in

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Bayrağı bugün ele çizen yarın yele verir

MHP lideri Bahçeli: 'Akdeniz’in güvenliğini korkutma eden yegane ülke Yunanistan’dır'
MHP lideri Bahçeli: 'Akdeniz’in güvenliğini korkutma eden yegane ülke Yunanistan’dır'

MHP lideri Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı açıklamalarla gündemi değerlendirdi. Bahçeli, “16 Nisan’da yapılacak anayasa referandumu öncesi Türkiye marazi tartışmalarla kilitlenmiş, maksatlı soru ve sorgulamalarla boğulmuş durumda. Ressam provokatörler, bilirkişi bozguncular, icazetli spekülatörler, kuyruğu dikey tutmaya çalışan müşfik kisveli münafıklar son kozlarını oynuyorlar. Uzun bir kıştan sonradan buzlar aşağıda filizlenen otlar gibi kara kampanya mucitleri referandum bahanesiyle bitmiş meydana üşüştüler. Akıllarda MHP, ağızlarda MHP her zaman aynı soru! Müflis cenah acaba referandumda MHP’liler ne diyecek, ne karar verecek sorgulaması yapıyor” ifadesine yer verdi.

“Varlık içinde sefalet acı bir sondur”

“Dingilinden fırlayıp kontrolsüzce seyreden tekerin akıbeti neyse hakkımızdaki mesnetsiz değerlendirmelerin nezdimizdeki itibarı aynıdır” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:
“Türk milletiyle bağını koparmış, demokrasinin erdemiyle yürek rabıtasını bozmuş kim varsa tercihimizi yokluyor, bizimle ilgili yorum yapıyor. Demokratik kaliteli arkadaşça ve safiyane eleştiriler dışındakiler şüphesiz bizim için yok hükmündedir. Varlık içinde sefalet acı bir sondur.
Kimileri kalkıyor ışıksız otellerde gürültü çıkarıp, her yerde ve tükenmişlikleriyle çaresizliğin ve çamurluğun limanına demir atıyor. Bunlar avuç içlerine kınadan sancak yaparak sözüm ona sanal gündemde yer tutmaya, çürümüş zihinleriyle ayakta durmaya çalışıyor. Anlayana; bayrağı bugün ele çizen yarın yele verir. Halbuki bayrak şereftir, özgür sembolüdür; ancak baş tacı edilir, zirvelerle taçlanır. İstikbalsiz bir hayatın tüm ağırlığını sırtında taşıyanların ikide bir gizlendikleri karışıklık örtüsünden başlarını çıkarması nafile çabadır.”

“Fena gören fena gösterir”

“Yüzlerinden kötülük ruhu bir elmastan taşan ışık gibi parlayanların ne davaya, ne devlete, ne de büyük milletimize en küçük hayırları dokunmaz” diyen Bahçeli, “Hele birileri var ancak, kalpleri nedamet ve yeis içinde çarpması gerekirken Anadolu’ya hayır turuna çıkma kararları hayret ve ibret vericidir. Bir ara zamanlarını boşa harcayıp her işten kaytaranlar, araya kaynak yapıp mücadeleden kayış atanlar şimdilerde yollara düşeceklermiş. Bir gün övdüklerini göklere çıkaracak değin coşku duyanların, öteki gün yerip yerin dibine geçirme hevesleri açıkgözlük ve kişilik zaafıdır. Davamızda ileri hamlelere but uyduramayanların gözleri tekrar tekrar arkadadır. Ve bunlar ilk istasyonda inmişler, birincil hendekte düşmüşlerdir. Ülkülerimize ulaşılması için fedakarca emek veren özverili ve ihtiraslı arkadaşlarım hakiki dava ve değer simgeleridir. Onlar benzer yerindedir. Yerinde olmayan dönenler, satanlar, sapanlar, sövenler ve de savrulanlardır. Bize düşen de onlara yolunuz açık olsun demektir. Fena görebilen fena gösterir. Tıyneti iyi olanın niyeti iyidir. Fikri berrak ve oturaklı olanın kötülüğün fiili bekçisi olması beklenmemelidir. Bizim aramızda klik ve kulis faaliyetler yaşayamaz. Gergin yüz hatlarıyla, boğuk ses tonuyla fitneye mihmandarlık yapanların oyunları tutmaz” dedi.

