in

Numan Kurtulmuş: ‘Medya da bu tür işlerle uğraşarak…’

Numan Kurtulmuş: 'Medya da bu tür işlerle uğraşarak...'
Numan Kurtulmuş: 'Medya da bu tür işlerle uğraşarak...'

 Kurtulmuş; “20 sene evvel ordu rahatsız diye manşet atacaklar ve siyaseti köşeye sıkıştıracaklar. O tayin geride kaldı. Medya da bu nesil işlerle uğraşarak Türkiye’yi her yerde eski vesayet sistemlerine döndürebileceğini zannetmesin. İşinin sahibi olan bir hükümet, seçilmiş bir hükümet vardır” dedi.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Tercih Koordinasyon Merkezi tarafından “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” konulu konferans düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı binası konferans salonunda düzenlenen konferansa; Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti İstanbul İlçe Başkanları ve çok sayıda konuk katıldı.

“Kusura bakmasın medyada kendi işine baksın”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş kürsüye çıkarak ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ konulu sunum gerçekleştirdi. Sunumunda ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dair merak edilenleri anlatan Kurtulmuş, “Medyada bulunan, Karargah rahatsız başlığının fazla çirkin bir teşebbüs olduğunu söyleyerek, atılan başlığı eleştirdi.“ 20 sene evvel ordu rahatsız diye manşet atacaklar ve siyaseti köşeye sıkıştıracaklar. O tayin geride kaldı.

Allah’ın izniyle Türkiye’de sivil siyaset vardır ve AK Parti milletin vermiş olduğu yetkinin farkındadır. Türk Silahlı Kuvvetleri de kimsenin kendilerini siyasete çekemeyeceği değin meselenin farkındadır. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi işini yapacak, hükümet kendi işini yapacak ve kusura bakmasın medyada kendi işine baksın. Medya da bu cins işlerle uğraşarak Türkiye’yi her tarafta eski vesayet sistemlerine döndürebileceğini zannetmesin. işinin sahibi olan bir hükümet, seçilmiş bir hükümet vardır. Ve, katiyen bunu birileri istiyor diye yeniden eski vesayet düzenine döndürecek değiliz” dedi.

“Vesayetçi çevrelerin yönetimin önüne geçmesine asla müsaade etmeyeceğiz”

Türkiye bu vesayat sistemini ortadan uyandırmak mecburiyetindedir diyerek konuşmasına aralıksız Kurtulmuş, “ Bu dek çok demokrasinin ilerlediği, sivil iradenin bu değin güçlendiği ve Türkiye’nin bu kadar fazla çözülmesi gereken sorunlarla aleyhinde karşıya durduğu bir dönemde üstelik işin hiçbir şekilde muhattabı olmayan bir birtakım vesayetçi çevrelerin yönetimin önüne geçmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun için bu anayasa değişikliğine gereklilik var. Vesayetçi tüm odakların anayasanın içerisinden de çıkarılmasına gereksinim var. Türkiye’de sadece sivil iktidarın, seçilmiş hükümetin yönettiği bir Türkiye’yi kurmaya gereklilik var. Birinci gerekçemiz budur. İkinci gerekçemiz; niye anayasa değişikliğini getiriyorsunuz, sırasımı derhal? Evet tam da hemen sırası” biçiminde konuştu.

“Yönetimde çift başlılığın önlenmesi için bir anayasa değişikliğine gereklilik duyuyoruz”

Türkiye geçmiş dönemde vesayetten ve çekişmeden çektiği değin yönetimdeki çift başlılıktan da çekmiştir diyerek konuşmasını sürdüren Kurtulmuş, “ 1975 Fahri Korutürk cumhurbaşkanı. Süleyman Demirel başbakan. Birisi diyor ki şu genel kurmay başkanı olsun, öteki diyor ama bu genel kurmay başkanı olsun. Anlaşamıyorlar. Sonunda kimi genel kurmay başkanı yapıyorlar, Kenen Kâinat Paşa’yı. Kenan Evren Paşa’yı genel kurmay başkanı yapıyorlar da, o da 1980 darbesinin yolunun taşlarını döşemeye başlıyor. Eğer o vakit cumhurbaşkanıyla başbakan arasında bu ikilik olmasaydı, yani yönetimde tek başlılık olsaydı diğer birisi genel kurmay başkanı olacak ve kendisini seçen iradeyle düzenli çalışacak, Türkiye ola ki 12 Eylül’e gelmemiş olacaktı. Türkiye cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasındaki zor mücadeleleri nedeniyle fazla zaman kaybetti. Fazla enerji kaybetti. Yıllarını kaybetti. Dolayısıyla ikinci olarak biz yönetimde çift başlılığın önlenmesi için bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz. Allah’ın izniyle de 16 Nisan’da milletimiz ‘Evet’ diyerek bu değişikliğin önünü açacak” dedi.

