimiz hassasiyet ve hiçbir ayrım gözetmeden tüm vatandaşlarımızın cennet vatanımızda kardeşçe yaşamaları için sarf ettiğimiz çaba esasen iflah olmaz MHP karşıtlarının deha inkâr edemeyeceği bir gerçektir. Ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada, ayrışmada, küçülmede, farklılaşmada çözüm ve mutabakat aramamız muhtemel değildir. Bizim anlaşma ve diyalog zeminimiz fakat Cumhuriyetimizin temel değerlerine saygı, milletimizin kardeşlik hukukuna riayettir. Ülkemizin bekası için gösterdiğimiz sabır, sükûnet, duruş ve kararlılığı ‘siyaset icabı’ zannederek göz ardı edenler, geçen yüzyılın başlarında milletimizi kurtaran ve devletimizi kuran tarihi misyonumuzu tıpkı dönemin işgalcileri gibi fark edememiş olanlardır. Bu bakımdan Türkiye’nin milli birliği ve kardeşliğinin devamı için sergilediğimiz sorumluluk sahibi ve ihtiyatlı tutumu ve öngördüğümüz uyarıları, makam ve mevkii ne olursa olsun hiç kimse bir kuvvetsizlik belirtisi olarak görmemelidir. Sonu ağır olacak hesap hatasına da hiç kimse düşmeye heves etmemelidir.”

“Büyük Türk milletinin, üzerine oynanan tüm oyunları, birlik ve dayanışma ruhu, geleceğine sahip çıkma iradesi bozup atacaktır”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “CHP’yi, İP’i, etik ve vefasını siyaset pazarında açık artırıma çıkarmış devşirilmiş simaları ulusal değerlerimiz konusunda bir defa daha dikkatle düşünmeye ve davranmaya misafir etme etmek taşıdığımız sorumluluğun gereğidir. Hastalıklı politikalarıyla Türkiye’nin sırtını yere getirmek için kuyruğa girenleri yarın çok geç olmadan, azami feraset ve ahlaki duyarlılıkla hareket etmeye çağırıyorum. Büyük Türk milletinin, üstüne oynanan tüm oyunları, birlik ve dayanışma ruhu, geleceğine sahip çıkma iradesi bozup atacaktır. Buna dair inancımız tamdır” açıklamasında bulundu.

“CHP Genel Başkanı HDP’nin az kalsın eşbaşkanlığına taliptir”

CHP yönetimi, HDP’nin arkadaki bahçesi olduğunu dile getiren Devlet Bahçeli, “CHP ve işbirlikçileri bu güvenli olmayan yolda ilerlemekte ısrar ederlerse, bu sapmanın fazla ağır olacak vebalini tarih huzurunda taşımak ve bunun siyasi bedelini de göze edinmek durumunda kalacaklarını üzerine basa basa andırmak istiyorum. Kılıçdaroğlu’nun HDP’yi siyasal yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olarak açıklama etmesi sadece zihin tutulması veya hemen olan bir gaflet haliyle tarif edilemez. Bununla da yetinmeyen Kılıçdaroğlu’nun terörist Demirtaş’ın haksızlığa uğradığını ileri sürmesi bir dil sürçmesi olarak da değerlendirilemez. CHP Genel Başkanı HDP’nin adeta eşbaşkanlığına taliptir. Ahı gitmiş vahı kalmıştır. HDP’yle yatmış, PKK’yla uyanmıştır. Bu utanç, bu pespayelik, bu terör sevicilik Kılıçdaroğlu’nun alnına kazınmıştır. Bugünkü CHP yönetimi, HDP’nin arka bahçesi, Kandil’in esas kademesi, Türkiye düşmanlarının can suyudur” diye konuştu.

“İP, siyasetini mağara deliklerinde aramaya başlamıştır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İP’in başkanının HDP ile Kürt kökenli kardeşlerimizi bir ve benzer görme densizliği ise kılavuzu CHP olanın ne hallere düşeceğinin ayan ifade göstergesidir. Bu meczup değerlendirme HDP’yi Kürt siyasi hareketi olarak izah etme fesadının diğer bir anlatımıdır. İP, siyasetini mağara deliklerinde aramaya başlamıştır. Aynı şahsın HDP üzerinden Kürtlere hakaret edildiğini bahis etmesi ise keza ayıplı, keza sakıncalı, hem de bölücü bir dildir. Türk milleti bu zillet diline müstahak değildir. İP’e oy veren kardeşlerim bu zehirli dilden de ziyadesiyle muzdariptir” dedi.

