in

Numan Kurtulmuş: ‘Devlet bir mekanizmadır, belli başlı olan millettir’

Kurtulmuş’tan Kılıçdaroğlu’na: Bekâra karı boşamak kolaydır
Kurtulmuş’tan Kılıçdaroğlu’na: Bekâra karı boşamak kolaydır

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Bilhassa AK Parti iktidarları zamanında devlet-millet bütünleşmesi büyük oranda tamamlanmıştır. Misal de 15 Temmuz gecesi” dedi. 

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen “Basın Özgürlüğü ve Sınırları” isimli programa katıldı. Keçiören Estergon Kalesi’nde gerçekleştirilen programda söylev yapan Kurtulmuş, “Geleneksel darbe teşebbüslerinde devlete ait devlet kanalını ele geçiren darbeciler ülkeye istedikleri mesajı verebiliyordu. Oysa o akşam fazla kuvvet koşullar altında Türkiye’de farklı alanlara yönlendirilmiş kanallardan Sayın Cumhurbaşkanımın telefonla katıldığı yayınlar üzerinden basın polifonik olma fonksiyonunu yerine getirdi ve o akşam basının sunduğu bu imkanlardan da istifade ederek meydanları doldurdu ve darbecilere karşı gereken dersi sahada vermiş oldu” biçiminde konuştu.

“Basının polifonik olması farklı kanaat sahiplerine seslerini dile getirebiliyor olması bizim siyaset anlayışımızın da gereğidir”
Basının farklı dillere kucak açmasının demokrasi için önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Basının polifonik olması bambaşka kanaat sahiplerine seslerini dile getirebiliyor olması bizim siyaset anlayışımızın da gereğidir. Basınınızın ayrı fikirlere kucak açması Türkiye demokrasisinin ilerlemesi açısından önemlidir. Basının temel vazifesi toplumsal olayları anlamak ve iyi anlatmaktır. Bunu yaparken iyi anlamak, oturdukları yerlerden ahkam kesmek, yanlış bilgiler oryaya kurmak yerine bilerek, tahlil ederek doğruya bir ayna tutarak yansıtmak görevi vardır. Dolayısıyla her basın mensubunun ayrı bir kanaati olacaktır. Basının önemli sorumluluklarından biri de nesnel olmaktır. Hiçbir açıklama yapmadan olayları izlemek değil, bu tarafsızlık milletten yana olmayı, demokrasiden yanlamasına olmayı gerektirir. İnsan haklarına kişi özgürlüklerine karşısında saygılı olmayı gerektirir. Bu çerçevede medyanın gelişmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getiriyoruz. bazı terör örgütlerinin istediği propagandalara alet almak Türkiye’nin ulusal menfaatleriyle çelişen bir takım yayınlara taraf edinmek değildir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye bir takım küresel güçlerin Türkiye ve alan üstünde oynadığı oyunların sonucu ortaya çıkan fazla yönü olan tehditlerle uğraşıyor”
Türkiye’nin içerisinden geçtiği işlem hakkında ‘Sırat Köprüsü’ benzetmesi yapan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Türkiye bugün sırat köprüsünden geçiyor. Tabiri caizse yakın siyasi tarihimizin en zorlama süreçlerinden birinden geçiyor. Türkiye bazı küresel güçlerin Türkiye ve bölge üstünde oynadığı oyunların sonucu ortaya çıkan çok yönlü tehditlerle uğraşıyor. Bunlardan biri terör örgütleriyle muhatap olmamız. Özellikle 2015’in Temmuz ayından itibaren DEAŞ’ıyla, PKK’sıyla ve FETÖ’yle uğraş eden boğuşan hatta savaşan bir konumda olmamızdır. üstelik oryaya çıkarılan bir takım idrak operasyonlarıyla boğuşmak durumundayız. dahası Türkiye ekonomisi üstünde yapılan bazı spekülasyonlar, dövizdeki dalgalanmayı görüyorsunuz. Türkiye ekonomisine diz çöktürmek Türkiye’de mevcut hükümete ekonomik yönden bazı tuzaklar kurarak o tuzakların içine çekilmek istendiği bir ortamdayız. Bu coğrafyada onanan oyunları gören anlayan ve bunlara yanıt verecek olan yegane ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin bu oyunlara cevap verebilmesi ancak enerjik bir Türkiye olmasıyla muhtemel olabilir. Bütün oynanan oyunlar Türkiye’nin kuvvetli olmasının, güçlü olma yönündeki bu mücadelesinin engellemek ve Türkiye’yi bir şekilde diz çöktürmek, eğer diz çöktüremiyorlarsa duraksatmak hızını kesmek ve Türkiye’nin bu ülkenin lider ülkesi olmasına mani olmaktır.”