“Milletten çizik yemişlerle yol yürüyemeyiz”

Dinamik bünyeye sabit aşının, diri muhayyile ve muhtevaya felaket irininin enjekte edilemeyeceğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
“Buna en öncelikle tarih müsaade etmez, Türklük müsade vermez. Milletten çizik yemişlerle yol yürüyemeyiz. Milliyetçi Hareket’in 48 takvim haysiyetini iki paralık etmeye çalışanlarla hedefe varamayız. Biz Türkiye’ye evet derken, birileri hayır diyor. Varsın desinler; fakat unutmasınlar oysa son söz millete, son hüküm milli iradeye aittir. Hakim hükümet sistemleri insanlığın gereklilik ve arayışından doğmuştur. Tarihin bir diliminde böylece natürel zorunlu nedenlerden de değişebilecektir. Sistem vahiy yok, insanlık icadıdır. Huzurlu, kardeşçe, birlik ve kolaylık içinde yaşamanın formül arayışı ise hiç bitmeyecektir. Bir sistem değişikliği, tarihsel yolculukta bir koşul muhasebesi, rota düzeltmesi, devlet ve toplum dengesini yeni yeniden kurma arzusudur.
Elden dışarı giden bir şey yoktur. Feda edilen, hiçe farzedilen, yıkılan bir şey de olmamıştır. Ve de insanlar kendi hakkında karar verecektir. Türk milleti aciz, kudretsiz, sığıntı, cahil, rüştünü kaybetmiş, iradesini çaldırmış, esir bir kalabalık mıdır oysa, güven duyulmaz? Pensilvanya ve Kandil’e yaklaşık olarak türbe kurup başlarında mum yakacak kadar gözü dönenler ve bunların peşine takılanlar hükümsüz, haramdır. Hayır seslenmek demokrasi olacak, evet demek Cumhuriyeti yaymak sayılacak! Bu nasıl bir kötürüm, nasıl kirli ve garez batmış bir bakıştır. Dengesizlik bir defa sürat kazandı mı onu oysa kuvvet yerine oturtacaktır. Şiddet ise millettir. Milletin ta kendisidir. Bunun için ‘evet’ diyoruz.”

“Meraklanmayın tarih uyanacaktır”

“Mahkum elde etmek istemeyen bir milleti esareti altında tutmaya muktedir olacak değin müstebitler, bundan böyle bu dünya yüzünde kalmamıştır” diyen Bahçeli, “Türk milleti egemenliğini kullanarak hakkına, hukukuna ve ezeli haysiyetine 16 Nisan’da sahip çıkacaktır. Bunun için ‘evet’ diyoruz. CHP’nin zoru görünce alt çizmesinden nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne gitmeme kararı, milli iradeye şeklen saygı duyma mecburiyetindedir. Biz 16 Nisan’da demokrasinin Sakarya Savaşı’nı yapacağız. Bu savaşı bir defa daha milletçe kazanacağız. Meraklanmayın tarih uyanacaktır. Ekmek yerine süpürge tohumu yediğimiz, kavrulup öğüttükten daha sonra kaynatılan nohutu kahve niyetine içtiğimiz dönemler olmuştur.
Sefalet ve boşlukta sallanıp tutunacağımız dal aradığımız, sonra da kahraman ecdadımızla ihanet çemberini yardığımız devirler de olmuştur. Sosyal ve siyasal felaketlerden yakamızı kurtarmamız, geleceği düzenlemek, bir sistem nakliyle yeni bir diriliş destanına imza atmamız şarttır. Hissiz, sinmiş kalabalıklardan halk çıkmayacaktır. Türk milleti uyanık bir şuura, kutlu ve devasa bir kültürel hazineye sahiptir. İddia edildiği gibi, ele güvenen var mı bilmem! El kim onu da bilemem. Eğer el olarak görülen dün elele duranlar ise, bunu nankörlük sayarım. Aramızdayken el üzerinde tutulanların yeni yuvalarında arkalarına dönüp geçmişine el muamelesi yapması sıradan ve bayat bir retoriktir. El sanılanlar fiilen gelinen yerdir. El denilenler Türkiye’nin varlığına, Türk’ün kudretine bel bağlayanlardır. Sele dönenler anlayamaz. Ele güvenmeyelim güvenmemesine de, el aleme rezil olmaktansa millete güvenelim, inançlarımızdan gücümüzü alalım yeter” ifadelerini kullandı.

“Değişen ben miyim, derlenen Türkiye mi?”

“Yalnız edinmek, yetim edinmek değildir. Halk Müziği arkamızda dursun, Allah esirgesin ve korusun fazlasıyla kafi gelecektir” diyen Bahçeli, “Son olarak Bahçeli niye değişti diye soruyorlar: Değişen ben miyim yoksa bakan gözler mi şaşı? Değişen ben miyim, derlenen Türkiye mi? Davamı değişmem, fikriyatımı değişmem, ülkülerimi hiçbir şeye değişmem. Her şeyini değiş tokuş edenler, mesuliyet ruhunu başka görür. Bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmeyecektir. Yemini olanın ilke ve ülküleri değişmez, dönüşmez; sadece gelişir, genişler, yükselir. Diyeceğim odur ki, evet, tekrar evet, bir defa daha evet, sonuna kadar devlet, ebediyete kadar halk” dedi.

Musa Erdoğan 

 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

İyi Parti sonrası birincil anket ortaya çıktı! İşte oy oranları...

İşte son halk oylaması anket sonuçları

AK Parti İstanbul adayı Binali Şimşek projelerini açıkladı

Başbakan Yıldırım: ‘Türkiye 5G teknolojisinin üreticisi olacak’