“HDP, PKK’nın ileri karakolu olarak siyasi hayattan tasfiyesi acele ve elzem olan bölücülük odağıdır”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“CHP ile İP, HDP’nin ivedi servisine, birincil takviye çadırına dönüşmüştür. CHP’li Dursun Çiçek’in, “Halk Müziği İttifakı seçimi kazanırsa HDP’lilere bakanlık veririz” sözleri, bize tarafından malumun ilanı, karanlık maksadın kesin ilamıdır. Zillet ittifakının omurgası HDP’dir. HDP’ye peşinen bakanlık müjdesi veren CHP, PKK’yı devlet yönetimine taşımayı düşünecek dek bu ülkeye, bu millete yabancılaşmıştır. HDP, PKK’nın ileri karakolu olarak siyasi hayattan tasfiyesi acil ve elzem olan bölücülük odağıdır. HDP’ye kıyak yapmak için ayağa düşmeyi göze alanları aziz milletimiz affetmeyecektir. Terörle mücadelenin kararlılıkla icra edildiği bir dönemde, HDP’ye destek çıkılması PKK’nın kanlı emellerine onaydır, vatana ise kast etmektir. CHP’nin buna hakkı yoktur. İP’in böyle bir tercihi demokrasi adına bile olsa düşünülemeyecektir. Gaddarlık yapanla, zulme sessiz kalan zalimdir.”

“Çeteler CHP’nin yoldaşı, uyuşturucu baronları CHP’nin yandaşı, DHKP-C, PKK, FETÖ CHP’nin fiili ortağıdır”

Türkiye’nin terörle mücadelesinde uzaklık kaydettikçe CHP, İP ve HDP’nin şok üstüne şok yaşadığını dile getiren Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağının mafya olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı, bize kalırsa önce kendine bakmalı, irtibatlarını gözden geçirmelidir. Terör örgütüyle ittifak kuran bir partinin mafyadan dertlenmesi yüzsüzlüktür. Biz mafyayı tanımayız, mafyayı takmayız, mafyadan da anlamayız. Cumhur İttifakı, cumhurla birliktedir. Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle bezenmiştir. Çeteler CHP’nin yoldaşı, uyuşturucu baronları CHP’nin yandaşı, DHKP-C, PKK, FETÖ CHP’nin fiili ortağıdır. Türkiye terörle mücadelede mesafe kaydettikçe CHP çılgına dönmektedir. İP’in ağzını bıçak açmazken, HDP şok üstüne şok yaşamaktadır” açıklamasını kaydetti.

“Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe Yıldırım ve Pençe Şimşek operasyonları engebeli arazi şartlarına rağmen başarıyla sürdürülmektedir”

Bahçeli, “Yurt içinde ve yurt dışında Türkiye’ye silah doğrultan caniler bu cüretlerinin bedelini sonuna kadar ödeyeceklerdir. Nerede terörist varsa orası meşru hedefimizdir. Nerede hainler yuvalanmışsa orayı yok etmek kahramanlarımızın görevidir. Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe Şimşek ve Pençe Şimşek operasyonları engebeli arazi şartlarına karşın başarıyla sürdürülmektedir. Sığınaklar, barınaklar yok edilirken, sayıları 115’e ulaşan teröristler hamd olsun etkisiz ışık halkası getirilmiştir. Sevdamız millettir. Aklımız Türkiye’dir. Zilletin terör kadrosuna her yer ya dar ya da mezar edilecektir. Kahramanlığın mükafatı bağımsız ve şerefli bir gelecektir. Bu geleceği karartmaya CHP’nin ve yedeklerinin takati yetmeyecektir. Son günlerde terörle çaba sırasında şehit düşen kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, tedavi altındaki gazilerimize de şifalar diliyorum. Hiçbir şer odağı boşuna uğraşmasın: Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, vatan bölünmeyecektir” açıklamasında bulundu.

