in

MHP’den Kılıçdaroğlu’na yanıt

Kılıçdaroğlu'ndan İsrail'e tepki
Kılıçdaroğlu'ndan İsrail'e tepki

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP sözcülerinin açıklamalarına yazılı bir tanımlama ile yanıt verdi. “Cezaevlerindeki çok sayıda vatandaşımızın uğradığı mağduriyetlerin yasal düzenlemeyle giderilmesini hazmedemeyerek hepsini mafya lideri ve uyuşturucu kaçakçısı kategorisine sokan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimyası, her geçen gün daha fazla bozulmaktadır” diyen Yalçın şunları dedi:

“Yaptığı bu hileli tasnifler karşısında muhatapları göre ağzının payı verilen Kılıçdaroğlu’nun geçirdiği psikolojik sarsıntının izleri, diline ve davranışlarına yansımaya başlamış; CHP’nin başında ne beyin ne de ağız ayarı kalmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu aklı başında bir politikacının sarf etmemesi gereken sözcük ve kavramlarla siyasi rakiplerine saldırmaya, onları tenkit etmek yerine galiz küfürlerle sövmeye, meramını anlatmak yerine en pespaye cümlelerle muhataplarını suçlamaya başlamıştır. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi mafya ve yeraltı dünyasıyla irtibatlandırmaya çalışması CHP’yi yönete(meye)n Kılıçdaroğlu’nun sürüklendiği çelişkiler çıkmazının yön levhası gibidir. CHP; Kemal Kılıçdaroğlu ve avenesinin ellerinde siyasetin mafyası, demokrasinin altını oyan yeraltı dünyası hâline gelmiştir. CHP; mevcut yönetimin sultası aşağı her türlü bölücü akımın yuvası, terörist yapılanma ve örgütlerin destekçisi, hamisi fonksiyonunu üstlenmiştir. Hazımsızlık ve tahammülsüzlük bunlarda, saldırganlık bunlarda, antidemokratik mücadele yöntemleri bunlarda, müdahalecilik ve jakobenizm de bunlardadır.”

Türk demokrasisini inkıtalara uğratan bütün darbelerin perdesi kaldırıldığında CHP ve onun temsil ettiği dikta zihniyetinden mülhem muzır fikirlerin tüm çıplaklığıyla göründüğünü ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:
“CHP, evlatlarını bölücü terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantısı HDP’nin pençesinden kurtarmak için Diyarbakır’da eylem yapan mazlum ailelerin yanında almak yerine bölücübaşı Öcalan’a methiyeler düzenlerin, Kandil’de yetişmiş Selahattin Demirtaş’ı demokrasi havarisi sayanların sırtını sıvazlamaktadır. Türkiye’nin keza içerideki keza de dışarıdaki birlik ve bütünlüğünün bugün dünden daha çok ağırlık kazandığı bir dönemde CHP ve zilletçiler, demokrasimizi olgunlaştıran zevk, barıştırma, dayanışma ve millî mutabakat ikliminden giderek uzaklaşıp siyasi radikalizm ve darbeciliğin yakıcı atmosferine savrulmuştur. CHP; ehliyetsiz, yetkisiz ve maceraperest bir yönetim takımının elinde demokrasi dışı arayışların karanlık dehlizlerine sürüklenmiştir. CHP’nin başının adaletten, haktan ve hukuktan bahsetmesi, yalancı peygamberlerin felah iddiaları kadar uçuktur. CHP sözcülerinin bahis ettiği gibi Türkiye’de bir devlet krizi muhakkak yoktur ama CHP’de Kılıçdaroğlu sorunu, Türk siyasetinde de CHP krizi vardır. CHP’nin başı, iyi veya kötü demeden hükümetin her icraatını eleştirmekte, haklı mı haksız mı olduğuna bakmadan MHP’nin siyasi konum ve tutumunu peşinen reddetmektedir. Görünen o ki CHP’yi sevke yöneticilik edenler, bir siyasi ortaklık vazeden Cumhur İttifakı gerçeğine rağmen MHP’nin bu kapsamdaki hücum ve çıkışlarını kabullenmekte zorlanmaktadır. CHP; Türkiye’nin savunması için alınan veya üretilen silahların kullanılamaması ihtimalinden keyif bölge, küresel salgının yaygınlaşması karşısında devletçe verilen mücadelenin zorluklarından politik kâr üretmeyi hesap eden bir kafa yapısıyla yönetilmektedir. CHP, milletlerarası aktörlerin Türkiye’ye dönük tezgâhlarına sevinmekte, iktidara konmak uğruna onlarla el ve kader birliği etmekten zevk duymaktadır. CHP’nin başı, dün söylediğini bugün yalanlamakta, dün yediğini bugün unutmaktadır. İki sene önceki yerel seçimler sürecinde hem yazılı basına hem de televizyonlara zillet ittifakının yaptığı alternatif anayasa çalışmasından övünerek söz eden Kılıçdaroğlu, bugün halkın gözlerinin içine aka baka bunu inkâr etmektedir. Çünkü mızrak çuvala sığmamış, takke düşüp kel görünmüştür. Çünkü yerel seçimlerde CHP’nin öncülüğünde İP, SP ve HDP temsilcilerinin de katılımıyla çok kültürlülüğü ve iki dilli toplumsal yapıyı öngören bir tüzük taslağı hazırlandığı artık bütün herkesin malumu olmuştur. Çünkü CHP ve yancılarının oy artmak uğruna Türkiye’nin bütünlüğünü gaye alan bu bölücü ihanet hamlesi gün yüzüne çıkmış ve zilletçilerin halkçı maskesi düşmüştür. Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP sözcülerinin MHP’nin asla vazgeçmeyeceği değerleri ve Alaattin Çakıcı üzerinden ‘devlet krizi’ iddiasında bulunup bir bardak suda fırtına koparmasının arkasında da suçüstü olayını örtbas etme çabası yatmaktadır. bu vesileyle şu hususları kamuoyuna bir defa daha hatırlatmayı devir sayarız: MHP bir dava partisidir ve bu hususiyetini dünya durdukça koruyacaktır. MHP; ucuz ve gündelik siyaset uğruna dünyasını ve ahretini yıkmayacağı gibi, prensip ve değerlerine tekrar tekrar tutarlılıkla sahip çıkacaktır. MHP, var oldukça Türkiye’nin parçalanmasına karşın ihanet projelerinin hayata geçirilmesine ve sonsuz devletimizin yıkılmasına katiyen müsade vermeyecektir.”

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e sert ayıplama

Dışişleri Bakanlığından Latin Amerika ve Karayipler’e geçmiş olsun mesajı

Selin imha ettiği Galibiyet köyünde ekipler seferber oldu

ABD’de öncelikle bir Türk Seçiciler Kuruluna girdi