“Sıradan 17 ayda bir değişen hükümetlerle neyi yapabilirsiniz”

3’üncü olarak siyasi istikrarsızlıkların önlenmesi için de böyle bir sisteme gereksinim olduğunu açıklayan Kurtulmuş, “ Şuanda biz cumhuriyetin 94’üncü yılındayız. 65’inci hükümetiz. Altında yukları 17 ayda bir hükümet düşüyor. Bunun içerisinde Millet Partisisi’nin tek parti dönemi, Mendere’in 10 yılı, Özal’ın takriben 10 yılı ve AK Parti’nin de 15 yılı var. Bunlarıda çıkartır bölerseniz heralde 10 aydan eksik bir süreye tekabül ediyor. Böyle bir istikrar olur mu. Böyle bir siyaset olabilir mi. Sıradan 17 ayda bir değişen hükümetlerle neyi yapabilirsiniz. Hangi kararı alır hangi sonucu elde edersiniz. Hangi uygulamayı takip edebilirsiniz. Dahasını söyleyeyim hangi bürokratı çalıştırabilirsiniz” dedi.

“25 milyondolar almak için IMF’nin önünde düğme ilikliyorsunuz”

4’üncü gerekçenin ise ekonomik kırizin önlenmesi olduğunu söyleyerek konuşmasını sürdüren Kurtulmuş, “25 milyondolar almak için IMF’nin önünde düğme ilikliyorsunuz. Maliye bakanları düğme ilikliyor, başbakan düğme ilikliyor ve maalesef bu müfettişler de Türkiye’yi yönetenlere dikte ve açıklamalar veriyor. Yalnızca şu üç rakamı mutlaka aklımızda tutalım. Türkiye’de 1950 yılından bu yana tek partiniin hükümette olduğu dönemlerde ortalama çoğaltma hızımız yüzde 5.6. koalisyon hükmetlerinin olduğu dönemlerde sıradan yüzde 4. Darbelerde veya darbe teşebbüslerinin olduğu dönemlerde yüzde 3.4’e düşüyor. Halep oradaysa arşın burada. Siyasi istikrarsızlıkların, darbelerin Türkiye’deki yönetimdeki çift başlılıkların siyasi değişkenlik doğurduğu ve onun da Türkiye’de hesaplı istikrarsızlık doğurduğu açıktır” diye konuştu.

“Allahın izniyele 20 binler, 25 bin dolarlar seviyesine çıkacağız”

Tüzük değişikliğini 4 esas esas nedene bağlayan Kurtulmuş, “ Bir, vesayetçi, çatışmacı sistemi ortadan uyandırmak için, iki, yönetimde çift başlılığı ortadan kaldırmak için. Üç, siyasi istikrarsızlığı önlemek için, dört, hesaplı istikrarsızlığı durdurmak için. Tam da acilen ihtiyacımız var. Türkiye’nin etrafı ateş çemberi. Tam da acilen ihtiyacımız var, 5 bin dolarlardan 10 bin dolarlara çıkmışız. Bütün böyle eşikteyiz. Bir basamak daha atladığımızda üstteki kata çıkacağız. Allahın izniyele 20 binler, 25 bin dolarlar seviyesine çıkacağız. Bunun için, daha etkili bir yönetimin kurulması için, eski sistemin bu arızalarının giderilmesi, eski sistemin anayasadan kaynaklanan, yönetim biçiminden kaynaklanan bu zorlukların ortadan kaldırılması lazım” dedi.

“Yeni anayasayla yönetimdeki çift başlılık ortadan kalkacak”

Yeni anayasanın yönetimde çift başlılığı ortadan kaldırdığını bildiren Kurtulmuş, “ Yürütme yetkisi bütün olarak cumhurbaşkanının elinde. Cumhurbaşkanının yetkileri var, başbakanın ve hükümetin yetkileri var, ama başbakanın ve hükümetin çok daha sorumlulukları var. Acilen bunları tek bir el de topluyoruz. Yürütme yetkisi en ince ayrıntısına kadar cumhurbaşkanında. Kim veriyor bu yetkiyi. Halk Müziği direkt veriyor” dedi.