Bahçeli: “Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu bilen Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İsrail’in Filistin saldırılarına değinen Bahçeli, “Şair ve düşünür Sayın Sezai Karakoç’un ifadesiyle söylersek, Kudüs ‘gökte yapılıp yere indirilen şehirdir.’ Kudüs mukaddesatımızın kemer taşı, inanç haklarımızın sonsuz yadigarıdır. İsrail, Filistinli mazlumları on yıllardır her fırsatta katletmiştir. Müslümanların tanrısal mekanlarını haince çiğnemiştir. Netenyahu, Lahey’de duruşma önüne çıkarılması için yetecek insanlık suçlarını gözünü kırpmadan işlemiştir. Şu ibret verici yürek parçalayıcı gerçeğe bakınız ancak, parklarda bahçelerde oynaması gereken çocuklar kan revan içinde gömülmektedir. Belli Başlı kucağındaki bebeklerin vücuduna mermiler isabet etmektedir. Gazze’de facia, Batı Şeria’da felaket vardır. Miracımızın aziz emaneti Kudüs terör devleti İsrail göre esir alınmıştır” ifadelerini kullandı.

“Kudüs ihtiyar gözleriyle, yaslı gövdesiyle destek beklemekte, barbarlığın son bulmasını dilemektedir”

Kudüs’ün dinlerin, kültürlerin, farklı inançların buluşma potası olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Hiçbir Müslüman vicdanın refah duymadığı günlerden geçilmektedir. Takriben 400 yıl hakimiyetimiz aşağıda bulunan Kudüs yaşlı gözleriyle, yaslı gövdesiyle destek beklemekte, barbarlığın son bulmasını dilemektedir. Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye-Filistin cephesindeki yenilgimizden daha sonra ulusal ve manevi hatıralarımızı geride bırakarak Kudüs’ten çekilmiştik. O gün bugündür Kudüs’ün başı eğik, bakışları solgundur. Bütün 104 yıldır Kudüs bize hasret, biz Kudüs’e hasretiz. Bu kutlu büyük kasaba barışın, saygının, inancın ve medeniyetlerin beşiğidir. Kudüs çağrıda bulunmak tarih demektir. Ve insanlığın gözü önünde bu tarih yargılanırken, diğer yanda şiddetle yağmalanmaktadır. Kudüs dinlerin, kültürlerin, öbür inançların buluşma potasıdır. Bu özelliğiyle Ortadoğu’nun, hatta dünyanın kalbidir. Kudüs’ün kaderi üç semavi dinin kaderiyle birdir, sembolik değeri paha biçilemez kırattadır. Üzülerek söylemeliyim ama, meleklerin şehrinde şeytanlar cirit atmaktadır” açıklamasında bulundu.

“Kudüs konusu, sadece Filistinlilerin sorunu olmayıp tüm Müslümanların, aynı şekilde hak ve hakkaniyet kaygısı taşıyan herkesin sorunudur”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “İsrail’in zulmü hiçbir kitaba, hiçbir inanca, hiçbir insani mirasa sığmayacak boyutlardadır. Hz.Musa’nın Tur-u Sina’da aldığı On Emrin altıncısında ‘öldürmeyeceksin’ hükmü vardır. Ama İsrail hükümeti öldürmekten, katletmekten, eziyet etmekten, yıkmaktan, yakmaktan başka bugüne kadar hiçbir şey yapmamıştır. Artık bir karar aşamasına, bir yol ayrımına gelinmiştir. İsrail terörü taşınması, kaldırılması, hazmedilmesi imkansız bir sınırdadır. Eğer böyle giderse, vahşet durmazsa, inanç ve insan haklarına kategorik saldırılar ısrarla devam ederse ya küresel veya bölgesel bir savaş son seçim olarak karşımıza çıkacaktır. Kudüs konusu, yalnızca Filistinlilerin sorunu olmayıp tüm Müslümanların, aynı şekilde yargı ve hakkaniyet kaygısı içeren herkesin sorunudur” diye konuştu.