“Yeni Türkiye, laf olsun diye, kulağa hoş gelsin diye söylenmiş bir söz değildir”
Konuşmasının devamında Yeni Türkiye kavramına ilişkin değerlendirmelerde yer alan Kurtulmuş, “Yeni Türkiye diye bir kavramdan bahsediyoruz. Laf olsun diye, kulağa güzel gelsin diye söylenmiş bir söz değildir. Yeni Türkiye Türkiye’nin genç nesillerini mobilize edecek. Türkiye’yi ileriye dürüst götürecek olan bir siyasal kavramdır, bir mefkuredir ve doldurulmuş olan bir ideolojidir, anlayıştır. Yeni Türkiye’nin dört kayda değer sütun üstüne oturan bir siyasi mefkure olduğunu tarif etmek isterim. Yeni Türkiye’nin bir önemli sütunu devlet ırk kaynaşmasıdır. Türkiye’nin uzun yakın tarihi boyunca en büyük sorunlarından birsi devleti idare eden kişilerin içinde bulundukları ideoloji yaşam tarzı, düşünce, Türkiye’ye bakışıyla insanlar çoğunluğu arasındaki farklılıktır” açıklamalarında bulundu.

Kurtulmuş, yeni Türkiye anlayışının en manâlı hedefinin devlet ve milleti kaynaştırmak olduğuna şive yaparak, “Şehirlerde devlet polisten ibaret, köyde ve kırsal alanda ise jandarmadan ibaret. Devleti yönetenler kent kulüplerinde bir araya gelir. Halkın arasına hiç kul karışmaz, yalnızca bir elit, bir azınlık halktan uzakta halkı şekillendirmeye çalışırlar. Yeni Türkiye’nin verdiği en büyük uğraş burasıdır. Devletle milleti bütünleştirmektir. Devlet bir mekanizmadır, devlet tanrısal bir yer değildir. Belli Başlı olan millettir. Devleti yöneten herkes de kurumları kuralları ve tüm kuruluşlarıyla devletin tüm mekanizması da milletin emrindedir” ifadelerini kaydetti.

Devlet ve ahali arasındaki kaynaşmanın en büyük örneğinin 15 Temmuz gecesi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “Bilhassa AK Parti iktidarları vaktinde devlet-millet bütünleşmesi büyük oranda tamamlanmıştır. Örnek de 15 Temmuz gecesi. Devletin milletle kaynaştığını bildiren en büyük gösterge Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çıkın meydanlara, bu çapulculara meydanları gizli edin’ emri üstüne buna uyan ırk sokağa çıkmış ve gereğini yerine getirmiştir. Devlet-ırk bütünleşmesinin sağlandığı bir Türkiye. Yen Türkiye’nin en kayda değer hedefi budur. İkincisi hesaplı ve siyasi bağımsızlıktır. Güç zamanları geride bıraktık. 25 milyon dolar için IMF’nın kapısında nöbet tutu, IMF memurlarının karşısında düğme ilikledi. Birilerinin istediği Türkiye böyle bir Türkiye’ydi. Allah’a fazla şükür oradan fazla uzaklaştık. Türkiye güçlü bir ülke olarak biliyor fakat siyasi özgür hesaplı hür olmadan olmaz” dedi.
“Türkiye’nin idareli gelişme tarihi ihanetlerle doymuş bir tarihtir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin idareli gelişme tarihi ihanetlerle dolu bir tarihtir. Bu memleket sanayileşmesin, gelişmesin, ekonomik olarak kalkınmasın diye nice oyunlar oynanmış, karanlık odaların talimatlarıyla Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının önünü kesmeye çalışan nice adımlar atılmıştır. Türkiye 1940’lı yılların sonunda Rahmetli Nuri Demirağ’ın vasıtasıyla kendi uçağını yapmış bir ülkedir. Üretimini yaptıkları uçakları Avrupa ülkelerine satabilecek dek kayda değer bir teknolojiyi Türkiye geliştirmişti. Sivas Divriği’den Nuri Demirağ isimli bir mühendis bunu yapmıştır lakin maalesef Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığının ne manaya geldiğini bilen uluslararası güçler yerli adamlar marifetiyle Nuri Demirağ’ın önünü kestiler. Adamcağız kahretti, fabrikasını kapattılar, yurt dışına gitti.”  

Caner Ünver
ANKARA (İHA) – 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ermeni Patrikhanesine mesaj

Cumhurbaşkanı Erdoğan TÜSİAD Başkanlığına seçilen Bilecik’i tebrik etti

Bahşılı'da SP'li 3 Belediye Meclis üyesi AK Parti'ye geçti

Bahşılı’da SP’li 3 Belediye Meclis üyesi AK Parti’ye geçti