“AK Parti’nin başlıca direği Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Cumhurbaşkanının neden partisiyle ilişkisi var eleştirilerine de yanıt veren Kurtulmuş, “şu anda bu Cumhuriyet Insanlar Partili arkadaşlar, görmemiş, duymamış, bilmemiş gibi yapmakta mahirdirler. Güya bu memlekette ilk kere cumhurbaşkanı partili olacak. İsmet İnönü partili yok miydi, Celal Bayar partili yok miydi, Süleyman Demirel Partili değil miydi, Turgut Özal partili değil miydi ? bütün bunların tümü partiliydi. Kaldı oysa bir insanın partiyla bağını attığı bir imza belirlemediği gibi partiyle bağını da geri aldığı bir imza belirlemez. Hemen Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Partiyle arasındaki ilişki yalnızca bir parti üyeliği midir. AK Parti’nin ana direği Recep Tayyip Erdoğan’dır ve parti ile cumhurbaşkanımız arasında gönül bağı vardır” diye konuştu.

“CHP, önce hanımefendinin ettiği telefonların faturasının hesabını versiler”

Milletvekili sayısının yükseltilmesine karşın eleştirilere de yanı veren Kutulmuş, “ Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak. ‘Şimdi Cumhuriyet Millet Parti’si 550’den 600’e çıkıyor bu kadar israfa ne lüzum var’ diyor. Önce hanımefendinin ettiği telefonların faturasının hesabını versiler. Ondan daha sonra böyle bir soruyu hakederler” dedi.

“Darbesavar bir madde”

Ayrıca cumhurbaşkanı hem Türkiye Büyük Irk Meclisi seçimlerin yenilenmesine karar verebilir maddesini darbesavar bir madde olarak niteleyen Kurtulmuş, “ Fesih diye bir sözcük bu 18 maddenin içerisinde yoktur. Türkiye’de sistem kitlenir mi, kitlenir. Çok kitlendi. Ben size anlatsam sabaha kadar anlatırım. Karar alınamadığı dönemler oldu. 124 defa tur atıldı, cumhurbaşkanı seçilemedi. 12 Eylül öncesinde. Peki sistem kitlenip âmâ düğüm olursa bu sistemi kim çözsün.

Ast ki biz irk çözsün diyoruz ama bazıları eski vesayet sistemini alışılmışlık haline getirenler bunu diyorlar başkaları çözsün. Kim çözsün, siztem kitlendiğinde 12 Eylül olsun. Sistem kitlendiğinde 12 Mart olsun. Sistem kitlendiğinde birileri 27 Nisan’a tevessül etsin. Sivil sistem kitlendiğinde asker topunu, tüfeğini, tankını çıkarsın sisteme müdahale etsin. Bundan Böyle bu maddeyle bunu önlüyoruz” biçiminde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin aynı gün 5 yılda bir olacağını söyleyerek sözlerini sürdüren Kurtulmuş, “Herkez bilecek, ne süre cumhurbaşkanlığı seçiminin ve genel seçimlerin yapılacağını. Bu da darbesavar ikinci maddemizdir” “dedi.

“Sıkı idare ve askeri mahkemeler kalkacak”

Sıkı idare kalkacak ve askeri mahkemelerin kalkacağını belirten Kurtulmuş, “ Artık Türk hukuk sisteminin içerisinde sıkı yönetim diye bir şey olmayacak. Askeri mahkemeler de yalnızca askeri disiplin suçlarına bakabilecek ışık halkası dönüştürülecek” diye konuştu.

“15 Mart’ta AK Parti olarak seçim startını verdik”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un konuşmasından Daha Sonra kürsüye çıkarak tavır yapan AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci, “Ülkemiz için, partimiz için ve geleceğimiz için yaşamsal süreçler yaşıyoruz. İstanbul teşkilatları olarak, özellikle İstanbul İl Başkanlığı’nda yapmış olduğumuz programlarda, 15 Temmuz’u ve sonrası yaşananları asla unutmamız gerektiğini görüyoruz. 15 Mart’ta Ak Parti olarak seçim startını verdik. 15 Mart’ta 3 aşama semt başkanları ile uzun sayılabilecek saatlerde ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni’ hasbihal ettik ve eğitim programlarımızı yaptık. İstanbul’da Sandık Yönetim Kurulları 961 mahallede ve 39 ilçemizde bu çalışmayı yapma gayreti içinde oldu. Biz, önümüzdeki süreçte sandık sandık hedefleri olan ve sandık sandık ne oy alacağını bilen bir teşkilat haline gelme mücadelemizi sürdüreceğiz. Özel bir vakit dilimindeyiz. Geçtiğimiz hafta 2. ve 3. bölgede il ve ilçe hatiplerimizle beraberdik. Bir önceki hafta da 1. bölgede bu çalışmaları yaptık” diye konuştu. 

Emrah Kuş
 

sizlere supermarket.web.tr farkıyla sunulmuştur

What do you think?

Written by admin

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Fransa'yı ziyaret edecek

Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri Bakanı ile bir araya geldi

Sözcü Kalın, ABD Milli Emniyet Danışmanı O’Brien ile görüştü

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan Almanya’ya kınama