“Bugün Filistin’de dökülen her kanda Trump yönetiminin ve onun halefi olan ve İsrail’e silah satışına tasdik veren Biden’in ileri derecede payı olduğu kuşkusuzdur”

İsrail’in gayri meşru zor kullanımının insanlığı felakete sürüklediğini belirten Bahçeli, “İsrail yönetiminin yayılmacı politikaları, tek taraflı, keyfi, dayatmacı ve hukuka aykırı uygulamaları yalnızca bölgesel barışma ve istikrarı değil, kaide ve norm esaslı küresel sistemi de direkt tehdit etmektedir. Öngörülmesi çok kuvvet olan vahim bir işlem önümüzdedir. İsrail’in kaçak baskı kullanımı insanlığı felakete sürüklemektedir. İslam ülkelerindeki çarpıklıklar, kökleşen ihtilaflar, karşılıklı bir irade göstermedeki kayıtsızlıklar İsrail’in eline koz vermektedir. ABD’nin bir önceki başkanı Trump’ın, 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü resmi olarak İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı yıllardan beri süregelen kutuplaşmaları ve ortak mücadeleleri içinden çıkılamayacak ülkü getirmiştir. Bugün Filistin’de dökülen her kanda Trump yönetiminin ve onun halefi olan ve İsrail’e tabanca satışına onay veren Biden’in ileri derecede payı olduğu kuşkusuzdur” şeklinde konuştu.

“ABD’nin sorumsuz ve soysuz politikası Birleşmiş Milletler Emniyet Konseyi Kararlarıyla tezattır ve iki devletli çözüm ümitlerini baltalamaktır”

ABD’nin güvenilmez politikasının Birleşik Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarıyla tezat oduğunu dile getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak ilanı milletlerarası hukukun temel ilkelerini değil saymakla birlikte Birleşmiş Milletler Kararlarının açık ihlalidir. ABD’nin güvenilmez ve soysuz politikası Birleşik Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarıyla tezattır ve iki devletli çözüm ümitlerini baltalamaktır. Yüzyılın Anlaşması yutturmasıyla Siyonizmin hizmetkarı olduğunu ispatlayan Trump ve yönetimi Ortadoğu’nun hassasiyetlerine saatli bomba tuzaklamıştır. Kan döken, can alan, soykırım suçu işleyen İsrail’in haydutluğu ortadayken, Birlemiş Milletler’in benzer anda Filistin ve İsrail’e, ‘terör ve yıkıma son verme’ çağrısı ilkelliğin teyidi, izansızlığın taltifidir. Bugüne değin Birleşik Milletler’in aldığı hangi karara İsrail riayet etmiştir? Kudüs’ün başkent olarak tanınmasını reddeden tasarının 21 Aralık 2017’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 9’a aleyhinde 128 oyla kabul edilmesinin bir sonucu ve yaptırımı bugüne değin görülmüş müdür? Birleşik Milletler Genel Kurulu’nun 25 Kasım 1947 tarih ve 181 sayılı kararıyla duyurduğu paylaşım planından tutun da bugüne değin alınan kararlara ne olmuştur? BM Emniyet Konseyi’nin, 20 Ağustos 1980’de 478 sayılı kararıyla Kudüs’ün statüsünü değiştiren tüm eylemlerin ‘geçersiz ve yasadışı’ olduğunu duyuru etmesinin İsrail’e etki ettiğini söylemek muhtemel müdür?” açıklamasını kaydetti.

“Türkiye’den diğer 1,5 milyarlık İslam aleminin umudu kaldı mı?”

Bahçeli, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Önümüzdeki Perşembe günü de Birleşik Milletler Genel Kurulu toplanarak İsrail-Filistin meselesini görüşecektir. Arap Ligi toplanıyor, çocuklar ölmeye devam ediyor. İslam İşbirliği Teşkilatı toplanıyor, yargı ihlalleri devam ediyor. Birleşmiş Milletler toplanıyor, ihanet ve işgal süreci devam ediyor. Kınama mesajları yayımlanıyor, endişeyle izleyenler tanımlama yapıyor, gelin görün oysa İsrail’in ciddiye aldığı yoktur, umursadığı yoktur, yeniden cinayet, yeniden melanet aynısıyla sürmektedir. Sorarım sizlere, bu oylamaya nereye dek dayanıklılık edeceğiz? 14 Mayıs 2018’de ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’teki açılış programını protesto eden 55 Filistinli masumun İsrail askerlerinin kurşunları sonucu hayatını kaybetmesini kim hatırlıyor? Sahillerde mermer bombalarıyla öldürülen çocukların acısını güzelce kim yüreğinde taşıyor? Türkiye’den diğer 1,5 milyarlık İslam aleminin umudu kaldı mı? Varsa nerede, hangi petrol kuyusunun başında petro dolarlarını saymakla zaman geçiriyor? Askeri mağlubiyetlerle güvensizlik ve korku psikolojisine teslim olmuş İslam toplumları bugün ayağa kalkmayacaksa, bugün zalime meydan okumayacaksa bunları yapacak kudreti ne vakit kendinde bulacak? Kudüs, küresel barış ve huzurun anahtarıdır. Bu anahtar dürüst kullanılmazsa tetiklenen karışıklık Ortadoğu’yu vurmakla kalmayacak, tüm dünyayı kasıp kavuracaktır.”

“Doğu Kudüs olan egemen Filistin devleti milletlerarası camiada tanınmalıdır”

Kudüs’e özel statü verilmesi gerektiğini gösteren Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımız yoğun diplomatik temaslarıyla, içten ve gerçekçi tutumuyla ülkemizin her seçeneğe hazır olduğunu göstermektedir. Kudüs’ün geleceği herkesi ilgilendirmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu çerçevedeki hafıza ve önerileri başlıca hatlarıyla şunlardan ibarettir: İsrail hunhar saldırılarına hemen son vermeli, işgal ettiği yerlerden geri çekilerek mütareke rejimi tesis edilmelidir. Kudüs’te her dinin, her kültürün, her ırksa yapının müşterek paylaşım ve yönetimini alacak bir idare yapısıyla daimi ve kapsayıcı yeni bir siyasi denkleme ihtiyaç ertelenemez düzeydedir. Kudüs’e özel statü verilmeli, oluşacak bu statünün siyasi muhtevasını 3 semavi dinin mensupları ve temsilcileri eşgüdüm halinde ve mutabakat içinde belirlemelidir. Bölgede eşit, adaletli ve iki devletli sistemin kurulması için Birleşmiş Milletler harekete geçmeli, inisiyatif üstlenmeli, caydırıcılığını kullanmalıdır. 1967 öncesi sınırları dikkate alınarak başkenti Doğu Kudüs olan egemen Filistin devleti uluslararası camiada tanınmalıdır. Nihai kasıt, kolaylık ve güvenlik içinde yaşayan, uzlaşma ve kardeşlikle perçinlenmiş Kudüs’ün tezahürüdür. Birleşik Milletler ya da İslam ülkeleri öncülüğünde oluşturulacak bir koruyucu gücün çatışma ve stres alanlarına konuşlandırılarak saldırıların engellenmesi acilen gündeme alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu haberdar olan Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir”

Haremi Şerif’in statüsünü bozacak yeryüzünde bir güç olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Kudüs’e Birleşmiş Milletler ya da İslam ülkelerinin katılımıyla teşekkül edecek bir koruyucu baskı planlanmıyorsa, o zaman tarihin sesine kulak verilmeli, medeniyetler şehri Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu bilen Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. Çağrı olursa biz gidelim, biz koşalım, hızır gibi yetişelim, gücümüzün yettiği yere değin girelim, nihai olarak akıcı kanı durduralım; rahat, kararlılık ve güvenliği el birliğiyle, kuvvet birliğiyle temin edelim. Kudüs’ün her karışında izimiz ve eserlerimiz vardır. Kudüs bizi bilir, biz Kudüs’ü biliriz. Belki ABD bunun önünde engelse NATO üyeliğini anında tartışmaya açalım, Küreciği de, İncirliği de boşaltalım. Onlardan korkan asgari onlar gibi olsun. Bizim ilhamımız Iğdırlı Hasan Onbaşıdır. Bizim irade kaynağımız Kudüs’e damga vurmuş, çehresini değiştirmiş 400 yıllık hükümran mazimizdir. Haremi Şerif’in statüsünü bozacak yeryüzünde bir zor yoktur. Hiç kimse olmasa bile Allah’ın görünmez orduları vardır. Mescid-i Aksa onurumuzdur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim hedefimiz hakka, hakikate ve hakkaniyete sahip çıkıp şeytanları taşa tutmaktır” açıklamasında bulundu.

Yunus Emre Kartal

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Meral Akşener: 'Filistin’de gözümüzün önünde bir insanlık dramı yaşanıyor'

Meral Akşener: ‘Filistin’de gözümüzün önünde bir insanlık dramı yaşanıyor’

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e sert ayıplama

Dışişleri Bakanlığı’ndan Kırım Tatar ve Çerkes sürgünlerinin yıl dönümlerine ilişkin yorumlama